İstiklal Marşının Kabulü tarihi

Konu, 'Türk ve Dünya Tarihi' kısmında Murat tarafından paylaşıldı.

  1. Murat

    Murat Yönetici

    Türkiye Cumhuriyeti ilan edilmeden önce kabul edilen Milli marşımız 12 Mart 1921'de o zamanın TBMM'de kabul edildi. Marşımızın kaleme alınması ilk olarak Osmanlıca olmuştur, bununla ilgili belge ise ;
    istiklal marşı.jpg
    Büyük edebiyatı Mehmet Akif Ersoy tarafından yazılan İstiklal Marşı 12 Mart 1921'de Birinci TBMM tarafından İstiklal Marşı olarak kabul edilmiş, bestesi ise Osman Zeki Üngör tarafından gerçekleşmiştir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'de 15 Kasım 1983'den günümüze Milli marş olarak bu marşı okur.

    İstiklal Marşının günümüz Türkçesi ile tam metni;

    Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
    Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
    O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;
    O benimdir, o benim milletimindir ancak.

    Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilâl!
    Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celâl?
    Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helâl...
    Hakkıdır, Hakk'a tapan, milletimin istiklâl!

    Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.
    Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
    Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.
    Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.

    Garbın âfakını sarmışsa çelik zırhlı duvar,
    Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddım var.
    Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imânı boğar,
    'Medeniyet!' dediğin tek dişi kalmış canavar?

    Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma, sakın.
    Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın.
    Doğacaktır sana va'dettiği günler Hak'kın...
    Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.

    Bastığın yerleri 'toprak!' diyerek geçme, tanı:
    Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
    Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır, atanı:
    Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı.

    Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki fedâ?
    Şühedâ fışkıracak toprağı sıksan, şühedâ!
    Cânı, cânânı, bütün varımı alsın da Hüdâ,
    Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.

    Ruhumun senden, ilâhi, şudur ancak emeli:
    Değmesin mâbedimin göğsüne nâmahrem eli.
    Bu ezanlar-ki şahâdetleri dinin temeli,
    Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli.

    O zaman vecd ile bin secde eder -varsa- taşım,
    Her cerihamdan, ilâhi, boşanıp kanlı yaşım,
    Fışkırır ruh-i mücerred gibi yerden nâ'şım;
    O zaman yükselerek arşa değer belki başım.

    Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl!
    Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl.
    Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl:
    Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet;

    Hakkıdır, Hakk'a tapan, milletimin istiklâl!
     
Kutucuğu Tıklayın:
Taslak kaydedildi Taslak silindi
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş