Necip Fazıl Kısakürek Biyografi-Necip Fazıl Kısakürek Kimdir?

Konu, 'Önemli Kişilerin Biyografileri' kısmında Almira tarafından paylaşıldı.

  1. A

    Almira Yeni Üye

    NECİP FAZIL KISAKÜREK



    (26 Mayıs 1905 - 25 Mayıs 1983)



    Maraş'lı bir soydan gelen Necip Fazıl'ın çocukluğuİbrahim Aşki gibi isimler vardı.

    İstanbul Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü'nü bitirdikten (1924) sonra gönderildiği Fransa'da Sorbonne Üniversitesi Felsefe Bölümünde okudu. Paris'te geçen bohem günlerinden sonraAnkara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'nde hocalık yaptı(1939-43).Sonraki yıllarında fikir ve sanat çalışmaları dışında başka bir işle meşgul olmadı.

    Şairliğe ilk adımını on yedi yaşında ikenParis dönüşü yayımladığı Örümcek Ağı ve Kaldırımlar adlı şiir kitapları onu çok genç yaşta çağdaşı şairlerin en önüne çıkararak edebiyat çevrelerinde büyük bir hayranlık ve heyecan uyandırdı.Henüz otuz yaşına basmadan çıkardığı yeni şiir kitabı Ben ve Ötesi (1932) ile en az öncekiler kadar takdir toplamayı sürdürdü.

    Şöhretinin zirvesinde iken felsefi arayışlarını sürdürüp içinde yeni bir dönemin doğum sancısını hisseden Necip Fazıl için 1934 yılı gerçekten de hayatının yeni bir dönemine başlangıç olur.Bohem hayatını en koyu rengiyle yaşadığı günlerde Beyoğlu Ağa Camii'nde vaaz vermekte olan Abdülhakim Arvasi ile tanışır ve bir daha ondan kopamaz.Necip Fazıl'ın hemen tümünde üstün bir ahlak felsefesinin savunulduğu tiyatro eserlerini birbiri ardına edebiyatımıza kazandırması bu döneme rastlar.TohumTürk tiyatrosunun en güçlü oyunlarındandır.

    Necip Fazıl'ın şairliği ve oyun yazarlığı kadar önemli yönü diğer tüm yönlerini bile geride bırakacak üstünlüktedir.

    1980'de Kültür Bakanlığı Büyük Ödülü'nüTürkiye Yazarlar Birliği Üstün Hizmet Ödülü'nü (1982) almış beratla 'Sultan-üş Şuara' (Şairlerin Sultanı) ünvanını kazanmıştır.



    VASİYETİ

    1- Bu vasiyet beni seven ve İslam davasında bir hak sahibi olduğumu kabul eden herkese...

    2- Fikir ve duyguda vasiyete lüzum görmüyorum.Bu bahiste bütün eserlerimmısra ve topyekün ifade tarzım vasiyettir. Eğer bu kamusluk bütünü tek ve minicik bir daire içinde toplamak gerekirse söylenecek söz "Allah ve Resulü;başka herşey hiç ve batıl"demekten ibarettir.

    3- "Büyük Doğu Yayınları" kitabevi kuruluncaya kadar şunun bunun neşrettiği eserlerim arasında mukaddes ölçülere karşı küçük ve hafif çapta laubali derecede ikincisi olmak gibi bir şerefe ermiştir.Hiç ona bu ilk davranışından ötürü sonradan dil uzatan olmuşmudur? Belki o noktadan bu noktaya gelmekte faziletlerin en büyüğü vardır."

    Eserlerim mevzuunda vasiyetim kısaca şu:İlk yazılarımdan birkaçı asla benim değil;sonrakiler de en dakik şeriat mihengine vurulduktantezgahını başına yıkınız!

    En büyük korkularımdan biriölümümden sonraki tahriflerdir.

    4-Beniumumi vasiyette de belirtilmesi gereken bir noktaya dokunmalıyım:

    1935 yılındabütün eserlerimin tasdiknamesiolarak kefenime iliştirsinler...

    5-Nasıl Şeyhimin civarına defnedilmektir. Elden gelen yapılsın...

    6-Cenazeme çiçek ve bando muzika gönderecek makam ve şahıslara uzaklığımız ve kimsenin böyle bir zahmete girişmeyeceği malum... Fakat bu hususta bir muziplik zuhur edecek olursa ne yapılmak gerektiği de beni sevenlerce malum...Çiçekler çamura ve bando yüzgeri koğuşuna...

    7-Cenazemdene bu...Sadece Fatiha ve Kur'an...

    8-Mezarımda ilahi ve ulvi isim ve sıfatlardan ve benim beşeri ve süfli isim ve sıfatlarımdan hiçbir iz bulunmayacak...Mevlid de istemem!... Onuuhrevi rüşvet vasıtası yapanlara bırakınız! Sadece Kur'an...

    9-Şimdi sıra en büyük dileğimde...Müslümanlardan onun için kaza namazı Şafii içtihadında caizdir ve aynı içtihat Hanefilerce de rahmettir.

    Her ferdinüzerimde hakkı olanların bunu Allah rızası için helal etmeleri...

    Ölünceye dekhangi noktaya varabileceğimi bilmiyorum ve yardımı müslümanlardan bekliyorum. "Şey'en lillah"tabiriyle bana Allah için birşey veriniz!Yardımınızı esirgemeyiniz!

    10-AllahıAllah dostlarını ve düşmanlarını unutmayınız! Hele düşmanlarını!... Olanca sevgi ve nefretinizi bu iki kutup üzerinde toplayınız!

    11-Benide Allah ve Resul aşkının yanık bir örneği ve ardından bir takım sesler bırakmış divanesi olarak arada bir hatırlayınız!



    GENÇLİĞE HİTABE

    Bir gençlik bir gençlik...

    "Zaman bendedir ve mekân bana emanettir!" şuurunda bir gençlik...

    Devlet ve milletinin 7 asırlık hayatında dört devre...

    Birincisi iki buçuk asır... Aşk fetih ve hakimiyet...

    İkincisi üç asır... Kaba softa ve ham yobaz elinde sefalet ve hezimet...

    Üçüncüsü bir asır... Allahın Kur'an'ında "belhümadal - hayvandan aşağı" dediği cüce taklitçilere ve batı dünyasına esaret... Ya dördüncüsü ?...

    Son yarım asır!.. İşgal ordularının bile yapamayacağı bir cinayetle madde plânında kurtarıldıktan sonra ruh plânında ebedi helake mahkumiyet...

    İşte tarihinde böyle dört devre bulunduğunu gören... Bunları evet şimdi...

    Beşinci devrenin kapısı önünde nur infilakı yeni bir şafak fışkırışını gözleyen bir gençlik...

    Gökleri çökertecek ve son moda kurbağa diliyle bütün "dikey"leri "yatay" hale getirecek bir çığlık kopararak "mukaddes emaneti ne yaptınız?" diye meydan yerine çıkacağı günü kollayan bir gençlik...

    Dininin kalbinin dâvacısı bir gençlik...

    Halka değil gerçek adâleti bu inanışta bulan ve halis hürriyeti Hakka kölelikte bilen bir gençlik...

    Emekçiye "Benim sana acıdığım ve seni koruduğum kadar sen kendine acıyamaz kendi kendine hakkı ezmekte ve en zalim patronlardan daha zalim istismarcılara yakanı kaptırmakta başı boş bırakılamazsın!" diyecek...

    Kapitaliste ise "Allah buyruğunu ve Resul emrini kalbinin ve kasanın kapısına kazımadıkça serbest nefes bile alamazsın!" ihtarını edecek...Kökü ezelde ve dalı ebedde bir sistemin idrâkine sahip bir gençlik...

    Bir buçuk asırdır türlü buhranlar içinde yanıp kavrulan ve bunca keşfine rağmen başını yarasalar gibi taştan taşa çalarak kurtuluşunu arayan batı adamının bulamadığı İslâm âlemine ve bütüıı insanlığa model teşkil edecek bir gençlik...

    "Kim var?" diye seslenilince her ferdi "benim olmadığım yerde kimse yoktur!" fikrini besleyici bir dâva ahlakına kaynak bir gençlik...

    Can taşıma liyakatini stratejiye uygun bir gençlik...

    Büyük bir tasavvuf adamının benzetişiyle zifiri karanlıkta ak sütün içindeki ak kılı farkedecek kadar gözü keskin; ve gerçek kahramanlık mâdeniyle sahtesini ayırdetmekte kuyumcu ustası bir gençlik...

    Bugün komik üniversitesi destanlık bir meydan savaşı içinde ve bu savaşı mutlaka kazanmakla vazifeli bir gençlik...

    Annesi onlara "siz güneşi ceplerinizde kaybetmiş marka müslümanlarısınız !Gerçek müslüman olsaydınız bu hallerden hiçbiri başımıza gelmezdi!" diyecek ve gerçek müslümanlığın "nasıl" ını ve "ne idüğü" nü her haliyle gösterecek bir gençlik...

    Tek cümleyle sığınak tanımayacak ve O'nun düşman larını ancak kubur farelerine lâyık bir muameleye tâbi tutacak bir gençlik...

    İşte bu gençliği Anadolu kıtası büyüklüğündeki dâva taşını da gediğine koymayı unutma ve bunu tek vasiyetim bil!

    Allahın selâmı üzerine oIsun...

    Surda bir gedik açtık; mukaddes mi mukaddes!

    Ey kahbe rüzgâr artık ne yandan esersen es!..

    Necip Fazıl



    ESERLERİ

    1-Hikayelerim

    2-Cinnet Mustatili

    3-Bir Adam Yaratmak

    4-Çile

    5-Kafa Kağıdı

    6-O ve Ben

    7-Yunus Emre

    8-At'a Senfoni

    9-Para

    10-Sahte Kahramanlar

    11-Hazret-i Ali

    12-Tanrı Kulundan Dinlediklerim

    13-İhtilal

    14-Moskof

    15-Tohum

    16-Aynadaki Yalan

    17-Reis Bey

    18-Batı Tefekkürü ve İslam Tasavvufu

    19-Babıali

    20-SosyalizmKomünizm ve İnsanlık

    21-Hitabeler

    22-Peygamberler Halkası

    23-İbrahim Ethem

    24-Hesaplaşma

    25-Esselam

    26-Dünya Bir İnkilap Bekliyor

    27-Hac

    28-Tarih Boyunca Büyük Mazlumlar

    29-Türkiye'nin Manzarası

    30-Çerçeve-I

    31-Nur Harmanı

    32-İman ve İslam Atlası

    33-Müdafaalarım

    34-Veliler Ordusundan 333

    35-Benim Gözümde Menderes

    36-İdeolocya Örgüsü

    37-Mümin-Kafir

    38-Senaryo Romanlarım

    39-Çöle İnen Nur

    40-Son Devrin Din Mazlumları

    41-Öfke ve Hiciv

    42-Sabır Taşı

    43-Ulu Hakan II.Abdülhamid Han

    44-Başbuğ Velilerden 33

    45-Çerçeve-II

    46-Konuşmalar

    47-Rabıta-i Şerife

    48-Doğru Yolun Sapık Kolları

    49-Başmakalelerim-I

    50-Tasavvuf Bahçeleri

    51-Çerçeve-III

    52-Namık Kemal

    53-Hücum Ve Polemik

    54-Rapor 1/3

    55-Rapor 4/6

    56-Rapor 7/9

    57-Rapor 10/13

    58-Yeniçeri

    59-Reşahat

    60-Başmakalelerim-II

    61-Mektubat

    62-Başmakalelerim-III

    63-Çerçeve-IV

    64-Gönül Nimetleri
     
  2. H

    Hoca Yeni Üye

    sanılanın aksine nazım hikmeti övmek için üstadı küçümsemeye çalışmak gerekmez. necip fazılı okuyup "şiirden anlamıyor" demek sadece kişinin şiirden ne kadar anladığını gösterir.
     
  3. M

    Muhibbi Yeni Üye

    iyi şair. ruhu şad olsun.
     
  4. K

    Kalecik Yeni Üye

    Necip Fazıl Kısakürek çok başarılı bir yazardı şiirlerini şimdiye dek sevmeyen görmedim
     
Kutucuğu Tıklayın:
Taslak kaydedildi Taslak silindi
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş