Feminizm Nedir?

Konu, 'Soralım Öğrenelim' kısmında samet tarafından paylaşıldı.

  1. s

    samet Yeni Üye

    Çok duyduğumuz Feminizm Nedir, Feminizm tam olarak Ne demek, Feminizm Anlamını kavrayabiliyormusunuz?

    Kadın hakları; 60\'lı yıllardan sonra sıkça duymaya başladığımız bir kavram olmaya başlamıştır Bu kavramın içeriğinin doldurulmasında ise feminist hareket etkili olmuştur Feminist hareket çerçevesinde kadın sorununu sadece kadın-erkek eşitsizliği açısından ele almak tek boyutlu bir çözümleme olacaktır Zira kadın sorunu ekonomik, politik, ideolojik psikolojik yönlerin iç içe geçtiği karmaşık bir olgudur

    Feminizmi genel olarak kadın=erkek ayrımcılığına karşı çıkarak, cinsler arasında siyasal, ekonomik ve toplumsal eşitliği savunan görüş olarak tanımlamak mümkündür Batıda Fransız devrimi ile birlikte kadınların seçme ve seçilme hakkı, mülkiyet hakkı kadın özgürlüğü kavramı çerçevesinde savunulmuştur Çeşitli eylem ve reformlar sonucunda kadınlar açısından bazı haklar elde edilmiştir Feministler bu hakları elde ettikten sonra özgürlüklerinin yalnız bu haklarla sınırlı olmadığını, asıl sorunun erkeğin kültürel egemenliği olduğunu savunarak mücadelelerine devam etmektedirler.

    Feminist hareket tarihsel açıdan I Dünya Savaşı öncesi ve 1968 sonrasındaolmak üzere iki döneme ayrılmaktadır Bu hareket ile bir çok kadın bir araya gelmiş \"daha önemlisi kadın-erkek eşitsizliğine karşı bir şeyler yapılması gerektiğini, bu konuda ilgisiz birçok kadına fark ettirmişlerdir I Feminizm 1968 sonrasında daha geniş bir tabana yayılma eğilimi göstermiştir Günümüzde feminizm bazı vurgu farklılıklarıyla değişik ülkelerdeki çeşitli kadın gruplarınca benimsenmektedir Batıda kadın haklan teorik olarak çeşitli düşünce akımlarının etkisinde tartışılıp gelişirken, Türk toplumunda kadın hakları, sadece kültürel nedenlerle değil, Tanzimat\'tan günümüze kadar ülkenin kalkınması açısından ekonomik bir temele de dayanarak, kadına işletmenin kâr maksimasyonu açısından hesaba katılması gereken bir araç; toplumbilimsel deyişle cinsiyet rolünün gereklerine uygun olarak hesaba alınan birimler olarak bakılması ile gündeme gelmiştir.

    Temelde ataerkil toplumsal düzenini eleştiren feminist görüşü bir bütün olarak çözümlemeye imkân tanıyan bir teoriyi geliştirilemediğinden, feminist düşünürler, liberalizm, marksizm, psikanaliz, varoluşçuluk, radikalizm gibi düşünce akımlarının etkisinde kalarak oluşturdukları teoriler ile kadın haklarına alternatif çözüm arayışlarını sürdürmektedir Bu feminist teoriler, kadınların ataerkil toplumsal düzen yapısı içinde değersizleştirildiklerini varsaymakta ve bunun nedenini sorgulamaktadır.
     
  2. Murat

    Murat Yönetici

    feminizm, sonu -izm ile biten bütün akımlar gibi, herkes tarafından farklı anlaşılan bir terimdir. bir akım olarak ortaya çıkmasının ve yandaş bulmasının temel nedeni, 19.yy'da başlayıp içinde yaşadığımız yüzyılda kadının toplumsal konumunun _inanılmayacak_ kadar hızla değişmesi ile ilgilidir. kadının toplum içindeki yeni konumunu tanımlamaya ve kendine ev dışında da yer açmaya olan ihtiyacı bu düşüncenin sosyal bir akım haline gelmesine neden olmuştur.

    hatırlamak gerekir ki, bundan 150 sene önce koşullar çok farklıydı, marie curie akademiden reddediliyor, kız çocukları okula gönderilmiyordu. 150 sene insanlık tarihi için çok uzun bir süreç değildir, ama bugün kadınlar hayatın her alanında yer almakta ve güzel işler çıkarmaktadırlar. bunu da yadırgayan kalmamıştır.

    kadınların daha önce erkeklere ait alanlara girebilmeleri ve kalıcı olabilmelerinin birçok nedeni vardır. bunlardan önemli bir tanesi de doğum kontrol yöntemlerinin geliştirilmiş olmasıdır. iki senede bir çocuk doğuran bir yetişkin kadın, haliyle ev dışında "ağır" kabul edilen işler yapamıyordu.*

    bütün bu hızlı değişiklikler, olup biteni anlama ve daha önce kimsenin aklına gelmeyen alanlarda kendine yer açma amacıyla türkçesi belki "kadın çalışmaları" olabilecek hem akademik, hem de politik bir içeriği olan feminizmin alanına girer.

    bazı feministler erkek düşmanı mıdır? mutlaka öyledir. belki ezikliklerinin intikamını almak isteyen ve konuya duygusal yaklaşanlar mevcuttur. ancak feminizm erkek düşmanlığı değildir. akademik derdi olan biteni anlamak, politik derdi de işyerinde ve sosyal hayatta eşit haklara sahip olmaktır.

    eşitlik lafı da insanlar için kafa karıştırıcı görünüyor. burada fiziksel ya da biyolojik eşitlikten değil, eşit haklardan bahsedilmelidir/bahsedilmektedir. elbette ki kadın ve erkek biyolojik olarak farklıdır. bu farkın giderilmesi insan soyunun sonu olur. ancak aynı işi yapan kadının aynı parayı alması, ya da bir kadının tek başına istediği yere taciz edilmeden gitmesi gibi haklar anlaşılması zor 'eşitlik' istekleri değildir.

    bu değişim içerisinde erkekler de kendi konumlarını tanımlamakta güçlük çekmektedirler ve anlayışla karşılanmaları gerekir. iki cinsin kaderi, haliyle, ortaktır.
     
Kutucuğu Tıklayın:
Taslak kaydedildi Taslak silindi
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş