En ideal doğum yöntemi hangisi? Dogum Yontemi Nasıl Seçilmelidir?

Konu, 'Anne ve Çocuk Sağlığı' kısmında yosun tarafından paylaşıldı.

  1. yosun

    yosun Süper Yönetici

    En ideal doğum yöntemi sizce hangisi?

    [​IMG]

    Op. Dr. Seval Taşdemir; bir anne adayının hangi yöntemle doğum yapması gerektiğine, onun psikolojik ve tıbbi yapısına bakılarak karar verilmesi gerektiğini söyledi ve ekledi: İdeal yöntem kişiden kişiye değişir!..
    [​IMG]
    Ferti-Jin Kadın Sağlığı ve Tüp Bebek Merkezi Klinik Direktörü Op. Dr. Seval Taşdemir, doğum yöntemleriyle ilgili sorularımızı yanıtladı:

    * En ideal doğum yöntemi hangisidir?
    Şartlar normal ise; normal doğumdur. Ama hastanın doğum şekli sezaryen gerektiriyorsa; tartışmasız sezaryendir. Yan gelişler, bebeğin eşinin yani içinde bulunduğu torbanın doğum kanalını kapatması ya da iri bebek sezaryen gerektirir. Şartlar uygunsa epidural anestezi ile doğum da idealdir. Ama hasta için hastane o konforu sağlıyorsa yani hastanın başında doğum doktoru ile birlikte özel anestezi uzmanı bulundurarak doğumu gerçekleştiriliyorsa; bu arzu edilen doğum şeklidir. Bu şekildeki epidural doğum hem hasta, hem de hekim için özel bir konfordur. Yalnız Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler için büyük bir yüktür. Onun için en uygun doğum yöntemi; eğer hasta uygunsa normal doğumdur.

    DÜŞÜĞÜN ETKİSİ YOKTUR
    * Üst üste düşük yaptıktan sonra hamile kalanlar için en güvenli yöntem nedir?
    Üst üste düşük yapmanın doğum şekliyle bir ilgisi yoktur. 3 tane bebeğini 2-3 aylıkken kaybeden aileler, genel eğilim olarak normal doğum riskini almamak için sezaryen konusunda ısrarcı oluyorlar. Ancak düşük yapmış olmak aslında sezaryen yapmayı gerektirmez. Bu durumdaki hastalara her iki doğum şekli de anlatılır. Hastanın psikolojik ve tıbbi yapısına hangi doğum şekli daha uygunsa, o uygulanmalıdır.

    * Diyabet hastası bir anne adayı mutlaka sezaryeni mi seçmelidir?
    Diyabet gebeliği riskli gebeliktir. Diyabet gebeliklerinde iri bebek veya bebekte gelişme geriliği, annelerde tansiyon yükselmesi, ödemle birlikte gebelik zehirlenmesi sık görülür. Bu durumlar, sezaryenle doğumu gerektiren durumlardır. Diyabetli bir gebeliğin sezaryen olma oranı yüksektir.

    SEZARYEN İZ BIRAKABİLİR
    * Tüp bebek yöntemiyle hamile kalan kadınlar için en uygun doğum yöntemi sezaryen midir?
    Bütün tüp bebek hastaları normal doğum yaptırmak zorunda değildir. Ancak genelde, geç yaştaki hastalar için biz sezaryeni öneriyoruz.

    * Sezaryenden sonra kadınlarda operasyon izi kalıyor mu?
    Her hastanın doku yapısı değişiktir. Bazı hastalarda fazla, bazılarında az iz kalabilir. Kesilen yerde en azından çizgi halinde iz kalır. Türkiye'de ameliyat yerini lazer adı verilen deri içi yöntemiyle dikmek mümkün. Bu dikiş bikini bölgesine yapıldığı için de estetik bir sorun oluşturmaz.

    * Sezaryen yaptırmaması gereken anne adayları var mı?
    Yara iyileşme problemi olanlara, sezaryeni önermeyiz. Diyabet ve şeker hastalarında bu tür sorunlar olabilir. Genel anesteziye karşı duyarlılığı olanlar da, sezaryen kararını gözden geçirmelidir. Bu kişiler epidurali deneyebilir. Kanama ya da pıhtılaşma gibi kan hastalığı olanlar da sezaryen konusunda dikkatli olmalıdır.
    _________________________________

    [​IMG]
    [​IMG]

    Doğru doğum yöntemi nasıl seçilir?

    Normal doğumu artırmak için Sağlık Bakanlığı bir dizi önlem alıyor. Ama anneler, doktorlar, babalar bu konuda neler düşünüyor? Doğum şekli konusunda son kararı bakanlık mı, doktor mu, yoksa aile mi vermeli? Hamileler ve hamile kalmayı düşünenler: Sezaryen ve normal doğum hakkında kafanızda soru işaretleri varsa bu dosyayı okumadan kararınızı vermeyin

    Normal doğumcular sezaryencilere karşı!

    Anne adaylarının sezaryeni tercih etmelerinin pek çok nedeni var:

    * Acıya dayanıklı değilim
    * Çocuğumu riske atamam
    * Normal doğumdan sonra kadınlar çişlerini bile tutamaz olabiliyor

    Normal doğumu seçen anne adaylarının tercih nedenleri:
    * Herşey doğal olsun istiyorum
    * Çocuğumun ilk anını kaçıramam
    * Normal doğumla dünyaya gelen çocuklar çok daha sağlıklı oluyorlar

    Sezaryen diyenler

    Seren Serengil: Fobim var kimse normal doğum teklif etmesin
    Doğuma anne karar vermeli. Ben kesinlikle normal doğum yapamam, fobim var. Psikolojik olarak normal doğuma hazır değilim. Annenin ruh hali, hazır olup olmaması çok önemli. Normal doğum, doğum sonrası için çok kolay. Ama bana uygun değil. Ben iğneden ve kan aldırmaktan korkan bir insanım. Kan aldırmam bile 45 dakika sürüyor, çok ağlıyorum ama çocuğum da olsun istiyorum. Sezaryen sonrasında daha zor bir dönem beni bekliyor, biliyorum ama razıyım. Ben doğumda hiçbir şey görmek istemiyorum. Bütün bunlara karar vermek annenin hakkıdır. İki çocuğum olsun istiyorum ve ikisini de sezaryenle dünyaya getirmek istiyorum. Doktordan da bakanlıktan da ziyade önemli olan annenin kararıdır. Beni öldürseniz normal doğum yapamam. Buna da benim dışımda hiçbir mercii karar veremez.

    Pelin Körmükçü: Normal doğum acısını yaşamak istemiyorum
    Doğum şekline kesinlikle anne karar vermeli. Acıyı yaşayacak olan annedir. Korkmuyorum ancak ben normal doğum anını yaşamak istemiyorum. O acıyı yaşamak istemiyorum. Ben sezaryen doğumu tercih ediyorum. Normal doğan bebekler ile sezaryen ile doğan bebekler arasında hiçbir fark yok. Normal doğum da sezaryen doğum da yapan çok anne gördüm, son kararımı da verdim. Ben bebeğimi sezaryen ile dünyaya getireceğim.

    Normal doğum diyenler
    Demet Kutluay: On çocuğum olsa yine normal doğum yaparım
    Ben İrem'in doğumuna doktorumla beraber karar vermiştim. Zaten bu hamileliğin son aylarında belli oluyor. Normal doğum taraftarıyım. Beynimi, vücudumu hep buna hazırladım. Bir aksilik olmazsa ikinci bebeğimi de normal doğumla dünyaya getirmek istiyorum. Sezaryen benim için doğum demek değil. Normal doğumdan korkan kişilerin aksine ben sezaryenden çok korkuyorum. Doğuma giderken bile gülümsüyordum. Hep normal doğum yapmak istiyordum. İrem'in kaburgalarıma bastırarak doğmasını hissettim. Benim kendimi toparlamam bir hafta sürdü. Sezaryende egzersizlere altı haftadan önce başlayamıyorsunuz. Hemen bebeğime bakmaya başladım. Ben, "On tane bebek de doğursam, normal doğum yaparım" diyorum. O anı yaşamak çok çok güzel. Normal doğumdan korkanlara yogayı tavsiye ediyorum. Ben doğumuma yoga yaparak hazırlandım.

    Şebnem Özinal: Sezaryen ile doğum bana çok suni geliyor
    Bence doğuma anne ile doktor ortak karar vermeli. Ama para için sezaryen doğumu tavsiye eden doktorlar da var. Ben öncelikli olarak normal doğumu düşünüyorum. Tarlada doğuran kadınlar var. Doğumun sunileşmemesi gerekiyor. Saat veriyorlar, "Pazartesi sabahı 08:00'de gel, bebeği alalım" diyorlar. Ben o bekleme sürecini yaşamak istiyorum. Normal doğum çok daha heyecanlı bir bekleyiş içinde geçiyor. Bunu çok merak ediyorum. Sezaryeni ise çok suni buluyorum.
     
  2. yosun

    yosun Süper Yönetici

    [​IMG]
    [​IMG]


    Ne zaman sezaryen gerekir?

    * Bebeğin kanala başı ile gelmemesil Rahimde bebeğin içinde olduğu torbanın rahim ağzını tamamen kapatm asıl Bebeğin 4000 gramdan fazla yani iri bebek olması
    * Bebeğin kafası ile anne adayının kemik yapıları arasında uyumsuzluk (CPD).
    * Çoğul gebelikler
    * Bebekte bazı anomalilerin olması
    * Miyomlar
    * Annenin ıkınmaması gereken durumların ortaya çıkması
    * Annenin geçirdiği bazı ameliyatlar
    * Vajinismus
    * Doğum eylemininilerlememesi
    * Kordon sarkması
    * İleri yaş ve tedavisonrası olan gebelik
    * Bebeğin sıkıntıyagirmesi

    Sezaryenin avantajları ne?

    * Sezaryende planlı doğum mümkün, normal doğumda belirsiz. Böylece annenin gebeliğini takip eden doktor tarafından doğurtulması daha olası, gece yarısı veya tatil günlerinde ani sürprizler daha az olur.
    * Sezaryen 30 dakika sürüyor, normal doğum ise 10 saati buluyor.
    * Sezaryen; epidural ya da genel anestezi nedeniyle ağrısız olur. Normal doğumun ise epidural anestezinin başlatıldığı 3- 4 cm'lik rahimağzı açıklığına kadar olan bülümü bir miktar ağrılıdır.
    * Sezaryende vajen kesisi yok, normal doğumda ise bu bir olasılık.
    * Sezaryenden sonra ileride idrar kaçırma ve genital organ sarkması riski daha az. Normal doğumda bu risk artarken, kadınlar daha sonra vajinal estetik yaptırma ihtiyacı duyabilir.
    * Normal doğumda annenin kanama, enfeksiyon, organ ve doku hasarı, pıhtı oluşumu riski sezaryenden daha az.
    * Normal doğum hem kişisel hem de genel sağlık bütçesi için sezaryenden daha ekonomik.

    Normal doğumun avantajları ne?

    * Normal doğum doğal ve fizyolojik bir süreç, sezaryen ise gerektiğinde kullanılabilecek bir ameliyat.
    * Normal doğumdan hemen sonra bebek ile doğrudan tensel ve duygusal iletişim mümkün, sezaryende bu ilişki daha geç gerçekleşiyor.
    * Normal doğumdan sonra normal yaşama ve aktiviteye geçiş çok daha hızlı ve erken, sezaryenden sonra bu süreç daha geç.
    * Normal doğumda annenin kanama, enfeksiyon, organ ve doku hasarı, pıhtı oluşumu riski sezaryenden daha az.
    * Normal doğum hem kişisel hem de genel sağlık bütçesi için sezaryenden daha ekonomik.
    * Normal doğumdan sonra anne, bebeği ilk birkaç saat içinde rahatlıkla emzirebiliyor. Bu bebekle olan iletişimini büyük ölçüde etkiliyor.
    [​IMG]
    [​IMG]


    Doğumun yöntemini doktor mu seçer, anne mi?

    1- Doğumun şekli konusunda son kararı doktor mu, yoksa anne adayı mı vermeli?
    2- Anne doğum şekli konusunda ısrar ediyorsa; doktorun 'Ben yaptırmam' deme hakkı var mı?
    3- Bakanlığın doktorlara ve hastanelere sezaryen konusunda kısıtlama getirmesi doğru mu?
    4- Yurtdışında sezaryen oranları hangi düzeyde? Sezaryene yasal kısıtlama getiren ülkeler var mı?

    Sezaryen sınırlandırılırsa sakat doğumlar artabilir
    Prof. Dr. Seyfettin Uludağ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Kadın Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı
    1.
    Doğumşekli konusunda en doğru kararı aslında doktor verir.
    2. Hastadoğum şekli konusunda ısrarcı olsa da; hekimin o doğumu yaptırmama hakkı vardır. Çünkü hasta zorla normal doğum istiyorsa ve uygun değilse, doğacak çocuk sakat olabilir. Bu durumu yaşamamak için doktor, "Ben sizin doğumunuzu yaptıramam, başka doktor seçin" diyebilir.
    Hasta korkusundan sezaryen konusunda ısrar etse bile; doktor hastayı reddedebilir.
    3. Türkiye'desezaryenin yüzde 15'lere çekilmeye çalışılması doğru değil çünkü; dünyada da böyle bir oran yok. Dünyada bu oran yüzde 25'ler civarında. Bu konuda bakanlığın sınırlama getirmesini de doğru bulmuyorum. Sezaryen oranlarını çok yüksek olduğu doğru ama bu yasakla ya da primle önlenemez.
    Sezaryen oranları düşürülecek derken, ortaya çıkacak sakat bebekler nasıl önlenecek? Bizde sezaryen oranları yüzde 40-60 çünkü riskli hastalar geliyor. Dolayısıyla; zaten çoğunun sezaryen olması normal. Bu oranı yüzde 15'e çekersek, çok kötü olur.
    Bakanlık sınırlama getireceğine, özendirsin. Hastalara normal doğum eğitim merkezleri açılabilir. Doktorların hasta sayısı azaltılabilir.
    4. Dünyadasezaryen oranlarını sınırlayan hiçbir ülke yok. Türkiye'de ise özel sağlık sigortaları herhangi bir gerekçe olmadan sezaryeni kabul etmiyor.

    * * *
    Anne istemezse komplikasyon olur
    Doç. Dr.Fatih Güçer Anadolu Sağlık Merkezi
    1.
    Doğumşekli konusundaki son kararı doktor ve anne adayı birarada vermeliler.
    Burada asıl önemli olan; anne adayının beklentileridir.
    2. Böylebir durum hem anne adayı, hem de doktor için çok sıkıntılıdır. İşbirliği ortamı olmadan gerçekleştirilecek olan bir doğum, her iki taraf için de travmatik olacaktır.
    3. Özelsektöre kendi parasını ödeyerek gelen ve özel hizmet bekleyen bir hastaya, 'Kontenjanımız doldu' demek mümkün değildir. Sezaryen konusunda ısrarlı olan bir hastaya normal doğum yaptırmaya çalışmak; gerek anneye, gerekse bebeğe ait olası komplikasyonlara neden olacak ve sonuçta hasta ve hasta yakınlarıyla problem yaşanacaktır.
    Çünkü yaptığımız işte en umulmadık vakada bile komplikasyon olabilmektedir.
    4. Yurtdışında kamu ve özel hastanelerde uygulamalar farklıdır. Yurtdışında özel hastaneye başvuran hasta, ekstra bir ücret ödediği için istediği hizmeti alır. Kamu hastanesinde ise, isteğe bağlı sezaryenin ancak belli şartlarda yapıldığını bilirler.

