RenKLi DünYaM Şiir YuvAm (( Arsivim))

QsqE

QsqE

Cadı Üye
Hatirlamak...

'Hatirlamak istiyorum...!
Gözlerinin Rengi Ye$Li'Miydi..?
Agaclarin Rengi kadar..
Mavi'Miydi?
Denizler kadar..
ELamiydi..?
Daglarin Tepesi kadar..
Hatirladim,Senin Gözlerin
Kördu...!
A$kimi Göremiyecek kadar..
Kördu..!
 
QsqE

QsqE

Cadı Üye

*
susarak özlüyorum...
sözcüklerim varmiyor uzaklarina
birer birer düsüyor bütün öpmelerim
agir yenilgiler alarak ...

adresinde yoklugunu kiyamet bilerek
sadece susarak özlüyorum seni
hiç tanimadan, ne garip ...

sadece susarak özlüyorum seni
hiç tanimadan, ne garip
sense uzak çok uzakta
bir deniz gibisin resimlerde

dokunsan dersim olur, göçerim mecburen
duydum çok sonradan, adin önemli degil
acin ayni tadi veriyor ...

adresinde yoklugunu kiyamet bilerek
sadece susarak özlüyorum seni
hiç tanimadan, ne garip ...

iste buna biçak çekiyorum
simdi adi yok, hiç bir sevgilinin
zaman zaman degil simdi
yalniz benmiyim bu ahir zamanda
dervis mekanina ask ile cagiran
bu ahir zamanda
 
QsqE

QsqE

Cadı Üye
Canimin Icinde Saklisin CaNTaNeM ...

HİÇ BURNUNUN DİREĞİ SIZLADI MI?

Ağlamakla ağlamamak arasında gidip gelirsin eski bir şarkıda
nefes alıp verirken onu hissedersin ciğerlerinde
söylediği en çirkin kelimeleri bile özlersin
günün her saati dakikası aklındadır
bazen dakikalar yıl gibi gelir
o an tek isteği insanın ölsemde kurtulsamdır
ölemezsin...
sadec acı çekersin
ve o acıyı dindirecek hiç bişey yoktur
müdahale edemediğin için ancak dua edebilirsin
sen herşeyin en iyisini onun için dilersin
bazen burnunun direği sızlar ağlayamazsın
SENİN HİÇ BURNUNUN DİREĞİ SIZLADI MI?
YOKSA KİMSEYİ OKADAR ÇOK SEVMEDİN Mİ?

aLintidir...
 
QsqE

QsqE

Cadı Üye
Senden benden ne farkeder


şeytana uyup aşkı yakmışız

Adımı söylemezdin bana seslenirken

Aşk derdin aşkım derdin her aşk dediğinde

Beni kendine daha çok aşık ederdin

Buluştuğumuz anları hatırlıyorum

Güller açardı gönlümde sen gelirken

3-5 saat bile ayrılsak yapraklarım dökülürdü sen giderken




Fırtınalarda korunup saklandığım liman olduğumu

söylerdin ömrünün sonuna dek beni seveceğine

kalbini kalbime kelepçeleyip

anahtarını okyanusa attığını eklerdin

benim için kıyamet seni kaybettiğim gün demekti

ruhumda sakladığım en derin hazinemdin sonsuza kadar saklıyacağım

yokluğumda sen nasıl olursun diye hayal ettiğimde

seni mutlu çok mutlu görüyorum çünki hep öyle ol istedim

hatta belki yeni aşklar tanırsın tanı zaten

herşeyin en güzeli senin olmalı

aynı şeyi isteme benden yerine kimseyi koyamamki




Bazı şarkılar vardı birlikte sevdiğimiz

senin bana benim sana söylediğimiz onlardan bir yada

bir benzerini duyarsan beni anımsar gülümsersin benmi?

ben hiç unutmıcamkı

okyanusa attığın anahtarı biri bulurda bizi bizden çözer diye

daha iyisini yaptım seni kalbime kazıdım

her atışında hatırlamak için

yaşıyor ama uzaktaysak birbirimizden seni hiç unutmadım

ölüm değilse bizi ayıran yazık olmuş hata yapmışız



Kendine sahip çık

bensem kalan geride zaten sen hep görüceksin

ben kimseyi ama kimseyi

seni sevdiğim kadar sevmedimki

sen bana aşk dedin bizi kirletememki





Alinti...
 
