Hangisi Carl Sagan'ın tasarladığı Dünya dışı varlıklara gezegenimizi anlatmak için mekikle uzaya gön

Konu, 'Soralım Öğrenelim' kısmında ayto tarafından paylaşıldı.

  1. a

    ayto Yeni Üye

    Hangisi Carl Sagan’ın tasarladığı, Dünya dışı varlıklara, gezegenimizi anlatmak için mekikle uzaya gönderilen levhaya çizilenler arasındadır?

    a) Radyo dalgaları b) Kadın-Erkek c) DNA modeli d) Haç-Hilal-Yıldız
     
  2. Murat

    Murat Yönetici

    Sorunun cevabı Kadın ve Erkek tabiki.
     
  3. p

    pelindilmen Yeni Üye

    Carl Sagan Pioneer Levha hakkında Ufolojide şu bilgi var.

    Mitolojiye göre insan Bilgelik Ağacı’nın meyvesini yediği için cennetten düşmüştür. Adem ve Havva cennette mutluluk içinde yaşarken şeytanın onlara kendilerine yasaklanmış olan Bilgelik Ağacının meyvelerinden yedirmesi sonucu iyiyle kötünün ayırdına varmışlar ve cennetten atılmakla cezalandırılmışlar. Bu hikayedeki bilgelik ağacının bilimi, şeytanın şüpheyi, cennetin de insanın evrendeki ayrıcalıklı konumunu simgelediğini varsayarsak insanlığın gerçek hikayesi ortaya çıkar.


    İnsanlar yıllarca bir yaratıcının en büyük eseri olduklarına, dünyadaki tüm düzenin kendi çevrelerinde döndüğüne, evleri olan dünyanın da evrenin merkezinde olduğuna inandılar. Bütün gezegenler ve yıldızlar kusursuz çember şeklindeki yörüngelerinde dünyanın çevresinde dönüyorlardı. Onlar oraya zaten insanların göz zevki için koyulmuştu. İnsan dünyadaki diğer canlılar içinde özeldi. Dünyadaki tüm hayvanlar bize ‘yiyelim, içelim fakat israf etmeyelim’ diye verilmişti. İnsan evrenin merkeziydi!



    İnsanın kendini evrenin merkezi zannederek kibir ve cehalet içinde mutlu mesut sürdürdüğü bu hayat çok uzun sürmedi. Tıpkı cennet bahçesinde Adem ve Havva’nın rahat duramaması gibi şüphecilik şeytanları insanın aklını çeliyor, onu hakikati bulmaya yönlendiriyordu.



    Sonunda olan oldu. Kopernik devrimi geldi çattı. Dünya Güneş merkezli bir sistemin içinde dönüyordu, merkezde değildi. İnsanlık evrenin merkezinden düşmesi konusunda biraz(!) huysuzlandı. Bir takım engizisyon vakaları, Galileo’nun başına gelenler, davalar, baskılar, yasaklar… derken sonunda gerçek bir kere ortaya çıkınca onu gizlemenin mümkün olmadığı anlaşıldı. İnsanlık tam astronomiden yediği bu tokatın şokunu atlatıyorken bir de Darwin çıktı ve insanı dünyanın merkezindeki tahtından da indirdi. Şüpheciliğin insanın yakasını bırakmaması nedeniyle bu utanç verici gerçekte ortaya çıkmıştı: insan da bir hayvandı ve diğer canlılarla aynı kökenden gelmişti. “Artık hakaretin bu kadarı da olmaz!”dı.



    Bildiğiniz gibi insanların bir kısmı hala daha evrim gerçeği karşısında mızmızlanma evresini geçebilmiş değil. Fakat bilimden yana olan pek çok insan da yeni “sıradan” konumlarına alıştı. İnsanlığın (bir kısmı hariç) artık tüm kendini beğenmişliğinden arınıp, evrenin merkezinden buralara kadar düşmelerini olgunlukla kabullenmiş olduğunun en büyük kanıtları Pioneer uzay kapsüllerine koyulan levhalar ve Voyager uzaykapsülü ile gönderilen “Altın Plak”tır.

    Pioneer Levhalarıplaque



    Pioneer 10 isimli insansız uzay kapsülü 1972 yılında Jüpiter hakkında bilgi toplaması için Dünya’dan fırlatıldı. Jüpiterin yanından geçip dünyaya ölçüm ve fotoğraflar gönderdikten sonra uzayın derinliklerinde kaybolacaktı. İnsanın evrendeki önemsiz konumunun bilincinde olan bilim adamları tabiki de evrende insandan başka akıllı yaşam formları olması olasılığının ne kadar yüksek olduğunun da farkındaydılar. Sonunuda hayal gücü gelişmiş bir kaç bilim adamının kim bilir kaç ışık yılı öteye gidebilecek bu aracın başka akıllı yaşam formları tarafından günün birinde keşfedilmesi durumunda içine nerden geldiğine dair bir mesaj koymamış olmamızın ne kadar yazık olacağını akıl etmesi sonucu o sıralar dünya dışı akıllı varlıklarla nasıl iletişim kurulabileceğine dair dersler vermekte olan Carl Sagan’a haber edilir. Üstünde Carl Sagan’ın hazırladığı mesaj olan bir levha uzay kapsülüne yerleştirilir ve Pioneer geri gelmemek üzere yola çıkar.



    Aslında Pioneer’in tamamen parçalanmadan bir gök cismine inme olasılığı çok düşük, inse bile başka akıllı varlıklar tarafından bulunma olasılığı acayip düşük. Yani aslında kimsenin bu mesajı bulacağı yok ama bu Pioneer levhasının önemini azaltmıyor. Çünkü bu levha insanın evrenin merkezinde ve her şeyden üstün olma takıntısını aştığının en önemli göstergelerinden biri.



    Hatta insan-merkezlilik o kadar başarıyla aşılmıştı ki mesajı alacak varlıkların insanlardan çok farklı bir şekilde evrimleşmiş olabileceği mesela dış dünyayı algılamak için bizim gibi ışık değil de yarasalar gibi ses dalgalarını (ya da aklımıza bile gelmeyen bambaşka bir şeyi) kullanabilecekleri düşünülerek mesaj levhaya kabartmalı bir şekilde yazıldı. Carl Sagan’ın eşi Linda Salzman Sagan bir kadın ve erkek figürü çizdi böylece mesajı alanlar Pioneer’i yapanların neye benzediğini bilebilecekti. Resimde erkek elini kaldırarak selam veriyor. Uzaylıların bu iyi niyet işaretini anlaması çok zor olsa da en azından eklemlerimizi bu şekilde oynatabileceğimiz de gösterilmiş. Boyutlarımızı anlayabilmeleri için boyumuzun Pioneer’e göre oranı verilmiş. Sonuçta diğer akıllı canlılar bizimle aynı boylarda olmak zorunda değiller, bir kaç kilometre uzunlukta olmamaları için hiçbir neden yok.

    757px-pioneer10-plaque1

    İnsan-merkezliliğin ne kadar başarıyla aşıldığını biraz abartmış olabilirim. Aslında bütün iyi niyetimize rağmen insan-merkezli düşünceden tamamen arınmak çok zor. Bu yüzden Pioneer mesajında da çok büyük bir hata yapıldı, Pioneer’in Dünya’dan çıkıp Jüpiter’in yanından geçerek izlediği rota bir “ok” ile gösterildi. Ok aslında bizim için anlaşılması en kolay simgedir, dünyadaki bütün toplumlar ‘ok’un ‘sivri ucun gösterdiği yönde ilerlemek’ anlamına geldiğini bilir. Fakat herkesin bunu bu kadar kolay anlamasının nedeni dünyadaki bütün toplumların avcılık- toplayıcılık evresinden geçmiş olması, ok ya da mızrak yapıp avlamış olmasıdır. Hiç ok yapıp fırlatmamış bir toplum için bu simge hiçbir şey ifade etmeyecektir.



    Ok gibi yerinde eleştirilerin yanısıra bazı insanlar da elin uzaylısına çıplak olarak gösterilmemize çok bozulmuş. Bazı Amerikan vatandaşları NASA’yı vergilerini uzaya pornografik resimler göndermek için harcamakla suçlamış.



    Pioneer 10’dan sonra Pioneer 11 uzay kapsülüne da aynı levhadan koyulup gönderilmiş. Sonra NASA hızını alamamış olacak ki daha karmaşık mesaj denemelerine girişmiş.



    Voyager’daki Altın Plakgpn-2000-001976



    Gezegenler hakkında bilgi gönderdikten sonra Güneş Sistemi’nden çıkıp amaçsızca uzayda dolaşacak olan Voyager (ing. gezgin^^) 1 ve 2 isimli uzay kapsülleri de eli boş gitmesin diye onlara ‘Yerküre’den sesler’ içeren birer altın plak yerleştirildi. İçeriği NASA’nın seçmiş olduğu Carl Sagan önderliğindeki bir komite tarafından belirlenen plakta 55 dilde selamlama sözleri, deprem, volkan, fırtına sesleri, rüzgar uğultusu, su şırıltısı, ayak sesleri, kalp atışı, kahkaha, anne ve bebek konuşması, çeşitli hayvan sesleri, balinaların şarkısı gibi Yerküre’yi anlatan sesler ve insan kültürü hakkında fikir vermesi için 90 dakikalık çeşitli ülke ve tarzlardan şarkılar içeren bir müzik dinletisi var. Müzik kısmında bol bol Bach ve Beethoven’ın yanında sözsüz bir Azeri şarkısı veeeee… Chuck Berry’den ‘Johnny B. Goode’ da var! Wikipedia’da yazdığına göre Carl Sagan Beatles’ın Here Comes The Sun şarkısının da mutlaka plakta yer almasını istemiş ve tabii ki Beatles bu fikirden çok hoşlanmış ama EMI’nin izin vermemesi nedeniyle uzaylılar Beatles mucizesinden mahrum kalmışlar.



    Konumuz gereği değinmem gereken önemli bir nokta Altın Plak’ta BM delegelerinin selamlama sözlerinin bulunduğu bölümde balinaların selamlama seslerinin de bulunması. Bu da bence insanların diğer hayvanlardan üstün olduğu görüşünün aşılmakta olduğuna dair bir gösterge. İnsanların tek ‘akıllı’ ve iletişim yeteneğine sahip hayvanlar oldukları kabulünün bir yana bırakılıp iletişim yeteneğine sahip olan balinalara da söz hakkı verilmesi ve hatta onların Birleşmiş Milletler delegeleriyle aynı saygıyı görmesi bence muhteşem bir şey.



    Meraktan çatlıyorsunuz ve plağı dinlemek için içiniz gidiyor öyle değil mi? goldenrecord.org sitesinden plağı dinleyebilir plakla gönderilen fotoğraflara bakabilirsiniz. İlginçtir ki Nasa vatandaşın çıplaklık eleştirilerini dikkate almış ve bu sefer Carl Sagan’ın uzaya çıplak insan resmi göndermesine izin vermemiş bunu yerine karnında bebeğiyle kadın ve erkek silüetleri koyulmuş.





    Tahmin edebileceğiniz gibi altın plaklar ve Pioneer lavhalarına medyada yıllar boyu çok fazla gönderme yapıldı. Örneğin Saturday Night Live’ın bir bölümünde dünyadışı varlıklardan gelen ilk mesajın “Biraz daha Chuck Berry gönderin!” olduğuna dair bir espri yapılmış. Star Trek’in bir bölümünde de Pioneer uzay kapsülü levhayla birlikte bir Klingon Uzay gemisi tarafından yok ediliyor başka bir bölümde de insanların gördükleri her uzaylıya Pioneer levhasını gösterdikleri ama hiç bir uzaylının levhadan bir şey anlamadığından söz ediliyormuş.



    1977 gönderilen Voyager 1, Kasım 2004’de Güneş sisteminden anca çıktı. 40.000 yıl sonra Yılancı grubundaki bir yıldıza yaklaşmış. Ağır astronomi hastaları merak ederlerse hangi yılda Güneş’ten kaç milyon km uzaklıkta olduğunu görebilir....

    1sise



    İnanılmaz uzun bir süre sonra gerçekleşebilecek inanılmaz küçük bir olasılık için insanların bu kadar heyecana kapılması hevesle ve umutla bu kadar çok uğraşması içimi insanlığa karşı garip bir sevgiyle dolduruyor. Carl Sagan’ın da dediği gibi “Uzay kapsülü yalnızca eğer yıldızlararası bölgede uzay yolculuğu yapan ileri medeniyetler varsa keşfedilebilir ve plak çalınabilir. Fakat bu “şişe”nin kozmik “okyanusa” bırakılması bu gezegendeki hayata dair çok umut verici şeyler anlatıyor.”
     
  4. e

    emine Yeni Üye

    Bence doğru cevap b seçeneceği tabikide Kadın ve Erkek olmalı. Öncelikle var oluş ve yaşamı anlatacak var oluş olmadan dinin anlamı olmaz bu dini yaşayanların kimler oldugunu bilmeleri lazım dimi?
     
  5. a

    aysima Yeni Üye

    Böyle bir soruyla ilk kez karşılaşıyorum
     
Kutucuğu Tıklayın:
Taslak kaydedildi Taslak silindi
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş