Kuyruklu yıldız neden diğer yıldızlara benzemez

Konu, 'Soralım Öğrenelim' kısmında Zeyneb Candar tarafından paylaşıldı.

  1. Zeyneb Candar

    Zeyneb Candar Misafir

    Bugün öğretmenim ders verdi kuyruklu yıldız neden diğer yıldızlara benzemez , kuyruklu yıldız niçin diğer yıldızlara benzemiyor tam olarak bilgilendirme yaparsanız sevinirim?
     
  2. ozlmsel

    ozlmsel Yeni Üye

    Yıldızların Sırları
    Asil Turk - Yıldızların Sırları Mesih SARAÇOĞLU

    Sikkemiz birYıldızların Sırları turamız birYıldızların Sırları Rabbimize musahharızYıldızların Sırları müsebbihizYıldızların Sırları zikrederiz ağabeydane.
    Kehkeşanın halka-i kübrasına mensup birer meczuplarız biz
    B.N

    Geceleri durup semayı şöyle bir seyredersekYıldızların Sırları hele gece berraksaYıldızların Sırları milyonlarca ışıktan noktalar gibi yıldızlar arasında yer yer ışıktan doğrular veya eğriler çizildiğini görürüz. Bilhassa Ağustos aylarında daha fazla görebildiğimiz bu ışıklı oklar kuyruklu yıldızlar gibiYıldızların Sırları çoğu onlardan kopmuşYıldızların Sırları Güneş Sistemine ait parçalardır. Esasında yıldızlar çok büyük ve çok uzaktırlar. Onlar da birer güneştirYıldızların Sırları hatta güneşlerin de güneşidirler. Mesela Vega yıldızı güneşten 50 defa daha büyüktür. Oriyon Rigel yıldızı ise 50.000 defa daha güçlüdür.

    Uzaklıkları ise çok değişiktir. En yakınının ışığı bile ancak bize dört yılda gelebilmektedir. (Işık saniyede 300.000 km yol almaktadır.) Kuğu yıldızının ortalama uzaklığı 11 ışık yılı (ışığın bir yılda gittiği yol) kadar ölçülmüştür. Bizim de sistem olarak gitmekte olduğumuz Vega yıldızı iseYıldızların Sırları bizden 27 ışık yılı uzaklıktadır. Yani şu anda gördüğümüz 1952 yılındaki halidir. Devamlı göz kırpar olmaları da «pulsasyon» tabir edilen devamlı büzülüp genişlemeleri ve ışığın bir özelliğindenYıldızların Sırları yani kendilerinin ışık kaynağı olmaları ve bize çok uzak bulunmalarındandır.

    Ay gibi başkalarının ışığını yansıtan gezegenleri de bu farktan dolayı hemen anlarız.

    Güneşimiz de devamlı içten içe kaynamaktaYıldızların Sırları devamlı patlamalarla yıpranmakta veya kendisini yenilemektedir. Bazan bu patlamalar öyle şiddetli oluyor kiYıldızların Sırları binlerce ton ağırlığındaki parçalar feza boşluğunda kaybolup gidiyor. Diğer yıldızlar da böyle. İşte güneşlerdenYıldızların Sırları kuyruklu yıldızlardan kopmuş bu katı parçalarYıldızların Sırları küremize kadar misafir gelmektedirYıldızların Sırları gönderilmektedir. Neden misafirYıldızların Sırları neden gönderilmektedir?

    Başta atmosfer kapımızı çalmadan içeri girmiyorlar Bize doğru süratle gelirken atmosfer girişindeYıldızların Sırları kapıda Gönderen’in emri ve talimiyleYıldızların Sırları ateşten bir hat çiziyorYıldızların Sırları bizlere geldiğinin haberini veriyorlar.

    Bu davetli davetsiz misafirler biz dünyalılar için hayli ehemmiyetlidir. Herşeyden önce başımıza gelen bir taş. Pek boşa benzemiyorlar. Bunlar hakkında duyduklarımızYıldızların Sırları bildiklerimiz nelerdir. Kısa da olsa bir göz atalım.

    Bunların Güneş Sistemi içinde dolaşanlarına meteorYıldızların Sırları bize kadar uzananlara da metereoit (göktaşı) diyoruz. Çokları çıplak gözle görülemeyecek kadar küçük toz zerreleri keyfiyetindedirler. Bunlara da mikro metereoitler ismini veriyoruz. Çeşitli istikametlere doğru giden meteorların diğer gezegenleri ve Ay’ı ne hale getirdiklerini fotoğraflardan çok görmüşsünüzdür.

    Ay’ın resmine bakıp da yerlere kapanmamak mümkün mü? Binlerce taştan başımızı koruyan tanımamaya hiç vicdan müsaade eder mi?

    İşte bizim Akanyıldızlar dediğimizYıldızların Sırları bu meteorların saniyede 12—72 km hızla üzerimize doğru gelirken atmosfer kalkanımıza çarpıp sürtünmeden mütevelli yanmalarıdır. Biz o anı görüyor ve tamamen olmasa da yanlış bir değerlendirme ile Akan yıldız diyoruz.

    Dünyanın Güneş etrafındaki dönme hızı saniyede 30 km kadardır. Göktaşları Dünya’nın döndüğü istikamette gelip düşerse 72 – 30 = 42 km/sn; ters istikamette gelerek düşerseYıldızların Sırları 12 + 30 = 42 km/snYıldızların Sırları yani saniyede 12 ila 72 km arasında düşen göktaşlarının gerçek hızları 42 km/sn civarındadır.

    Esasen ekserisi büyük sayılmaz. Atmosferimizde parçalandıkları için çoğu mercimekYıldızların Sırları nohut kadardır. Yalnız bize o kadar ulaşabilen büyük kütleler de vardır. Tespit edilebilenlerin bazılarından biraz bahsedelim.

    BunlarYıldızların Sırları demirli (sideritlerYıldızların Sırları taş - demirli (sideroitler)Yıldızların Sırları taşımsı (aeroitler) olmak üzere üç kısımda mütalaa edilebilirler. Demirli göktaşlarında % 91 demirYıldızların Sırları % 8 nikelYıldızların Sırları % 0Yıldızların Sırları6 kobalt ve silisyum oksit bulunmaktadır. Bunların çıplak gözle dahi bu yerin taşı olmadığı hemen fark edilir.

    Taş - demirli göktaşlarında metal ve silisyum oksit miktarları birbirine yakındır. Taşımsı göktaşları ise silisyum oksidi daha bol olanlardır. Bunlarda % 42 oksijenYıldızların Sırları % 21 silisyumYıldızların Sırları % 16 demirYıldızların Sırları % 16 kadar da magnezyum bulunmaktadır. Haliyle bu maddeler bileşim halindedirler. Bize kadar ulaşanların ekseriyeti bu son sınıfa dâhildir.

    Bunların yaşları radyo-aktif elementleriyle tespit edilebilmektedir. Demirliler daha yaşlı olup 6.10^9 yıl kadardır. Taşımsı olanlar ise küremizin yaşına daha yakın olup 10^9 ile 4Yıldızların Sırları5 x 10^9 yıl arasında değişmektedir.
    Bu duruma göre taşımsılar Güneş Sistemi içindenYıldızların Sırları diğerleri ise daha uzak yerlerden gelmişYıldızların Sırları misafirler olup yıldızlardan geldikleri sanılmaktadır.

    Büyüklerine gelince: 30 Haran 1908’de Sibirya’da Tunguska semalarında görülen ateşten küreden halk korkuya ve dehşete kapılmıştı. Büyük bir gürültü ve sarsıntı olmuşYıldızların Sırları bilinmeyen bir yere bir şeyler olmuştu. 5—l0 sene sonra bazı ilim adamları oraya ancak ulaşabildiler. Çapı 50 km olan bir orman yanmış kül olmuşYıldızların Sırları yer yer çukurlar açılmıştı. İncelemeler büyük bir meteor olduğunu gösterdi.

    1 Haziran 1920’de Almanya’ da Hunsruck’a yedi parça ateş halinde taşlar düşmüştüYıldızların Sırları çeşitli büyüklüklerde çukurlar açılmıştı

    12 Şubat l947’de Doğu Asya sahillerinden Wladiwostok’un yakınlarına dumanlı bir yol çizerek gelip dolu halinde etrafa dağılan taşların toplam ağırlığı 23 ton kadar gelmekteydi.

    Çok eski zamanlarda Arizona’nın Winslow yakınlarına düşen göktaşının açtığı kraterin ise çapı 1600 m kadardır.

    l941’de Domaniç yaylasına düştüğü söylenen 25 kg. ağırlığındaki göktaşı şimdi Bursa Müzesi’nde teşhir edilmektedir.
     
  3. kuyruklu yıldız niçin diğer yıldızlara benze n

    mez









    kuyruklu yıldız niçin diğer yıldızlara benzemez
     
  4. Nursena

    Nursena Admin

    Cevabını konu başında arkadaş vermiş.
     
  5. Murat

    Murat Yönetici

    Kuyruklu yıldızlar her zaman bende heyacan yapmıştır.
     
  6. güzide

    güzide Yeni Üye

    Kuyruklu Yıldız geçişini izlemek isterdim ancak çıplak gözle olacak böyle yakından ne heyecanlı olurdu.
     

Sayfayı Paylaş