QsqE

QsqE

Cadı Üye
Ben Işıkları Sönük Bir Evin Kapısını Hiç Açmadım ki







sen gözden kayboluncaya kadarmış bu şehrin güzelliği

kararlı bir ayrılığa gittin diye
nefret ediyorum bu gardan, bu otobüslerden...
bu hüzün sımsıcakken
aşka ilk kez yenilmişken
nasıl giderim sobası sönmüş evimize?
ben ışıkları sönük bir evin kapısını hiç açmadım ki!
‘‘ve insan ayrılırken de büyük olur...‘‘ diyecek kadar
cesaretli olmadım hiç...
gözyaşlarımı içime akıtıp
kabullenmeden önce yokluğunu direniyorum


sen geceyi geçerken başını cama yaslayıp
bir kar fırtınasını seyrediyorsun
beyaz bir hüzün üşütüyor seni
hırkana dolanıyorsun...
beni hatırlıyorsun, sevinçlerimizi
kavgalarımızı da...
gözündeki yaşına uymayan
bir gülüş sarıyor yüzünü
otobüs camındaki görüntünü görüp irkiliyorsun
bana bavulunu bile taşıtmadığın yolculuğuna
yeniden başlıyorsun...
dinlediğin radyo
ayrılık şarkılarını kesip
‘‘kar yağışı ülkeyi felç etti‘‘ diye abartırken
yalnızlığına bir bensizlik taşıyorsun...

sen beni düşünmeyi suç sayarken
ben içimde açtığın uçuruma düşmeden önce
seni biriktiriyorum...
tenimde parmak izlerin, kokun...
şimdi pusuya yatmış bir kederin
beni yalnız yakalamak için öfkelendiğini biliyorum
o yüzden kalabalıklaşıyorum
düşmeden dostlarıma tutunuyorum...
biliyorlar sensizliğimi
sebebi belli bir yangında yanacağımın telaşındalar...
en teselli veren cümleleri kuruyorlar
ve içlerinden biri unuttum diyor giden aşkını
(sarılırken yeni sevgilisinin beline
eski sevgilisine sarılır gibi)
ama sen sıradan bir alışkanlık değildin ki!
biraz sonra herkes iki kişilik dünyalarına dönünce
ben nasıl taşırım beni ve omuzlarımdaki yitik sevdayı?
nefesini yüzümde duymadan gelir mi uykular?
sabah olur mu?
sen olur musun bir daha?...

işte herkes gitti...
yüzümde kalan son gülümseme de yalan oldu sonunda
korkuya benzer duygularla tanıdım aşkın ikinci yüzünü
ayrılığın şiirlerine hiç dokunmamıştım
her şey seninle başladığından
güzelliklerin bile adını koymamıştım
hiç bir yasa seni benden koparamayacakken
şimdi nasıl yaşarım sensiz?...
ben ışıkları sönük bir evin kapısını hiç açmadım ki!...
‘‘ve senden ayrılmakta güzeldir...‘‘ diyecek kadar
kahraman olmadım hiç...















 
QsqE

QsqE

Cadı Üye


Az önce son kez öptüm seni
Son kez tuttum ellerini
Sanki içimden bir şeyler kopup gitti
Ayırırken gözlerimden gözlerini
Zaten olmayacak bir duaya amindi bizimki
Mutlu edemezdik birbirimizi
Çok şey istememiştim halbuki
Yüreğinin en kuytu köşesinde ufacık bir yer yeterdi
Şimdi daha iyi anlıyorum o sebepsiz suskun terk edişini
Sen hiç benim olmamışsın ki
Ben hep kandırmışım kendi kendimi


Olur da bir gün aklına gelirsem
Gülümseyerek hatırla beni
Tebessümle an geçirdiğimiz o günleri
Ve bir zamanlar seni deli gibi seven bu yüreği…
Belki de ağlıyordur şimdi
Hiç kimse almadı, alamazda yerini
Senden kalan küçük bir resim şimdi
Ve yalanda olsa söylediğin aşk sözleri
Yüreğimden asla silinmeyecek izleri
Hala saklıyorum verdiğin gülleri
Biraz kurudular ama solmadılar benim gibi
Bir gün mezarımda hayat bulurlar belki


Sana verdiğim o resme iyi bak şimdi
O gülen gözler artık birer mazi
Yırt at gitsin artık ne anlamı var ki
Unuttum ben zaten içten gülümsemeyi
Sana her bakışında parlayan o gözler şimdi
Kim bilir belki de bulutlar kadar nemli
Sana hiç kızmadım, kızamam da inan ki
Aslında suç biraz da bende belki
Bile bile attım bu ateşe kendimi
Ve çok ağır ödedim seni sevmenin bedelini
Bu sözler belki de masal gibi gelecek sana şimdi
Ama bir gün sen de anlayacaksın beni
Ve tadacaksın aşkın çaresizliğini
Belki üzüleceksin ama böyle böyle öğreneceksin büyümeyi
Düşe kalka öğreneceksin yürümeyi
Ve ölümle dans etmeyi



Şimdi başka biri alacak yerimi
Zamanla hatırlamayacaksın bile ismimi
Ama son kez, son kez düşün bi
Sevebilir mi seni, benim sevdiğim gibi
Ve aldırmadan acılara, koyar mı ortaya yüreğini
Sevmek sözle değil özdedir sevgili
Çocuk yüreğin anlamadı bunu ne yazık ki
Ve sen bitirdin gözümde kendi kendini
Umutlarımı kefil yapıp terk ediyorum bu şehri
Benden sana son hatıra olarak bırakıyorum bu şiiri…



İşte okudun sana olan son sözlerimi
Bunlar giderken sana söyleyemediklerimdi
Şimdilerde kalbimde yaşanıyor sonbahar mevsimi
Artık çok koymuyor her bulduğumda kaybetmek seni
Çünkü öğrendim ben yalnızlığımla dertleşmeyi
Ve gidenlerin arkasından üzülmemeyi
Yüreğimin en güzel yerinde saklayacağım seni
Ateş olup yaksan da yapamam, gösteremem o cesareti


Kendine iyi bak sevgili
Ve sakın arama kaybettiklerini
Dönmezler artık geri
Ve eğer bilmiyorsan sevmeyi
Taşıma o yüreği...

Can Dündar

aLindir...
 
QsqE

QsqE

Cadı Üye
Biz seninle imkânsız sevdanın iki kuluyduk
Ve iki yakası hiç kavuşmayacak
Birbirine sevdalı uçurumduk
Ayaklarımız yanarken karlarda
Bir avuç güneşimizle
Toprakta zamansız yeşermeyi umduk


Zaman durmayacak elbette
Yalnızlığı dolduracak yüreğimize
Susacak umutlarımız,
Ayrılık ket vuracak dilimize
Yaşayacağız belki de ayrı kentlerin sabahında
Ama....Ama aynı güneş doğmayacak gözlerimize




Sırtlarımız yoklukta hep nemli duvarlara yaslanacak
Boğazımızda düğümlenecek sevdaya yazılmış satırlar
Belki de hep susacak....
Kim bilir belki de bir aksam
Solgun uçurum çiçekleri düşecek ellerimize
Güneş kamaştırsa da gözlerimizi
Yüreklerimiz hep kuytularda içli içli ağlayacak




Acılarımızı harmanlayacağız mevsimlerde
Gözlerimizi arayacağız hep ıssız köşelerde
Bihaber yaşasak ta yaban ellerde
Hep şarkımız çalacak ayrı düşmüş dillerde




Ayrı kentlerin soluğunu alsak da
İnadına yaşatacağız sevgimizi ayrılsak da
Takvimler düşerken asırlara
Uçurum çiçekleriyle ayrılığımız yazılacak baharlara


Ölüm gelene kadar yalnızlık çalacak kapımızı
Unutmak için birbirimizi
Kim bilir kaç gece yakacağız anılarımızı
Ama... ama hiç unutulmayacak yeminlerimiz




Sen unutsan da beni uçurum çiçeği
Ben sonuna kadar yaşatacağım ölümsüz sevdamızı...



 
QsqE

QsqE

Cadı Üye

Bir gecem daha bitti...
Seninle dolu ama sensiz bir gecem daha...
Sıcaklığını hissedebileceğim kadar yakınsın bana...
Oysa aramızda aşılmaz engeller, upuzun yollar var...
Bir de zaman var beklediğimiz...
Gözlerimize dalıp,
tüm dünyayı ardımızda bırakarak,
yüreklerimizin derinliklerini göreceğimiz,
hasretle beklenen zaman...



Sen...
Kelimelerin anlatmaktan aciz olduğu sen...
Benim için ekmek kadar kutsal,
Su ve hava kadar ihtiyaçsın...
Senin yanında duyduğum mutluluk, heyecan hiç bitmemeli...
Zaman durmalı sanki...
Zaman dursun ki özlemle dalıp gideyim gözlerine,
ellerim ellerinin sıcaklığını hissetsin,
istediğin gibi özgürce okşa saçlarımı,
kollarında uyut beni,
meleklerin bana seni verdiği rüyalara sal,
yüreğim yüreğinden vazgeçmesin,
Hep yanımda kal...

 
QsqE

QsqE

Cadı Üye
Yüzüme Hasret Carpti. AgLadim
Sus pus olmuş akşamlar
İçimde ölen biri var!
Tüm hayallerimi ıskaladım,
Gizlemeye çalıştığım duygular ap açık ortada,
Adın bulaştı gözlerime çıkaramadım.



Bastırmıyor hiç bir şarkı sözü acılarımı,
Tüm şiirler lal,
Yoksun ya; yarım kaldım.
Pusulası yok yaşadığım hayatın,


Yüzüme hasret çarptı ağladım.
Ne olur gel,
Çıkar düşlerimden intiharları.



 
QsqE

QsqE

Cadı Üye


" Ey ayrılık; sen nasıl bişeysin Ki bütün aşklara hakimsin, aklım almıyor. Acaba bi Kere olsun aşKta kazanabilmek için sana mı aşık olmak qerek..??"
demek ki böyle başlıyormuş ayrılıklar!
qarip bir sıkıntı çörekleniyormuş içine..
nefesin daralıyormuş..
aqlamak qeliyormuş içinden...
Bir yanın < hadi aqla > derken..
diqer yanın < sakın ! > diyormuş kızarcasına..




Bir siqara yakılıyormuş pencere önünde..
qecenin siyahına bakılıyormuş..
yüreğinin daha siyah olduğu fark ediliyormuş sonra..
Ellerin titriyormuş siqaranın küllerini pencere parmaklıklarından dışarıya
savururken..
Sözde duma qözüne kaçıyormuş da bir -iki damla yaş süzülüyormuş..
Kendine yalan söylemeli başlıyormuş insanın o an..
ama itiraf edemiyormuş..
Sonra bitiyormuş siqara..
pencereden aşağı bırakılıyor ve karanlıkta qözden kayboluşu
seyrediliyormuş...



ayaKların direniyormuş, titreyerek de olsa..
ağır adımlarla mutfağa kadar taşıyormuş bedenini..
bir bardak demili çayın yanında , bir siqara daha yakılıyormuş..
el ele çekilen resimler alınıyorumuş, şiirler ve hediyeler..
hepsi mutfak masasının üzerinde duran eski radyonun yanına
bırakılıyormuş..
az sonra olacaklardan ürkerek ağır ağır oturuluyormuş sandalyeye..
Önce siqaralar yakılıyormuş, sonra yadiqar radyo açılıyormuş..
ağlamak isteniyormuş, ama ağlanamıyormuş..
her melodi bi sancı..
her nota bir hançer misali saplanıyormuş..
kanaması durdurulamayan yüreklere...




< qayet qüzel yaşarım ! > deniyormuş önce..
acınası bir qülümseme ile...
aptalca qülümsemeler devam ederken yüzünde.. ŞAH-MAT!




evet, kaybettim diyormuş yüreğin..
isyanın en tepelere ulaşıyormuş..
Nedeen ?! diye haykırıyormuş insan..
semada yankılanıyormuş sesin..melekler ağlıyormuş, şehir susuyormuş..
uzaklardan dalqa sesleri qeliyormuş..
Kıyılar ağlıyor, tane tane kum parçacıklarını denize akıtıyormuş qözyaşları yerine..
sular sürüklüyormuş herşeyi..
Tüm değerler kayboluyormuş , insan ölüyormuş nazarında..
bulutlar ağlıyormuş, her damla binlerce ton ağırlığında düşüyormuş
yüreğine..
su hızlanıp boğazına yükseliyormuş, boyunu aşıyormuş sonra..
sahilden eser kalmıyormuş, son bir nefes kalmıyormuş...



koskoca dünya yok oluyormuş..
ardından ölünüyormuş YAR!


demeK ayrılıklar böyle oluyormuş..!!

Alinti
 
QsqE

QsqE

Cadı Üye
Bana Bir Kez Anne Deseydin


Tam 10 yıl oldu senden ayrılalı

İçimdeki sonsuz acıyı anlatamam bebeğim

Annem derdi sende anne olunca anlarsın diye

Ama sen hiç anne olamayacaksın ki anlayasın beni bebeğim

Tüm bunları senin o güzel gözlerine bakarak

Öperek kokla¤¤¤¤¤ anlatmak isterdim

Yazarak değil sana sarılarak,

Kokunu içime çekerek

Dinlemeni isterdim

Biliyorum ki duyuyorsun beni

Sonsuz nurla dolu ışığın içinde

Beni duyuyorsun

Bu sana yazdığım ilk mektubum bebeğim

Tam 10 yıl gecikmiş olan bir mektup



Bir bebeğin olacak dediğinde doktor

Ne çok sevinmiştim bi bilsen

Canımdan bir can,

Kanımla besleyeceğim bir varlık..

Seninle neler yapacağımızı anlatırdım geceleri

Şimdiki gibi o zamanda duyardın beni

Biliyorum..

Cinsiyetini bilmiyordum o zamanlar

Ne fark ederdi ki

Sen benim bebeğimdin

Canımdan bir parçaydın

Kız yada erkek..

Benimdin sen..

İçimde büyüdüğünü hissettikçe

Dünyalar benim olurdu bebeğim

Müzik dinlerdik seninle birlikte

Benimle mutlu olurdun sende

Bilirdim ki ağladığımda sen de ağlardın benimle

Seni üzmemek için ağlamazdım hiç bebeğim

Sana bir an önce kavuşmak için

Hiç durmasın zaman hızla geçsin isterdim

Oysa öyle yavaş geçerdi ki zaman

Heyecanla bekliyordum anne olacağım günü

Bana minik gözlerinle bakacağın o anı..

Minicik ellerin ve ayakların olacaktı

Bakmaya bile kıyamayacaktım belki sana

Öpmelere doyamayacaktım

Anne diyecektin o masumane sesinle

Yavrumm diye sarılacaktım bende sana

Koynumda uyuyacaktın mışıl mışıl

Belki…

Hiç öğrenemedim bu “belki”leri seninle bebeğim.



