Mircan Kaya Biyografi-Mircan Kaya Kimdir?

Konu, 'Önemli Kişilerin Biyografileri' kısmında Almira tarafından paylaşıldı.

  1. A

    Almira Yeni Üye

    Mircan Kaya



    Batum göçmeni Megrel bir ailenin kızı olarak Karadeniz'in bir dağ köyünde başlayan yaşamı aslında onun yanık müziğinin asıl kaynağıdır. İlk çocukluk yılları egzotik bir coğrafyada geçmiş uzak dağlarda türkü söyleyerek iş yapan megrel kadınların sesi......) yoğun dikkatle kulak verdiği yıllardır.



    Şarkı söylemeye bebek denebilecek kadar küçükken başlamış ancak çocuk şarkıları değil yetişkinler için yapılan müziği seslendirmeyi tercih etmiştir. İlkokul yıllarında öğrenmeye olan tutkusu ilk çocukluk yıllarından beri yaşamına yön vermiştir.





    Üstün yetenekli olarak tanımlandığı tüm okul yaşamı boyunca bilim spor ve yaşama dair ne varsa ayrım yapmaksızın yaşamına katmaya adamıştır kendini.

    Yaşadıkları mahallede bulunan ve her gün önünden geçtiği müzik mağazasının vitrininde görüp de göz koyduğu ilk gitarını edinip sonra da müzik öğretmeni olan mağaza sahibine gidip ders almak istediğini söylediğinde on iki yaşındadır ve ilk tıngırdattığı ezgi: Uzun İnce Bir Yoldayım.



    Bu arada küçümsenemeyecek bir şarkı repertuarı oluşmuş ve hemen her ders sonunda öğretmenlerinin isteği ile şarkı söylemektedir. Ortaokulu birincilikle bitirip Nişantaşı Kız Lisesi'ne başladığında ucuz gitarı ve çalıp söyledikleri yetersiz gelmeye başlamıştır. Her gün yürüdüğü yolun üzerinde bulunan ve hemen her gün uğradığı müzik mağazasının kapısında asılı ilanı gördüğünde on altı yaşındadır. Musevi gitar öğretmeninin telefonunu kaydedip ders almak istediğini söyler. Biriktirdiği harçlıklarını gitar derslerine ayırır. Gitar öğretmeni elinden tutup yeni bir gitar almak üzere onu Tünel'e götürdüğünde on yedi yaşındadır. Bu yeni siyah caz gitarını alabilmek okul birincisi olduğu için babası tarafından kendisine armağan edilen altın madalyaya mal olacaktır. Kısa bir süre önce kaybettiği babasının ruhundan af dileyerek madalyayı iyi bir amaç için kullandığını söyleyerek gitarı alır.



    Yeni gitarı ve öğretmeni ile şarkıları renklenir. İlk bestesini yaptığında on yedi yaşındadır. İngilizce yazıştığı yirmiye yakın mektup arkadaşının etkisi ile olsa gerek: "I love you very much ah yüreğim yanıyor..."



    Üniversiteye girdiği yıl bir karar vermiştir: Bu okuldan mühendis olarak mezun olduğumda okunması gereken tüm sanat eserlerini okumuş olacağım senfonik rock grubu...uykusuz ama müzik dolu geceler........



    İlk gerçek yolculuğunu bu yıllarda yapar. Burs kazanarak gittiği Ürdün bir yerlerden bulup getirilen elektro gitar ile parmakları titreyerek "yesterday"ı söyleyecektir.

    Arkadaşları ile kurduğu senfonik rock grubu ile beste çalışmaları yaparlar. Onlarca kasede doğaçtan yapılmış şarkılar kaydedilir. İngiliz Edebiyatı okuyan grubun piyanisti Ergüder Yoldaş hemen bir menajer tutup onu tiyatro ve müzik camiasına tanıtma girişimlerinde bulunacak ancak o kendi yoluna gitmek üzere bu camiayı terkedecektir.

    Grup çalışmaları gitar ile olan ilişkisini ciddi anlamda sekteye uğratacak ve gitarı tek başına şarkı söylediği zaman ona ritm eşliği yapacak bir eşlikçiye dönüşecektir. Altı yıl kadar süren grup çalışmaları bir ürün ortaya çıkaramadan sona erer.



    Boğaziçi Üniversitesi'nde master yapmaya karar verdiğinde iki çocuk annesidir. Bu arada önce hem musluklarımızdan akan içme suyuna ait şebekenin matematik modelleme projesinin kilit mühendisi olarak yaratıcılığın yalnızca sanata mahsus bir kavram olmadığı bilinciyle çalışır.



    Son üç yıldır geleneksel müzikle ilgili çalışmalar yapıyor. Annelik deneyimini yansıttığı "BİZİM NİNNİLER" den sonra yayınlanan yeni albümü "KÜL" geleneksel ezgilerden oluşuyor. Acı ve hüzünle açılan ancak barış Siz Muhteşemsiniz".



    KALAN MÜZİK' ten çıkan albümde Muammer Ketençoğlu Edward Said......



    Formel bir müzik eğitimi almamış olmak ve dayatılmış nosyonlardan yoksun kalmak onun için bir avantajdır. Özgür doğaçlama yapmaya tutkun biri olarak bugüne kadar müzikal anlamda benimsemiş olduğu tavırla kendi müziğini yaratabilmek en büyük arzusu.



    KÜL albümündeki tüm geri vokaller doğaçtan yapılmıştır. Tüm kayıtlar bittikten sonra geri vokaller önceden aranje edilmemiş gerçek kollektif bir çalışmayı ortaya çıkarabilmektir.

    Müzikal çeşitliliği sahip olmaktan sonsuz haz duyduğu ve müzisyene bahşedilmiş olduğunu düşündüğü bir ayrıcalıktır.



    Mircan Kaya albümünde bir kadının kaybettiği sevgilisinin ardından haykırışı olarak yer aldığını söylüyor...
     
  2. H

    Hoca Yeni Üye

    kirmizi bugdaydaki yorumuynan takdire şayan bir insan kendisi.sesi mutlaka duyulmasi gereken bi insan.
     
Kutucuğu Tıklayın:
Taslak kaydedildi Taslak silindi
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş