Hasan Can Biyografi-Hasan Can Kimdir?

Konu, 'Önemli Kişilerin Biyografileri' kısmında Almira tarafından paylaşıldı.

  1. A

    Almira Yeni Üye

    Hasan Can </B>

    Yavuz' a yoldaş ve sırdaş olan nedim; Hasan Can



    Hafız Mehmet Akkoyunlu sarayının mescidine bakan kendi halinde bir müezzindir. Ancak onda öyle bir ses vardır ki yanaklardan sıcak damlalar kayar.



    Şah İsmail’in fitne kaynattığı günlerde doğu Anadolu’da cinayetler görenler haçlı geçti sanır.



    İşte Yavuz’un “İslam âlemine birlik” parolasıyla yola çıktığı demlerde Hafız Mehmet Tebriz’e gider. Büyük Veli Kemâleddin Erdebili’nin hizmetine girer.



    Çaldıran zaferinden sonra Erdebili Hazretleri’nin ziyaretine gelen Sultan’ın gözü onca insan arasında Hafız Mehmed ile oğlu Hasan’a takılır. Bunlar isimsiz insanlardır beyninden geçenleri kafatasından saklayan Selim sadece ona açılır.



    BEKLENEN RÜYA

    Yavuz’un Mısır seferine niyetlendiği günlerdir. Evet Son Abbasi Halifesi Mütevekkilallah’ın gücü yoktur “Ah bir işaret gelse.”



    İşte uykusuz geçen bir gecenin ardından Hasan Cana sorar:

    -Nerelerdeydin?

    -Azıcık dalmışım efendim.

    -Öyleyse rüyanı anlat.

    -Dikkate değer bir rüya gördüğümü hatırlamıyorum.

    -Olacak iş mi yani bir insan uyusun da rüya görmesin. İyi düşün görmen lâzımdı!



    Hasan Can çıkar. “Tuhaf” der ama şimdi bunu nasıl anlatmalı sultana?”



    Hasan Can onu adeta aparır o başlar anlatmaya:

    -Hünkârım akşam çadırınızın önünde nöbetteydim. Bir ara içim geçti. Ya da öyle olduğunu sanıyorum. Zira mekân aynıydı ve ben ayaktaydım. Baktım dört atlı çadıra yaklaşıyor. Hemen davrandım Osman ve Ali! Radıyallahüanhüm ecmain.



    Yavuz heyecanlıdır. Rüyayı tek kelimesini kaçırmadan dinler ve nedimine döner. “Bilir misin Hasan biz emir olunmadıkça kıpırdamayız. İşte şimdi tamam. Artık çıkabiliriz yola.”



    SİNA DENEN BELA

    Sina Çölü kelimenin tam mânâsı ile belâdır. Yer sarıdır hasırlar Yerinden kıpırdamayan ağırlıklar.



    İşte askerin tâkâtını zorladığı anlardan birinde Yavuz Selim atından atlar kestirirseniz kestirin! Ama itirazımız var!”

    -Neye?

    -Askeri yürütmenize!

    Hasan Can mânâlı mânâlı güler. Önce boynu bükük binelim atlarımıza”



    İnanın imdad-ı İlahi ortadadır. Nitekim hiç olmadık şeyler olur. Orduya kara kara bulutlar gölge yapar halifelik İslam’ın zinde gücüne bahş olmaktadır. Türk’e!



    CEZA MI CAİZE Mİ?

    Bir gün Yavuz “Rüyalar tabire bağlıdır. Eğer Şeyh’e bir hal olursa gözüme gözükme!”



    Çok geçmez. Muhammed Bedahşi hazretlerinin vefat haberi gelir. Sultan Halimi Çelebi’ye döner: “Şimdi ben bu Hasan’ı cezalandırmaz mıyım?” der. Halimi Çelebi “A be çocuk niye ağzını tutmazsın” gibilerden teessürle bakar. Lâkin Hasan Can hâl ehlidir ama önce vefat ettiyse sultanımız bu fakire bir caize (hediye) verse gerek”



    Araştırırlar. Hasan Can haklı çıkar. Sultan çıkarır kaftanını ama altınları fakir fukaraya dağıtır. Sevabını bağışlar Bedahşi Hazretlerinin nurlu ruhuna.



    AKIBET HAYR

    Biliyorsunuz hayatı muhteşem zaferlerle dolu olan Yavuz genç yaşında küçücük bir çıbana boyun eğer. Son nefesini verirken Hasan Can yanındadır.

    Yavuz sorar:

    -Hasan bu ne hal?

    -Şimdi Allah ile olacak zamandır sultanım.

    -Ah be Hasan. Sen bunca zamandır bizi kimle bilirdin?



    Yavuz’un konuşmaya mecâli yoktur. Mushaf-ı şerifi işaret eder. Hasan Can o berrak sesiyle Yasin-i Şerif’e başlar. Yine volkanlar coşar belki de ilk kez böyle güler...



    “Nasıl bre?”

    Mısır seferine çıkacakları gün kayıkla Üsküdar’a geçerler. Nedendir bilinmez Sultan yoldaşına takılır. “Hasan Can kahvaltı yaptın mı?”

    Hasan Can cevap verir “Beli (evet) sultanım!”

    -Yumurta seversin değil mi?

    -Beli sultanım!



    Aradan yıllar geçer. Yollar İstanbul’a gelirler. Şimdi yine sandaldadırlar. Ama bu kez yönleri Sarayburnu’nadır. Sultan ansızın Hasan Can’a döner “Nasıl bre?”

    Cevap ışık hızıyla gelir: “Rafadan sultanım!”

    Birlikte düşünmek beraber hissetmek... “Hemhâl olmak” denilen şey bu olsa gerek.



    Hasan Can Hazretleri Bursa Yeşil Türbe haziresinde medfûndur.









    .
     
  2. H

    Hoca Yeni Üye

    yavuz sultan selim son anında yaninda yer alan yakın bir dostu.
     
  3. M

    Muhibbi Yeni Üye

    çok başarılı buluyorum.
     
Kutucuğu Tıklayın:
Taslak kaydedildi Taslak silindi
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş