Mabet ağacı (gingko biloba ) hakkında kısa bilgi

!pek

!pek

Admin
Mabet ağacı (Ginkgo biloba)(Çince ve Japonca 銀杏), günümüzde varlığını sürdüren hiçbir yakın türü ya da yarı bulunmayan, tamamıyla kendine özgü bir ağaçtır. Botanikçilerce, ur (Plantea) alemi içindeki ayrı bir bölümde (Ginkgophyta) değerlendirilir. Bu bölümün içinde tek bir derslik (Ginkgoopsida), sınıfın içinde tek bir takım (Ginkgoales), takımın içinde tek bir familya (Ginkgoaceae), familyanın içinde de tek bir cins olarak Ginkgo ve bu cinste de tek tür olarak Ginkgo biloba bulunmaktadır. Geçmişte Spermatophyta ya da Pinophyta bölümlerine yerleştirilmişse de bugün yukarıda belirli tanımların daha uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Tanıdık yaşamış fosil türlerinin en iyi örneklerinden biridir. Ginkgo biloba, açık tohumlular (gymnospermae) olarak anılan, başka bir deyişle tohumları bir meyve göre koruma altında olmayan bir ağaç türüdür (açık tohumluların tersi: kapalı tohumlular (angiospermae)).

Uzun zaman, yabani ginkgo soyunun tükenmiş olduğu düşünülmüşse de, bugün Doğu Çin'deki Zhejiang eyaletindeki Tian Mu Shan milli parkında en düşük iki minik alanda yabani ortamda da yetişmekte olduğu anlaşılmıştır. Fakat bu bölgenin bin yılı aşkın süredir insanlarca iskan edilmiş olduğu göz önüne alındığında, buralardaki ginkgoların ne derece yabani, ve ne derece bölge halkınca edep edilmiş türler olduğu tartışmaya açıktır.

Özellikleri

Ginkgolar 20-35 metre aradında yüksekliğe varan (Çin'deki bir takım ginkgoların boyu 50 metreyi aşabilmektedir) orta ile geniş arası boyutlarda yaprakdöken ağaçlardır. Zirveleri çoğu kez köşeli, yaprakları uzun ve dağınıktır. Kökleri başlıca derine iner ve rüzgar ve karın sebebiyet verebileceği hasarlara karşısında dayanıklıdırlar. Genç ginkgolar ekseriyetle ince bedenli olup, boylu boyunca büyümüşlerdir. Daha seyrek yapraklıdırlar. Ağaç yaşlandıkça yığın kısmı genişler. Sonbaharda yapraklar aydınlık sarı renge döner ve anında daha sonra (1-15 gün aralarında) dökülürler. genellikle bitki hastalıklarına aleyhinde olağanüstü dayanıklı olmaları, gövdelerinin bitki haşeratına çok iyi karşısında koyabilmesi, yüzeyde ek kökler ve tomurcuklar oluşturabilmeleri ginkgoların fazla uzun ömürlü olmalarına imkân vermekte, bazı ağaçların yaşı 2500 yıla varabilmektedir.

Bir Takım ihtiyar ginkgolarda artan yüzey kökleri (chichi) (Japonca'da "meme") geniş dalların alt kısmında belirir ve aşağıya doğru büyürler. Chichilerin büyümesi son derece yavaş olup, yüzlerce sene sürebilir. Bu kalın ek kökler toprağa eriştiklerinde çoğu kez filizlenirler ve bu, ihtiyar ağaçların bünyesinin istikrara kavuşturulması veya genç bitki hücrelerinin oluşturularak ağaç bünyesine katkı maddesi sağlanması işlevi görüyor olmalıdır.

Gövdesi ve yaprakları

Ginkgo dalları, birçok ağaçlar gibi, boyuna apikal tarzda denilen, düzgün yapraklı uzun sürgünler halinde büyümektedir. Yaprakları yelpaze şeklindedir ve uçlara uzanan damarları bulunmaktadır. Bu damarlar ara sıra birbirleriyle kesişmekte, fakat hiçbir zaman akıcı bir ağ oluşturmamaktadırlar. Boyutları 5-10 santimetre arasındadır (çok ara sıra 15 santimetreye dek uzayabilmektedirler).