Acılar içinde uyandığım o sabah

Anlamıştım bu “belki”lerin “asla” olacağını

Hastaneye gidene kadar bir işaret bekledim senden

Buradayım anne korkma demeni bekledim

Ama demedin.. bir işaret bile göndermedin..

Çektiğim acılar korkumun yanında çok azdı bebeğim


Hastaneye ulaştığımızda ise korkularım

Dayanılmaz derecedeydi artık

Çığlıklar atıyordum, “kurtarın bebeğimi lütfen kurtarın”

İlk muayenede kalp atışlarını duyamadığını söyledi doktor

Ne hissettiğimi anlayabilirmisin o anda bebeğim..

İri iri açılmış gözlerimle

“Ne diyorsun doktor, bebeğim yaşıyor

o içimde hala kurtarın onu” diyebildim sadece

Kendime geldiğimde her şey için çok geçti artık

Beni bırakıp gitmiştin sen sonsuz ışığa

Doktor “Kızınızı kaybettik çok üzgünüm” dediğinde

Beynimdeki uğultularla birlikte ağladım bebeğim

Ağladım..ağladım..

Bir kız.. Kızım olacaktı demek ki

Bir kız olacağını o an öğrenmiştim

Bir anne için bu ne demek bilemezsin bebeğim

İçimden parçalarcasına aldıklarında seni

Hissettiğim boşluğu da bilemezsin

Canım acılardan değil seni kaybetmekten yandı bebeğim

Seni unuttum sanıyorlar ama seni hiç unutmadım ki bebeğim

Bazı geceler görürüm rüyamda seni

Kocaman bir kız olmuşsun

Omuzlarından dökülen ipek gibi saçların

Özlemle anneciğim diyip sarılışın

Kokunu içime çekerek seni öpüşüm

O kadar gerçekti ki..

O günün sabahı hiç uyanmamak isteği olurdu içimde


Senelerin özlemi bir rüyayla geçer mi sanki

Ahh be bebeğim ne olurdu sanki

Yüzünü yüzüme sürseydin

Bana bir kez “anne” deseydin..



Seni hiç unutamadım bebeğim

Şu anda da seni ilk günkü kadar çok seviyorum

Her gece annene gelmeyi unutma olur mu yavrum

Bir gün ben de sana geleceğim

O güne kadar, sana özlemimi anlatan mektuplar yazacağım

Hiç postalamasam bile yerine ulaşacağından eminim


Burada değilsin belki ama

Beni duyuyorsun biliyorum.

Seni çok seviyorum yavrum

Allah’a emanet ol..



Sema Şener
 
QsqE

QsqE

Cadı Üye
Ben giderken,
Dimdik ol diyorsun.
Eğme başını !
Söylesene,
Nasıl şahitlik eder bu gözler,
Ellerimin arasından kayıp ta gitmene?






Yaralı bir serçe bulmuştuk bir gün,
Hatırlıyor musun?
Avuçlarında, nasılda titriyordu korkudan,
Acımasına rağmen,
Nasılda çırpıyordu kanatlarını.
Bak şimdi ben çırpınıyorum avuçlarında,
Yüreğim acıyla çırpıyor kanatlarını..
Ve haykırıyor avaz avaz ..
GİTME!..




Evet korkuyorum,
Hem de çok korkuyorum sensizlikten
Gidişini düşündükçe,
Üşüyorumda çok.
Ürperiyorum.
Yollarına kapanasım geliyor.
GİTME!..




Bir gece çok ateşlenmiştim,
Ve sen sabaha kadar ,
Bir an dahi ayrılmamıştın başucumdan
Sen hep yanımda kal diye,
Ateşim hiç düşsün istememiştim.
Tenimden süzülen her boncuk ter,
Ruhumun feryadıydı aslında,
GİTME!...



Şimdi görüyorum ki boşuna feryatlarım
Gideceksin biliyorum..
Namlusundan fırlamış bir kurşun gibi
Uzaklara düşecek kovanım.
Öksüz kalacak sensiz yarınlarım.
Yetim kalacak rüyalarım...



Başını dik tut deme bana.
Gidişine şahit olmayacağım.
Gitme diye yakarışlarıma bakıp
Sanmayasın ki zavallıyım.
Çünkü bir kez gidersen
Ve bir gün dönmek istersen geriye
Bıraktığın yerde olmayacağım!...


 
QsqE

QsqE

Cadı Üye
Yoruldum hayattan.. İmkansızlıklar içinde kayboldum yokluğunda… Özledim seni! Uçurum kenarında gibi.. Atlasam mı diye düşünüyorum kimi zaman.. Uçurumdan aşağı bakıyor hayat.. Rüya gibi. Düş gibi.. Bekle beni geliyorum. Koşuyorum sana. Ağlıyorum uğrunda… Hayat depar atıyor bana. Yetişemiyorum hızına. Koşuyorum. Koşuyorum.. Ağlıyorum uğrunda… Yoksun yanımda.. Gözlerimden akan yaşlar deliyor yüreğimi.. Yağmur altında dolanıyorum kimi zaman..Islanmaksızın… Hayat bana yalanını söyledi. Aldattı beni.. Vurdu derinden.. Kırdı kalbimi.. Yazmak, söylemekten ne kadar da kolay değil mi? Ama dile getirmek gibisi de yok. Hep istedim sana dile getirmeyi ama.. İşte böyle boğulmak yoruyor beni. Hayatımda hiçbir zaman yorulmadım kendimi ifade ederken, ama diyorum ya; sen farklısın. Sözcüklere sığdıramazsın ya bazen yaşadığın anları; her karşıma çıkışın, duruşun, bakışın, gülüşün, susuşun, konuşuşun, kısacası, yanımdayken ya da değil, yaptığını hissettiğim herşey düğümlüyor sensizliğimi dilimde..

Diyorum ya; SEN FARKLISIN!

Sen; benim yalnızlığımsın.. Unutamadığım ilk yanımsın.. Kalbime hapsettiğim son yanım..


Sensiz olmuyordu.. Hayır.Olmuyordu! Belkide sana söylediğim en büyük yalan buydu. Söylediğim tek yalan!!


Diyorum ya; SEN FARKLISIN!
 
QsqE

QsqE

Cadı Üye
Hep "aşkın dili olsa da konuşsa" deriz.
İşte bir gün aşk konuşmaya başlamış ve demiş ki;
Ey insanlık hep peşimden koştunuz, bana ulaşmaya çalıştınız.
Aslında bana ulaştınız ama hiç fark etmediniz. Benim için
ağladığınız zaman bile size hep yalan, belki de şaka gibi geldim.
Bana hep yakıştırmalar yaptınız. Size bir hikaye anlatayım.
Bir gün küçük bir köpek kuyruğunu yakalamak için hep kendi
etrafında dönüp duruyormuş ve büyük köpek dayanamayıp
ne yapmaya çalışıyorsun?diye sormuş.
Yavru köpek de;
bana ancak kuyruğumu yakaladığım zaman mutluluğa ulaşacağımı
söylediler. Ben de onun için uğraşıyorumdiye cevap vermiş.
Büyük köpek gülmüş ve;
ben de küçükken senin gibiydim. Hep kendi etrafımda döner,
kuyruğumu yakalamaya çalışırdım ama bir gün durdum, düşündüm
ve yürümeye karar verdim işte o zaman anladım ki zaten o
benim peşimden geliyordu.
İşte şimdi anladınız mı? Aşk; bir köpeğin kuyruğu gibidir ki
ona ulaşmak için peşinden koşmanız gerekmez, o zaten her
hareketinizde arkanızdan gelir.

ALINTIDIR
 
QsqE

QsqE

Cadı Üye
Tek Gayem

özledim dönmeyecekmisin
seviyorum hala anlamıyacakmısın
tek gayem sensin bilesin
yasayamam,tutamam karanlıklara
onuda bilesin




Öyle Bir Özlemdin İçimde

Öyle bir özlemdin içimde,
Nice saatler uykusuz,
Küf tutan yokluğun efkarlı,
Oturup en uzun gecelerde,
Suskun bekledi sarhoşluğum seni,
Gelirsin diye sabaha belki de,

Ellerinde elma şekerleri,
Çocuklar yürüdü şafaktan,
Uçurtmalarında gökyüzü nefes,
Sonu gelmez bir alışkanlıktı,
Dağıldı buluşmadan aşkta,
Aşkı yaşamayan herkes,
Öncesi yok,
Sonrasına gündüz bile karanlıktı,

Yağmur getirdi akşamlarım,
Büyüdümü ne çabuk,
Hayatta kalan yanlarım,
Düşündürdün beni,
Oysa,
Ben seni düşlerimde saklardım,
Öyle bir özlemdin içimde işte,
Bitti mi ne yazık,
Öpemediğim zaman gözlerini,
Ben aynada yansırdım,
Aynalarda ağlardım,

Yani,
Umurunda mı meselesi,
Yollara düştü hüznün cazibesi,
Kıyılarında emanet avcısı,
Yitik bakışlar donuklaştı,
Sonsuzluk mu dersin buna,
Aşk bir yalanmış ey sevdalı,
Denizlerim tükendi,
İçimdeki çöplüğe kaldı martılar,
Yüreğim boğuk,yüreğim senden saklı,

Öyle bir özlemdin içimde,
Günahsız,
İçimden bana yasaklı...




Geceye Sordum Seni

Karanlığın Sessizliğinde,
Zifir duygularıma,
Sordum seni.
Hayatımın en derin hücrelerinde.
Varlığını Gördüm.
seni sensiz yaşamak,
O kadar zor değildi,
Hayalınla yaşamak da,
Bana mutluluk veriyor.

Geceye sordum seni.
Gecenin ayazında.
Kayan yıldızların altında.
Uluyan kurbağa sesleri,
Dinlerken yalnız...
Tek seni düşündüm..
Hayatımdaki, yerini, önemini.
O kadar büyüktü ki,
Anlatamadım Kurbağalara.
Anlatamazdım.
Seni Ne kadar sevdiğimi.

Geceye Sordum seni.
Yağan yağmurun altında.
Islanmış bedenim üşüyordu.
Seni sensiz yaşıyordum.
Islak bedeni.
Çamurlu bahçeleri.
Hayalınla sensiz geziyordum.
Gökten gelen her yağmur tanesi,
Bana senden haber getirir.
Haber verir diye umut ediyordum.
Seni sensiz bekliyordum.
Yağan yağmurun altında.

Geceye Sordum Seni..
Nereye sakladın diye,
Karanlıkla Konuştum.
Çamurda yürüdüm.
Üstümdekileri parçaladım.
Gök yüzüne bakıp bekledim.
Göz yaşlarım, yağmurla sel oldu.
Sana sensiz ağladım.
Seni senden çok sevdim,
Haberin yok.




Zehir De Olsan Kal Bende

Hangi gözlere düşer serabın
Muradına tutsak iken ben
Vuslat hayali yüreğimdeyken
Bir yanım tipi , boran , kar düşer
Bir yanım alev alev kor düşer
Dağ susar bugün
Düşler mahkum çirkiniklere
Cellatlar basar bugün
Zehir de olsan kal bende
Say ki sabahına küsmüş bir ayazdım
Ne olur gel
Sana şiir yazdım

Kimin yollarına tebessüm eder dudağın
Yollarına turab iken ben
Öyle deli dolu
Öyle apansız
Çık gel
Sana söylerim tüm türküleri
Sanadır çığlıklanan her dize
Fermanım gözlerinde
Dermanım gözlerinde
Yorgun savaş mirasıyken sokaklar
Say ki senliğimde bükülmez bir bilektim
Ne olursun gel
Yokluğunda boyun büktüm , eyvallah çektim

Kimin ufkuna takılır adın
İstanbul ' un tüm duvarlarına yazmışken ben
Banklara , ağaçlara kazımışken
Namlu öyle soğuk ki
Horoz titrek
Ellerim kadar
Bir yanım lime lime kan düşer
Bir yanıma umut düşer , tan düşer
Gel gayrı takatim ol , gücüm ol
Geçmiş hesaplar sorulsun zalimden
İnancım ol , öcüm ol
Hasretin dert , hasretin işkence yüreğimde
Gel dermanım ol , ilacım ol
Esse savursa seni bir deli rüzgar
İlk defa ağladım gel gör yar
Say ki bir deli hançerdim belde
Kanım aksın , canım çıksın gel de...

ALınTıDıR...
 
QsqE

QsqE

Cadı Üye
Sanki gözümü kapatsam gideceksin,kaybolacaksın!
Sabaha kadar gözümü kırpmadım, bırakıp beni gidersin diye...
Oysa söz vermiştin! Beni bırakmayacaktın!
Susma zamanı,
Susmak bazen içerde bir yerde
Kanamaya başladığı zaman acıyı usulca örtüveriyor.
Ne kadar vaktimiz varsa sevgiye,sevmeye o kadarına razı olduk.
Belkide aşkı aşk yapan bitimli olması!
Simdi geriye baktığımda,yaşadıklarım beni ben yapmış
"Ben" olma maceramı sevdim.
Her şeye rağmen üstelik!
AYRILIK...
Defalarca giyip prova yaptığımız bu giysi üzerimizde hiç iyi durmadı!


Aşk Bize Çok Yakışmıştı..
.
.
.


Göremedim bakarken Seni, Ya da görmeyi istemedim.
Kapattım sana tüm kapılarımı...Olamazdı
Bekleyenim var geride, Seninse önünde özgürlüğün
Üzerlerine basıp tırmanamazdım, sana doğru
Sonrasında bakamazdım kimseye, eski ben olarak
Olmazdı....Gereken görmemekti seni, karşımda olsanda
Hissetmemeye çalışmaktı içimdeki sızıyı
Derindeki acıyı yok saymaktı, farketmemekti...
Nefes alamadığımı belli etmemekti...

Yok sayamadığımı farkettiğim an bu hissi;
Aynaları bile kaldırdım etrafımdan,
Kendi kendimle yüzleşmemek, kızdığım Ben'i görmemek;
Aynada gördüğüm aksimde,
Aslında Seni gördüğümü inkar edebilmek için....
Üzerine attığım külleri hiçe sayıp sönmeyen,
Daha da alevlenen duygularımı yok saymak için

Şuan, ardından enzor olanı kaldı bana,
Kendi kendime itiraf edemediğim
Görmesi kolay bir düş, yaşaması zor bir keder.
Kördüğüm, korateş,
Eskiden olmazmış gibi gelen,şimdiyse içine düştüğüm bir alev.
Aslında öylesine özlemişim ki yanmayı
Seneler sonra...
Sevebildiğimi öğrenmek , hissetmek
Şimdiyse...
Geç öğrenmişliğin verdiği,isyanıma dur diyebilmek

.
.
.

Ben artık SEN diye baslayan siirleri sevmiyorum..
Bu satırlar sana;
Yakıp yıktıkların, Kanatıp bıraktıkların için.
Bu satırlar sana:
Bir avuç kırıntı sevgilerin,Yetersizliğini yüzüme fırlattığın için.
Bu satırlar sana;
Öğrettiklerin için...Yaşattıkların için.

BEN GiDiNCE SEN BiTECEKSiN...

YA HEP,YA HİÇ....
Beynimden atamam biliyorum ama....
Yüreğimden söküp atacağım bu gidişle
Ve bu gidişle kulağım kapalı olacak sesine,
Ne de gözlerimde sen olacaksın.
Kış uykusuna yatıracağım tüm anıları;
Sana ait ne varsa....
Sabrım tükenecek birgün,
Ve sonunda isyan edip,
Şöyle haykıracağım sana;
Ben'de ben'i tüketmeden gel...
Öylesine arama beni,
Öylesine gelme bana;
GELECEKSEN ADAM GİBİ GEL...
 
QsqE

QsqE

Cadı Üye


Çok su verilince ölür ya çiçekler
Çok ağlarım çürür gözlerim gidersen eğer
Ben senin gül bahçende oyunlarıyla mutlu
Ve affedilmeyi çok seven yaramaz bir çocuğum

Sen ne güzel güldün solmuyordun
hem çok seviyordun hem beni yormuyordun
Çiçekler.. çiçekler sevildikçe büyür
Gitme diyorum sana gitme çiçeklerim benimle ölür

Buralardan Gitme Buralar gitsin sen gitme
Buralardan gitme buralar gitsin sen gitme
Gitme çözecekse biri gidecekse buralar gitsin
Sen gitme... Sen gitmee

Sen ne güzel güldün solmuyordun
hem çok seviyordun hem beni yormuyordun
Çiçekler.. çiçekler sevildikçe büyür
Gitme diyorum sana gitme çiçeklerim benimle ölür

Buralardan Gitme Buralar gitsin sen gitme
Buralardan gitme buralar gitsin sen gitme
Gitme çözecekse biri gidecekse buralar gitsin
Sen gitme... Sen gitmee
 
QsqE

QsqE

Cadı Üye


yeter kalbim
sus artık!
anlamıyor musun yok artık!
yine tek kişilik hayallerine dönmelisin
rüyalarında eskiden çok istediğin yalnızlık rüyalarını görmelisin
sus kalbim!
artık dinleyemeyeceğim seni!
seni dinledikçe sustum bana
seni dinledikçe küstüm bana
seni dinledikçe taptım ONA!
seni dinledikçe YANILDIM kalbim!

artık sus kalbim...

sus kendimle kalmalıyım bir süre...

ve sessizliğin sesini dinlemeliyim belki sonsuza dek 'tek başıma'...
 
QsqE

QsqE

Cadı Üye


geçici ayrılık benimkisi
ilkyaz çiçeğine gebeyim
ağıtlar yakmayın adıma
ben ölmedim ölmeyeceğim

sıcak saklayın gecelerimi
karlar altından çıkıp geleceğim
düşlerinizin ateşinden
ılık bir rüzgar gibi eseceğim

demlice bir çay koyun üstüne
aç çocuk gibi besleyin sobayı
nasıl tütüyorsanız gözlerimde
öylece tütsün buharı

uzunca serin yatağımı
boyunca uzansın ayağım
el aman deyince gece
usulca kıvrılır yatarım

can canım canlarım
hazır mı koynunuzdaki yerim
gün olur gecikmiş çocuk gibi
bağıra çağıra gelirim
 
QsqE

QsqE

Cadı Üye
SENİN İÇİN

Parçalansa da yüreğim
Beyazlar içinde görünce seni
Asla vazgeçmem seni sevmekten
Bir başkasının olsan bile
Hasretinden yok olsam da
Yine aşkım yok olmaz
Neden beni böyle bıraktın
Yüzüstü bu dünyada
Hiç mi sızlamaz bu yüreğin
Hiç mi ağlamaz gözlerin
Neden inkar ettin sevgimizi
El ele dolaştığımız şu sokakları
Çiçek açmış serin baharı
Dilek tuttuğumuz yıldızları
Hiç mi yoktu değeri
Sana delicesine bağlı olan
Senin için dünyayı yakan
Sadece sana inanan
Ve Seni seven yüreğimin
Mutlu ol meleğim
Önemli değil yüreğim
Senin için yok olsa da
Feda olsun şu canım uğruna...
 
Üst