Cem Güneş Biyografi-Cem Güneş Kimdir?

A

Almira

Yeni Üye
1966'da İzmir’de doğdu. Çocukluğunu Anadolu’nun çeşitli yörelerinde yaşadı. Lise yılları Ankara’da geçti. İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi’nde eğitim gördü. 1987 yılından bu yana Norveç’te yaşıyor. Aynı zamanda bu ülkenin vatandaşı. Oslo’da tiyatro-film makyajı aynı kurumda radyo programcılığı yaptı (1993).





ESERLERİ



ŞİİR:

Kutup Geceleri (1997)

Camgöz (1998)



ÖYKÜ:

Oslo’da Olay Var (1999)





TÜRKÜLER



Dışarının soğuğundan

bir dağ hanında içilen kahvenin sıcak buharına

böğürtlenlerle dolu dağlarda

yaylalarda yenilen lefsenin keyfine

gürül gürül akarken donan ırmaklara

çetin denizde çırpınan teknelere

martıların eşliğinde dalgalarla yenen azığın tadına

yaz çiçekleriyle dolu bahçelerin kokusuna

tarlaların bereket dolu havasına



taşraya götürür bizi bu melodiler



Sunde; merhaba Telemark

Bernhof ile batıda

dağ otelinin ardındaki karanlık ormanda



avcılarla heyecanlanıp

sarp fiyordlarda korkar

bir köhne mabette duygulanırız



dağda uğulduyan yelle coşar

bir göl kıyısının rutubetinde irkiliriz



dağ yolunun yalnızlığında

unutulmuş mezarlığın sessizliğinde

belki kaybedilenlerle

buruk bir çocukluk aşkına dalıp gideriz

bu halk türküleriyle



.
 
I$ık

I$ık

Gümüş Ufağı
Cem Güneş'in öykücülüğüne gelince, ünlü edebiyatçı Mahmut Makal, abece dergisinin Ağustos 1999 sayısında şunları söyelmektedir: "Cem Güneş iki şiir kitabından sonra gelen bu eseriyle gurbet edebiyatımıza çok önemli bir katkıda bulunuyor. Avrupa'nın kuzeyindeki soğuk ucunu, o ucun insanını, o uca kadar giden insanlarımızı sıcak bir anlatımla ve insalcıl bir yürekle kucaklıyarak bize getiriyor. Otuzüç yaşında olduğuna göre gurbette yaşayan yazarlarımızın belki de en genci. İzlenimlerini öyküleştirdiği bu kitabın dilinin, anlatımının aksamadan akması ve konuların da ilginçliği dolayısıyla, okurun ilgisini çekeceğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Edebiyatın ana kuralı, ele alınan konunun edebi bir bicimde verilmesidir. Bu açıdan ele alınca yazarın başarılı olduğunu görüyoruz. Kaldı ki, konuları da anlatımı da ilginç. Gerçek anlamda edebi, yani yazınsal. Kitap ilk öykü kitabi da olsa ilk eser izlenimi vermiyor. Ayrica Norvec'in düzenini, havasını ve o düzen, o hava içindeki, başka ülkelerden, özellikle Türkiye'den gelmiş insanlarin bulundukları ortamı, koşulları, davranışları tökezlemeden ve merakla izliyorsunuz. Satırların altında buram buram yurt özlemi. Yurt özleminin yaninda gurbet dedigimiz ülkenin oturmuş, tıkır tıkır işleyen düzeninden de memnun oluş. Okurken, her iki duyguya da hak verdirecek ögeleri buluyoruz öykülerin havasında".

Oslo Üniversitesi, Doğu Avrupa ve Oriental Bilimler Kürsüsü'nde Türkolog olan Doç. Dr. Bernt Brendemoen ise, Cem Güneş'in öykücüğü konusunda şunları söylemektedir: "Norveç'te doğmuş fakat otuz yıldan beri Türkiye'ye sıkça gelen, hatta uzun bir süre Türkiye'de kalmış olan bir Norveçli olarak bana Cem Güneş'in öyküleri özellikle ilginç geldi. Onları okurken uzun yıllar Norveç'te yaşamış olan bir Türk'ün edindiği izlenimlerin ilginçliği ötesinde toplumlarımızın ve insanlarının psikolojisinin birbirlerine olan zıtlıkları ve benzerlikleri konusunda bir çok şey öğrendim. Yazarın içinde yaşadığı ortamdan sözcük haznesi gibi ayrıntılarda bile ne kadar etkilendiğini gördüğümüz halde, yine de Akdenizli benliğini koruduğunu görüyoruz. Yurt dışındaki Türklerin çoğunluğunun bulunduğu Orta Avrupa'nın kuzeyindeki ülkelerin gerçekten dünyanın öbür ülkelerinden apayrı ortamları olduğunu yabancı bir yazarın gözleriyle görmek son derece ilginçtir. Zira Norveç, gerçekten yazarın belirttiği gibi bir 'karanlık, soğuk ve yalnızlıklar ülkesidir'. Dünya'nın en iyi ülkesinin Norveç olduğuna kanaat getiren Norveçliler, gerçeklerin böyle olmadığına kanaat getirmelidirler. Cem Güneş'in öyküleri Norveççe'ye de çevrilirse, hem kendi özelliklerini daha objektif bir gözle gören bir Akdenizlinin ilginç iç dünyası ile aşina olurlar."

Cem Güneş'in kendisi ise, ilk öykü kitabı olan "Oslo'da Olay Var" için şunları söylemektedir: "Öykü kitabımın rengine dikkat ediniz! Kıvılcım rengi. Kıvılcım renginin tonları. Olay ve olaylar.. ve çıkardıkları kıvılcım... Norveç istediği kadar soğuk, beyaz ve sakin olsun. Zaman zaman kıvılcımlar çıkıyor. Kişisel dramların kıvılcımlarını birilerinin o siyah tualin üzerinde takip edip hissetmesi sürpriz değil. Biz insanlar çocukken tanıştığımız ilk kitapları ve bize özenle seçilerek gösterilen dünyayı ilk defa kavrarken; herkesin bir standard A4 kağıdı gibi yaşamı olduğunu sanırız. Yani çocukluk, gençlik, bir iş, bir aile, bir araba, gül bahçeli bir ev, normaliz ya; bir oğlan bir kız çocuk. Hep pembe ve açık mavi renkli yaşam... Ama bir de gerçekler var ya... çogu zaman normalin dışına taşmak, yaşlanmak... ya da sakat olarak yaşamak.. neden doğduk, şimdi de ölüyoruz? sorusunu sordugumuz o an... Gurbet var ya... Dev bir makamda veya para içinde yüzerken bir de bakarız hastalık, uyuşturucu veya acimasiz bir aşk kuşa cevirmiş kahramanları. İnsan ömrü aslında pamuk ipliğine bağlı. Çocukken Kafamızda çizdiğimiz o standard yaşama çok küçük bir azınlık sahip. Bunun dışına taşanlar ise büyük çoğunluktur. Işte bu çoğunluğun kendi ülkesinden uzaklarda yaşayan kesimi, öyku kitabimda çokça kaleme aldığım kesim oldu. Öykü kitabım da bu şekilde ortaya çıktı. Öykülerimi hep kış mevsiminde meydana getirdim. Kitap iki şiir kitabından sonra meydana getirdiğim ilk öykü kitabıdır. Bu internet sitesinde o kitaptan bağzı öyküler ilişikteki sayfalarda sunulmuştur."
 
A

Abdullah

Yeni Üye
öykücülüğüne gelince, ünlü edebiyatçı Mahmut Makal, abece dergisinin Ağustos 1999 sayısında şunları söyelmektedir: "Cem Güneş iki şiir kitabından sonra gelen bu eseriyle gurbet edebiyatımıza çok önemli bir katkıda bulunuyor. Avrupa'nın kuzeyindeki soğuk ucunu, o ucun insanını, o uca kadar giden insanlarımızı sıcak bir anlatımla ve insalcıl bir yürekle kucaklıyarak bize getiriyor. Otuzüç yaşında olduğuna göre gurbette yaşayan yazarlarımızın belki de en genci. İzlenimlerini öyküleştirdiği bu kitabın dilinin, anlatımının aksamadan akması ve konuların da ilginçliği dolayısıyla, okurun ilgisini çekeceğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Edebiyatın ana kuralı, ele alınan konunun edebi bir bicimde verilmesidir.
 
H

Hoca

Yeni Üye
türk insanını, uzaklarda, çok uzaklarda, soğuk fakat sevimli bir diyarda, layıkıyla temsil eden edebiyat insanı.
 
Üst