Kız Erkek Kuklalarımız; Benekli Draması

Konu, 'Eğitim Öğretim' kısmında Hayal Gemisi tarafından paylaşıldı.

  1. Hayal Gemisi

    Hayal Gemisi Yeni Üye

    Serbest Zaman- Türkçe:


    Öğretmen balonun içine su doldurarak ortadan bağlar. Kaş ve göz figürü de ekleyerek maskot haline getirir. (Kız ve erkek olacak şekilde yapar.)

    Çocuklarla tanıştırdığı maskotun da onları tanımak istediğini söyleyerek öğrencilerin kendilerini anlatmalarına fırsat verir. Maskot kendi sevdiği ve sevmediği şeylerden bahsederek çocukların bu konudaki düşüncelerini alır.

    Çocuklara kız ve erkek çocukların ilgi ve isteklerinin genellikle farklı olduğu dile getirilir. Dış görünüşümüzdeki farklılıklar ve giysilerimizdeki farklılıklarla ilgili çocukların seviyesine uygun bilgi verilir.

    Maskotların adının ne olacağına sınıfla beraber karar verilir.

    Sınıfın maskotları dolaba kaldırılarak kahvaltı etkinliğine geçilir.

    Öğretmen ellerinin başparmaklarına kız ve erkek figürü çizerek ellerini yumruk haline getirir.

    Başparmak kız şeklinde çizilir. Parmak elin içine saklanarak yumruk yapılır.


    “Parmak evinden birisi yavaşça kapıyı açarak dışarı çıkmış. (Kız figürü çizilen parmak çıkarılır. Çıkarılan parmağın yüzü öğretmene dönüktür.) Saçları uzunmuş, eteği de varmış. Sesi inceymiş. Acaba bu kız mıymış erkek miymiş?” diyerek çocuklara sorulur. Çocukların cevabından sonra parmağın yüzü çocuklara gösterilir.


    Kız figürü çizilen parmak diğer ele yaklaştırılır. “Tık, tık!” ”Kim o?”

    Parmak evinden birisi yavaşça kapıyı açarak dışarı çıkmış. (Erkek figürü çizilen parmak çıkarılır. Çıkarılan parmağın yüzü öğretmene dönüktür.) İçerden kısa saçlı, pantolonlu, kravatlı biri çıkmış. Acaba bu kız mıymış erkek miymiş?” diye çocuklara soru yöneltilerek kız erkek kavramı pekiştirilir.

    Kız ve erkek tanıştırılarak “Hoşça kal” diye vedalaştırılır .


    Drama:


    Öğretmen “Benekli” adlı dramayı anlatarak çocukların katılmalarına fırsat tanır.


    “Ayşe bahçede oynuyormuş. Bu sırada rüzgar “Vuuuuu!” diye esmeye başlamış. Ayşe rüzgârdan dolayı gözüne toz kaçmasın diye gözlerini kapatmış. Bu sırada yanına biri gelmiş. Gelen “Gözlerini sakın açma. Haydi, beni gözlerin kapalıyken tanı.” demiş. Ayşe onu tanımak için parmakları ile ona dokunmuş.

    Ayşe parmaklarıyla önce alnına dokunmuş. Alnında tüyleri varmış. Burnunda ise minicik bir tepecik ve birde ıslaklık varmış. Sonra dudaklara bakmış. Dili dışarı sarkmışmış ve çok uzun bir dili varmış. Dişleri ise çok kocaman ve sivriymiş. Ayşe kulakları ile dinlemiş. Karşısındaki kişi “Hı hı hı!” diye nefes alıyormuş. Ama Ayşe gözleri kapalıyken göremediği için hala onu tanıyamamış. Meğer gelen köpeği Benekli’ymiş. Benekli daha fazla dayanamamış. “Hav! Hav! Hav!” diye sesini çıkarmış. Ayşe de “Tanıdım tanıdım, sen Benekli’sin.” demiş.
     
Kutucuğu Tıklayın:
Taslak kaydedildi Taslak silindi
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş