Frigyalıların Dini İnançları

Konu, 'Türk ve Dünya Tarihi' kısmında Muallim tarafından paylaşıldı.

  1. M

    Muallim Yeni Üye

    Frigyalıların Dini İnançları Nelerdi
    Frigyalıların Dini İnanışları Hakkkında Bilgi

    Frigya uygarlığı denildi mi akla ilk gelen Kral Midas olur. O zamandan günümüze Kral Midas ile ilgili iki efsane ulaşmıştır. Bunlardan ilki şöyledir:

    “Midas Frigya Kralıydı. Pek öyle akıllı biri değildi; ama akılsızlığının cezasını sadece kendisi çekmiştir. Birgün Midas'ın adamları sarayın yakınlarındaki gül bahçelerinde yaşlı Silenos'u buldular. Dionisos'u ararken yolunu kaybetmişti Silenos. Her zamanki gibi zil zurna sarhoştu yine. Ağaçların arasında sızıp kalmıştı. Midas'ın adamları tepeden tırnağa güllerle süslediler onu sonrada krala götürdüler. Midas güler yüzle karşıladı Silenos'u tam on gün on gece ağırladı. Yedikçe yedi Silenos içtikçe içti. Sarhoş oldu şarkılar söyledi sızdı ayıldı... Onuncu günün sonunda da Frigya kralı elinden tutup tıpış tıpış Dionisos'un yanına götürdü onu.

    Dionisos Silenos'a yeniden kavuştuğuna öyle sevindi öyle sevindi ki “Midas dile benden ne dilersen.” dedi. Kral hiç düşünmeden “Aman Dionisos” diye cevap verdi “Her dokunduğum altın olsun; başka birşey dilemem”. Tanrı bu dileğini yerine getirdi onun; ama akşam olunca yemekte başına neler geleceğini düşündükçe kıs kıs güldü. Zavallı Midascık... Karnı acıkıp da sofraya oturunca ne kötü bir dilekte bulunmuş olduğunu anladı. Ağzına her götürdügü şey altına dönüveriyordu. Ekmeği mi tuttu al sana altın bir ekmek... Elmaya mı dokundu işte sapsarı kaskatı bir elma...

    Hemen Dionisos'a koştu Midas. Yalvardı yakardı. “Ne olursun bu büyüyü boz” diye göz yaşı döktü. Dionisos “Git de Paktolos ırmağında yıkan. O zaman büyü bozulur” diye cevap verdi. Frig kralı Paktolos ırmağına koştu hemen bir güzel yıkandı. Ondan sonra da sarayına dönüp tıkabasa yedi içti. Şimdi onun yıkandığı ırmağa bakanlar altın kum tanecikleri görürler sularda.”

    Bir ikinci öyküsü daha vardır Midas'ın. O da Apollonla ilgilidir. Yüce tanrı Frigya kralının kulaklarını eşek kulaklarına çevirmişti. Bir suç işlediği için değil de aptallığı yüzünden bu cezayı görmüştür Midas: “Apollon ile Pan arasında yapılacak bir çalgı çalma yarışmasında Midas yargıçlardan biri olarak seçilmişti. Kır tanrısı kavalıyla hoş sesler çıkarıyordu; ama Apollon'un gümüşten lira'sı her çalgıdan üstündü. Bir çalmaya başlamasın Apollon; Musalar bile durup kendini dinlerdi. Yargıçlardan ikincisi dağ tanrısı Tmolos yengi çelengini Apollon'a verdi. Ama yüce musikiden ne anlasın Midas tuttu oynak havalar çalan Pan'ı kazandırdı. Apollon da kızıp onun kulaklarını eşek kulakları yapıverdi.

    Midas bir süre tanrının armağanlarını koca bir külah içinde sakladı. Sakladı ama onun saçlarını kesen berber sonunda kulaklarını gördü. Kulakları gördüğünü kimseye söylemeyeceğine yemin etti. Berber bu konuşmadan durur mu gitti bir çukur kazdı sazların arasında usulca “Kral Midas'ın kulakları eşek kulakları.” diye fısıldadı. Aradan zaman geçti. Çukurun çevresinde büyüyen sazlar yel estikçe “Kral Midas'ın kulakları eşek kulakları!” diye bağırmaya başladılar. Böylece herkes gerçeği öğrendi.” Bu olaydan sonra Midas şunu öğrenmiştir herhalde: İki tanrı yarışırken beğendiğini tutma güçlü olanı tut.

    Frigya uygarlığının yaratıldığı dönemde “Ana Tanrıça İnancı” etkisinin doruğuna çıkmış Ana Tanrıça adına tapınaklar kutsal alanlar yapılmış dinsel törenler düzenlenir olmuştu. Bu dönemde Ana Tanrıça ile ilgili olarak anlatılan bir efsane Tanrıça'ya nasıl tapıldığını da anlatmaktadır.

    Efsaneye göre Ana Tanrıça (Kibele) Attis adlı bir delikanlıya aşık olur. Attis Ana Tanrıça'nın kendisine karşı duyduklarından habersiz Pessinus (Ballıhisar) kralının kızıyla evlenme hazırlığındadır. Düğün yeri kurulmuş düğüne çağrılı tüm konuklar yerini almıştır. Gözünü aşk bürüyen Ana Tanrıça olanca görkemiyle birden düğün yerinde ortaya çıkar. Ve tanrısal gücünü kullanarak sevdiği erkek Attis'i çıldırtır.

    Bir anda çılgına dönen Attis bir yandan dans eder bir yandan da bıçağını çekerek erkeklik organını keser. Attis'in kasıklarından fışkıran kanlar toprağı sular topraktan bitkiler fışkırır. Attis'in kendisi de ölüp bir çam ağacına dönüşür. Ana Tanrıça da onun hiç bozulmamasını sağlar. Çam ağacının yaz-kış hiç bozulmadan kalması böyle bir efsaneye bağlanır.




    alıntı
     
  2. N

    Naciye Yeni Üye

    Midasın kulakları eşşek kulaklarıııııııııııı :)
     
  3. Murat

    Murat Yönetici

    Eşşeklik ettiğinden kulakları öyle resmedilmiştir. O dönem tanrılar ve tanrıçalar dönemi olduğundan her önüne gelene tapma gibi bir sapkınlık vardı.
     
Kutucuğu Tıklayın:
Taslak kaydedildi Taslak silindi
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş