Evi Terk Eden Diş Fırçası Hikayesi

Konu, 'Eğitim ve Kadın' kısmında Masal Perisi tarafından paylaşıldı.

  1. Masal Perisi

    Masal Perisi Yeni Üye

    Anasınıfında temizlik konusu ile ilgili evi terk eden diş fırçası hikayesinden yararlanabilirsiniz. Diş fırçasının evi neden terk ettiği ile ilgili küçük ipuçlarını çocuklara okuduktan sonra merakla nasıl beklediklerini gördüğünüz zaman gözlerinize inanamayacaksınız. Hikayeyi okuyup kuklalarla hikayeyi zenginleştirmeye ne dersiniz?

    Evi Terk Eden Diş Fırçası

    Sezen, Kaan ve Fetih bahçeye çıktıklarında yolda bir at arabası görmüşler. At acıyla inliyormuş. Koşa koşa yanına gitmişler. At, çok acı çekiyormuş.
    Kaan:
    – Ne oldu sana, diye sormuş.
    – Dişim çok ağrıyor, demiş at.
    Bunun üzerine Fetih, ona dişçiye gitmesi gerektiğini söylemiş. Sezen de:
    – Üzgün bir at, diye mırıldanmış.
    Masal Dükkânı’nın yolunu tutmuşlar. Nineye, dişi ağrıyan atı anlatmışlar. Nine raftan büyük bir kavanoz indirmiş. İçinden beyaz bir zarf çıkarmış,
    – Bu masalın karşılığında bana beyaz bir çiçek vermelisiniz, demiş.
    Sezen, begonyayı hatırlayıvermiş. Begonyanın verdiği beyaz çiçeği cebinden çıkarmış ve nineye uzatmış. Zarfı alıp doğruca atın yanına gitmişler.

    Mavi diş fırçası, yaşadığı evde çok mutsuzmuş. “Beni sevenlerin yanına gitmek istiyorum.” diye kendi kendine söylenmiş. Evi terk etmeye, kendisini düzenli kullanacak bir sahip aramaya karar vermiş. Gece herkes uykuya dalınca önce aynanın önünden lavaboya kaymış. Sonra lavabodan yere inmiş. Kimse var mı diye koridoru kontrol etmiş. Sonra sessizce mutfak penceresinden bahçeye inmiş.
    Karanlık olduğu için pek bir şey görememiş. Az ilerideki küçük çam ağacını görüp ona doğru gitmiş.
    – Merhaba! Bir diş fırçasına ihtiyacın var mı, diye sormuş.
    Küçük çam ağacı esneyerek,
    – Ağaçların dişleri olmaz ki, demiş ve uyumaya devam etmiş.
    Mavi diş fırçası “Bunu bilmiyordum.” diye mırıldanmış. “Ne yapsam, nereye gitsem?” diye düşünmüş. Oflaya puflaya bahçe duvarına tırmanmış. Duvarın üzerine oturup dışarıya bakınmış. Tam o sırada kenarda oturan atı fark etmiş.
    Mavi diş fırçası, duvardan atlayıp atın yanına gitmiş. Hafifçe kulağına eğilmiş:
    – Biliyor musun, ben evimi terk ettim, diye fısıldamış.
    At, mavi diş fırçasına hiç bakmadan,
    – Dişim çok ağrıyor, diye inlemiş.
    Mavi diş fırçası:
    – Yoksa sen de mi dişlerini fırçalamıyorsun, diye sormuş.
    – Fırçalamıyorum, demiş at.
    Atın bu cevabı diş fırçasını çok üzmüş:
    – Ben evimi bu yüzden terk ettim. Sahibim olan çocuk dişlerini hiç fırçalamıyor. Onun da dişleri çürüyecek, demiş.
    At, diş fırçasının sözlerine hak vermiş. Ama dişi ağrıdığı için,
    – Artık çok geç, demiş.
    Mavi diş fırçası:
    – Diğer dişlerini çürümekten kurtarabilirsin, diyerek itiraz etmiş.
    At, dişlerini kaybetmek istemiyormuş tabi.
    – Benim diş fırçam yok ki, diye mırıldanmış.
    Mavi diş fırçası heyecanla,
    – Ben daha önce hiç diş fırçalamadım. Seve seve senin diş fırçan olabilirim, demiş.
    At, bir diş fırçası olduğu için sevinmiş. Hatta bir an dişinin ağrısını bile unutmuş.
    – Daha önce hiç diş fırçam olmamıştı, demiş.
    Sonra da diş fırçasına adını sormuş.
    – Benim de daha önce hiç adım olmadı, cevabını vermiş diş fırçası.
    At, diş fırçasının üzerindeki yazıyı okumaya çalışmış.
    – Senin üzerinde ‘Fiz’ yazıyor, demiş. Bundan sonra senin adın ‘Fiz’ olsun.
    Böylece Fiz hem yeni sahibini hem de adını bulmuş. Banyoda bir süs olarak durmaktan da kurtulmuş.
    ALINTIDIR.
     
Kutucuğu Tıklayın:
Taslak kaydedildi Taslak silindi
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş