1. #1

    Yazar : Kayıtsız Üye

    Sponsorlu Bağlantılar

    murat çobanoğlu reyhani atışması

    murat çobanoğlu reyhani atışması bulmam gerekiyor yardım lütfen

    PAYLAŞ

  2. #2

    Yazar : I$ık çevrimdışı

    murat çobanoğlu reyhani atışması Kayıtsız Üye Nickli Üyeden Alıntı murat çobanoğlu reyhani atışması
    murat çobanoğlu reyhani atışması bulmam gerekiyor yardım lütfen
    murat çobanoğlu reyhani atışması
    Murat Çobanoğlu 1940'ta Kars'ın İstasyon mahallesinde doğdu.
    Karapapak Türkleri’nden ve asıl soyadı Çobanlar olan Çobanoğlu’nun annesi Lala (La'li) hanımdır ve babası, Aşık Şenlik'in çıraklarından Aşık Gülistan'dır. Babası Arpaçay'ın Koçköyünden olup 1920'de Kars'a yerleşmiştir.

    Karısının erken ölümü dolayısıyla oğlunu o büyütüp yetiştirdi. İlkokul mezunu olan âşık evli ve dört çocuk babasıdır. Saz çalmaya ve şiir söylemeye 1951 'de gördüğü bir bir rüyada bade içtikten sonra başlamıştır şöyle anlatıyor: "Göç mevsimi yaylaya göçerken susadım. Yol kenarında bulunan çeşmeye su içmeye gittim. Ben oyalanınca göçlerimiz dağı aştı. Akşamın alacakaranlığında uyuyakaldım. İşte o zaman nasibim olan aşıklık ilhamı bana verildi. Sabah, yaylada beni bulamayan babam düşer yollara, beni aramaya. Beni çeşmenin başında uyurken bulunca, aşık olacağımı söyledi. Saz aldı. Saz tutmasını öğretti. O zamandan bu yana saz çalmaya, şiir ve türküler söylemeye başladım." Murat Çobanoğlu 1966 yılından başlayarak sürekli olarak Konya Aşıklar Bayramına katıldı.

    Artvin, Konya, Erzurum ve Mut'ta yapılan yarışmalarda dereceler aldı. Özellikle atışma dalında başarı gösterdi. Sık sık radyoda ve televizyonda -değişik konularda- söyledi. Saza egemenliği, ulusal duygularının güçlülüğü ve kendine özgü sesiyle ilgi çekti. Yurt içinde ve dışında düzenlenen bazı şenliklere katıldı. Aşıklık geleneğinin bir parçası olan türkülü hikayeler anlatma konusunda da başarılı örnekler veren Çobanoğlu, kendi türkülerinin yanısıra usta malı türküleri de genç kuşaklara aktarmaktadır.


    Türkiye’nin her yerinde bilinen, tanınan Çobanoğlu yıllarca radyo programları yaptı. Halk edebiyatı ve aşıklık geleneği üzerine çeşitli seminerler verdi. Şiirleri çeşitli dergilerde yayımlandı. Türkiye dışında, Avrupa’dan İran’a dek birçok ülkede konserler verdi, yarışmalara katıldı. Azeri aşıklardan Elesker ve Gaşem’le karşılaştı. 1971 yılında Kars’ta açtığı, özellikle usta-çırak ilişkinden her alanda aşıklık geleneğinin sürdürülmesinde katkısı anlamında bir okul niteliğinde olan Çobanoğlu Halk Ozanları Kahvesi yörenin aşıklar merkezine dönüştü.

    1965'e kadar Devrani, 1967'ye kadar Yanani, ondan sonra da Çobanoğlu takma adını kullandı. 1968-1987 yılları arasında çıkardığı yirmiye yakın plak ve kaseti vardır. 2 tane de altın plağı bulunmaktadır. Kiziroğlu türküsünü tüm Türkiye’ye tanıtmıştır. Son yıllarında televizyon proglamlarında Karapapak ağzıyla söylediği türküleriyle herkesin beğenisini kazanmıştır. Çobanoğlu’na ilişkin Ali Kafkasyalı’nın hazırladığı Aşık Murat Çobanoğlu, Hayatı-Sanatı-Eserleri (1998) adlı bir kitap bulunmaktadır. 26 Mart 2005 tarihinde Ankara'da vefat etti ve memleketi Kars’ta toprağa verildi. Kars Belediyesi her sene 6-7-8 Mayıs tarihlerinde anısına Murat Çobanoğlu Aşıklar Bayramı düzenlemektedir.


    Sevdiğim yar bana göndermiş name Rüzgar dokunmamış dal ister benden
    Bir lezzet olmasın onun tadında
    Hiç arı görmemiş bal ister benden


    Çobanoğlu'yum ben iz bulabilmem
    Kışın çok ararım yaz bulabilmem
    İnsanlarda doğru söz bulabilmem
    Yalan söylemeyen dil ister benden

    AYRICA 50 KADAR ALBÜM VE 2 ADET ALTIN PLAĞI VARDIR..!


    Bazı kasetleri; ALBÜMLERİ 1 - Ahmet İle Mehmet'In Öyküsü - 1.Kısım (2000)
    2 - Ahmet İle Mehmet'İn Öyküsü - 2.Kısım (2000)
    3 - Aşık Reyhani Atışması (2000)
    4 - Aşık Reyhani Atışması - 2 (2000)
    5 - Bağışla Beni (2002)
    6 - Biri Ana Biri Baba (2000)
    7 - Bu Can Yaralı (2000)
    8 - Cunun İle Dertli Sultan Hikayesi 1 (2002)
    9 - Cunun İle Dertli Sultan Hikayesi 2 (2002)
    10 - Erir Gider (2002)
    11 - İlhami Demir Atışması (2001)
    12 - Kiziroğlu Mustafa Bey (2000)
    13 - Nuri Çırağı Atışması (2000)
    14 - Rüstem Alyansoğlu Atışması (2001)
    15 - Saraç İbrahim İle Lale Sultan Hikayesi 1 (2002)
    16 - Saraç İbrahim İle Lale Sultan Hikayesi 2 (2002)
    17 - Saraç İbrahim İle Lale Sultan Hikayesi 3 (2002)
    18 - Saraç İbrahim İle Lale Sultan Hikayesi 4 (2002)
    19 - Şeref Taşlıova Atışması - 1 (2001)
    20 - Şeref Taşlıova Atışması - 2 (2001)
    21 - Şeref Taşlıova Atışması - 3 (2000)
    22 - Yollar Kocalır (2000)

    Bazı Eserleri;

    İster Benden

    Sevdiğim yar bana göndermiş name
    Rüzgar dokunmamış dal ister benden
    Bir lezzet olmasın onun tadında
    Hiç arı görmemiş bal ister benden


    Ne bir çiçeğim var, ne de bir bağım
    Ne bir sedirim var, ne de konağım
    Ne bir yuvam vardır, ne de otağım
    Al kuşam içinden şal ister benden


    Kaşları kemandır, kirpiği oktur
    Feleğe karşılık oyunum yoktur
    Bir kuzu bulamam koyunum yoktur
    Yine de bir sürü mal ister benden

    Ben bu gidişilen nereye varam
    Derman bulabilmem, yaramı saram
    Ne bir çölüm vardır, ne de bir sahram
    Yine yüce dağdan yol ister benden


    Bu fani dünyada çoktur zararım
    Ne bir kazancım var, ne de bir karım
    Ne bir ağacım var, ne de yaprağım
    Yazın kışın solmaz gül ister benden


    Çobanoğlu'yum ben iz bulabilmem
    Kışın çok ararım yaz bulabilmem
    İnsanlarda doğru söz bulabilmem
    Yalan söylemeyen dil ister benden


    Gör

    İnsan dedikleri duvara benzer
    Hele suvakları dökülsünde gör
    Gördüğün her güzele aldanma
    Saç ağarsın beli bükülsün de gör


    Kara toprak insanları yoğurur
    Vedası geleni bir bir çağırır
    Arkası kuvvetli fazla bağırır
    Dostları yanından çekilsin de gör


    Demek ki dünyada olur dermanın
    Birgün uyanırsın geçmiş zamanın
    Bazı insan der ki ben bir aslanım
    Ezrayıl peşine dakılsın da gör


    Çobanoğlu kulak versen sözüne
    Yazılanlar mutlak gelir yüzüne
    Evde bile karı bakmaz yüzüne
    Hele sırtın yere yıkılsın da gör


    Güvenmem

    Böyle midir dünya senin bütün işlerin
    Var git dünya daha sana güvenmem
    Kâr yerine çoktur bana zararın
    Var git dünya daha sana güvenmem


    Biçare Kerem'i yandırdın nara
    Arzu, Kamber için kaldı avara
    Ferhat az mı külünk vurdu dağlara
    Var git dünya daha sana güvenmem


    Çok yiğidi sen caydırdın ahdından
    Çok güzele ah çektirdin bahtından
    Çok sultanı sen indirdin tahtından
    Var git dünya daha sana güvenmem


    Çobanoğlu arzuhalin bildirdin
    Çok yiğidin gül benzini soldurdun
    Aşıkları gurbet elde öldürdün
    Var git dünya daha sana güvenmem

    Mevlam Emreylese Gökte Güneşe

    Mevlam emreylese gökte güneşe
    Zerresi dünyayı yakar mı yakar
    Kanber Arzu için suda boğuldu
    Mecnunda Leyla'yı yakar mı yakar


    Bir yanı ışıktır bir yan karanlık
    Bazı su durudur bazı bulanık
    Kuşlar havadadır sularda balık
    Ah çekse deryayı yakar mı yakar


    Çalışıyor görür müsün arıyı
    O da sever çiçeklerden sarıyı
    Bir ana kuş görmez ise yavruyu
    Daldaki yuvayı yakar mı yakar


    Dünya aynı yerde durur ha durur
    Güneşin ateşi her yan kurutur
    Esmez ise rüzgar yağmazsa yağmur
    Ekinler tarlayı yakar mı yakar


    Aşık olan kurtulur mu sızıdan
    Ne anladım gönlüm sen bu yazıdan
    Bir koyun ki ayrılırsa kuzudan
    Meleşir yaylayı yakar mı yakar


    Çobanoğlu gündüz olur gecesi
    Ne yandan geliyor bu acı sesi
    Bir evladın olur ise acısı
    Anayı babayı yakar mı yakar


    Öğretmen


    Ana baba gibi emeği vardır
    Ağızdır, lisandır, dildir öğretmen
    Sevgisi, şefkati insana yardır
    Vücuttur kanattır koldur öğretmen


    Talebe okulun yeşil fidanı
    Yanan bir ocağın sönmez dumanı
    Öğretmendir yaraların dermanı
    Arıdır, kovandır, baldır öğretmen


    Öğretmendir bize gösteren yolu
    Odur talebenin kanadı kolu
    Öğretmen hazinedir, doludur dolu
    Yapraktır, ağaçtır, daldır öğretmen


    Öğretmendir fabrikanın temeli
    Öğretmendir bütün dünyanın dili
    Bütün insanlara uzanır eli
    Bize ışık tutan yoldur öğretmen


    Öğretmendir ışık veren dünyaya
    Öğretmendir bizi ***üren aya
    Öğretmenin ilmi benzer deryaya
    Irmaktır denizdir göldür öğretmen


    Sende yetişmiştir nice paşalar
    Öğretmensiz açılır mı kapılar
    Temelinden sağlam olan yapılar
    Çobanoğlu der ki güldür öğretmen

    Eklenmiş Resmin önizlemesi Eklenmiş Resmin önizlemesi -muratcobanogluasikreyhamv0.jpg  
    [SIGPIC][/SIGPIC]
    [FONT=Book Antiqua][COLOR=Olive][B] Cisminin küçüklüğüne bakıpta günahlarını küçük zannetme.[/B][/COLOR][/FONT]

  3. #3

    Yazar : I$ık çevrimdışı

    murat çobanoğlu reyhani atışması

    Lütfeyle halime geçti şu ömrüm
    Yar yüzünü görüp görüp ağlayım
    Nasip eyle eşiğini kapını
    Yüzlerini sürüp sürüp ağlayım


    Reyhani'yim n'olur beni inandır
    Yanarken bir yudum su ver de kandır
    Yalvarırım seher vakti uyandır
    Rüzgarlardan sorup sorup ağlayım


    1932 yılında Hasankale'nin Alvar köyünde doğdu. Asıl adı Yaşar Yılmaz'dır. İran'dan göçen babası önce Kars'a daha sonra Erzurum'a yerleşti. Aşık Reyhani'nin çocukluğu köyünde geçti. Zaman zaman komşu köylere gitme olanağı bulduysa da daha başka yerlere gidemedi. Okuma yazmayı okula gitmeden öğrendi. Sonraki yıllarda ise dışarıdan sınava girerek diploma aldı.

    Küçük yaşlarda köyüne gelen aşıklardan etkilendi. Hem aşıklardan dinleyerek hem de eline geçen kitapları okuyarak birçok halk hikayesini öğrendi. Kendi aşıklığı ve şiir yazmaya başlaması 18 yaşından sonradır.

    Reyhani, rüyasında gördü bir kıza aşık oldu. Kısa bir süre sonra da kızı kaçırdı. Birkaç ay geçmeden evliliği geçimsizliğe ve huzursuzluğa dönüştü. Bunun üzerine karısının ailesi kızlarını alarak başka biriyle evlendirdiler. Aşık Reyhani, bu dönemden sonra Dertli mahlasıyla şiirler yazmaya, türkü söylemeye başladı. Ancak bu mahlası uzun süre kullanmadan, Bayburtlu Aşık Hicrani tarafından Reyhani mahlası verildi.

    Konya Aşıklar Bayramına aralıksız katılan 7 aşıktan biridir. Eski aşıkların dışında, yetiştiği Huzuri Baba, Nihani, Cevlani, Efkari, Murat Çobanoğlu'nun babası Gülistan Çobanoğlu gibi aşıklardan gelenek ve usul öğrendi.

    İran'dan Avrupa'ya birçok ülkede türkü söyleyen Aşık Reyhani, katıldığı yarışmalarda da birçoğu birincilik olmak üzere çeşitli ödüller aldı. 1980'li yılların başında Erzurum'da bulunan Doğu Ozanları Derneğinin başkanlığına getirildi.

    Aşık Reyhani birçok ülkeye konser ve konferanslara katılmak üzere çağrıldı. Ayrıca ABD'nin Michigan Üniversitesinde katıldığı bir konferanstan sonra kendisine fahri öğretmenlik unvanı verildi.

    Şiirleri birçok gazete, dergi ve araştırmada yaralan ve çeşitli radyo ve televizyon programlarına katılan Aşık Reyhani'nin, şiirlerinin bir bölümünü topladığı "Alvarlı Reyhani" (1962), "Böyle Bağlar" (1966), "Kervan" (1988) ve bazı düşünce ve şiirlerinden oluşan "Şu Tepenin Arkasında" adlı kitapları Dilaver Düzgün tarafından hazırlanan "Aşık Yaşar Reyhani", (1997) adlı kitap bulunmaktadır.

    Aşık Reyhani 10 Aralık 2006 tarihinde aramızdan ayrıldı...


    [SIGPIC][/SIGPIC]
    [FONT=Book Antiqua][COLOR=Olive][B] Cisminin küçüklüğüne bakıpta günahlarını küçük zannetme.[/B][/COLOR][/FONT]

  4. #4

    Yazar : Nursena çevrimdışı

    Aşıklar atışır sözler havada uçuşur murat çobanoğlu reyhani atışması


  5. #5

    Yazar : Murat çevrimdışı

    Nerede o reyhani- nihani atışmaları..


  • Bu konuyu beğendiniz mi?

    murat çobanoğlu reyhani atışması

    Güncel Beğeni


    Değerlendirme: Toplam 1 oy almıştır, ortalama Değerlendirmesi 5.00 puandır.

Hızlı Cevap Hızlı Cevap

Türkiyenin güneyinde kalan Deniz hangisidir?

Resim Yükle

 murat çobanoğlu reyhani atışması

reyhani nihani atışması evde murat çobanoğlu reyhani atışması aşık nihani demir ve murat aşık reyhani murat çobanoğlu atışması aşık reyhani nihani baba atışması aşık reyhani ile nihani babanın atışması aşık reyhani reyhani çobanoğlu atışması aik reyhani hekayeler aik reyhani murat çoban oglunun atismasi çobanlar yaylada atışiyor aşık rehanı nıhanı baba atışması reyhani nihani baba atışması aşık nihani demir ve murat çoban aşık reyhani atışmaları

Gizlilik Bildirimi © 2013 yasambu.com All rights reserved.

Bu sitede yer alan yazıların tümü, bilgi edinmek isteyen ziyaretçiler için hazırlanmıştır. Bu bilgiler, hiç bir zaman hastalık ve diğer sorunlara yönelik teşhis ve tedavi amaçlı olarak kullanılmamalıdır. Yazılar, sadece yazarların bilgilerini, deneyimlerini ve fikirlerini aktarmaktadır. İçeriği başkaları tarafından doğru ve geçerli bulunmayabilir. Sitede yer alan yazı ve resimlerin kopyalanması, her türlü kullanımı ve bilgilerin uygulanması sonucu doğan hukuki, ahlaki, mesleki, sağlık ve yaşamsal sorunlar sadece bu eylemi gerçekleştiren kişilerin sorumluluğundadır. Bunlardan dolayı ortaya çıkabilecek hiç bir sorundan site ve yazarları sorumlu kılınamaz