Televizyon Oyunu ve Çizgi Adam

Konu, 'Eğitim ve Kadın' kısmında Hayal Gemisi tarafından paylaşıldı.

  1. Hayal Gemisi

    Hayal Gemisi Yeni Üye

    Serbest Zaman- Sanat:


    Öğrenciler güler yüzle karşılanır. Çocuklar ilgi köşelerine yönlendirilir. Çocuklar köşelerde oynarken öğretmen köşeleri ziyaret ederek çocukların neler yaptıkları ile ilgili düşüncelerini anlatmalarını sağlar. Her bir çocuğa tek başına neler yapabildiğini, onay sözleriyle farkettirir. “Aferin, sen çok güzel bir ev yapmışsın. Kuklaları ne güzel konuşturuyorsun.” gibi sözlerle çocukların tek başlarına neler yapabildiklerini fark etmelerini sağlar. Süre bitiminde dikkat çekici bir yönlendirme ile çocukların sınıfı toplamalarını sağlar. Öğretmen çocukları masalara alarak tuz seramiği dağıtır. Çocuklara istedikleri figürleri çalışmalarını söyler.

    Çalışması biten çocuğa ne yaptığını sorar ve çocuğun bunu tek başına yapabildiğini vurgular.


    Drama- Oyun ve Hareket:


    “Televizyon” adlı oyun oynanır. Çocuklar televizyon olurlar. Öğretmen ise kumandayı eline alarak kanalları açma öykünmesi yapar. Öğretmen “Açtığım kanalda yüzme yarışması var.” dediğinde çocuklar yüzme öykünmesi, “Yemek yiyorlar,” dediğinde yemek yeme öykünmesi yaparlar. Çocuklardan da istekli olanlara televizyonu kumanda etme görevi verilir. Televizyon kumandası kimin elinde olursa onun istediği hareketler grupla tekrarlanır.


    Türkçe:


    Öğretmen hikâye anlatımı sırasında tahta veya oyun hamuru kullanır (baş, kollar, bacaklar vb göstermek için). Çocuklar köşelerde oynuyorlarken içlerinden birisi çizgi adam yapmak istemiş. Sınıfın tahtasına kocaman bir baş çizmiş. (Tahtaya bir çember çizilir.) Aklına o sırada başka bir oyun oynamak gelmiş. Gövde çizimini tamamlamadan diğer oyuna geçmiş. Adamın kafası varmış ama gövdesi, kolları ve ayakları yokmuş.Başka bir çocuk adamın başını görünce onun gövdesini ve kollarını yapmak istemiş. Fakat sadece bir tane kol yapmış (Tek kol çizilir). Onun da dikkatini başka bir oyuncak çekmiş. Daha sonra başka bir çocuk tek kollu adama bir bacak eklemiş. Bu çizgi adam kocaman kafalı, tek kollu ve tek bacaklıymış.Çizgi adam tek bacağı ile yürümeyi bile başaramıyormuş. Elleri ile tutmaya çalışsa tek eli ile hiçbir şeyi yakalayamıyormuş. Gözleri de yokmuş. Bu duruma çok üzülüyormuş. Gözleri olmadığı için ağlamak istese ağlayamaz, konuşmak istese bile konuşamazmış. Çünkü ağzı da yokmuş. (Öğretmen anlatım sırasında tek kolla yakalama, tek ayakla yürüme çalışmaları yaparak somutlaştırır.) Sonra başka bir çocuk masanın yanından geçerken yarım bırakılmış çizgi adamı görmüş. Onu tamamlamak istemiş. Bütün eksik yanlarını bitirmiş. Çizgi adam çok mutlu olmuş. Fakat bir adı yokmuş. Bizlerden adını koymamızı istemiş.”

    Çocuklarla birlikte çizgi adama isim koyulur.Çocuklarla başladığımız faaliyeti bitirebilme yeteneğine sahip olduğumuz üzerine konuşulur.
     
Kutucuğu Tıklayın:
Taslak kaydedildi Taslak silindi
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş