Keçecizade İzzet Molla

Konu, 'Yazarlarımız' kısmında sare tarafından paylaşıldı.

  1. s

    sare Yeni Üye

    Keçecizade İzzet Molla


    Yaşadığı dönem: 19.yy


    Hayatı: İstanbul'da doğmuş, babasının ölümü üzerine akrabalarının yardımlarıyla öğrenimini tamamlamıştır. Çeşitli devlet görevlerinde bulunduktan sonra Osmanlı-Rus Savaşı aleyhtarı olduğu için sürgüne gönderildiği Sivas'ta ölmüştür.


    Eserleri ve Edebi Kişiliği


    19. yüzyılın, divan edebiyatı geleneğinin önemini yitirerek çöküşe yöneldiği ve yerini yeni bir edebiyata bırakmaya başladığı bir dönemdir. Böyle bir edebiyat ortamı içinde, dönemin öteki şairlerinin yaptıkları gibi İzzet Molla da önce 17. ve 18. yüzyıl ustalarının yollarını izlemiştir. Ancak, divan şiiri geleneğini sürdürmekten öteye giderek, sahip olduğu şairlik yeteneği, ince zevki, sağlam ve zarif üslubuyla diğer şairlerden kolayca ayırt edilebilecek bir edebi değer ve ustalık göstermiştir. İzzet Molla'nın mizahî yanı güçlü olup eserlerinde yer yer olay ve şahısları mizahla karışık bir üslûpla anlatmayı başarmıştır. Öte yandan İzzet Molla'nın da çağdaşı bazı şairler gibi yaşanan hayata, çevreye ve insana daha yakından baktığı ve dönemin şiirinde aranan değişiklik ihtiyacını karşılamaya çalıştığı görülür. Bu amaçla şiirlerine mahallî renk katmaya çalışmış, halk şiiri ve sanatçılarıyla ilgilenmiş, hece veznini kullanarak türküler yazmış, böylece divan şiirinin geleneksel yapısını sarsmıştır. Bu tarz girişimlerinin bazı eserlerinde başarılı olduğu dikkate alındığında o, yeni edebiyatın ilk müjdecilerinden sayılabilir. İzzet Molla'nın zeki, nüktedan, sözünü esirgemeyen, mizaha ve latifeye düşkün, zevk ve eğlenceyi seven kişiliğiyle divan şiirinin son şairlerinden olduğu onun hakkında bilgi veren kaynaklarca kaydedilmektedir.


    Eserleri: Gülşen-i Aşk, Mihnet-Keşân, Dîvân, Lâyihalar, Devhatü’l-Mehamid fî Tercimeti’l-Vâlid, Şerh-i Elgâz-ı Râgıb Paşa


    Kaynak: Mengi, Mine, Eski Türk Edebiyatı Tarihi, Akçağ Basımevi, Ankara 2002.



    Şiirleri: Zülfündedir benim baht-ı siyahım (Şarkı)

    Meşhûrdur ki fısk ile olmaz cihân harâb (Kaside)

    Zülf ü hâlinle değil hiç Müselmân birisi (Kaside)

    Aceb bu âteş-i firkatle kimler yane gönlümden (Kaside)

    Virsün yoluna var ise cânından usanmış (Kaside)

    Ayândır mihr-i rûy-ı yâr amma halk şaşmıştır (gazel)

    Hûbân-ı zamândan çekilir mi sitem-i aşk (gazel)



    <div>
    __________________

    Karanlık, bir ışıkla dehşet verir aslında çünkü yalnız kalamazsın gölgen vardır yanında <br />Yalnızım yapayalnız hayat yolunda belki arkamdan gelenler var ama bakmazlarbana , beni güldürün ama ağlarım ben bedenim alışmış ne de olsa <br />Yalnızlık gülümser ekşi ekşi suratıma ben yalnızken ve ağlarken demekki yalnız değilmişim kendimi yalnız sanırken <br />Kötümser bir şekilde bakan yok bana karanlık bakar ama o iyidir aslında çünkü düşünme fırsatı verir insana..<br />[img width=263 height=125]http://img231.imageshack.us/img231/5916/adszen5rg6.jpg[/img]
     
  2. M

    Muhibbi Yeni Üye

    on dokuzuncu yüzyıl osmanlı devlet adamı ve şâiri.
     
  3. Şaban

    Şaban Yeni Üye

Kutucuğu Tıklayın:
Taslak kaydedildi Taslak silindi
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş