Yahya Kemal Beyatlının Vatan Şiirleri

Konu, 'Şarkı Sözleri' kısmında dilek öğretmen tarafından paylaşıldı.

  1. d

    dilek öğretmen Yeni Üye

    Vatan Aşkını Dilen Getiren Şiirler Yahya Kemal Beyatlı
    Yahya Kemal Beyatlı Vatan Hakkında Şiirleri

    Vatan aşkı bazıları için ekmek su gibidir, İşte Vatanı için yüreği çarpan bir yiğit ve destansı şiirleri.
    [​IMG]
    AKINCI


    Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik;
    Bin atlı o gün dev gibi bir orduyu yendik!



    Ak tolgalı beylerbeyi haykırdı: İlerle!
    Bir yaz günü geçtik Tuna' dan kafilelerle..



    Şimşek gibi bir semte atıldık yedi koldan.
    Şimşek gibi Türk atlarının geçtiği yoldan.



    Bir gün dolu dizgin boşanan atlarımızla,
    Yerden yedi kat arşa kanatlandık o hızla..



    Cennette bugün gülleri açmış görürüz de,
    Hâlâ o kızıl hâtıra titrer gözümüzde!



    Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik,
    Bin atlı o gün dev gibi bir orduyu yendik!


    YAHYA KEMAL BEYATLI

    AÇIK DENiZ

    Balkan şehirlerinde geçerken çocukluğum;
    Her lâhza bir alev gibi hasretti duyduğum.
    Kalbimde vardı “Byron”u bedbaht eden melâl!
    Gezdim o yaşta dağları, hulyâm içinde lâl,
    Aldım Rakofça kırlarının hür havâsını,
    Duydum akıncı cedlerimin ihtirâsını,
    Her yaz, şimâle doğru asırlarca bir koşu…
    Bağrımda bir akis gibi kalmış uğultulu…
    Mağlûpken ordu, yaslı dururken bütün vatan,

    Rüyâma girdi her gece bir fâtihâne zan.
    Hicretlerin bakıyyesi hicranlı duygular,
    Mahzun hudutların ötesinden akan sular,
    Gönlümde hep o zanla berâber çağıldadı,
    Bildim nedir ufuktaki sonsuzluğun tadı!
    Bir gün dedim ki istemem artık ne yer ne yâr!
    Çıktım sürekli gurbete, gezdim diyar diyar;
    Gittim o son diyâra ki serhaddidir yerin,
    Hâlâ dilimdedir tuzu engin denizlerin!

    Garbin ucunda, son kıyıdan en gürültülü
    Bir med zamânı, gökyüzü kurşunla örtülü,
    Gördüm deniz dedikleri bin başlı ejderi;
    Gördüm güzel vücûdunu zümrütliyen deri
    Keskin bir ürperişle kımıldandı anbean;
    Baktım ve anladım ki o ejderdi canlanan.
    Sonsuz ufuktan âh o ne coşkun gelişti o!
    Birden nasıl toparlanarak kükremişti o!
    Yelken, vapur, ne varsa kaçışmış limanlara,
    Yalnız onundu koskoca meydan ve manzara!
    Yalnız o kalmış ortada, âsi ve bağrı hûn,
    Bin mağra ağzı açmış, ulurken uzun uzun,
    Sezdim bir âşinâ gibi, heybetli hüznünü!

    Rûhunla karşı karşıya kaldım o med günü,
    Şekvânı dinledim, ezelî muztarip deniz!
    Duydum ki rûhumuzla bu gurbette sendeniz,
    Dindirmez anladım bunu hiçbir güzel kıyı;
    Bir bitmeyen susuzluğa benzer bu ağrıyı.

    MOHAÇ TÜRKÜSÜ


    Bizdik o hücumun bütün aşkiyle kanatlı;
    Bizdik o sabah ilk atılan safta yüz atlı.



    Uçtuk Mohaç ufkunda görünmek hevesiyle,
    Canlandı o meşhur ova at kişnemesiyle,



    Fethin daha bir ülkeyi parlattığı gündü,
    Biz uğruna can verdiğimiz yerde göründü.



    Gül yüzlü bir âfetti ki her bûsesi lâle;
    Girdik zaferin koynuna, kandık o visâle.



    Dünyaya vedâ ettik, atıldık dolu dizgin;
    En son koşumuzdur bu! Asırlarca bilinsin!



    Bir bir açılırken göğe son def'a yarıştık,
    Allah'a giden yolda meleklerle karıştık.



    Geçtik hepimiz dört nala cennet kapısından;
    Gördük ebedî cedleri bir anda yakından!



    Bir bahçedeyiz şimdi şehitlerle beraber;
    Bizler gibi ölmüş o yiğitlerle beraber.



    Lâkin kalacak doğduğumuz toprağa bizden,
    Şimşek gibi bir hatıra, nal seslerimizden!


    YAHYA KEMAL BEYATLI


    İSTANBUL’UN FETHİNİ GÖREN ÜSKÜDAR

    Üsküdar, bir ulu rü’yayı görenler şehri!
    Seni gıpta ile hatırlar vatanın her şehri.

    Hepsi der: “Hangi şehir görmüş onun gördüğünü?
    Bizim İstanbul’u fethettiğimiz mutlu günü!”

    Elli üç gün en mehâbetli temâşâ idi o!
    Sanki halkın uyanık gördüğü rü’yâ idi o!

    Şimdi beş yüz sene geçmiş o büyük hatırâdan;
    Eli üç günde o hengâme görülmüş buradan;

    Canlanır levhası hâlâ beşer ettikçe hayâl;
    O zaman ortada, her saniye gerçek bir hâl.

    Gürlemiş Topkapı’dan bir yeni şiddetle daha
    Şanlı nâmıyle ‘Büyük Top’ denilen ejderha.

    Sarfedilmiş nice kol kuvveti gündüz ve gece,
    Karadan sevk edilen yüz gemi geçmiş Halic’e;

    Son günün cengi olurken ne şafakmış o şafak,
    Üsküdar, gözleri dolmuş, tepelerden bakarak,

    Görmüş İstanbul’a yüzbin meleğin uçtuğunu;
    Saklamış durmuş asırlarca hayâlinde bunu.
     
  2. Murat

    Murat Yönetici

    Yahya Kemal ve Şiirleri çok etkileyiciler.
     
Kutucuğu Tıklayın:
Taslak kaydedildi Taslak silindi
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş