Uygurlarda Mimarlık Sanatının Özellikleri Nedir?

Konu, 'Türk ve Dünya Tarihi' kısmında NILDEMİR tarafından paylaşıldı.

  1. N

    NILDEMİR Yeni Üye

    Uygurlarda Mimarlık Sanatının Özellikleri Nedir - Uygurlar Döneminde Mimarlık Sanatı,Uygurlarda mimarlık sanatı nasıl yapılırdı,Uygurlarda Mimarlık Sanatının Özellikleri , Uygurlar Döneminde Mimarlık Sanatı,


    Maniheist mabetler, kubbe ve köşe tromplariyle İran âteşgâhları biçiminde yapılıyordu Hoço
     
  2. Murat

    Murat Yönetici

    Uygurlarda Mimarlık Sanatının Özellikleri Nedir - Uygurlar Döneminde Mimarlık Sanatı,Uygurlarda mimarlık sanatı nasıl yapılırdı,Uygurlarda Mimarlık Sanatının Özellikleri , Uygurlar Döneminde Mimarlık Sanatı,


    Maniheist mabetler, kubbe ve köşe tromplariyle İran âteşgâhları biçiminde yapılıyordu Hoço’da bir saray harabesinde tonozlu ve kubbeli kısımlar görülür Duvarlar, yontulmamış taşlardan harçla örülmüştür Sirkip’de kule bi*çimde bir yapı nişler içersinde Buda figürleriyle bir Hint stupasından başka bir şey değildir Buda ve Mani dinleri gibi Hint ve İran mimarî şekilleri de yan yanadır Hoço yakınında bulunan kubbeli yapılar mezar anıtlarıdır Kubbe İran’dan gelmiş olabilir, fakat bu zamanlarda İran’da mezar yapısı yoktur Zerdüşt dininde ölülerin gömülmesi düşünülemiyeceğinden mezar fikri doğmamış*tır Uygurlar bu kuleli mezar yapılariyle ilk türbeleri meydana getirmiş oluyorlar Komul civarında lli-Köl’de, mâbet olması gerekli diğer bir kubbeli yapıda tromp yeri*ne köşeye ilk defa bir üçgen konulmuştur ki, bu İran’da bilinmeyen bir şeydir Halbuki, Türk Üçgenleri sonra Selçuklu ve Osmanlı mimarisinde ehemmiyetli bir rol oynamıştır

    Uygurlar umumiyetle iki kanatlı kapı ile açılan ve küçük bir evcik şeklinde giriş yeri olan, yarı yükseklikte duvarla çevrili evlerde oturuyorlardı Evler yarım metre yüksek bir tuğla Duvar üzerinde yükseliyor, uzun kenarın ortasında bir merdiven yukarı ***ürüyordu Asıl ev çok defa tek katlı, duvarlar masif örgülü, pencereler ilk zamanlarda yuvarlak kemerli, sonraları dört köşeli idi Bayramlarda evin dört köşe*sine dışarıdan kızıl-kahverengi perdeler konuluyor, bunlar duvar köşelerinde topla*nıp, düğümleniyordu Çin evlerini andıran ağır, kiremitli, dik sırtlı çatının iki ucu bir kuş (belki föniks, ateş kuşu) biçiminde nihayetleniyordu Çin’de, bu ejder başıdır Dik sırtın ortasında Çin’deki gibi çok defa alev şeklinde inciden bir nazarlık yükse*liyordu Çatı süslü ve kırmızı renkli idi, fakat Çin’deki gibi ağır dekorlarla yüklenmemişti Bir üst kat yapılırsa, bu, çok defa hafif korkuluklarla pavyon biçiminde olu*yordu Çevre duvarları ile ev arasında ağaçlarla bahçe, binek ve yük hayvanları için yer bulunuyordu Doğu Türkistan, eski Uygur ülkesinde kayalara oyulmuş bin*lerce mâbet vardır Bunların duvarları ve tavanı fresklerle süslü İdi Fresklerden ço*ğu Alman Turfan araştırıcıları tarafından sökülerek Berlin Etnoğrafya Müzesi’nde duvarlara yerleştirilmişti Son harpte bunların büyük bir kısmı yok olmuş, fakat ki*taplarda resimleri kalmıştır Fresklerin konusu esas itibariyle Budizm’dir Buda MÖ 560 yıllarında Hindistan’da yeni dinini yaymıştır
     
Kutucuğu Tıklayın:
Taslak kaydedildi Taslak silindi
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş