“Sevimli Yüzler” ikindi kahvaltımız; “Doğum Günü Pastası” adlı drama

Konu, 'Eğitim Öğretim' kısmında Hayal Gemisi tarafından paylaşıldı.

  1. Hayal Gemisi

    Hayal Gemisi Yeni Üye

    Serbest Zaman- Sanat:


    Çocukların evlerinden getirdikleri tabak, çatal ve kaşıklarla mutfak köşesi oluşturulur. Tabak ve kaşıkların şekilleri, kullanım alanları üzerine sohbet edilir. Çocuklar köşelere yönlendirilir.

    Serbestçe oynamalarına olanak tanınarak gözlem dosyalarının doldurulması için gözlem yapılır. Süre bitiminde etkinlik köşeleri müzik eşliğinde düzenlenir. Çocuklara getirdikleri tabaklara “Sevimli Yüzler” yapılacağı söylenerek sanat etkinliği başlangıcında ellerin yıkanması gerektiği söylenir.

    Haşlanmış patatesler ezilir. Küçük bir kâseye patates ezmesi konulur. Çocukların getirdiği tabakların kâse ters çevrilerek patates ezmesi çıkarılır. Çocuklar zeytinden gözler, domatesten dudaklar, maydanozdan saçlar yapmaları için yönlendirilir. Hazırlanan “Sevimli Yüzler” ikindi kahvaltısında yenilir.

    Etkinliğin sonunda ellerin yıkanması gerektiği hatırlatılır.


    Türkçe;Drama


    “Doğum Günü Pastası” adlı drama öğretmenin yönlendirmesiyle yapılır. Öğretmen cümleleri söyledikçe cümlelere uygun hareketleri yapılır.

    “Esen’in doğum günü olduğu için ona sürpriz pasta hazırlıyoruz. Önce ellerimizi yıkadık. Tabağın içine yumurtayı kırdık. Şekeri döktük. Unu tabağa boşalttık. Yağı döktük, karıştırdık karıştırdık (Eller belde olarak dönülür.). Hamuru tepsiye boşalt- tık. Tepsimizi fırına sürdük. Bekledik bekledik, pastamız kocaman kabardı. Pastamız çok güzel pişti. Şimdi kremasını üzerine güzelce sürdük. Pastamızın neyi eksik? Mumu eksik. Bir mum, iki mum, üç mum ve dört mum koyduk. Şimdi yaktık hüüf! Hep beraber söndürdük. Ama şimdi sönmedi. Daha fazla, daha fazla üfleyelim. İyi ki doğdun Esen! (Alkışlanır.)” (N.Şirin)


    Kaşık, çatal ve tabağın öyküsü gerçek nesneler (üzerlerine kaş ve göz çizerek) kullanarak anlatılır.

    “Kaşık, çatal ve tabak hep beraber dükkanın vitrininde bütün gün duruyorlarmış. Orada canları çok sıkılıyormuş. Gece olunca birbirlerine vurarak “Dink, donk, dunk!” diye sesler çıkarıyorlarmış. Ama hala canları sıkılmaya devam ediyormuş. Bir gün bir insan onları alarak evine götürmüş. Tabağın içine sıcak sıcak bir şeyler koymuş. Minik bir çocuk tabağın içindekini kaşıkla ve çatal yardımıyla yiyormuş. “Mmm! Eline sağlık anneciğim çok güzel olmuş.” diyormuş. Kaşık, tabak ve çatalın artık canları hiç sıkılmıyormuş. Çocuk yemeklerini bitirdikçe mutlu olyorlarmış. Çocuk yemeğin hepsini bitirince ağzını peçeteyle siliyor. Elini muslukta yıkıyormuş. Ama bir şeyi her zaman unutuyormuş.” (Yıkadıktan sonra elini kurulamayı) (N.Şirin)


    Çocuklara hikâyedeki çocuğun neyi unuttuğu sorularak konu hakkında fikir üretmeleri sağlanır. Hayvan sesleri taklit edilerek herkesin bir sesi olduğu hakkında konuşulur. Alkışla ritim tutularak eski öğrenilen şarkılar tekrar edilir.
     
Kutucuğu Tıklayın:
Taslak kaydedildi Taslak silindi

Sayfayı Paylaş