MAntarlar hakkında bilgiler

Konu, 'Avcılık ve Doğa Sporları' kısmında denizz tarafından paylaşıldı.

  1. MAntarlar hakkında bilgiler
    MANTARLAR HAKKINDA GENEL BİLGİ *


    *Aşağıdaki yazı, Sayın Ömer NECİPOĞLU'nun Av Doğa Silah Dergisi için yazdığı "MANTARLAR" başlıklı yazıdır. Mantarlardan hiç anlamadığım için dağda kesinlikle ne toplanmış mantar ne de kültür mantarı yemem. Eğer dağda birkaç gün kalacaksak yanımdaki arkadaşların da yemesini istemem. Mümkün olduğunca engel olmaya çalışırım. Çünkü dönüşü yoktur. İçinde bulunduğunuz ortam o an için hastahaneye ulaşılamayacak bir ortam olabilir ki genelde öyledir. Aynı zamanda yine uzunca bir zaman dağda kalacaksam yanıma kesinlikle konserve almam. Tazeliğini az da olsa yitirmiş konserve ortamındaki yiyecekler, zehirlenmelere yol açarak avcının burnundan getirebilir. O yüzden benim naçizane tavsiyem sizlerin de uzun süreli avlanma günlerinde konserve yiyeceklerden, hem uzun hem kısa süreli avlarda ise mantarlardan uzak durmanız.
    Murat BALCI
    MANTARLAR
    Sonbahar aylarında ormanlık yerlerde dolaşanlarımız bilhassa çulluk avcılarının orman diplerinde ve çayırlarda çiçek gibi açmış mantarla ilgilenmemeleri imkansızdır. Ancak bilinçli bir şekilde cinslerini tanımadığımız sürece yemenin hatta sadece toplamanın bile son derece tehlikeli olduğu bilinmelidir.
    Mantarlar hakkında biraz bilgi verebilmek için yabancı bir kitaptan derlediğim ayrıca kendim toplayıp yediğim birkaç mantar cinsini bu yazıda vermeye çalıştım,
    Yenebilen mantarlar hakkında bilgisi olan değişik yöredeki okurlar bunları fotograf ile belgeleyip nasıl tanınabileceğini yazarak dergimize gönderirlerse bu yazı sadece yabancı bir kitaptan tercüme olmaktan çıkıp ilerde yurdumuzdaki mantarlar hakkında yerel adları ile beraber bilgi veren bir kaynak olabilir,
    Mantarlar geniş kapsamlı bir canlı sınıfıdır. Bazıları yapısal olarak bitkilerle kıyaslanabilir ancak klorofılleri yoktur bazıları beslenme bakımından hayvanlarla kıyaslanabilir çünkü kendileri için gerekli besinleri hazır olarak bitkilerden hatta hayvanlardan sağlarlar.
    Mantarların çoğalması sporlar vasıtası ile olur. Olgun hale gelen mantar etrafa spor adı verilen kimi gözle görülemiyecek kadar küçük kimi toz büyüklüğünde hücreler saçar. Beslenme, nem, ısı ve ısılığm uygun olduğu ortamlarda bu hücrelerden olgun mantar meydarta gelir. Mantar toplanacak büyüklüğe geldiği zaman yeteri kadar spor yaymış olduğun-dan toplanarak bitme tehlikesi yoktur.Yenebilir olarak bahsedilen mantarlar kendi toplayıp yediğim mantarlardır.
    Zehirli mantarları tabii ki yemeyi denemedim. Direkt olarak kitaptan aktardım.
    Amanita grubuna dahil mantarlar
    Köklerinde torba şeklinde veya daha büyük bir şişkinlik vardır. Toprak altında kalan kısmı ile beraber toplandığında sapın dibindeki yumru kısım belli olur. Bazılarının sapı üzerinde halka vardır, bazılarında bulunmaz. Bazı cinslerinin kokuları çok güzel olur. Bu tür mantarlar genellikle çok zehirlidir.

    Amanita muskaria: 8-20 cm çapında bir şapkası vardır. İlkönce yarımküre şeklindedir büyüdükçe düzleşir kırmızı şapkanın üzeri beyaz sil gibi parçalar ile kaplıdır ancak yağmurlar bu parçaları temizler ve mantarın üzeri dümdüz kırmızı kalabilir. Sap 80-180 mm boyunda 18-20 mm kalınlığındadır. Üzerinde soyulmuş gibi deri parçaları ve beyaz bir halka vardır. Eti beyazdır, tadı hoş kokusu azdır. Yaz sonu ve Sonbahar da ormanlık bölgelerde olur ÇOK ZEHİRLIDIR. Aynı tip yalnız rengi kızıl kahverengi olan Amanita pantheua ve Amanita rubensecens cinsleri de zehirlidir.

    Amanita phalloiders: Şapkası 4-12 cm çapında ilkönce içbükey daha sonra düz olur. Üzerinde belli belirsiz lifler gözükür yağmurda parlak bir görünüşü vardır. Rengi değişik olabilir genellikle yeşile kaçan veya sarıya kaçan zeytin rengidir. Daha açık hatta beyaz renkler dahi olabilir. Sapı 50-130 mm boy ve 18 mm kalınlıktadır dibinde yumrusu vardır. Çok kuvvetli tatlı bir kokusu vardır. Toplandıktan sonra daha fazla hissedilmeye başlar. Yaz aylarından sonbahar sonuna kadar bulunur. Bulunduğu yerler yayvan yapraklı ağaç ormanları ve genellikle meşeliklerdir. Son derece ZEHİRLİDİR. Avrupa Kıtasında en fazla ölüme sebebiyet veren mantar çeşididir ve araştırmalar yapılmasına karşın hiçbir panzehir bulunamamıştır.Tipik zehirlenme belirtileri 6 ila 24 saat sonra ortaya çıkar karaciğer ve böbreklere etki eder. İlkönceleri mide yanması şeklinde gözükür daha sonra şiddetli sancı ile beraber bulantı kusma ve ishal başlar. Bir gün kadar bu şekilde devam ettikten sonra birden belirgin bir iyileşme gözükür hatta iyileşti diye hastaneden taburcu bile edilebilirler. Birkaç gün içinde böbrek veya karaciğer yetersizliğinden ölüm kaçınılmazdır. Zehirlenmeler de kurtulma şansı çok az olup tamamen erken teşhise bağlıdır.

    Amanita virosa: Şapkası 5-12 cm çapmdadır. İlk önce konik biçimlidir. Sonra şekli bozulur. Rengi beyazdır. Sapı 90-120 mm boyunda 10-15 mm kalınlığındadır. Genellikle hafıf eğridir. Sap dibe doğru küçük bir torba gibi olan şişkin kısmın içine girer. Eti beyaz renklidir. KOH (Potasyum hidroksit) değdiği zaman sarı olur. Kokusu çok tatlı, ağır bir kokudur. Yayvan yapraklı ağaç ormanlarında bulunur çok ZEHİRLİDİR. Amanita cinsi mantarlar genelde zehirli oldukları için bu türün genel tarifıne uyan mantarlardan kaçınılmalıdır

    Lepiota grubuna dahil mantarlar
    Genel özelliği sapı üzerindeki halkasıdır. Bu halka kolaylıkla bağlandığı yerden kurtulma ve sap üzerinde aşağı yukarı hareket edebilir. Şapkanın rengi ve üzerindeki desenler cinslerini ayırmak bakımından önemlidir. Bazılarının kokuları konakteristiktir bazılarının etki kısımları kesildiği zaman kırmızıya kaçan bir renk alır.
    Bu grup genellikle YENEBİLEN mantarlardır. Yine de bazı cinsleri mide yanması yapabilir zehirlenme yapan cinsleri de vardır. İyice seçilerek toplanması gereklidir.

    Şemsiye mantar, (Lepiota Procea): Şapkası 10-25 mm çapında önceleri yumurta biçimi daha sonralari düz bir şekildedir. Açık kahve veya gri üzeri daha köyu parçalar ile kaplıdır. Sapı 150-300 mm boyunda 15 mm kalınlığındadır. Dibinde 40 mm kadar olur. Sapı beyaz üzerine gri-kahverengi lekeler vardır. Halkası çifttir. Üst yüzü beyaz alt yüzü kahverengidir. Sap üzerinde aşağı yukarı hareket eder. Eti ince yumuşak ve beyazdır. Tadı tatlı, kokusu hafıftir. Açık ormanlarda, orman kenarlarında yaz ve sonbahar aylarında yetişir. YENİR ve lezzetlidir.

    Lepiota-rtıacodes: Şapkası 5-15 cm çapında, önce kapak sonra düz olana kadar açık biçimdedir. Sapı 100-150 mm boy ve 15 mm kalınlıkta, dibe doğru kalınlaşan biçimde beyaz üzerinde pembe-kahverengi bölümler vardır. Halkası membran şeklinde sapın üzerinde serbest oynar. Eti beyaz kesildikten bir müddet sonra turuncu veya kırmızıya çalan bir renk alır. Tadı hoş ve lezzetlidir. Kuvvetli bir kokusu vardır. Şapkanın altı beyazdır yaşlandıkça kırmızıya kaçar. Ormanlarda çalılıklarda yaz aylarından sonbahar sonuna kadar olur. YENEBİLİR ancak midesi zayıf olanlarda mide yanmasına sebep olabilir. Bu cinsi almanın sebebi gerek görünüş gerek tarif olarak procera ve rhacodes cinslerinin birbirine ne kadar benzediğini göstermek, toplarken ne kadar dikkat edilmesi gerektiğini vurgulamaktır.
  2. Murat

    Murat Yönetici

    Mantarın zehirlimi zehirsizmi oldugunu anlamak icin daha detaya inebilirmiyiz.
  3. Mantarı eğer doğadan kendimiz toplayacaksak çok dikkat etmemiz gerekiyor ama yanımızda bilen birileriyle toplamayı öneririm oldukça tehlikeli olabiliyorlar

Sayfayı Paylaş

Misafirler bu sayfaya şu kelimeleri arayarak geldiler:

  1. mantarin ustu beyaz alti pembe zehirlimidir