Yılmaz Güney Biyografi-Yılmaz Güney Kimdir?

Konu, 'Önemli Kişilerin Biyografileri' kısmında Almira tarafından paylaşıldı.

  1. A

    Almira Yeni Üye

    Soyadı Pütün olan Yılmaz Güney edebi birikimini artıyordu. Ankara Hukuk Fakültesi'nde okurken yönetmen Atıf Yılmaz ile tanışması da mesleğinde ilerlemesi açısından önemli bir basamağı oluşturur. Atıf Yılmaz'ın desteğiyle sinema çalışmalarına da başlar.

    1959 yılında Atıf Yılmaz tarafından çekilen Bu Vatanın Çocukları ve Alageyik filmlerinin senaryolarını yazar ve aynı zamanda oyuncu olarak katkıda bulunur. Karacaoğlan'ın Karasevdası'nda da yönetmen yardımcılığına kadar yükselir. Yeni Ufuklar ve On Üç gibi dergilere de öyküler yazan Güney bir öyküsünde komünizm propagandası yaptığı gerekçesiyle yargılanır ve 1961 yılında bir buçuk yıl hapis cezasına mahkum olur.



    İki yıl sonra kaldığı yerden işe devam eder. Daha çok ikinci sınıf serüven filmleriyle haşır neşir olur. Bu filmlerde karşımıza çıkan �Anadolu çocuğu� karakterinin ezilen öyküsünü kendisinin yazdığı ve Lütfi Akad'ın yönettiği Hudutların Kanunu adlı filmdeki doğal ve abartısız oyunculuğu gerçeklikten son derece uzak Yeşilçam sinemasında da bir farklılaşmanın başladığının göstergesidir.

    Gerçek anlamda ilk kez 1967'de yönetmen koltuğuna oturan Yılmaz Güney üslubu açısından olumlu tepkiler alır. Hemen ardından Aç Kurtlar ve Bir Çirkin Adam'ı çeker. 1970'e gelindiğindeyse Türk sinemasında önemli bir yere sahip olan Umut adlı film seyirciyle buluşur.

    �Umut' yurtdışında da ilgiyle karşılanır.

    1971 yılında üç filminin birden (Ağıt ancak onun yeteneğini bilenler için tam tersidir.

    1972 yılında siyasi olaylara karıştığı gerekçesiyle tutuklu kalan Güney 1972 yılında Orhan Kemal Roman Ödülü'nü kazanır.

    Tutukluk döneminin bitmesi sonrasında ülkemizdeki �kültür şoku'nun da bir belgesi gibidir. Yılmaz Güney'in Adana'da Endişe adlı filmi çekerken karıştığı bir olay sırasında bir yargıcı vurarak öldürmesi uzun bir hapishane hayatının başlangıcı olacaktır.

    Yine de o sinemadan kopamaz. Senaryolar yazmaya yurtiçinde ve yurtdışında birçok ödül alır. Ökten'in çektiği Düşman'ın ardından Gören'in kamera karşısına geçtiği Yol gelir.

    1981'de cezaevinden yurtdışına kaçmayı başaran Yılmaz Güney ancak film pek ilgi görmez. Ve ertesi yıl kanser nedeniyle yaşama veda eder.

    [​IMG][/url]



    Yılmaz Güney sanatın diğer dallarında verdiği eserleriyle de pek çok kitlenin gönlünde önemli bir yere sahiptir.



    Tütün Zamanı 1979.







    YILMAZ GÜNEY hayatı ve şiirleri



    [​IMG]



    Bir sanatcı olarak ''Yılmaz Güney'' olarak bilinir.Ama asıl adı Yılmaz Putun'dur. 1937 Yılında yaklaşık oniki yılını çeşitli cezaevlerinde geçirdi.Bu oniki yıl içinde ikisi yarı-açık olmak uzere onbeş cezaevi tanıdı.İltica etiği Fransa'nın Paris şehrinde 1984'te vefat etti







    ARKADAŞ





    Olmasın o ta içten

    Gülen gözlerde yaş

    Bir gün gelip ayrılsak da

    Seninle arkadaş



    Bir kıvılcım düşer önce

    Büyür yavaş yavaş

    Bir bakarsın volkan olmuş

    Yanmışsın arkadaş



    Dolduramaz boşluğunu

    Ne ana ne kardaş

    Bu en güzel bu en sıcak

    Duygudur arkadaş



    Ortak olmak her sevince

    Her derde kedere

    Ve yürümek ömür boyu

    Beraberce el ele



    Olmayacak o ta içten

    Gülen gözlerde yaş

    Bir gun gelir ayrılsak da

    Seninle arkadaş





    KENDİM İÇİN YAŞAMIYORUM





    hayatı kendim için yaşamıyorum. ve korkmuyorum

    hiç birşeyden. başıma gelecekleri de biliyorum.

    herşeye rağmen düşmana inat yaşayacağız.

    Yarın bizim çünkü...





    BİR GÜN





    Hangi zorluğu

    yenmemiş insanoğlu.

    Hele taşıyorsa içinde

    bu insanca sevgiyi.

    Güzel günler

    zorlu duraklardan

    geçer sevdiğim.

    Damla damla

    birikiyor insan.

    Damla damla sevgili...

    Bir gün

    akıp gideceğiz hayata.

    Duvarlar yıkılacak

    açılacak bütün kapılar

    bilesin.

    Benim yüreğim

    sensin şimdi

    seni vurur durur...

    Ve yine damla damla

    çoğalıyorsun içimde.





    KÖPRÜ





    Sevgili

    yetmiyor 'sevgili' sözü

    tek başına. Karşılamıyor

    içimi dolduran duyguyu.

    Oysa ben 'sevgili'

    derken neler

    düşünüyorum bilsen.

    Sonsuz bir güneş

    bir yudum rakı

    çiçeğe durmuş ince bir

    bahar dalı

    oğlumun sıcak yanağı

    anamın acılı gözleri

    babamın tütün kokan eli

    evimizdeki kuş

    yarının güzel günleri.

    Anlatılması güç binlerce

    duygu ve sen...

    İşte sen

    beni hayata bağlayan

    en güzel köprüsün;

    köprülerin en güzelisin.

    Sevgilim... Güzelim...

    İnsanı yaşatan

    içimizdeki hayat böceğidir.

    O ölürse

    hayatımızın da tadı biter.

    O sakın ölmesin

    yaşat onu.





    CANIM





    Canım yüreğim

    Bu duvarlar bizi ayırmaya yetmez bilesin

    Bu kapılar bu demir parmaklıklar hava inan

    Bazen bir yumrukta yıkacak kadar güçlü

    Bazen bir serçe kadar güçsüzsem bir nedeni vardır

    hangi zorluğu yenmemiş insanoğlu

    Hele taşıyorsa içinde bu insanca sevgiyi





    BU ALEMDE KRAL TANIMAM





    Sen hiç ölümün gölgesinde özgürlüğü yaşadın mı

    Bir garibanın elinden tutup da hiç kadere rest çektin mi

    Alçağın adisine ispiyoncusuna kurşun yağdırdın mı

    Dedim ya gülüm ben bu alemde kral tanımam



    Sen zevkini sefanı sürerken ben hayat okulunu okuyordum

    Sen elin cilalı mermer taşlarında kibar beylerle dans ederken

    Ben hergün azraille dans ediyordum

    Dedim ya gülüm ben bu alemde kral tanımam



    Sen sıcak yatağında rahat uyurken

    Ben ise parçalanmış vücudumun acısıyla mahkeme duvarlarına

    Yaslanmış gelmeyi bilmeyen karanlığı bekliyordum

    Dedim ya gülüm ben bu alemde kral tanımam



    İdam sehpasında bir mahkum yaşamayı ne kadar çok istiyorsa

    Ben de seni o kadar çok seviyorum...

    Aşıma katmadım haram güzel çirkin aramam

    Yanlış yapanı tanımam... Bu senin için de geçerlidir gülüm

    Dedim ya gülüm ben bu alemde kral tanımam...





    Canim Yüregim...





    Bu duvarlar yetmiyor bizi ayirmaya bilesin...

    Bu parmakliklar inan...

    Bazen bir yumrukta yikacak kadar güçlü

    Bazen bir serçe kadar güçsüzsem bir nedeni vardir...

    Hangi zorlugu yenmemis insanoglu.

    Hele tasiyorsa içinde bu insanca sevgiyi.

    Güzel günler zorlu duraklardan geçer sevdigim.

    Damla damla birikiyor insan. Damla damla sevgili...

    Bir gün akip gidecegiz hayata...

    Duvarlar yikilacak açilacak bütün kapilar bilesin.

    Benim yüregim sensin simdi seni vurur durur...

    Ve yine damla damla çogaliyorsun içimde.







    Eskiden Bilmezdim Yalnizligi





    Eskiden bilmezdim yalnizligi

    Bir agaç nasil yalniz degilse ormaninda

    Bir çiçek kendi dalinda

    Eskiden bilmezdim yalnizligi



    Yalnizligin içinde

    Simdi yalniz yalniz miyim

    Kopuk muyum dalimdan

    Uzaginda mi kaldim ormanin







    Hayat Bize Mutlu Olma Sansi Vermedi





    Hayat bize mutlu olma sansi

    vermedi

    Biz kendimizden baska

    Herkesin üzüntüsünü

    Üzüntümüz

    Acisini acimiz yaptik.

    Çünkü Dünya'nin öbür ucunda

    Hiç tanimadigimiz bir insanin

    Gözyasi bile içimizi parçaladi...

    Kedilere agladik

    Kuslarin yasini tuttuk.

    Yüregimizin yufkaligi

    Kimi zaman hayat karsisinda

    Bizi zayif yapti.

    Aslinda ne güzel seydir

    Insanin insana yanmasi

    Sevgili...

    Ne güzeldir bilmedigin birinin

    derdine üzülmek ve çare aramak.

    Ben bütün hayatimda hep

    Üzüldüm hep yandim..

    Yasamak ne güzeldir be sevgili

    Sevinerek

    Düsünerek...

    ve o vazgeçilmez sancilarini

    Duyarak hayatin
     
  2. H

    Hoca Yeni Üye

    sinema tarihimizin en büyük ismidir. bugün dahi konuşulurken çekinilen birçok konuyu filmlerinde toplumsal gerçekçi bir bakış açısıyla işlemiştir. aynı zamanda iyi bir yazar,şairdir.
     
Kutucuğu Tıklayın:
Taslak kaydedildi Taslak silindi
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş