MESCİDİ AKSA’YA SAHİP ÇIKALIM.

Sevgili DOSTLAR,,

Mescidi AKSA şu günlerde zor günler yaşıyor .Orada yaşayan müslüman kardeşlerimiz kendi ibadet  beldesine

giremenin acı hüznünü yaşıyorlar.

O muhteşem beldeleri gidip görüp o hüzünlü Müslüman kardeşlerimizle bizzat görüşerek onların çektiği eziyeti

görmek hep içimizi acıtmıştır.

Ne olur duyarsız kalmayalım Mescidi Aksa için sesimizi duyuralım.

 

Mescid-i Aksa, haritada uzak, oysa gönlüme en yakın peygamberler, evliyalar, enbiyalar diyarı.

Kudüs şehri eşi ve benzeri olmayan, maneviyat dolu bir medeniyet şehridir.Camiler, kiliseler, sinagoglar,mabetler yan yana kurulmuştur.Yeryüzünde en sevilen,görülmeye  en çok arzulanan üç şehirden biridir.Mescid-i Aksa,Peygamber efendimizin gece yolculuğu Miraca yükseldiği maneviyat dolu  kutsal belde.

Her bir karesinde peygamberlerin ve Osmanlı imparatorluğunun savaş verdiği Kudüs sen asla, mahzun kalmamalısın. İnşallah sık, sık ziyaretine gelmeye nasip eder rabbim.Unutulan Kudüs değil unutulmayan Kudüs olsun…

Kubbetüs Sahra: Peygamber efendimiz(s.a.s), Miraca yükseldiği gece yolculuğuna (isra) çıkarken, Cebrail(a.s.) gelir, Kubbetüs Sahradaki, kaya da, peygamberimiz miraca yükselirken, onunla beraber yükselmek ister ancak, Cebrail ( a.s)tarafından  sen olduğun yerde  kal . muallak taşı ismini oradan almıştır.

Mescid-i Aksanın kapısındayız,aksanın on bir kapısı olduğunu öğrendik: rahmet kapısı, tövbe kapısı,esbat kapısı,hıtta kapısı,şerefü-l enbiya kapısı, Kudüsün fethinde Hz.Ömer(r.a.)’in girdiği kapı, nazır kapısı,hadid kapısı,gavanime kapısı, silsile ve sekine kapısı,kainatın kapısı, Altın (nebi) kapı.

İsrail işgal güçleri Filistin’i dört ayrı bölgeye bölmüş:

  • Kudüs
  • Gazze
  • Batı Şeria
  • 1948 toprakları

1948 toprakları, çok üzücü ki burada yaşayan Müslümanlar birbirlerini göremiyorlardı.

Kudüs şehri; Yahudi, Hristiyan ve Müslümanlık olmak üzere üç dininde yaşandığı bir şehirdir.

Aksa’nın giriş kapısındayız İsrail askerleri ellerinde silahlar nöbetteler, tabiki bu tablo çok üzücü, sabah ezanı okunuyordu,Mescid-i Aksaya girişimiz Allahuekber sesleriyle oldu. Herkesin gözü yaşlı hıçkırıklara boğuluyorduk. Karşımızda bütün ihtişamıyla Kubbet-üs Sahra, tüylerimiz diken diken.Aksa’nın meydanı oldukça büyük.Efendimiz, başımızın tacı, kurtarıcımız Peygamberimizin Miraca çıkışının ilk basamağı, göğe en yakın ve maneviyatın doruk noktası.

Hemen karşısında Aksa cami ilk kıblemiz. Aman Allah’ım meydan öylesine büyük ki, belki beş yüz bin kişinin namaz kılacağı alan var. Maalesef birçok kişi Kubbet-üs Sahra’yı, Mescid-i Aksa sanıyorlar.Kubbet-üs Sahra altın renkli sarı kubbe, Mescid-i Aksa kubbesi kurşuni renk .

Sabah namazı için Aksa caminin içindeyiz. İmamın muhteşem  Allahüekber sesiyle secdedeyiz.Allah’ım maşallah ne muhteşem bir ses. Sabah namazını gözyaşlarıyla kıldık cami çıkışında Filistinli Müslümanlar bize ikramda bulunuyorlar kendi yaptıkları sıcak ekmeklerden ikram ediyorlar.Çok duygulandık.

Daha sonra  yolculuğumuz. Eriha  dünyanın en eski şehrine gidiyoruz.Öğlen olmak üzere Kudüs Eriha yolu üzerinde deniz seviyesinin oldukça altında olan bir noktada dayız. Daha sonra Nebi Musa ‘nın türbesini ziyaret edeceğiz.

Kutsal kitabımız Kuran-ı Kerimde sıkça adı geçen Nebi Musa Celalli peygamber, olan Musa peygamberin makamındayız.. Allah’ım bu ne büyük lütuf, sonsuz hamd ve şükür ediyorum.Hemen, hemen birçok ayette Musa Peygamberin, Firavun ve kavmiyle olan mücadelesi aklıma geldi ona olan sevgim daha da artıyor. Hz. Musa, biraz celalli nebi olduğu için Rabbimin, ‘Ey Musa, Firavuna biraz yumuşak söz söyle belki öğüt alır ve korkar.’ nidası aklıma geliyor. Şimdi daha iyi idrak ediyorum.

Peygamber efendimiz, isra gecesi gece yolculuğundan dönerken Musa’yı gördüm  secde halindeydi.Aman Allah’ım tir, tir titriyoruz.

Dünyanın en dip noktası olan Erihadayız.Gerçekten inanılmaz bir gerçek sekiz bin yıllık kent Eriha.Ve Lut gölündeyiz hiçbir canlının yaşamadığı Lut gölü. Ölü göl de diyebiliriz.Zaten baktığınızda göle size bu hissi veriyor. .. Hz.Lut kavminin sapık ve çirkin davranışlarından dolayı çok üzülüyorduHz. Lut sıkıntıdan patlayacak gibi oluyordu.Allah ‘şöyle dua etti, “Rabbim beni ve ailemi bunların elinden kurtar.” Tam bu sırada yanına üç misafir geldi.Bunlar Cebrail, Azrail ve Mikail idi. Bu Allah elçileri kendisine “Ey Lut biz senin rabbinin elçileriyiz onlar asla sana dokunamayacaklar zarar veremeyecekler, gecenin bir kısmında aile efradınla beraber yola çık içinizden (karından başka)hiçbiriniz dönüp arkasına bakmasın (onlara belli etmesin)çünkü ötekilerin başına gelecek olan azap ona (karına ) da gelecektir.Onların mahvedilme zamanı sabah vaktidir. Zaten sabah vakti yakın değilmi dediler.”Hz. Lut meleklerin bu tavsiyeleri doğrultusunda kızlarını yanına alarak gizlice kasabayı terk etti.Şehrin dışına ulaştıklarında çıkan şiddetli rüzgâr yerden aldığı taşları fırlatıyordu.Bu azabın ilk belirtileriydi. Cenabı hak, imansızlık ve ahlaksızlıktaki tavırlarını sürdüren halkın üzerine çamurdan ,dondurulmuş taşlar yağdırıyordu.Böylece Hz. Lut ‘a davetine icabet etmeyen kavmin hepsini Allah helak etmiştir.Büyük duruşma gününde Hz. Lut ‘un sancağı altında mümin olarak kendisi ve kızlarından başka kimse olamayacaktır.

Babil hükümdarı nemrut zamanında Babil in doğu tarafında Dicle ile Fırat nehirleri arasında kalan Harran (Urfa) da bir mağarada dünya ya gelmiş olan Hz.İbrahim Hanif dininin ceddidir..Şimdi Halilürahman kasabasındayız birazdan Hz İbrahim Peygamberin makamında olacağız çok heyecanlıyız, kalbimiz sanki yerinden çıkacak.Yine İsrail işgali altında olan Halilrahman kasabası na geldik Hz: İbrahim Peygamberin bulunduğu Makamda eşi Sare, oğlu Yakup ve Zekeriya ve Yusuf peygamberi ziyaret ediyoruz.

Öylesine maneviyat dolu bir mekândayız ki hiç ayrılmak istemiyoruz.

İbrahim Peygamberin makamında gözyaşlarıyla yattığı sandukaya bakıyoruz ve İbrahim suresi 40.Ayet aklıma geliyor.Okuyorum Ey Rabbim beni ve soyumu namaz kılanlardan eyle duamı kabul eyle.

Vakit tamam veda ediyoruz. Zeytindağındayız ve Kudüs ‘ün panoramik görüntüsü ve Yahudi mezarlığı. Hz.Rabiat-üladiviyye türbesi ve Zeytindağı bulunmaktadır.Makamını ziyaret ediyoruz.Allah tarafından kendisine hikmetler verilen değerli kadın evliya olan Rabia daima kefenini koltuğunun altında bulundurmuş.Namaz kılacağı zaman hep kefenini kullanırmış.

Allah şefaatine nail eylesin.

Şimdi Zetindağındayız bir rivayete göre Hz.İsanın diktiği zeytin ağaçları ikibin yıllık ağaçlar ve hala dimdik.Bu bir mucize diyorum.

Hayretle bakıyorum.

Şimdi Yolculuk Yunus Peygamberin makamını ziyaret edeceğiz.

Kavminin inanmadığına çok üzülen Yunus peygamber in makamındayız balığın karnında kalan yunus peygamberin duasını okuyorum.la ilahe ente subhaneke inni küntü minezzalimin.

Yarın ki yollculumuz, zeytin dağında mescidi bulunan Salmani FARİSİ (r.a) ziyaret edeceğiz.inşallah.

Yine o muhteşem ezan sesi ve sabah ezanı okuyor hoca.Yine huşu ile sabah namazını eda edeceğiz aksa camisinde .Hocanın farz namazını kıldırtan sonra dua ediyor.Amin seslerinin arasında hep birlikte gönülden diliyoruz Mesci-di Aksa cemaatsiz kalmasın.

 

Duasız üşürmüş yürekler,

Yarabbi İlk kıblemiz mesci–di Aksa cemaatsiz kalmasın.Bizlere nasip ettin , gidip görmeyi.

Kutsal beldelere  gitmeyi ,arzulayan   herkese nasip et.

 

Saygılarımla

Canan ERTAN

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  1. Egemen Üzel dedi ki:

    güzelmiş

  2. Şenay Dilekçi.... dedi ki:

    Çok anlamlı .