“Uzun-Kısa” adlı parmak oyunu; “Kelebeğin Oluşumu” adlı drama

Konu, 'Eğitim ve Kadın' kısmında dilayim tarafından paylaşıldı.

  1. dilayim

    dilayim Bölüm Yöneticisi

    Serbest Zaman- Türkçe:


    Öğretmen nesnelerin bir uzun ve bir kısa hallerini masanın üzerine hazırlar. Öğrencilerin dikkatini masaya çekerek aralarında ne gibi farklar olduğunu sorar. Öğrencilerin sıralanan nesneler arasındaki farkı bulmaları için oturup kalkar, “Kısa oldum. Uzun oldum.” der. Nesnelerin ilk dört tanesinin yerini değiştirerek (İki kısayı yan yana koyabilir.) öğrencilerden diğerleri gibi uzun-kısa olacak şekilde düzenlemelerini ister.

    “Uzun-Kısa” adlı parmak oyunu oynanır.


    Uzun-Kısa

    Çevremizdeki yavrular kısa, anneler uzun (Oturulur kalkılır.)

    Parmaklar kısa, kollar uzun (Parmak ve kol gösterilir.)

    Eğer uzun ve kısalar yer değiştirse idi,

    Yavrular uzun, anneler kısa olsaydı,

    Anneler yavrularına nasıl bakardı?

    Ayaklarında “Eee, eee” diye sallardı? (Ayakta sallama hareketi yapılır.)

    Kısacık kollarıyla onları nasıl kucaklar?

    Hop hop, diye oynardı. (Hoplatma hareketi yapılır.) (N.Şirin)


    Drama:


    “Kelebeğin Oluşumu” adlı drama öğrencilerle birlikte sınıfın uygun bir yerinde uygulanır.

    Bizler minik kelebek yumurtalarıyız. Yumurtanın içinde bekliyoruz, bekliyoruz (Yere oturularak uyuma öykünmesi yapılır.)

    Şimdi yumurtadan çıkma vaktimiz geldi. Kabuğumuzu yırttık. Tırtıl olduk. Biraz boyumuz uzadı.

    Şimdi uzun bir dut ağacının taze yapraklarının olduğu yere tırmanıyoruz. Tırmandık tırmandık. Of! Ağacın boyu çok uzunmuş. Şimdi kırt kırt kırt diyerek dut yapraklarından yiyoruz. (Yeme öykünmesi yapılır.) Rüzgâr esti. Vuuuu, yere düştük. Şimdi yeniden uzun dut ağacına tırmanmamız gerekecek, tırmandık tırmandık. Oh! Sonunda dut ağacına ulaştık, ağacın kısa kısa dalları var. Bizler oraları tercih ediyoruz. Çünkü uzun dallarına ulaşmak çok yorucu.

    Şimdi artık büyüdük pupa olma vaktimi geldi. Etrafımıza koza örüyoruz. (Döne döne örülür.) İçinde uzun uzun uyuyoruz. (Uyuma öykünmesi yapılır.) Şimdi kozamızı yırtma vakti geldi. Biraz zorlanıyoruz. Aaa! Kanatlarımız daha önce yoktu. Nasıl oldu da kanatlandık anlayamadık. Ama şimdi özgürce uçabileceğiz. (Uçma öykünmesi yapılır.) (N.Şirin)
     
Kutucuğu Tıklayın:
Taslak kaydedildi Taslak silindi
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş