istanbul semtlerinin isimleri nereden gelmiştir

Konu, 'Soralım Öğrenelim' kısmında Nursena tarafından paylaşıldı.

  1. Nursena

    Nursena Admin

    Muhşetem güzellikteki istanbul'un Bazı Semtlerinin İsmi Nereden Geliyor? Bu semtlere verilen isimleri mutlaka merak etmişsinizdir.

    İleride sizlere istanbul semtlerinin eski adlarınuda verecegiz.

    İşte İstanbul - Asitane nin semptlerinin isim babaları :)
    [​IMG]
    Aksaray – Aksaray'dan gelenler buraya yerleştirilmiştir. Bu semt adını bu günkü Aksaray şehrinden gelenler vermiştir.

    Ahırkapı - Padişah sarayının sonunda ki has ahırın (Padişahın atlarının barındığı ahır) yanında olduğu için Ahır Kapısı diye anılmıştır.

    Akaretler - Sultan Abdulaziz Taşlıkta Aziziye camiinin giderlerini karşılamak üzere bir vakıf kurmuştur. Bu vakfa gelir sağlamak için de gelir getiren anlamında Akaretler yaptırmayı planlamıştır. Bu planı bitirmek ise II.Abdulhamit'e nasip olmuştur. Bu yüzden semtede Akaretler denmiştir.

    Altunizade - Altunizade İsmail Zühtü Paşa'nın yaptırdığı cami, semtinde bu adla anılmasına sebep olmuşştur. Zühtü Paşa'nın babası altın alım satımı ile iştigal ettiğinden Zühtü Paşa'ya da Altunizade denmiştir.

    Arnavutköy – Önceleri, Boğaziçi’nin bu sevimli semtinde Arnavutlar oturduğu için buraya bu ad takılmıştı.

    Ataköy - Ataköy'ün eski adı Baruthane dir. II.Mahmut tarafından buraya baruthane yapılmıştır. O zamanlar Ataköy (İstanbul'un dışı sayıldığından baruthane yapımı için uygun bir alan olarak görülmüştür.) Daha sonraları Emlak ve Kredi Bankası bu bölgeye 50 - 60 bin nüfuslu bir yerleşim yeri kurmuştur(1950). Yeni yerleşim yerinin adı da Ataköy olur.

    Ayazağa - İsmini yeni çeri kethudası Ayaz Ağa'nın çiftliğinden almıştır. Abdulaziz döneminde buraya yaptırılan saray bugün binicilik okulu olarak kullanılmaktadır.

    Ayrılık Çeşmesi (Haydarpaşa’da) – Eskiden hac alayı bu çeşme çevresinde toplanır, oradan yola çıkardı. Hacca gidenler eşlerine, dostlarına orada veda ederek ayrılırlardı.

    Bağlarbaşı - Çok eskiden bir Ermeni manastırına ait bağların başladığı yermiş. Zamanla oraya Bağlarbaşı denmiştir.

    Balat - Rumca saray anlamına gelen palation sözcüğünden geldiği söylenir. Önceleri İstanbul'un kapılarından birine verilin bu ad, sonraları semtin adı olmuştur.

    Bedesten - Arapça bir söz olan Bezzaz dan türetilmiştir. Bez, kumaş taciri, Manifaturacı anlamına geliyor. Kumaş tacirlerinin bulunduğu yere de bezzazistan denildiğinden. zamanla halk arasında ağza kolay gelmesinden dolayı bedestan'a dönüşmüştür.

    Beylerbeyi – III. Murat devri beylerbeylerinden Mehmet Paşa’nın yalısını bulunduğu için köye bu ad verilmiştir.

    Cihangir – Kanuni Sultan Süleyman pek sevdiği oğlu Cihangir için burada bir cami yaptırmıştı. Semt adını bu Cihangir Camisi’ nden almıştır.

    Çarşamba – Samsun Çarşamba ovasından gelenler yerleştirildiği için buraya da Çarşamba denilmiştir.
    [​IMG]
    Çengelköy – XIX. Yüzyılda Kaptan-ı deryalıklarda, valiliklerde bulunmuş, yiğitliğiyle tanınmış Çengeloğlu Tahir Paşa burada bir mescit yaptırmıştı.

    Harem – Üsküdar Sarayı’ nın harem dairesine gidecekler bu iskeleye çıkarlardı.

    Haydarpaşa – III. Selim vezirlerinden Haydar Paşa oradaki kışlayı yaptırmıştı.

    İhsaniye – Selimiye kışlası ile Karacaahmet arasındaki bu mahallenin bulunduğu yerde eskiden bir saray vardı. Padişah yıkılmaya yüz tutan bu sarayın arsasını halka “ihsan” ettiği (bağışlandığı) için semtin adı “İhsaniye” kalmıştır.

    Kabataş – İskelenin bulunduğu yerde eskiden büyük bir taş vardı. Osmanlı devri ileri gelenlerinden “Köse Kahya” diye tanınmış Mustafa Necip çelebi bu taşı yontturup iskele haline getirdi.

    Kadıköy – Bugün Osmanağa Camisi diye anılan caminin yerinde eskiden Kadı Mehmet Efendi’nin yaptırdığı bir mescit vardı. Semtin adı bundan dolayı “Kadıköy” kalmıştır. Bugünkü camiyi I. Ahmet devrinde Babüssaade Ağası Osman Ağa yaptırmıştır. Diğer bazı kaynaklara göre Bizans’ın fethinden sonra burası İstanbul’un ilk kadısı Hızır Bey’e bağışlanmış, bundan ötürüde semt “Kadıköy” adını almıştır.
    [img]http://www.yasambu.com/forum/imagehosting/14174d658da1594c2.jpg[/img]
    [COLOR=Blue]Kanlıca - Bu bölgeye Kanuni Sultan Süleyman tarafından Anadoludan Türkmen ve göcebe bazı türk kabileleri getirtilip yerleştirilmiştir. Bu göçebelerin buraya yerleşmeleri kağnılarla olduğu ve çok uzun bir süre içinde ancak yerleşebildikleri için halk arasında bu bölgeye Kağnıca, sonralarıda Kanlıca denmiştir.
    [COLOR=Blue]
    Kuzguncuk – Fatih Sultan Mehmet devrinde, Kuzgun Baba diye anılan bir derviş burada oturmuştu.

    [COLOR=Blue]Taksim - İstanbul sularının bir bölümünün buradan taksimi yapıldığı için burasıda suların taksimi (ayrımı) yapılan yer olarak kalmıştır

    [COLOR=Blue]Üsküdar – Farsça “Konak” anlamına gelir. Eskiden Anadolu’ya İran’a, Arabistan’a gidip gelen kervanlar burada konaklardı.
    [COLOR=Blue]
    Vaniköy – Eski adı Papazbahçesi’ydi. IV. Mehmet, Şeyh-i Sultani Esseyit Mehmet Vani (Vanlı) ye bu yerleri hediye etti, o da kendisine burada bir yalı, bir iki ev yaptırdı.

    [COLOR=Blue]Sütlüce - Bugün Sütlüce’nin olduğu yerde Süt Menbat adlı bir Rum köyü vardı. Köyün bir köşesindeki bakır bir kadın heykelinin memelerinden su akar, bu suyun kadınların sütünü çoğalttığına inanılırdı.

    [COLOR=Blue]Şaşkınbakkal - Henüz yerleşimin olmadığı dönemlerde, yaz günleri denizden yararlanmak için trenle bölgeye gelenler için bir bakkal açıldığını görenler, burada iş yapılmayacağını düşünerek, "şaşkın bakkal" yakıştırması yaptılar.

    [COLOR=Blue]Çatladıkapı - Bizans döneminde yapılan surların Sidera adı verilen bir kapısı 1532 depreminde çatlayınca hem kapı hem semt Çatladıkapı olarak anılıyor.

    [COLOR=Blue]Bebek - İlk rivayet, Fatih Sultan Mehmetin, bölgenin muhafazası için görevlendirdiği bölükbaşının Bebek lakaplı olması. Bir başka iddia ise, padişahın buradaki bahçesinde gezerken, yılan görüp korkan şehzadesini avutmak için "Bebek" yanıtını vermesi ve bahçenin Bebek bahçesi olarak anılması.

    [COLOR=Blue]Veliefendi - Hipodrom bir zamanlar Şeyhülislam Veliyüddin Efendi’nin sahibi olduğu topraklar üzerinde kuruldu.

    [COLOR=Blue]Unkapanı - Bazı satış yerleri Arapçada "kabban" denilen büyük teraziler bulunduğu için Kapan adını taşırlar. Sahilinde buğday ve arpa yüklü gemilerin demir attıkları Unkapanı da adını böyle aldı.

    [COLOR=Blue]Tahtakale - Sözlük anlamı "kale altı" olan Taht-el-kale’nin bozulmasıyla Tahtakale’ye dönüşen semtin adının Mercan ya da Beyazıt dolaylarındaki eski sur benzeri yapının aşağı kotunda yer aldığı için bu ismi aldığı tahmin ediliyor.

    [COLOR=Blue]Teşvikiye - Harbiye Karakolu ile Rumeli ve Valikonağı caddelerinin kesiştiği kavşakta bulunan iki taş, Sultan Abdülmecit’in burada bir mahalle kurulmasını teşvik ettiğini belgelemektedir.

    [COLOR=Blue]Feriköy - Semtin adı Abdülmecit ve Abdülaziz dönemlerinde yaşayan Madam Feri’den geliyor. Bölgede geniş topraklar padişah tarafından Madam Feri’nin kocasına bağışlanmış. Ama kocası ölünce köy onun adıyla anılır olmuş.


    [COLOR=SeaGreen]Kaynakça : Milliyet Gazetesi[/B][/COLOR][/COLOR][/COLOR][/COLOR][/COLOR][/COLOR][/COLOR][/COLOR][/COLOR][/COLOR][/COLOR][/COLOR][/COLOR][/COLOR][/COLOR]
     
  2. A

    Abdullah Yeni Üye

    Aslında eski Türkçe yi anlayabilsek bu isimlerin nereden geldigini anlamamak söz konusu olmayacak.
     
Kutucuğu Tıklayın:
Taslak kaydedildi Taslak silindi
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş