İçeriğe geç
Perşembe, 24 Eylül 2026 RSS akışı
Yaşam Bu

Kırmızı BaşLıkLı kız hikayesini bide Kurttan dinLeyin

Kırmızı Başlıklı Kız" masalını bir de

kurdun ağzından dinleyelim :


Her gün yaptığım gibi ormanı temizlemeye çıkmıştım.

Orman benim evim,

temiz tutmak da benim görevim. Derken bir kız

beliriverdi.

Kırmızı

başlık ve peleriniyle çok şüpheli bir

görünümü vardı. Kimin aklına

gelir bu garip kıyafeti giymek. Bir kurnazlık peşindeydi

mutlaka. Bir

süre dikkatle izledim bu garip kızı. Elinde taşıdığı

üzeri örtülü

sepette kim bilir ne taşıyordu!.. Yürüyüşü bile normal

değildi.


Yanına yaklaşıp ne yaptığını sorunca bana

büyükannesinin evine

gittiğini söyledi ama gel de inan. Yine de bıraktım

peşini

kendi

işime döndüm. Ama aklım o kıza takıldı bir

kere... Bir gidip bakayım

doğru mu söyledikleri dedim kendi kendime; gerçekten

böyle bir

büyükanne var mı? Siz olsaydınız gerçekliğini

kontrol etmek istemez

miydiniz? Orman benim evim. Ben hem ev sahibiyim, hem de

diğer orman sakinlerine karşı sorumluyum.

Neyse uzatmayayım... Gittim, baktım ve gerçekten bir

büyükanne

buldum. Sorduğumda "evet o küçük kız benim torunum" dedi.

Ben

de

sorumlu bir kişi olarak; "bu küçük kız yabancılarla

konuşulmayacağını

öğrenmemiş daha!..." dedim ve anlattım küçük kızla

karşılaşmamı...

Büyükanne de ürperdi ve birlikte küçük kıza bir ders

vermeye karar

verdik. O yatağın altına saklandı, ben Onun geceliğini

giydim,

başlığını taktım ve yatağına yattım. Küçük

kız birazdan içeri girdi.

Seslendi cevap verdim.

Ne şaşkın bir çocuk!.. Beni

büyükannesi

sanıvermişti. Ben benim

büyükannemi değil sesinden, kokusundan bile tanırım

oysa ki. Neyse

bunlar bir şey sayılmaz, daha neler yaptı bilseniz.

Kulaklarımın

niçin büyük olduğunu sordu. Ne ayıp şey hiç

sorulur mu!... Yine de

çocukluğuna verip yumuşak bir sesle cevapladım. "Seni iyi

dinlemek

için"... Ama bu sefer kalkıp da burnumun niçin büyük

olduğunu sormaz

mı!.. Küçük kız hiç mi hiç terbiye almamış. Ben

zaten burnumu

kendime

kompleks haline getirdim, özgüvenim sallantıda. Psikologlar,

estetikçiler... Dünya para harcıyorum ama nafile. Yine

aldırmamaya

çalışırken bu sefer de ağzımın kocaman olduğunu

yüzüme vurmaz mı!

Tabi ki kızdım, siz olsanız kızmaz mıydınız? O

sinirle ayağa fırlayıp

peşinde koşturmaya başladım. Birden ne olsa

beğenirsiniz! Bir kocaman

avcı elinde tüfek kapıdan dalıverdi. Beni "seni hain

kurt,

büyükanneyi yedin değil mi?.." diye

suçlamaz mı !..


Halbuki büyükannenin kılına bile dokunmadım, O da

saklandığı yerden

çıkıp beni korumaya çalışmadı. Malum

yaşlılık,kulakları iyi duymuyor.

Avcı mahkeme yapmadan infaz kararımı verdi. Tabi ben de

adalet

bulamayacağımı, hatta canımı yitireceğimi anlayıp

attım kendimi. Geçirdiğim büyük korkunun

sarsıntısı yetmiyormuş gibi

o gün bu gün ormanda bile yüzümü rahat gösteremez

oldum. Adım

haine

çıktı. Yeter Artık... Ben Suçsuzum...





ACABA HANGİSİ YALAN SÖyLüyO <div>
__________________
DéqéR vermeK SadéCe mateMatiKTé işé yarı0...ßazıLarıNa véRince [TéRs] tépioo[!]