İçeriğe geç
Perşembe, 24 Eylül 2026 RSS akışı
Yaşam Bu

Bir Annenin İntikamı

\r\n \r\n\r\n\r\n\r\n \r\n \r\n Bir annenin intikamı...
\n
\n
Aaron Hacker’in emlak bürosunun önünde New York plakalı kırmızı,spor bir araba dururArabadan inen şişman adam,büroya doğru yürür.50 yaşında görünüyordur.İçeriye girince başıyla Aaron’a selam verir.
\n- "Bay Hacker?" Aaron gülümseyerek,
\n- "Evet benim,sizin için ne yapabilirim.Bay..?"Şişman adam,
\n- "Dill" diyerek kendisini tanıtır."Zamanım çok az,hemen konuya girsek iyi olacak."der.
\n-"Benim için de iyi olur Bay Dill.İlgilendiğiniz belli bir yer var mı?"
\n-"Doğrusunu isterseniz evet.Kasabanın kenarındaki eski bina."
\n- "Sütunlu ev mi?"
\n- "Ta kendisi.Yanılmıyorsam üzerinde SATILIK tabelası var."Aaron kuru bir sesle,
\n- "Evet, bizim satış listemizdedir."Kalınca bir defterin yapraklarını karıştırır. Sonra daktilo ile yazılmış bir sayfayı işaret eder:
\n"160 yıllık bina.8 odası,2 banyosu,otomatik gaz fırını,geniş terasları,çevresinde ağaçları var.Çarşıya,okula yakın.750.000 dolar.”diye okur ve ekler:
\n- "Hala ilgileniyor musunuz?"
\nAdam oturduğu yerde rahatsız olmuş gibi kıpırdar."Neden olmasın.Olumsuz bir yanı mı var?"
\nAaron,"Aslına bakarsanız,"der.Bu evi defterime yalnızca yaşlı Sade Grim’in hatırı için kaydettim.Ev asla onun istediği kadar etmez.Uzun zamandır onarım görmemiş çok eski bir binadır.Kirişlerden kimi bir kaç yıl içinde çökecek durumda.Bodrumu ise yılın yarısında su ile doludur."
\n-"Öyleyse sahibesi neden bu kadar çok istiyor."
\nAaron omuz silker."Herhalde kendisi için manevi değeri olacak.Çok eskiden beri ailesine aitmiş."Şişman adam gözlerini yerde gezdirir."Bu çok kötü."der.Başını kaldırıp Aaron’a bakar ve çekingen bir biçimde gülümser."Hoşuma gitmişti.O, nasıl söylesem bilemiyorum,tam aradığım evdi."
\nAaron güler."100.000 dolara belki iyi bir alışveriş olurdu ama,750.000 dolara...Sanırım Sade’in düşüncesini de anlıyorum.Hiç bir zaman fazla parası olmadı.Kendisine kentte çalışan oğlu bakıyordu.Sonra adam 5 yıl önce öldü.Onun için ev satmanın akıllıca bir iş olacağını biliyor.Fakat gönlü bir türlü evden ayrılmaya razı olamıyor.Bu yüzden eve kimsenin almaya yanaşamayacağı bir fiyat koyuyor.Böylece kendini avutuyor."
\nÜzgün bir ifade ile başını sallar."Dünya ne kadar garip değil mi?"
\nDill soğuk bir sesle"Evet"der.Sonra ayağa kalkar"Kendisini bulup fiyatı biraz düşürmesini isteyeceğim."Otomobilini Bn.Grim’in evinin önündeki yıkık dökük çürümüş tahta parmaklıkların önüne park eder.Evin çevresini tümüyle yabani otlar kaplamıştır.Kapıya çıkan kadın kısa boylu, beyaz saçlıydı.Yüzündeki hatlar,küçük inatçı görünüşlü çenesine kadar iniyordur.Havanın sıcak olmasına karşın sırtında kalın,yün bir örme hırka vardı.
\n-"Bay Dill olmalısınız"der".Aaron Hacker buraya gelmekte olduğunuzu telefonda söyledi.İçeri girmez misiniz?"
\n-Dill,"Dışarısı korkunç derecede sıcak" diye söylenir.
\n-"Öyleyse içeri girin.Buzluğa biraz limonata koymuştum içeriz."
\nİçerisi loş ve serindi.Pancurlar kapatılmıştı.Eski tarz geniş koltuklarla döşenmiş büyük bir salona girdiler.Yaşlı kadın ellerini sıkı kenetleyerek sallanan bir sandalyeye oturur.Şişman adam öksürür.
\n- "Bn. Grim,az önce emlakçınız ile konuştum."
\nKadın,"Tümünden haberim var" diye sözünü keser.
\n-"Aaron fikrimi değiştirebileceğiniz düşüncesi ile sizi buraya yollamakla akılsızlık etmiş.Doğrusunu isterseniz amacımın bu olduğuna da pek emin değilim".
\n-"Bayan Grim,sizinle biraz konuşabileceğimi sanmıştım."Bn. Grim sallanan sandalyesini gıcırdatarak arkasına yaslanır.
\n-"Konuşmak için para alınmaz,ne istiyorsanız söyleyin."
\n-"Evet, haklısınız."Adam beyaz bir mendille yüzünün terini siler.
\n-"İzin verirseniz anlatayım.Bir iş adamıyım.Bekarım.Uzun yıllar çalıştım ve iyi bir servet yaptım.Artık dinlenmeyi hak ettim.Yaşamımın sonlarını geçirebileceğim sakin bir yer arıyorum.Burayı sevdim. Bir kaç yıl önce Albany’ye giderken buradan geçmiştim.O zaman bir gün buraya yerleşebileceğimi düşünmüştüm.Bugün kasabadan tekrar geçerken,burayı gördüm.Tam istediğim yerdi.”
\n-"Burayı ben de severim Bay Dill.Böyle oldukça yüksek bir fiyat isteyişimin nedeni de bu zaten."
\nDill gözlerini kaldırıp yaşlı kadına bakar.
\n-"Oldukça yüksek bir fiyat değil mi?Kabul etmelisiniz ki Bn.Grim,bu günlerde böyle bir ev en fazla."
\n-"Yeter" diye bağırır kadın.
\n-"Bay Dill bu konuda sizinle kesinlikle tartışmak istemiyorum.Eğer istediğim parayı vermeyecekseniz, üzerinde durmayalım."
\n- "Fakat, Bn. Grim."
\n- "İyi günler Bay Dill."
\nAdamın da aynı şeyleri yapmasını belirten bir tavırla ayağa kalkar.Fakat adam kalkmaz.
\n-"Bir dakika bayan,delilik olduğunu biliyorum ama,istediğiniz parayı ödeyeceğim."
\nYaşlı kadın uzun süre adama bakar.
\n-"Emin misiniz, Bay Dill?"
\n-"Kesinlikle,yeterince param var.Eğer evi satmanızın tek yolu buysa,parayı alacaksınız."
\nGrim hafifçe gülümser.
\n-"Sanırım limonata iyice soğumuştur.Size getireyim.Siz içerken ben de evi anlatırım."
\nKadın elinde tepsi ile geriye döndüğünde Dill yine mendille alnındaki terleri siliyordur.Limonatayı zevkle yudumlamaya başlar.Yaşlı kadın sallanan sandalyesine yaslanırken.
\n-"Ev."diye söze başlar.1902’den beri aileme aittir.Kasabadaki en sağlam ev olmadığını da biliyorum.Oğlum Michael doğduktan sonra bodrumu su bastı.O günden bu yana da bir türlü kurutamadık.Aaron bazı yerlerin çürüdüğünü de söylüyor.Yine de bu eski evi severim.Bilmem anlatabiliyor muyum?"
\n- Dill, "Evet" der.
\n-"Michael 9 yaşında iken babası öldü.Ondan sonra sıkıntılar başladı. Michael belki de benden çok babasını özlüyordu.Çok vahşi ve haşin bir çocuk olmuştu. Liseyi bitirince kasabayı terkedip kente gitti.Çok hırslı bir insandı.Kentte ne yaptığını bilmiyorum.Fakat başarıya ulaşmış olmalıydı.Bana düzenli para gönderirdi."Gözleri nemlenmişti.
\n"Kendisini 9 yıl görmedim.Dokuz yıl sonra geldiğinde başı dertte idi.Zayıf ve yaşlanmış bir durumda bir gece yarısı çıka geldi.Yanında ufak,siyah bir valizden başka bir şey yoktu.Valizi elinden almak istediğim zaman bana vurdu.Bana, annesine vurdu.Ertesi gün bir kaç saat için evi terketmemi söyledi.Ne yapmak istediğini açıklamadı.Döndüğümde valiz ortadan yok olmuştu.”
\nŞişman adam gözlerini limonata bardağına dikmiş öylece dinliyordur.
\n"O gece evimize bir adam geldi.İçeriye nasıl girdiğini bilmiyorum.Michael’ın odasından sesler duydum.Oğlumun içinde bulunduğu tehlikenin ne olduğunu öğrenmek istiyordum.Kapının arkasından dinlemeye çalıştım.Fakat yalnızca bağrışmalar tehditler ve..."Bir an durakladı.Omuzları sarsılıyordu...
\n"Ve bir silah sesi duydum"diye devam eder.İçeriye girdiğim zaman yatak odasının penceresi açıktı ve yabancı gitmişti.Michael’ımda yerde yatıyordu. Ölmüştü.Tüm bunlar bundan 5 yıl önce oldu.Ondan sonra polis bana olanları anlattı.Michael ve tanımadığım o adam birçok suç işlemişler.Bir sürü yerlerden bir kaç milyon dolar çalmışlar.Michael parayı alıp kaçmış.Parayı bu evde, hala bilemediğim bir yerde saklamıştı.Sonra diğer adam hissesini almak için oğlumu arayıp bulmuştu.Paranın yok olduğunu görünce de oğlumu öldürmüştü."
\nBaşını kaldırıp adama bakar.
\n"İşte o zaman evimi 750.000 dolara satışa çıkardım.Bir gün oğlumun katilinin döneceğini biliyordum.O bir gün gelip fiyat ne olursa olsun evi almak isteyecekti.Bütün yapacağım,yaşlı bir kadının köhne evine bu kadar çok para vermeye razı olacak adamı buluncaya kadar beklemekti."
\nSandalyesini ağır ağır sallıyordu. Dill bardağı yere bırakır,diliyle dudaklarını yalar"Uf" der.Bu limonata çok acı..."Bakışları canlılığını kaybeder,hafif titreme ile başı,omuzunun üzerine cansız düşer..
\r\n \r\n
\r\n
Bir annenin intikamı...

Aaron Hacker’in emlak bürosunun önünde New York plakalı kırmızı,spor bir araba dururArabadan inen şişman adam,büroya doğru yürür.50 yaşında görünüyordur.İçeriye girince başıyla Aaron’a selam verir.
- "Bay Hacker?" Aaron gülümseyerek,
- "Evet benim,sizin için ne yapabilirim.Bay..?"Şişman adam,
- "Dill" diyerek kendisini tanıtır."Zamanım çok az,hemen konuya girsek iyi olacak."der.
-"Benim için de iyi olur Bay Dill.İlgilendiğiniz belli bir yer var mı?"
-"Doğrusunu isterseniz evet.Kasabanın kenarındaki eski bina."
- "Sütunlu ev mi?"
- "Ta kendisi.Yanılmıyorsam üzerinde SATILIK tabelası var."Aaron kuru bir sesle,
- "Evet, bizim satış listemizdedir."Kalınca bir defterin yapraklarını karıştırır. Sonra daktilo ile yazılmış bir sayfayı işaret eder:
"160 yıllık bina.8 odası,2 banyosu,otomatik gaz fırını,geniş terasları,çevresinde ağaçları var.Çarşıya,okula yakın.750.000 dolar.”diye okur ve ekler:
- "Hala ilgileniyor musunuz?"
Adam oturduğu yerde rahatsız olmuş gibi kıpırdar."Neden olmasın.Olumsuz bir yanı mı var?"
Aaron,"Aslına bakarsanız,"der.Bu evi defterime yalnızca yaşlı Sade Grim’in hatırı için kaydettim.Ev asla onun istediği kadar etmez.Uzun zamandır onarım görmemiş çok eski bir binadır.Kirişlerden kimi bir kaç yıl içinde çökecek durumda.Bodrumu ise yılın yarısında su ile doludur."
-"Öyleyse sahibesi neden bu kadar çok istiyor."
Aaron omuz silker."Herhalde kendisi için manevi değeri olacak.Çok eskiden beri ailesine aitmiş."Şişman adam gözlerini yerde gezdirir."Bu çok kötü."der.Başını kaldırıp Aaron’a bakar ve çekingen bir biçimde gülümser."Hoşuma gitmişti.O, nasıl söylesem bilemiyorum,tam aradığım evdi."
Aaron güler."100.000 dolara belki iyi bir alışveriş olurdu ama,750.000 dolara...Sanırım Sade’in düşüncesini de anlıyorum.Hiç bir zaman fazla parası olmadı.Kendisine kentte çalışan oğlu bakıyordu.Sonra adam 5 yıl önce öldü.Onun için ev satmanın akıllıca bir iş olacağını biliyor.Fakat gönlü bir türlü evden ayrılmaya razı olamıyor.Bu yüzden eve kimsenin almaya yanaşamayacağı bir fiyat koyuyor.Böylece kendini avutuyor."
Üzgün bir ifade ile başını sallar."Dünya ne kadar garip değil mi?"
Dill soğuk bir sesle"Evet"der.Sonra ayağa kalkar"Kendisini bulup fiyatı biraz düşürmesini isteyeceğim."Otomobilini Bn.Grim’in evinin önündeki yıkık dökük çürümüş tahta parmaklıkların önüne park eder.Evin çevresini tümüyle yabani otlar kaplamıştır.Kapıya çıkan kadın kısa boylu, beyaz saçlıydı.Yüzündeki hatlar,küçük inatçı görünüşlü çenesine kadar iniyordur.Havanın sıcak olmasına karşın sırtında kalın,yün bir örme hırka vardı.
-"Bay Dill olmalısınız"der".Aaron Hacker buraya gelmekte olduğunuzu telefonda söyledi.İçeri girmez misiniz?"
-Dill,"Dışarısı korkunç derecede sıcak" diye söylenir.
-"Öyleyse içeri girin.Buzluğa biraz limonata koymuştum içeriz."
İçerisi loş ve serindi.Pancurlar kapatılmıştı.Eski tarz geniş koltuklarla döşenmiş büyük bir salona girdiler.Yaşlı kadın ellerini sıkı kenetleyerek sallanan bir sandalyeye oturur.Şişman adam öksürür.
- "Bn. Grim,az önce emlakçınız ile konuştum."
Kadın,"Tümünden haberim var" diye sözünü keser.
-"Aaron fikrimi değiştirebileceğiniz düşüncesi ile sizi buraya yollamakla akılsızlık etmiş.Doğrusunu isterseniz amacımın bu olduğuna da pek emin değilim".
-"Bayan Grim,sizinle biraz konuşabileceğimi sanmıştım."Bn. Grim sallanan sandalyesini gıcırdatarak arkasına yaslanır.
-"Konuşmak için para alınmaz,ne istiyorsanız söyleyin."
-"Evet, haklısınız."Adam beyaz bir mendille yüzünün terini siler.
-"İzin verirseniz anlatayım.Bir iş adamıyım.Bekarım.Uzun yıllar çalıştım ve iyi bir servet yaptım.Artık dinlenmeyi hak ettim.Yaşamımın sonlarını geçirebileceğim sakin bir yer arıyorum.Burayı sevdim. Bir kaç yıl önce Albany’ye giderken buradan geçmiştim.O zaman bir gün buraya yerleşebileceğimi düşünmüştüm.Bugün kasabadan tekrar geçerken,burayı gördüm.Tam istediğim yerdi.”
-"Burayı ben de severim Bay Dill.Böyle oldukça yüksek bir fiyat isteyişimin nedeni de bu zaten."
Dill gözlerini kaldırıp yaşlı kadına bakar.
-"Oldukça yüksek bir fiyat değil mi?Kabul etmelisiniz ki Bn.Grim,bu günlerde böyle bir ev en fazla."
-"Yeter" diye bağırır kadın.
-"Bay Dill bu konuda sizinle kesinlikle tartışmak istemiyorum.Eğer istediğim parayı vermeyecekseniz, üzerinde durmayalım."
- "Fakat, Bn. Grim."
- "İyi günler Bay Dill."
Adamın da aynı şeyleri yapmasını belirten bir tavırla ayağa kalkar.Fakat adam kalkmaz.
-"Bir dakika bayan,delilik olduğunu biliyorum ama,istediğiniz parayı ödeyeceğim."
Yaşlı kadın uzun süre adama bakar.
-"Emin misiniz, Bay Dill?"
-"Kesinlikle,yeterince param var.Eğer evi satmanızın tek yolu buysa,parayı alacaksınız."
Grim hafifçe gülümser.
-"Sanırım limonata iyice soğumuştur.Size getireyim.Siz içerken ben de evi anlatırım."
Kadın elinde tepsi ile geriye döndüğünde Dill yine mendille alnındaki terleri siliyordur.Limonatayı zevkle yudumlamaya başlar.Yaşlı kadın sallanan sandalyesine yaslanırken.
-"Ev."diye söze başlar.1902’den beri aileme aittir.Kasabadaki en sağlam ev olmadığını da biliyorum.Oğlum Michael doğduktan sonra bodrumu su bastı.O günden bu yana da bir türlü kurutamadık.Aaron bazı yerlerin çürüdüğünü de söylüyor.Yine de bu eski evi severim.Bilmem anlatabiliyor muyum?"
- Dill, "Evet" der.
-"Michael 9 yaşında iken babası öldü.Ondan sonra sıkıntılar başladı. Michael belki de benden çok babasını özlüyordu.Çok vahşi ve haşin bir çocuk olmuştu. Liseyi bitirince kasabayı terkedip kente gitti.Çok hırslı bir insandı.Kentte ne yaptığını bilmiyorum.Fakat başarıya ulaşmış olmalıydı.Bana düzenli para gönderirdi."Gözleri nemlenmişti.
"Kendisini 9 yıl görmedim.Dokuz yıl sonra geldiğinde başı dertte idi.Zayıf ve yaşlanmış bir durumda bir gece yarısı çıka geldi.Yanında ufak,siyah bir valizden başka bir şey yoktu.Valizi elinden almak istediğim zaman bana vurdu.Bana, annesine vurdu.Ertesi gün bir kaç saat için evi terketmemi söyledi.Ne yapmak istediğini açıklamadı.Döndüğümde valiz ortadan yok olmuştu.”
Şişman adam gözlerini limonata bardağına dikmiş öylece dinliyordur.
"O gece evimize bir adam geldi.İçeriye nasıl girdiğini bilmiyorum.Michael’ın odasından sesler duydum.Oğlumun içinde bulunduğu tehlikenin ne olduğunu öğrenmek istiyordum.Kapının arkasından dinlemeye çalıştım.Fakat yalnızca bağrışmalar tehditler ve..."Bir an durakladı.Omuzları sarsılıyordu...
"Ve bir silah sesi duydum"diye devam eder.İçeriye girdiğim zaman yatak odasının penceresi açıktı ve yabancı gitmişti.Michael’ımda yerde yatıyordu. Ölmüştü.Tüm bunlar bundan 5 yıl önce oldu.Ondan sonra polis bana olanları anlattı.Michael ve tanımadığım o adam birçok suç işlemişler.Bir sürü yerlerden bir kaç milyon dolar çalmışlar.Michael parayı alıp kaçmış.Parayı bu evde, hala bilemediğim bir yerde saklamıştı.Sonra diğer adam hissesini almak için oğlumu arayıp bulmuştu.Paranın yok olduğunu görünce de oğlumu öldürmüştü."
Başını kaldırıp adama bakar.
"İşte o zaman evimi 750.000 dolara satışa çıkardım.Bir gün oğlumun katilinin döneceğini biliyordum.O bir gün gelip fiyat ne olursa olsun evi almak isteyecekti.Bütün yapacağım,yaşlı bir kadının köhne evine bu kadar çok para vermeye razı olacak adamı buluncaya kadar beklemekti."
Sandalyesini ağır ağır sallıyordu. Dill bardağı yere bırakır,diliyle dudaklarını yalar"Uf" der.Bu limonata çok acı..."Bakışları canlılığını kaybeder,hafif titreme ile başı,omuzunun üzerine cansız düşer..