Üreme tarzı

Ginkgolar iki evcikli ağaçlardır. Bir Takım ağaçlar dişi, bazı ağaçlar erkektir. Erkek ginkgolar sporofilli ufak polen kozalakları üretirler ve bunların herbirinde merkezi bir dingil üzerinde spiral düzende yerleşik iki mikrospor bulunmaktadır.

Dişi ginkgolar kozalak üretmez. Bunların yaprak saplarının ucunda iki yumurtacık oluşmuştur ve döllenme sonrasında bu yumurtacıkların biri ya da her ikisi tohum haline kazanç. Tohum 1.5-2 santimetre uzunluğundadır. Üstteki tabakası (sarcotesta) açık sarıya ve kahverengiye çalar, yumuşak ve meyve kıvamındadır. Eriği andırırlar ve çekici bir görünümleri vardır, oysa bütanoik asit içerdiklerinden bayat tereyağı gibi kokarlar (nitekim tereyağı da bayatlaştıkça aynı asit türünü oluşturur). Sarcotesta'nın aşağıda sert sclerotesta kısmı ve kâğıt inceliğinde endotesta ve nucellus bulunmaktadır.

Adı

Ginkgo ismi Çince gümüş ve kayısı anlamına gelen (銀杏 yín xìng) iki harfle yazılır. Japonca 'ya ginkyo biçiminde geçmiştir. 17. yüzyılda bu ağaç ile karşılaşan ilk Avrupalı olan Engelbert Kaempfer de ismi başlangıçta Japonca telaffuzuna tarafından kaydetmiş, sonradan ginkgo benimsenmiştir. Modern Japonca'da (kanji karakterleri benzer kalmakla birlikte) ichō veya ginnan olarak anılmaktadır. Kabuklu tohumlarına çağdaş Çince'de 白果 (bái guo), "beyaz meyve" denmektedir.

Bu ağaç Türkiye'de gümüş kaysı, fil kulağı, kız saçı, Çin yelpaze çamı gibi isimlerle de anılmaktadır.

Geçmişi

Ginkgo bir yaşamış fosildir. Permian (270 milyon sene öce) çağından kalma ginkgo fosilleri ile günümüzdeki ginkgolar arasında kolaylıkla tahvil kurulabilmektedir. Dolayısıyla dinozorlarla yanyana yaşamıştır. Orta Jurassik ve Krestase çağlarında ginkgo türleri çeşitlenmişler ve Laurasia anakıtası her tarafında yayılmışlardır, oysa sonraları nadir bir nesil haline geldikleri görülmektedir. Paleosen çağına varabilmiş tek ginkgo türü Ginkgo adiantoides olup, Kuzey Yarımküre de bulunmakta, Güney Yarımküre bariz farklılıklar taşıyan (ve üzerinde hemen şimdi yeterince veri edinilememiş) bir türdeşi bulunmaktaydı. Pliosen çağının sonuna gelindiğinde, ginkgo fosilleri, merkezi Çin'de günümüz yaban ginkgolarının yetiştiği ufak bir bölge hariç, dünyanın her uygun ortadan kaybolmuştur.
Ginkgophyta fosilleri altında belirtilen familyalara ve türevlerine ayrılmıştır:

Ginkgoaceae
Arctobaiera
Baiera
Eretmophyllum
Ginkgo
Ginkgoites
Sphenobaiera
Windwardia
Trichopityaceae
Trichopitys

Yetiştirilme ve değerlendirilme tarzı

Ginkgo Çin'de uzun zamandır yetiştirilen bir ağaçtır. Bazı tapınaklara dikilmiş ginkgoların 1500 yaşını geçkin oldukları tahmin edilmektedir. Budizm ve Konfiçyüs öğretisi açısından arzettikleri sembolik önem sebebiyle Çin'in yanı sıra Japonya ve Kore'de de geniş ölçekte ginkgo dikilmiş, sırası gelmişken ginkgo neslinin bir nebze ehilleştirilmesi veya doğal ormanlarda diğer ağaç türlerinin komşuluğunda melezleşmesi sözkonusu olmuştur. Avrupa kaynaklarında ginkgoya birincil atıf 1690'da Japon tapınaklarında bu ağaçla karşılaşan (Hollandalılarla gelmiş) Alman botanikçi Engelbert Kaempfer eliyledir.

Ginkgo tohumları meyve etini ve kabuğu çıkardıktan ve pişirildikten sonra yenebilmektedir. Genelde topluluk bir topluluk için hazırlanmış bir yemeğe yalnızca birkaç tohum atılmaktadır. Gingko meyvesi ast ürün olarak hidrojen siyanid salgıladığından yemeklerde fazla miktarlarda kullanılması zehirlenmelere yol açabilir. On kadar çiğ ginkgo meyvesinin bir çocuğun ölümüne yol açabilecek derecede zehir bulundurduğu iddia edilmişse de, bunu kanıtlayacak bir vakaya rastlanmamıştır. Bazı kimselerin ginkgo sarkotesta sındaki kimyasal maddelere karşı hassasiyeti bulunabilir. Bu hassasiyet deri düzeyinde de geçerli olabildiğinden bu kimseler günkgo muamele ederken eldiven giymelidirler. Hassasiyetin semptomları, cilt üstünde zehirli sarmaşık ile de görülebilenlere benzer türden kızıl lekeler veya kabarcıklardır.

Bir Takım bölgelerde, ve bilhassa ABD'de dikilmiş ginkgoların ekseriyeti doğal tohumlar üzerine aşılanmış erkek kültivarlarıdır. Zira erkek ağaçlar fena kokulu meyveler vermemektedir. Dişi ağaçların verdiği fena kokulu meyve içindeki çekirdeklerin son derece leziz olduğunu ve Asya ülkelerinde hayli rağbette olduğunu da vurgulamak gerekir. En sık kullanılan kültivar olan 'Autumn Gold' (Güz Altını) erkek ağacın bir klonudur.

Ginkgo meyvesi içindeki cevizimsi çekirdekler Asya ülkelerinde ve Asya dışı ülkelerin gurmelerince gayet beğenilmektedir ve geleneksel bir Çin düğün yemeğinin (konjii) asıl malzemelerindendir. Sağlığa iyi geldiği ve afrodizyak özellikleri olduğu düşünülmektedir. Japonlar ginkgoyu chawammushi gibi yemeklerde kullanırlar ve pişmiş tohumları pek fazla kez diğer yemekler yanına bir çerez olarak servis ederler.

Ginkgonun acayip bir özelliği kentsel ortama (başka bir deyişle hava kirliliğine) en dirençli ağaçlardan biri olması, diğer ağaçların yaşayamayacağı şartlarda dahi büyüyebilmesidir. Bu özelliği ile, şehirsel ortama dayanıklılıkta dünyada sadece Cennet ağacı na eşdeğerdir. Ginkgolar, kentsel ortamda bulundukları haller dahil, ağaç hastalıklarından çok ara sıra etkilenmektediler ve pek az haşeratın saldırısına uğramaktadırlar. Bu nedenlerden ve estetik özelliklerinden dolayı, ginkgolar büyük kent parklarında ve cadde boylarında tercih edilen bir ağaç haline gelmiştir. Ekilen tohumlar basit bir bakım süreci içinde büyüyebilmektedirler.

Ginkgolar penjing ya da bonsai tarzı ağaç yetiştirmeye de müsaittirler. Suni yöntemlerle boyutları minik tutulabilmekte ve icabında yüzyıllarca muhafaza edilebilmektedirler.
Ginkgoların dayanıklılık derecesinin kutup örnekleri Hiroşima'da görülmüştür. Atom bombasının patladığı noktaya 1-2 kilometre mesafede bulunan dört ginkgo ağacı, bu alanda patlamadan sağ meydana çıkan ve hayatiyetini bugün de sürdüren yegane canlı varlıklardı .


Şifa özellikleri
Ginkgo yapraklarının özü flavonoid glükozidleri içermektedir ve ginkgolidler (Ginkgo özü bazlı ürünler) eczacılıkta artan bir şekilde daha yaygın şekilde kullanılmaktadır. Mevcut bilimsel çalışmalar Alzhaimer(Amnezi, Bellek Yitimi) rahatsızlıklarında, düşünce güçlendirmede, başdönmesini önlemede ve zihinsel konstantrasyon arttırmada gingko özünün mutlak yararları bulunduğuna dikkat çekici etmekte olup, olası öteki faydalarına ilişkin araştırmalar sürmektedir.

Fareler üzerinde yapılan yeni bir araştırma Cep telefonlarının beyine yaymış olduğu dalgalara karşı Ginkgo Biloba'nın faydası olduğu deneyler sonucu ortaya çıkmıştır. bununla beraber Hiroşima ve Nagasaki'de bile ayakta kalmıştır.

Ginkgo enerji içeceklerine sıklıkla katılmakta ise de, maliyeti sebebiyle içeceklerde kullanılan oran çok düşük kalmakta, dikkate değerinde bir tesir yaratmamaktadır. Enerji içecekleri etiketlerinde bazen anılan ginkgo benzer yararlar, çoğunlukla plasebo etkisinden ibarettir.

İleri yaşlardaki insanların kullanması tavsiye edilir.


· Vitiligonun (ala) durdurulmasına ve yeniden pigment oluşumuna tezgâhtar olabilir.
· Troid bezinin uyumlu çalışmasına katkıda bulunur (özellikle hipertroid durumunda).
· Zihni açar, bitkinlik ve stresi azaltır.
· Beynin beslenmesine muavin olur ve hafızayı güçlendirir.
· Öğrenme yeteneğini arttırır, aktif ve zinde bir vücut oluşmasına yardım eder.
· İktidarsızlık ve sertleşme problemlerinde faydalıdır.
· Bağışıklık sistemini güçlendirir.
· Grip ve soğuk algınlığına karşı koruyucudur.
· Metabolizmayı hızlandırabilir ve sindirime yardımcı olur.
· Sinerjetik etki ile beden dayanıklılığını arttırır, enerji verir, yorgunluğu azaltır.
· Vücüdun enerji muhafaza etmesine tezgâhtar olur, nükleik asit ve protein sentezini hızlandırır.
· Kan şekerininin dengelenmesine asistan olur.
· Çiçeklerin tozlanma zamanında allerjik reaksiyonların önlenmesinde faydalıdır. Anti-allerjik özelliği vardır.
· Zihinsel dayanıklılığı arttırır.
· Özgürlük radikallerin hücresel tahribatını azaltır. (Doğal antioksidan)
· Kan yapıcıdır. Soğuk el ve ayaklarda faydalı olabilir.
· Yaşlılarda,bunama belirtilerini azaltabilir. Alzheimer hastalığında yardımcıdır.
· Kulak çınlamasını önlemede yararlı olabilir.

Ast etkileri

Ginkgonun kan dolaşımı bozukları ya da aspirin gibi pıhtılaşmayı yavaşlatıcı özellikleri olan ilaçları yüksek dozlarda alan kimselerde bazı beğenilmeyen etkileri görülebilmektedir. Ayrıca monoamine oxidaz yasaklayıcı (MAOI) antidepresanlar alan kişilerce ya da gebe kadınlarca kullanılması salık verilmemektedir. Bağlı etkiler kanama artışı, gastroentestinal rahatsızlıklar, mide bulantısı, ishal, başağrısı ve rahatsızlık biçiminde kendini gösterebilmektedir. Bu nesil alt etkilerin görülmesi halinde, ginkgo kullanan birey aldığı dozları (günde 40 ila 240 mg.) anında azaltmalıdır. Bağlı etkilerin sürmesi halinde ginkgo kullanımı durdurulmalıdır.

Ginkgo biloba yapraklarından üretilen (hesap özeti olmayan) kapsül ya da tablet formlar için jurnal başvuru dozu arttırılabilir. Burada kullanılan Ginkgo biloba kapsül veya tabletin içinde bulunacak olan;

1. Eksre (Hap Amaçlı) mı ?
2. Ekstre (Gıda Amaçlı) mı ?
3. Yaprak (Gıda Amaçlı) mı ? koskocoman önem teşkil eder.
İstanbul, Ankara ve Trabzon'da yer alan ginkgo ağaçları

İstanbul'da mabet ağacı örneklerine yüz yüze gelmek mümkündür. Ihlamur Kasrı girişinde bulunan mabet ağacı 1855 yılında dikilmiştir. İ.Ü. Orman Fakültesi, Bahçeköy Orman İşletmesi Bahçesi ile Atatürk Arboretumu'nda hoş gelişmiş dişi ve erkek Mabet Ağaçları vardır. Baltalimanı'nda, İstanbul Üniversitesi Sosyal Tesisleri'nin bulunduğu bahçede geniş bir çapa ve badana ulaşmış mabet ağaçları bulunur. Hem İstanbul Üniversitesi Botanik Bahçesi'nde iyi gelişmiş ve çok iyi formda dört adet örneği de mevcuttur. Buradaki ağaçlardan verimli tohumlar alınıp kısıtlı miktarda da olsa üretim de yapılmaktadır. Kanlıca'da Sabancı yalısının bahçesinde ve Büyükdere'de Rus elçiliği korusunda mabet ağacı bulunmaktadır. İstanbul'da bu ağacın görülebileceği yerler aralarında Nezahat Gökyiğit Bitkibilimsel Bahçesi'de vardır.

Trabzon'da ise K.T.U Orman Fakültesi önünde bulunmaktadır.

Ankara'da Kore Bahçesi'nde epeyce erişkin bir örneği görülebileceği gibi; Meclis yandaki Bağımsızlık Parkı'nda da bir erkek ve bir kadınsı mabet ağacı bulunmaktadır. Hem Ege Üniversitesi'nin bitkibilimsel bahçesinde de mabet ağacı bulunmaktadır.

Manisa uluparta bir erkek bir dişi ağaç bulunmaktadır. İzmir Bornova Büyük parkın karşı 7-8 tane bulunmaktadır. Balıkesir de şehir halkı içinde Savaştepe yol ayrımından önce refuj bitkisi olarak oldukca fazla sıra halinde dikilmiş olarakta vardır.

Keza Yalova Çiftlik köyde tıbbi bitki üretim amaçlı kurulumuş ufak bir bahçede mevcuttur.

KAYNAKÇA:
1- Ginkgo biloba extract protects brain from ischemia/reperfusion injuries.
Zhou QP, Lu JF, Wang HP, Xia Q.
Zhejiang Da Xue Xue Bao Yi Xue Ban. 2010 Jul;39(4):442-7.

2- Comparative analysis of pharmaceuticals and dietary supplements containing extracts from the leaves of Ginkgo biloba L.
Gawron-Gzella A, Marek P, Chanaj J, Matławska I.
Acta Pol Pharm. 2010 Jul-Aug;67(4):335-43.

3- Summative interaction between astaxanthin, Ginkgo biloba extract (EGb761) and vitamin C in Suppression of respiratory inflammation: a comparison with ibuprofen.
Haines DD, Varga B, Bak I, Juhasz B, Mahmoud FF, Kalantari H, Gesztelyi R, Lekli I, Czompa A, Tosaki A.
Phytother Res. 2010 Jul 14.

4- Evidences of osteoporosis improvement in Wistar rats treated with Ginkgo biloba extract: A histomorphometric study of mandible and femur.
Lucinda LM, Vieira BJ, Oliveira TT, Sá RC, Peters VM, Reis JE, Guerra MO.
Fitoterapia. 2010 Jun 25

5- Ginkgo biloba and tehlike of cancer: secondary analysis of the Ginkgo Evaluation of Memory (GEM) Study.
Biggs ML, Sorkin BC, Nahin RL, Kuller LH, Fitzpatrick AL.
Pharmacoepidemiol Drug Saf. 2010 Jul;19(7):694-8.

6- Lahza innovative approach for migraine prevention in young age: a preliminary study.
Usai S, Grazzi L, Andrasik F, Bussone G.
Neurol Sci. 2010 Jun;31 Suppl 1:S181-3.

7- Effects of Ginkgo biloba in dementia: systematic review and meta-analysis.
Weinmann S, Roll S, Schwarzbach C, Vauth C, Willich SN.
BMC Geriatr. 2010 Mar 17;10:14.

İstanbul Genel Bayan Hastalıkları Ve Doğum uzmanlarına varmak icin tıklayın!
 
Üst