Ölü kaç günde çürür

Konu, 'Soralım Öğrenelim' kısmında Nursena tarafından paylaşıldı.

  1. Nursena

    Nursena Admin

    Bu konumuzda Ölü Kaç Günde Çürür ? sorusuna cevap ve yorumlarla desteklenmesi halinde toprak altında kaç günde çürür, ölünün burnu kaç günde düşer gibi sorulara cevap vermeye çalışacağız.

    ÖLÜMÜN BELİRTİLERİNE BAKARAK POSTMORTEM İNTERVALİN (PMI) TAYİNİ
    Toprak üzerinde bir cesetin çürüme standartı 300 toplam derece olarak hesaplanmıştır.Yani 30 derecelik hava sıcaklığında 10 güne tekabül eder

    PMI Ölümde tesbit edilen bulgular
    Dakika
    30 Diyafragma ve kalp adalesinde ölü sertliğinin başlaması.
    20 – 45 Boyunda ölü morluklarının ilk işaretinin görülmesi.
    Saat
    1 Rectum'da vücut ısısının 1 °C düşmesi (ilk 4 saatte 1 °C, 1 saate karşılıktır )
    1.5 Boyundaki ölü morlukların birleşmesi.
    1-2 Yüz, el ve ayakların soğuması.
    2 Sürrenal medüllasının erimesi.
    2-4 Çene ekleminde ölü sertliğinin görülmesi.
    6-8 Cildin serin hissedilmesi ve ölü morluğunun yayılması.
    8-10 Ölü sertliğinin bütün vücuda yayılması.
    10-12 Dış genital organların parşömenleşmesi.
    14-16 Teşekkül eden ölü morluklarının yer değiştirmemesi.
    15-24 Vücut ısısının dış ortamla eşit hale gelmesi.
    24-36 Plevra boşluğunda kirli kırmızı renkte sıvı toplanması; Kalp adelesinde ölü sertliğinin çözülmesi ve sıcak mevsimde karında yeşil lekenin görülmesi.
    34–82 Seminal kanalcıklarında spermatozoidlerin hareketlerinin kaybolması.
    36-48 Ölü sertliğinin çözülmeye başlaması, karındayeşil lekenin yayılması, çürüme haritasının belirmesi, göz yuvarlağının yumuşaması.
    Gün
    3-4 Ölü sertliğinin tamamen kaybolması.
    6 Kurt ve kurtçukların görülmesi.
    8 Ölünün yeşil renge boyanması.
    10-15 Flikten, genel şişme, pütresin ve kadaverin gibi aromatik cisimlerin belirmesi.
    18-20 Karnın patlaması ve pis kokuların etrafa yayılması.
    Ay
    1-2 Cilt altı yağ dokusunun mumyalaşması.
    3 Adalelerin sabunlaşması.
    6 Yüz adalelerinin sabunlaşması.
    Sene
    1 Vücut derin kaslarının sabunlaşması.
    1-2 Adalelerin yer yer çürüyerek dökülmesi.
    3-4 Yumuşak kısımların kaybolması.
    5 Kıkırdak ve tendonların kaybolarak iskeletin ayrılması.
    5-10 Kemik lipoidlerinin kayboluşu.
    10-15 Kemik strüktürünün kabolması.
    50 Kemiğin süngerleşmesi.

    devam edelim bu durumda 36-48 saat içinde çürümenin ilk belirtileri başlar amaaaaa şöyle de bir durum var ki hava sıcaklığı, ölünün bulunduğu ortam (açık hava, toprak altı, su içi vb), nem gibi bir takım dış etkiler bu çürümenin hızını yavaşlatır ya da azaltır... Yani çürümenin oluşumunu sağlayan bakterilerin üremesi için 37 cg derece maksimum olduğundan çevre sıcaklığı bu dereceye yaklaştığında bakterilerin üremesi hızlanmakta, uzaklaştığında ise yavaşlamaktadır. Buna göre de Bursa'daki hava sıcaklığı, Bilecik'e göre daha fazla olduğundan Bursa'da cesedin çürüme süreci Bilecik'e göre (bakterilerin üreme hızı ve çürümenin oluşum hızı 4 kat daha hızlı olacağından) daha çabuk olacaktır...
    Normal şartlarda 8. günde ceset tamamen yeşil renge boyanmış olacak ve böylece çürüme süreci bitmiş olacaktır (bu arada yeri gelmişken bi bilgi daha vereyim; açık havada kalmış cesetlerde, optimal şartlarda birkaç ay sonra yumuşak dokular kaybolmaya ve iskelet ortaya çıkmaya başlar, birkaç yıl içinde ise iskeletleşme tamamlanmış olur... )

    biz 8 günü baz alırsak nasıl hesap yapılır bilmiyorum ama aslında hava sıcaklığını ve cesedin beklediği ortamın açık havada olması durumunu da göz önüne alırsak çürüme Bursa'da 8 günden daha az, Bilecikte de 8 günden daha fazla sürecektir, tahminime göre yaniii

    bir de ölüm öncesinde bir kas aktivitesi durumu söz konusudur. Bu durumda da ölü sertliği durumu daha çabuk başlar ve daha çabuk biter... Normal şartlarda 3-4 günde ölü sertliği tamamen kaybolduğuna göre, bizim sorudaki ölüm sertliği durumu bu süreden daha önce gerçekleşecektir. Tabi bu da çürümeyi daha da hızlandıracaktır...
     
  2. Nursena

    Nursena Admin

    insan mezarda kaç günde çürür

    killi toprakta ceset cürüme hızı

    ölen kişi kaç günde çürür

    İNSAN ÖLÜNCE KAÇ GÜNDE ÇÜRÜR

    cenaze kaç günde bozulur
    ,
    insan cesedi kaç günde çürür
    ,
    beden kac günde cürür
    ,
    ceset toprak altında kaç günde çürür
    ,
    ÖLÜNCE KAÇ TAHTA KONULUR
    ,
    ÖLDÜKTEN SONRA BEDEN KAÇ GÜNDE ÇÜRÜR
    ,
    kutuplarda insanlar ölünce nereye gömülür

    insan olunce kac gunde curur?

    ceset kaç günde kokar
     
  3. sudenaz

    sudenaz Yeni Üye

    Allah razı olsun, bende bu konu ile ilgili bir kaynak buldum.

    Bedenin Ölümü (Dışarıdan Görünen Ölüm)

    Ölüm anında ruh, bu dünyadaki insanların içinde yaşadıkları boyuttan ayrılırken, geride cansız bedenini bırakır. Deri değiştiren canlılar gibi, bu dünyadaki bedenini geride bırakır ve asıl hayatına doğru ilerler.

    Ancak geride kalan bedenin karşılaşacakları da ibret vericidir. Özellikle bu bedene hayattayken gereğinden fazla değer verenler için.

    Peki öldükten sonra bu bedenin başına neler geleceğini ayrıntılı olarak düşündünüz mü hiç?

    Bir gün öleceksiniz. Belki hiç beklenmedik bir şekilde. Ekmek almak için bakkala giderken yolda bir araba kazası geçireceksiniz. Ya da amansız bir hastalık hayatınıza son verecek. Veya bir anda kalbiniz duracak.

    Böylece ölümü tatmaya başlayacaksınız.

    Bu andan itibaren de, bedeninizle hiçbir ilişkiniz kalmayacak. Hayat boyu "ben" dediğiniz ve sahiplendiğiniz o beden, sıradan bir et parçası haline gelecek. Ölümünüzle birlikte bedeninizi başka insanlar taşımaya başlayacaklar. Etrafta ağlayanlar, "daha dün buradaydı", "dağ gibi adamdı" diyenler olacak. Sonra o bedeni alıp evin bir odasına, belki de morga koyacaklar. Orada bir gece bekleyecek. Ertesi gün gömme işlemleri başlayacak. Cansız bedeni alıp gasilhaneye götürecekler. Görevli, kaskatı kesilmişolan bedeninizi soğuk suyla yıkayacak. Ancak bu aşamada ölümün izleri de bedende aşikar hale gelecek. Morarmalar başlayacak.

    Daha sonra bedeni beyaz bir bezle, kefenle saracaklar. Sonra da tahta tabuta koyup üstüne yeşil bir örtü örtecekler. Cenaze arabası gelecek, tabutu devralacak. Araba mezarlığa doğru ilerlerken, yolda hayat devam edecek. Bazı insanlar cenaze geçiyor diye saygı gösterecek, çoğu kendi işine bakacak. Sonra mezarlığa gelinecek. Tabut, sizi sevenler ya da seviyor gibi görünenler tarafından ellerde taşınacak. Etrafta muhtemelen yine ağlayanlar, sızlananlar olacak. Sonra o kaçınılmaz yere, mezara gelinecek. Üstünde sizin isminiz yazılı... Bedeni tabuttan çıkarıp beyaz kefenle birlikte mezarın içine atacaklar. Ve sonra son işyapılacak. Ellerine kürek alanlar, beyaz kefenin içindeki bedenin üzerine toprak atmaya başlayacaklar. Kefenin ağzını açıp içine de toprak atacaklar. Ağzınıza, burnunuza, boğazınıza, gözlerinize topraklar dolacak. Topraklar yavaşyavaşkefeni örtecek. Biraz sonra işleri bitecek ve gidecekler. Mezarlık her zamanki derin sessizliğine bürünecek. Gidenler, kendi hayatlarına geri dönecekler, ama gömülen beden için artık hayatın hiçbir anlamı kalmamışolacak. Dünyadaki hiçbir güzellik, hiçbir güzel ev, güzel insan, güzel manzara artık o beden için bir şey ifade etmeyecek. Bedeniniz, hiçbir dostunuzla artık görüşemeyecek. Beden için var olan tek şey, artık yalnızca toprak ve onun içindeki bakteri ve kurtlar olacak.

    Öldükten Sonra Ne Hale Geleceğinizi Hiç Düşündünüz mü?

    Zaten gömülmenizle birlikte bedeniniz hem içten hem de dıştan gelen etkilerle hızlı bir parçalanma sürecine girecek.

    Vücutta oksijen kalmayacağından, bir süre sonra mikroplar faaliyete geçerek bedene yayılacaklar.

    Karında toplanan gazlar cesedi şişirecek ve bu şişlik vücudun her tarafına yayılarak, bedeni tanınmaz hale getirecek.

    Bundan sonra gazın diyaframa yaptığı basınçtan dolayı ağızdan ve burundan kanlı köpükler gelmeye başlayacak.

    Çürüme ilerledikçe kıllar, tırnaklar, avuç içleri ve tabanlar yerlerinden ayrılacaklar.

    Bu dışdeğişmeyle beraber, iç organlarda da (akciğer, kalp ve karaciğerde) çürüme başlayacak.

    En korkunç olay ise bu noktada gerçekleşecek; karın bölgesinde toplanan gazlar deriyi zayıf noktasından patlatacaklar ve bedenden tahammül edilmez derecede pis kokular yayılacak. (Ölü insan kokusu, dünyanın en iğrenç kokularındandır.)

    Bu süre içinde kafadan başlamak üzere, adaleler de yerlerinden ayrılacak.

    Cilt ve yumuşak kısımlar tamamen dökülecek ve iskelet gözükmeye başlayacak.

    Beyin tamamen çürüyecek ve kil görünümünü alacak, kemikler bağlantılarından ayrılacak ve iskelet dağılmaya başlayacak...

    Bu olay, ceset bir toprak ve kemik yığını haline gelene kadar böylece devam edecek.

    "Ben" sandığınız bedeniniz böylelikle korkunç ve iğrenç bir şekilde yok olacak. Geride kalanlar sizden söz ederken, topraktaki tüm kurtlar, böcekler ve bakteriler sizin etlerinizi kemirecekler.

    Eğer bir kaza sonucunda ölür de, gömülmezseniz, o zaman çok daha feci bir manzara ortaya çıkacak. Bedeniniz, sıcak havada açıkta kalmışbir et gibi, kurtlanacak, birkaç gün içinde bir kurt yumağı haline dönüşecek. Kurtlar, son et parçasını da yiyene kadar iskeletin kıvrımları arasında dolaşacaklar.

    Böylece "en güzel bir biçimde" yaratılmışolan insan hayatı, olabilecek en korkunç biçimde sona erecek.

    Peki neden?

    İnsan vücudunun öldükten sonra bu hale getirilmesi Allah'ın dilemesiyledir. Ve bunun çok büyük bir hikmeti vardır. İnsan, kendisinin aslında bedenden ibaret olmadığını, bedeninin yalnızca kendisine giydirilmişgeçici bir kılıf olduğunu, bu korkunç sonu görerek anlamalı, bedenin ötesinde bir varlığı olduğunu hissetmelidir. İnsan, sadece bedenden ibaret olamayacağını, bedenin ötesinde onu bir araç olarak kullanan ruhun var olduğunu anlamalıdır.

    Allah kendini "et ve kemikten" ibaret sanan insana, belki de bunun bir aldanışolduğunu kavratmak için böyle ibret verici bir son hazırlamıştır.

    İnsan, bedeninin ölümüne bakmalı, bu geçici dünyada adeta sonsuza kadar kalacakmışgibi sahiplendiği ve bütün arzularına boyun eğdiği bedeninin akıbeti hakkında düşünmelidir. O beden toprağın altında çürüyecek, kurtlanacak ve iskelete dönüşecektir.

    DÜNYA HAYATININ GEÇİCİLİĞİ

    Hiç düşündünüz mü?

    Neden insan sık sık temizlenmek zorundadır? Neden temizliğine, bakımına dikkat etmezse, vücudu, ağzı kokar, cildi ve saçı yağlanır? Neden terler ve bu terin kokusu son derece kötüdür?

    İnsanın aksine, çicekler son derece güzel kokulara sahiptirler. Gül ya da karanfil, pis çamurlu bir toprakta yetişmelerine rağmen binlerce yıldır son derece güzel kokarlar. Ama insan, biraz dikkat etmediğinde kötü kokmaya başlar ve bunu ancak iyi bir bakımla engelleyebilir.

    Neden böyle olduğunu, insanın neden bu şekilde bir eksiklikle yaratıldığını hiç düşündünüz mü? Allah'ın neden çiçekleri güzel kokulu yaparken, insan bedeninin bu şekilde acizliklerle dolu olduğunu hiç aklınıza getirdiniz mi?

    İnsan yalnızca bu saydığımız özelliklerle kalmaz; yorulur, acıkır, susar, canı acır, midesi bulanır, hastalanır…

    İnsanlara bunlar doğal şeylermişgibi gelir, ama bu bir aldanıştır. İnsan hiçbir zaman kötü kokmayabilir, hiçbir zaman başağrısı çekmeyebilir, hiçbir zaman hasta olmayabilirdi. Tüm bu zorluklar, "tesadüfen" oluşmuşdeğil, özel olarak yaratılmışlardır. Allah, insanı belirli bir amaç, belirli bir hikmet doğrultusunda bu şekilde yaratmıştır.

    Bu amaçlardan biri; insanın aciz bir varlık, bir "kul" olduğunu anlamasıdır. Eksiksiz, mükemmel olmak Allah'ın vasfıdır, O'nun kulu olan insan ise sonsuz derecede ek******, zayıftır ve dolayısıyla O'na sonsuz derecede muhtaçtır. Allah bir ayette, konuyu çok hikmetli bir biçimde açıklar:

    Ey insanlar, siz Allah'a (karşı fakir olan) muhtaçlarsınız; Allah ise, Ganiy (hiçbir şeye ihtiyacı olmayan)dır, Hamid (övülmeye layık)tır. Dileyecek olsa, sizi giderir (yok eder) ve yepyeni bir halk getirir. Bu, Allah'a göre güç değildir. (Fatır Suresi, 15-17)

    İnsanın sahip olduğu kusur ve eksikliklerin başka bir amacı ise, bu yurdun geçiciliğini hatırlatmasıdır. Çünkü söz konusu kusur ve eksiklikler, bu dünyadaki bedene mahsusturlar. Ahirette, cennet ehli yeni bir bedenle, eksiksiz ve kusursuz bir şekilde yaratılacaktır. Bu dünyadaki zayıf, eksik, kusurlu beden, müminin gerçek bedeni değildir, geçici bir süre içinde kaldığı bir kalıptır.

    Bundan dolayıdır ki, dünyada kusursuz bir güzellik elde edilemez. Fiziksel yönden en güzel, en çekici, en kusursuz olduğunu sandığımız bir insan da, diğer tüm insanlar gibi fiziksel ihtiyaçlarını gidermekte, terlemekte, kimi zaman ağzı kokmakta, kimi zaman yüzünde sivilce çıkmaktadır. Temiz kalabilmek için sürekli yıkanmak ve bakım yapmak zorundadır. Kimi insanın yüzü güzeldir, ama fiziği o kadar düzgün değildir. Bunun tersi de mümkündür. Kimisinin gözü güzel, fakat burnu eğri olabilir. Bu özelliklerin sonsuz varyasyonlarını sayabiliriz. Dışgörünüşolarak gerçekten kusursuz gibi görünen bir kimsede de hiç umulmadık bir hastalık, rahatsızlık ya da kusur bulunabilir.

    Herşeyden önemlisi, en mükemmel görünen insan bile mutlaka yaşlanır ve ölür. Beklenmedik bir anda bir kazayla paramparça olabilir. Dünyadaki beden gibi, dünyanın bizzat kendisi de eksik, kusurlu, yetersiz ve geçicidir. Bütün çiçekler mutlaka solar, en güzel yiyecekler çürür, bozulur, kokuşur. Tüm bunlar bu dünyaya mahsus eksik ve kusurlardır. Bizlere tanınan kısa dünya hayatı da, taşıdığımız beden de Allah'ın çok kısa bir süre için verdiği geçici emanetlerdir. Sonsuz bir yaşantı ve mükemmel bir yaratılışise yalnızca ahirete mahsustur. Rabbimiz bir ayetinde şöyle buyurur:

    Size verilen herhangi bir şey, dünya hayatının :):):):)ı (kısa süreli faydalanması)dır. Allah Katında olan ise, daha hayırlı ve daha süreklidir. (Bu da) iman edip Rablerine tevekkül edenler içindir. (Şura Suresi, 36)

    Bir başka ayette, dünyanın gerçek mahiyeti şöyle anlatılır:

    Bilin ki, dünya hayatı ancak bir oyun, '(eğlence türünden) tutkulu bir oyalama', bir süs, kendi aranızda bir övünme (süresi ve konusu), mal ve çocuklarda bir 'çoğalma-tutkusu'dur. Bir yağmur örneği gibi; onun bitirdiği ekin ekicilerin (veya kafirlerin) hoşuna gitmiştir, sonra kuruyuverir, bir de bakarsın ki sapsarı kesilmiş, sonra o, bir çer-çöp oluvermiştir. Ahirette ise şiddetli bir azap; Allah'tan bir mağfiret ve bir hoşnutluk (rıza) vardır. Dünya hayatı, aldanışolan bir :):):):)dan başka bir şey değildir. (Hadid Suresi, 20)

    Kısaca bu dünyada Allah sonsuz kudret ve bilgisinin bir göstergesi olarak birçok güzellik, sanat ve harikalık ile çok çeşitli kusur ve eksiklikleri de aynı anda yaratmaktadır. Mükemmellik ve kalıcılık bu dünyanın kanununa aykırıdır. Gelişen teknoloji de dahil olmak üzere, insan aklının düşünebileceği hiçbir şey Allah'ın bu kanununu değiştiremeyecektir. Böylece insanlar bir yandan ahireti özleyip ona kavuşmak için çabalamalı ve Allah'a gereken şükür ve takdiri göstermelidirler. Bir yandan da bunların gerçek yerinin bu geçici dünya değil, eksik ve kusurlardan arındırılmışve müminler için hazırlanmışebedi cennet hayatı olduğunu anlamalıdırlar. Kuran'da, bu gerçek çok açık bir biçimde bildirilir:

    Hayır, siz dünya hayatını seçip üstün tutuyorsunuz. Ahiret ise daha hayırlı ve daha süreklidir. (A'la Suresi, 16-17)

    Bir başka ayette ise, "gerçekten ahiret yurdu ise, asıl hayat odur" (Ankebut Suresi, 64) denir. "Asıl hayat"ımız olan ahiret ile geçici bir yurt olan dünya arasında, perde kadar ince bir sınır vardır. Ölüm, işte bu perdeyi kaldırır. Ölümle birlikte bu dünya ve bedenle olan ilişki kesilecek, yepyeni bir yaratılışla sonsuz hayata başlangıç yapılacaktır.

    Ölümle birlikte başlayacak olan hayat gerçek hayattır. Eksiklik, kusur, geçicilik dünyaya ait kanunlardır. Gerçek kanunlar; kusursuzluk, ölümsüzlük, mükemmellik üzerine kuruludur. Bir başka deyişle, normal olan, bir çiçeğin hiç solmaması, bir insanın hiç kirlenmemesi, hiç yaşlanmaması, bir meyvenin hiç çürümemesidir. Asıl kanunlar, insanın her istediğinin anında gerçekleşmesini, insanın hiçbir acı ve hastalık yaşamamasını, hiçbir zaman üşümemesini, ya da terlememesini gerektirir. Ancak asıl kanunlar, asıl hayatta; geçici kanunlar da geçici olan bu dünya hayatındadır.

    Asıl kanunların yurdu, yani ahiret ise çok yakındır. Allah dilediği an insanın buradaki yaşamına son verip, onu ahirete geçirebilir. Bu geçiş, bir göz açıp-kapaması kadar çabuk gerçekleşecektir. Rüyadan uyanmak gibi... Ölümle birlikte sona erecek olan dünyanın, ahirete göre ne denli kısa olduğu Kuran'da şöyle anlatılır:

    Dedi ki: "Yıl sayısı olarak yeryüzünde ne kadar kaldınız?" Dediler ki: "Bir gün ya da bir günün birazı kadar kaldık, sayanlara sor." Dedi ki: "Yalnızca az (bir zaman) kaldınız, gerçekten bir bilseydiniz," "Bizim, sizi boşbir amaç uğruna yarattığımızı ve gerçekten Bize döndürülüp getirilmeyeceğinizi mi sanmıştınız?" (Müminun Suresi, 112-115)

    Ölümle birlikte rüya sona ermişve gerçek yaşam başlamıştır. Yeryüzünde "bir gün ya da bir günün birazı kadar", hatta "bir göz çarpması" kadar kalmışolan insan, yaptıklarının hesabını vermek üzere Allah'ın huzuruna çıkar. Eğer dünyada iken ölümü aklında tutmuş, Allah'a kavuşacağının bilincinde olmuşise, kurtulmayı umacaktır. Kuran'da "kitabı sağ eline verilen" bu kurtulmuşların şöyle diyeceği haber verilir:

    "... Alın kitabımı okuyun. Çünkü ben, gerçekten hesabıma kavuşacağımı sanmış(anlamış)tım." (Hakka Suresi, 19-20)
     
  4. Murat

    Murat Yönetici

    Meftanın toprak altında etinin kemiginin ayrılması ve diğer hususlardaki bilgiler için teşekkürler.
     
  5. Abdullah

    Abdullah Yeni Üye

    meftanın toprak altında 52 sinde eti kemikten ayrıldığını duymuştum...
     
  6. Misafir

    Misafir Misafir

    benim dedem ramazan ayında cuma gecesi öldü ölele 2 hafta oldu şimdi çürümeye başlamışmıdır bide toprağı içeri çökmüşmüdür
     
  7. Misafir

    Misafir Misafir

    ;):D:p:eek::):(:confused::mad::rolleyes::cool::eek: mıllet öldü senin derdin ne
     
  8. Elma

    Elma Yeni Üye

    Topraktan geldik toprağa gidiyoruz
     
  9. sevket

    sevket Misafir

    ölü kaç gün için de gömülür...
     
  10. Misafir

    Misafir Misafir

  11. Misafir

    Misafir Misafir

    Bilgiler İçin Teşekkürler ;);)
     
  12. Şuşu

    Şuşu Yeni Üye

    Birgün hepimiz toprak olacağız
     
  13. Şaban

    Şaban Yeni Üye

    Toprak üzerinde bir cesetin çürüme standartı 300 toplam derece olarak hesaplanmıştır.Yani 30 derecelik hava sıcaklığında 10 güne tekabül eder
     
  14. Şuşu

    Şuşu Yeni Üye

    bir cesedin çürümesini hiç bu kadar ayrıntılı okumamıstım
     
  15. Misafir

    Misafir Misafir

    mıllet olmus adam ne dıyor
     
  16. Misafir

    Misafir Misafir

  17. Misafir

    Misafir Misafir

    ya ceset buharlaşırsa ne olacak...fırında yakılan milyonlarca yahudiyi hatırlayın....yani aslında bedenin veya etin pek bir önemi yok.ölünce iş bitiyor ruh bedenden ayrılıyor....insan organik bir madde olduğu için yukarıda bahsedilen olaylar gayet doğal.bu durumdan ürkmemiz gerekmiyor. O yüzden organ bağışı bana mantıklı geliyor. En azından organ çürümeden yaşayanlar için işe yarıyor.düşünsenize yaşarken uzvu eksik veya organa ihtiyacı olan insanların çektikleri....onlara yardımcı olmak belki sevap dahi kazanmak söz konusu....herkese sağlıklı uzun ömürler......
    bilgiyi paylaşanlarada teşekkür ederim...
    çağlaralp
     
  18. I$ık

    I$ık Gümüş Ufağı

    Gazete ve televizyonlarda Özal'ın cesedinin bozulmamasının damlayan suya bağlanmasıyla ilgili haberler olduğunu ifade eden Sarsılmaz, "Dünden beri medyada okuyorum, bu kadar olur. Su damlamış, birikmiş, mumyaya dönmüş. Şöyle olmuş, böyle olmuş. O su nasıl damlıyor? 'Durgun su, akmayan su mikrop üretir' diye atasözümüz var. 19 senedir bu durgun suda nasıl mikrop üremiyor? Leğen kemiği tarafından aşağısı tamamen iskelete dönmüş. Damlayan su o zaman tamamen yukarıya mı damlamış, nasıl olmuş? Aşağısı iskelete döndü de niçin bedenin karın ve göğüs bölgesi, yukarısı sağlam kalmış?" değerlendirmesinde bulundu.
     
  19. Goksel

    Goksel Admin Yetkili Kişi

    okudukça kötü oldum yahu. bu yazıların üstüne derim ki .

    halk içinde mûteber bir nesne yok devlet gibi*
    olmaya devlet cihân da bir nefes sıhhât gibi*

    saltanat didükleri ancak cihân gavgâsıdır*
    olmaya baht u saadet dünya da vahdet gibi*

    ko bu ıyş u işreti çün kim fenâ dur âkıbet*
    yâr-ı bâki ister isen olmaya tâat gibi*

    olsa kumlar sagışınca ömrüne hadd ü aded*
    gelmeye bu şîşe-i çarh içre bir sâat gibi*

    ger huzur itmek dilersen ey muhibbî fâriğ ol*
    olmaya vahdet cihanda kûşe-i uzlet gibi...
     
  20. Misafir

    Misafir Misafir

    vay be çok değişikmiş hiç böyle detaylı bilmiyordum.
     

Sayfayı Paylaş

Misafirler bu sayfaya şu kelimeleri arayarak geldiler:

  1. insan oldukten sonra nasil curur

    ,
  2. ölü kaç günde çürür

    ,
  3. olu insan

    ,
  4. ceset kac gunde curur,
  5. ölünün çürümesi,
  6. insan bedeni kaç günde çürür,
  7. insan vücudu kac gunde curur,
  8. olu ne kadar zamanda curur,
  9. ceset nasıl çürür,
  10. mezarda cesedin çürümesi