Cotard Sendromu

yosun

yosun

Süper Yönetici
Bugün ender kullanılan bu terim
ilk olarak bir 18. Yüzyıl Fransız psikiyatristi olan Cotard tarafından
nihilistik delüzyonların hâkim olduğu bir akıl durumunun tanımlanması amacıyla kullanılmıştır. Tam bir diagnostik tablo değildir ve bu delüzyonlardan mustarip hastalardan çoğunluğunda psikotik (endojen) depresyonlar (bkz.) mevcuttur.
 
yosun

yosun

Süper Yönetici
Çalışma
Çeşitli tipte psikiyatrik hastalık ve bozukluklardan mustarip kişilerin çalışabilecekleri uygun bir iş bulamamaları bir sorun olabilir. Şiddetli bir şizofrenik hastalık geçirmiş bir kişinin hareketleri yavaştır
inisiatifini kullanamaz
sorumluluk üstlenemez ve toplumdan uzaklaşır. Bu hastalarda çok kere
hastahanedeki endüstriyel terapi ünitesinde başlayan uzun ve sabırlı bir rehabilitasyon proçesi gereklidir. Çalışabilecek yaştaki epilepsi hastalarının %50'si iş bulma güçlükleriyle karşılaşmışlardır ve yaklaşık %10'u işsizdir. Birçok yaşlı kimse
özellikle avunacak bir uğraş bulamadıkları zaman
emekliliği ve işsizliği sıkıcı bulmaktadırlar
işsizlik çok kere toplumsal ilişkilerin kesilmesine
gelir kaybına ve artık topluma bir katkıda bulunamama duygularının hissedilmesine yol açar. Akıl geriliği olan hastalar için de aynı şey sözkonusudur
çünkü tarım veya ev işleri gibi
vasıfsız işçi arayan iş yerlerinin sayısı gittikçe azalmaktadır. Oysa
daha yüksek düzeydeki hastalar
uygun bir eğitimle
çok kere şaşırtıcı derecede olumlu bir ustalık gösterebilmektedirler. Bkz. İşsizlik
 
yosun

yosun

Süper Yönetici
Çağrışım(association)Bozuklukları

Fikirler
sözcükler
yaşantılar veya stimuluslar ve tepkilerin aralarındaki ilişkilere çağrışım (association) denilmektedir. Böylece kişinin yaşantısında bu unsurlardan biriyle karşılaşmasını
ilişkili bir yaşantının çağrışımı izler. Bu çağrışımlar kişinin önceki yaşantısından ötürü meydana gelir ve birkaç kesin ilaaae göre oluşurlar. Bu ilkeler arasında en önemlileri yakınlık ve benzerlik «kanunlarıdır». Bu yollardan kurulan çağrışımlar birtakım öğrenim türlerinde
özellikle sözlü öğrenimde
hafıza ve düşünmede belirgindir. Sözlü çağrışımlar
sözcük çağrışım testleriyle incelenir; süjeye belli sözcüklere «aklına ilk gelen sözcükle» cevap vermesi söylenir. Benzer tipteki zincirleme çağrışım yöntemi psikanalitik (bkz.) Tekniklerde belirgin bir yer almaktadır. Düşünce bozukluğu gösteren birçok şizofrenik (bkz.) Hastada
çağrışım proçesi bozuklukları açıkça görülür. Bleuler bu durumun şizofrenide bir temel oluşturduğunu ileri sürmüş ve karakteristik belirsiz ve yersiz konuşmaya yol açan bir çağrışım «bölünmesi» ve «yersizliğinden» söz etmiştir. Bu gibi şizofreniklerde görülen kontrolsuz çağrışımlar
benzerliğe dayanarak oluşur; kafiyeli ve ses benzerliği bulunan sözcüklerin «çınlama» çağrışımları biçiminde konuşmalarında yansır.
 
yosun

yosun

Süper Yönetici
Çatışma

Freudiyen psikanalitik yaklaşıma göre
aklın bilinçdışı bölümü çok önemlidir. Bir içgüdünün
ilk kaynağından
yani id'den (bkz.) ayrılarak ifade aramasının çatışmaya yol açtığı ileri sürülmektedir.Bu içgüdü
birkaç değişik kaynaktan kritik bir incelemeye uğrar; bu kaynaklar
ortamdaki gerçekliğe tekabül eden ego (bkz.) İle süperego'dur (vicdan) (bkz.). Sonucunda aklın bilinçdışı bölümünde yer alan bir çatışma; baskı
simgeleştirme
vs.gibi birkaç akıl savunma mekanizmasını (bkz.) harekete geçirir. Savunma mekanizmalarının mutlaka patolojik olması gerekmez; aslında
bunların aktivitesi akıl sağlığı için şarttır. Ancak
uygun olmayan savunma mekanizmaları hastalığa ve semptom formasyonuna yol açar; bunlar ise analiz ve hastanın uyumu bakımından daha uygun başka savunma mekanizmalarının kurulmasını gerektirir. Kişilik gelişimi
çatışmaya karşı kullanılan predominan akıl mekanizmalarıyla etkilenir ve yetişkinin kişiliği
çocukken kullandığı bu ilk mekanizmaları silinmez bir damga olarak taşır. Doğuştan gelen biolojik predispozisyon da
kullanılan bu predominan mekanizmalarda ve bireyin ego'sunun güçlülüğünde ve güçsüzlüklerinde rol oynar. Psikanalitik teori
hastanın bu bilinçsiz çatışmaların bilincine vararak bunları çözümleyebilmesi için başlıca yolun psikanalitik tedavi olduğunu varsaymaktadır.Hasta
bu tedaviyle
çatışmalarının bilincine varıp bunları çözümleyerek
akıl bozukluğundan kurtulmaktadır.
 
yosun

yosun

Süper Yönetici
Chiaroscuro
CHIAROSCURO (Chiaroscuro) : Yağlıboya resminde keskin karşıtlıklar yaratacak biçimde düzenlenmiş ışık-gölge dağılımı. İlk kez İtalyan ressamı Correggio tarafından 16. yüzyılın başında kullanıldı. Caravaggio ve izleyicileri bu tekniği geliştirdiler. Georges de la Tour bu alanda ilginç örnekler verdi. Rembrandt ise
en büyük chiaroscuro ustası sayılır
 
Üst