Şair Arif Nihat Asya Peygamberimize Naat

Konu, 'İlahiler' kısmında Abdullah Bin Murat tarafından paylaşıldı.

  1. Abdullah Bin Murat

    Abdullah Bin Murat Yeni Üye

    Arif Nihat Asya Peygamberimize Naat
    Peygamberimize Naat Arif Nihat Asya

    [​IMG]

    NAAT

    Seccaden kumlardı...

    Devirlerden diyarlardan

    Gelip göklerden buluşan

    Ezanların vardı.



    Mescit mü'min, minber mü'min...

    Taşardı kubbelerden tekbîri

    Dolardı kubbelere "âmin".



    Ve mübarek geceler, dualarımız,

    Geri gelmeyen dualardı..

    Geceler ki, pırıl pırıl

    Kandillerin yanardı!



    Kapına gelenler, yâ Muhammed.

    -Uzaktan yakından-

    Mü'min döndüler kapından!



    Besmele ekmeğimizin bereketiydi

    İki dünyada aziz ümmet,

    Muhammed ümmetiydi.



    Konsun -yine- pervazlara

    Güvercinler;

    "Hû hû" lara karışsın

    Âminler...

    Mübârek akşamdır;

    Gelin ey Fâtiha'lar, Yâ-sin'ler!



    Şimdi Seni ananlar,

    Anıyor ağlar gibi...

    Ey yetimler yetimi,

    Ey garipler garibi;

    Düşkünlerin kanadıydın,

    Yoksulların sahibi...

    Nerde kaldın ey Rasul,

    Nerde kaldın ey Nebî?



    Günler ne günlerdi yâ Muhammed;

    Çağlar ne çağlardı:

    Daha dünyaya gelmeden

    Mü'minlerin vardı...

    Ve bir gün, ki gaflet

    Çöller kadardı.



    Halime'nin kucağında

    Abdullah'ın yetimi,

    Âmine'nin emaneti ağlardı!



    Hadîce'nin koncası,

    Âişe'nin gülüydün.

    Ümmetinin gözbebeği,

    Göklerin Rasulüydün...

    Elçi geldin, elçiler gönderdin...

    Ruhunu ALLAH'a,

    Elini ümmetine verdin.

    Beşiğin, yurdun, yuvan

    Mekke'de bunalırsan

    Medine'ye göçerdin.



    Biz bu dünyadan

    Nereye göçelim, yâ Muhammed?

    Yeryüzünde riya, inkâr, hıyanet

    Altın devrini yaşıyor...

    Diller, sayfalar, satırlar

    (Ebû Leheb öldü.) diyorlar:



    Ebû Leheb ölmedi, yâ Muhammed

    Ebû Cehil, kıtalar dolaşıyor!



    Neler duydu şu dünyada

    Mevlid'ine hayran kulaklarımız

    Ne adlar ezberledi, ey Nebî,

    Adına alışkın dudaklarımız!

    Artık yolunu bilmiyor;

    Artık yolunu unuttu

    Ayaklarımız!

    Kâbe'ne siyahlar

    Yakışmamıştır, yâ Muhammed,

    Bugünkü kadar!



    Haset gururla savaşta;

    Gurur, Kafdağı'nda derebeyi...



    Onu da yaralarlar kanadından,

    Gelse bir şefkat meleği...

    İyiliğin türbesine

    Türbedâr oldu iyi!



    Vicdanlar sakat

    Çıkmadan yâ Muhammed yarına!

    İyilikler getir, güzellikler getir

    Âdem oğullarına...



    Şu gördüğün duvarlar ki

    Kimi Tâif'tir, kimi Hayber'dir;

    Fethedemedik, yâ Muhammed,

    Senelerdir...



    Ne doğruluk, ne doğru;

    Ne iyilik, ne iyi...

    Bahçende en güzel dal,

    Unuttu yemiş vermeyi...

    Günahın kursağında

    Haramların peteği...



    Bayram yaptı yabanlar:

    Semâve'yi boşaltıp

    Sâve'yi dolduranlar...

    Atını hendeklerden -bir atlayışla-

    Aşırdı aşıranlar...

    Ağlasın Yesrib,

    Ağlasın Selman'lar!



    Gözleri perdeleyen toprak,

    Yüzlere serptiğin topraktı...

    Yere dökülmeyecekti ey Nebî,

    Yabanların gözünde kalacaktı!



