Hacı Taşan Biyografi-Hacı Taşan Kimdir?

Konu, 'Önemli Kişilerin Biyografileri' kısmında Almira tarafından paylaşıldı.

  1. A

    Almira Yeni Üye

    Hacı Taşan ( 1933) </B>

    "Türkü Yozgat'da doğar Keskin'de elenir."

    Keskin'deki folklorik oluşum ve Keskin türkülerinin anonimleşme sürecindeki farklı ve ağırlıklı yerini vurgulayan bu söz Keskin türkülerindeki durulmuş lirizmi hemen farkederiz.



    İcra tavır ve üslubu yönünden Yozgat türkülerine klasik ezgiler olduğunu söylemek mümkün.

    İşte Hacı Taşan bu seçkin türküleri sanatçı yeteneklerini sonunda kadar kullandığı o güzelim Keskin türküleriyle adeta özdeşleşmiştir.



    Evet "Keskinli mahalli sanatçı Hacı Taşan"ı ülke genelinde tanınan bir sanatçı yapan kültürel ve müzikal ortama şimdi biraz yakından bakalım.

    Hecelobası'nı engin mi sandın?

    Halk arasında Hacelobası olarak söylenen ve asıl adı "Hacıali Obası" olan bu güzelim türkünün derlendiği köy abdal/aşiret müziğine kaynaklık eder.



    Bugün artık terkedilmiş metruk bir köy görünümündeki Kırtıllar'ı bu müziğin tek ve en etkili eğitim/öğretim şekli olan bir ustanın yanında çıraklığa başlar.



    Muharrem Ertaş'ın çırağı



    Muharrem Ertaş Hacı Taşan'ı yanına alarak bugün hala bu müziğin hem öğrenildiği hem de en çok icra edildiği mekanlar olan düğünlere götürür. "Düğün çalgıcılığı" onlar için çoğu zaman tek ve en önemli meslektir. Yeri gelmişken önemli bir konuyu bir cümleye vurgulamakta yarar var: Çoğu zaman bu düğünlerdeki aşırı içki ve sefahat ortamı bu insanların ruhen ve bedenen hızla yıpranmalarına ve dolayısıyla genç yaşlarda ölüme sebep olmakta. Merhum Hacı Taşan 1983'te vefat ettiğinde 53 yaşında idi. Bu geleneğin bir başka usta sanatçısı merhum Çekiç Ali 39 yaşında vefat etti. Bunun özellikle "ustalar" arasında adeta bir kader gibi benimsendiğini tesbit ettiğimizi belirtelim. (Abdal aşireti ve bozlaklar konusunda daha geniş için Kalan Müzik'in "Arşiv Serisi"nde yayınlanan "Kalktı göç eyledi"adlı Muharrem Ertaş albümünün kitapçığına bakılabilir.)

    1970 'lerden sonra önce radyo ve plak şüphesiz aynı zamanda arz -talep konusu.

    Ve böylece zaman içinde kendiliğinden oluşan o çok büyük mahalli şöhretin dar kalıplarını kırarak geniş kitlelere ulaşan Mustaf Geceyatmaz ve Ali Can'larla tanıştım ve radyoda programlar yaptım."

    Neşet Ertaş'ın elinde sazı ile "radyoevine çıkmak" için ilk defa Ankara'ya gelişi de bu olaydan sonradır: "Baktım bir gün radyoda Hacı emmim türkü söylüyor. Babam Muharrem ustadan bellediği bir bozlak bu: 'Aman aşağıdan Yusuf Paşam gelirken gelirken / Düşmanına karşı koyan merd olur...' öyle bir heyecanlandım ki radyoda en sık program yapan mahalli sanatçılardan biridir artık.



    Eserleri

    Hacı Taşan'ın repertuar itibarıyla yöresinin dışına pek çıkmadığını görüyoruz. Başta Keskin olmak üzere türkülerini kendine has bir üslupla çalıp söylemiştir.

    Son yıllarında gerekse anonim karakterdeki diğer eserlerine baktığımız zaman Hacı Taşan'ın repertuarını form ve içerik yönünden üç ana grupta toplamak mümkün:

    1.Türküler/Samahlar

    2.Halaylar/Oyun havaları

    3.Bozlaklar/Ağıtlar

    Birinci kategoriye giren pek çok türkünün yanında tam olarak bilemiyoruz ancak ünlü "Açtım perdeyi de turnamı gördüm" bozlağı için kendisi şöyle bir hatırasını naklediyor:

    "Necati adında çok sevdiğim bir dostum vardı. Kırıkkale'de hapse düştü. Ziyaretine gider gelirdim. Bir gidişimde 'Hacı bir dörtlük yazdım. Şunun sonunu da sen getir' dedi. Bunun üzerine oturup şiiri tamamladım ve sazımla da çalıp okumaya başladım".



    Tavır ve üslubu

    Merhum Hacı Taşan'ın bazen yumuşak trillerden oluşan gırtlak nağmeleri ve doğal vibrasyonlarla zenginleşen renkli bir okuyuş tarzı... Ve hemen hemen bütün bu tekniklerin ya da benzerlerinin bağlamaya adaptasyonu ile ortaya çıkan lirik ve canlı bir bağlama çalma üslubu...

    Orta Anadolu müzik geleneğinde kendine has bir çizginin temsilcisi olan Hacı Taşan'ın sanatı ile ilgili elbette çok şey söylenebilir. Kendisiyle beraber Çekiç Ali ve Neşet Ertaş gibi sanatçıların da ustası olan Muharrem Ertaş'ın Hacı Taşan üzerindeki bariz etkisini belirtmek gerekir. Fakat Hacı Taşan'ın hiç bir zaman taklide düşmediğini Hacı Taşan'la en güçlü yorumcularından birine kavuşmuştur.

    Ailesi

    Aslen Yozgat/ Yerköy'ün "teflek" abdallarından olan karısı Naile Taşan dedelerinden görüp öğrendikleri şekilde düğünlerde çalarak ekmek paralarını kazanmaya çalışıyorlar. Taşan soyadı ile bugün Keskin'de aktif sanat hayatını sürdürenlerden Kudret Taşan ve kardeşleri ise Hacı Taşan'ın yeğenleri...

    Repertuarındaki bozlaklar arasında göçebe Türkmen aşiretlerinden biri olan Cerit aşiretinin göç ve iskan meseleleri ile ilgili bozlaklar da bulunan Taşan'ın Cerit Türkmenlerinden olma ihtimali hayli kuvvetli. Öte yandan bizzat karısının ifadesine göre kendisi Ceritlerden olduğunu söylermiş. Cerit aşiretiyle ilgili kaynaklardaki mevcut bilgi de Taşan'ın Cerit olma ihtimalini güçlendiriyor:

    "Bozulus'un Orta Anadolu'ya gelmesinden sonra ikiye ayrılarak bir kısmının Yeni İl Türkmenlerinin içine karıştığı tesbit olunan Ceritlerin diğer bir bölümü ise Keskin havalisindeki Bozulus içinde yer almakta idi.(...) Hükümetin Keskin havalisindeki Bozulus Türkmenlerini Rakka bölgesine yapılan iskana tabi tutmasının yanında Kırşehir ve Bozok(Yozgat)tarafına dağıldılar. Geride kalanlar ise 'giden evlerimiz gelmedi' diyerek üçer beşer kaçıp onlara katıldı. "Sözlerinin Dadaloğlu'na ait olduğu sanılan Hacı Taşan'ın söylediği pek çok bozlaktan biri olan şu bozlak özellikle bunu anlatır:

    Cerit Irakka'dan sökün edince

    Açılsın Urum'un yolu Cerid'in

    Silsüpür oğlu Fettah beyim ölünce

    Kırıldı kanadı kolu Cerid'in

    Tanpınar ve "Billur Piyale"

    Hacı Taşan'ın çalıp okuduğu türküler arasında bizzat Hacı Taşan'ın çalıp okuduğu eser olma ihtimali oldukça yüksek. Çünkü bu türkünün derlendiği kaynak kişi de Hacı Taşan'ın kendisidir.

    Kalan Müzik'in "Arşiv Serisi"nden daha önce yayınlanan Muharrem Ertaş albümü ve bundan sonra yayınlanması planlanan Çekiç Ali albümü ile müziğimiz ve kültürümüz adına teşekkür borcumuz vardır.

    9 Mart 1983 tarihinde aynı zamanda karısıyla teyze çocuğu olan üstad Neşet Ertaş'ın Hacı Taşan'a söylediği ağıtın içli sözleri ile noktalamak istiyorum:

    Bütün ahbaplar ansın adını

    Anlayan alırdı onun tadını

    Emmisi garip kadını

    Döşeyin evleri Hacı geliyor

    Bir garip ölümü acı geliyor

    Hizmet için nice dağlar aşanı

    Keskin'li bilirler Hacı Taşan'ı

    Bunca hizmetleri hani boşa mı

    Açılsın meydanlar Taşan geliyor

    İnsan hizmetine koşan geliyor

    Var mıdır insandan daha üstünü

    Bir bilirdi düşmanını dostunu

    Diksinler Keskin'e onun büstünü

    Açılsın meydanlar Hacı geliyor

    Bir garip ölümü acı geliyor

    Anam Keskinlidir babam Kırşehir

    Gönülden geldi de eyledim kahır

    Saygım var insana evveli ahir

    Açılsın meydanlar taşan geliyor

    İnsan hizmetine koşan geliyor.

    Bayram Bilge Tokel

     
  2. H

    Hoca Yeni Üye

    türkülerin öz babası
     
Kutucuğu Tıklayın:
Taslak kaydedildi Taslak silindi
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş