İçeriğe geç
Perşembe, 24 Eylül 2026 RSS akışı
Yaşam Bu

gülmek:):)

gülmek
gülmek:):)

Bir antropolog bilimsel bir araştırma yapmak için Tibet'de küçük bir köye gider.Bu köydeki mezar taşlarında birbiriyle ilgisiz görünen sayılar görür.48 gibi küçük sayılardan 1980 gibi büyük sayılara kadar envai çeşit sayı vardır.Bunlar doğum-ölüm tarihi ya da yaşama süresi olamaz.Bu sayıların anlamını köyün liderine sorar.Liderin anlattığına göre bu,o köyde kökeni bilinemeyecek kadar eski bir gelenektir.Bir bebek doğduğunda onun için uzun bir ip seçilir.Bebek her içten güldüğünde evebeynleri ipe bir düğüm atarlar.Bu kişi yeterince büyüdüğünde kendi düğümlerini kendi atmaya başlar.Öldüğü zaman düğümler sayılır ve mezar taşına yazılır.''İşte!''der köyün lideri.''Bir insanın güldüğü anlar gerçekten yaşadığı anlardır.''



1800'lerin başında Shelley adlı bir flozof gülmeyi tamamen bırakmazsa insan ırkının gelişemeyeceğini öne sürmüştür. "Gülmenin ve Gülümsemenin Felsefesi" adlı kitabında ise George Vasey gülmenin yüzümüzü buruşturup bizi çirkinleştirdiğini, kalp atışlarımızı ve nefes alma ritmimizi bozduğunu iddia etmiştir.

Vasey'e göre eğer bebekler doğru düzgün davranırlarsa yetişkin olduklarında hiç gülmeyebilirler. Yeni doğduklarında gıdıkladığımız, agucuk yaptığımız için sinir sistemlerinde spazm yaratıp gülmelerine neden oluyoruz. Onlar da bu kötü alışkanlıklarını kendi çocuklarına geçiriyorlar.

Neyse ki mizaha karşı bu olumsuz tutum zaman içinde değişti. Tanınmış filozoflardan biri olan John Dewey oyun oynamanın ve aynı zamanda da ciddi olmanın mümkün, hatta zihin için ideal bir durum olduğunu belirtmiştir.
Buna en klasik örnek Thomas Edison'dur. Yaşamı boyunca 1093 adet patentli ürün yaratan Edison, uzun ve üretken yaşamının sonlarına doğru "hayatta bir gün bile çalışmadım. Hepsi keyiften ibaretti." demiştir.

__________________
gülmek:):) Her bitki bir tohumdan fışkırır. İnsanın hareketleri de düşünce tohumlarından yeşerir.İnsanın karekteri düşüncelerinin ölçüsüdürgülmek:):)