    Konsun yine pervazlara

    Güvercinler;

    "Hû hû" lara karışsın

    Âminler...

    Mübârek akşamdır;

    Gelin ey Fâtiha'lar, Yâ-sin'ler!



    Ne oldu, ey bulut,

    Gölgelediğin başlar?

    Hatırında mı, ey yol,

    Bir aziz yolcuyla

    Aşarak dağlar taşlar,

    Kafile kafile, kervan kervan

    Şimale giden yoldaşlar?




    Uçsuz bucaksız çöllerde,

    Yine, izler gelenlerin,

    Yollar gideceklerindir.



    Şu tekbir getiren mağara,

    Örümceklerin değil;

    Peygamberlerindir, meleklerindir.



    Örümcek ne havada,

    Ne suda, ne yerdeydi...

    Hakkı göremeyen

    Gözlerdeydi!



    Şu kuytu cinlerin mi; perilerin yurdu mu?

    Şu yuva -ki bilinmez,

    Kuşları hüdhüd müdür, güvercin mi, kumru mu?-

    Kuşlarını, bir sabah,

    Medine'ye uçurdu mu?



    Ey Ebvâ'da yatan ölü,

    Bahçende açtı dünyanın

    En güzel gülü;

    Hatıran, uyusun çöllerin

    Ilık kumlarıyla örtülü.



    Dinleyene hâlâ,

    Çöller ses verir;

    "Yâleyl!" susar,

    Uğultular gelir.

    Mersiye okur Uhud,

    Kaside söyler Bedir.

    Sen de bir hac günü,

    Başta Muhammed, yanında

    Ebû Bekir;

    Gidenlerin yüzbin olup dönüşünü

    Destan yap, ey şehir!



    Ebû Bekir'de nur,

    Osman'da nurlar...

    Kureyş uluları, karşılarında

    Meydan okuyan

    Ömer bulurlar;

    Ali'nin önünde kapılar açılır,

    Ali'nin önünde eğilir surlar.

    Bedir'de, Uhud'da, Hayber'de

    Hakk'ın yiğitleri, şehîd olurlar...



    Bir mutlu günde ki, ölüm tatlıydı;

    Yerde kalmazdı ruh, kanatlıydı...



    Konsun yine pervazlara

    Güvercinler;

    "Hû hû" lara karışsın

    Âminler...

    Mübârek akşamdır;

    Gelin ey Fâtiha'lar, Yâ-sin'ler!



    Vicdanlar, sakat çıkmadan,

    Yâ Muhammed, yarına;

    İyiliklerle gel, güzelliklerle gel

    Âdem oğullarına!



    Yüreklerden taşsın

    Yine, imanlar!

    Itrî, bestelesin Tekbîr'ini;

    Evliya, okusun Kur'an'lar!

    Ve Kur'an'ı göz nuruyla çoğaltsın

    Kayışzade Osman'lar!



    Na'tini Gâlip yazsın,

    Mevlid'ini Süleyman'lar!

    Sütunları, kemerleri, kubbeleriyle

    Geri gelsin Sinan'lar!

    Çarpılsın hakikat niyetine

    Cenaze namazı kıldıranlar!



    Gel, ey Muhammed, bahardır...

    Dudaklar ardında saklı

    Âminlerimiz vardır!...

    Hacdan döner gibi gel;

    Mîrac'tan iner gibi gel;

    Bekliyoruz yıllardır!



    Bulutlar kanad, rüzgâr kanat,

    Hızır kanad, Cibril kanat;

    Nisan kanad, bahar kanat;

    Âyetlerini ezber bilen

    Yapraklar kanat...



    Açılsın gözlerin kapıları,

    Açılsın perdeler, kat kat!

    Çöllere dökülsün yıldızlar;

    Dizilsin yollarına Yetimler; günahsızlar!

    Çöl gecelerinden, yanık

    Türküler yapan kızlar


    Sancağını saçlarıyla dokusun;


    Bilâl-İ Habeşî sustuysa


    Ezanlarını Dâvûd okusun!



    Konsun yine pervazlara


    Güvercinler;


    Hû hû lara karışsın


    Âminler...


    Mübârek akşamdır;


    Gelin ey Fâtiha'lar, Yâ-sin'ler!

    ARİF NİHAT ASYA
     
  2. Naime

    Naime Yeni Üye

    Arif Nihat ASYA'nın naatı çok başarılı
     

Sayfayı Paylaş