    * * *
    Doğum şekli konusunda en iyi kararı doktor verir
    Op. Dr. Seval Taşdemir Ferti-Jin Tüp Bebek ve Kadın Sağlığı Merkezi Direktörü
    1.
    Kesinlikleson karar doktorun olmalı çünkü doğum sonrası anne ve bebekte oluşabilecek sağlık problemlerinin birinci sorumlusu; doğumu yaptıran hekimdir. Doğum doktorunun görevi de doğum eylemini sağlıklı bir şekilde gerçekleştirip, anne ve bebeğin sağlığını en üst düzeyde korumaktır. Kadın doğumcu, kadın doğum eğitimi süresince doğum eyleminin nasıl gerçekleştireceğinin eğitimini almıştır. Bu konuda donanımlıdır.

    Hekimin kararı en doğrusu olmalıdır. Mutlaka sezaryen gerektiren durumlarda hasta ısrarla normal doğum istiyorsa; doğru olan, kararı hekimin üstlenmemesidir.

    Bilirkişi incelemesi gerekir
    2. Bugibi durumlarla özelikle devlet hastanelerinde hizmet veren hekimler sıkça karşılaşır. Hastaya normal doğum yapmasının bir sakıncası olmadığı hatırlatılır ve hasta normal doğuma alınır. Sezaryen yapılmaz. Özel hastanelerde bu gibi durumlar pek yaşanmaz. Bugünden sonra yeni düzenlemelerle sezaryen kısıtlanacağı için sıkıntı olabilir. Hasta için sağlıklı doğum şekli neyi gerektiriyorsa; gereken yapılmalıdır.

    Hastanın normal doğum istemesine rağmen hekim onu sezaryene aldıysa, bunun gerekçelerini ciddi bir tutanakla belirtmelidir. Bugüne kadar gözlemlediğimiz; hasta dosyalarının evrak düzenleme işinin çok düzgün yapılmadığıdır. Bu düzenlemeden sonra, evrak düzenleme işine çok önem verilmelidir.

    Sezaryenin da çok ciddi komplikasyonları olabilir. İhtilafta kalındığında, bilirkişiler dosyayı alıp incelemelidir. İncelendiğinde tıbben yanlış karar yoksa; hekim açısından bir sorun teşkil etmez. Burada önemini vurgulamak istediğimiz; hastaya yapılan her işlemin dosyasına evraklarının eklenmesidir.

    Risk grupları olabilir
    3. Bakanlığın sezaryen oranının yüzde 15'e çekmesi sıkıntı yaratır. Özelikle tüp bebek yöntemiyle elde edilen gebeliklerde, genellikle annenin yaşları ileridir. Bu durumdaki hastalara, sezaryen oranlarını düşürmek adına normal doğum yaptıramayız. Bu hasta gruplarının sezaryen doğum oranı yüksektir. Çocuk ve yoğun bakımı olmayan bir hastanede sezaryen oranları yüzde 30'u geçiyorsa, orada sezaryen kararlarında hata olma oranı yüksektir. Risk grubu oluşturmayan hastaların doğum yaptığı bir hastanede oran yüzde 30 üzeri ise bu araştırılmalıdır.

    4. Dünyadasezaryen oranı, ülkelerin gelişmesine göre yüzde 20-30 arasında değişir. Bu; gelişmiş ülkelerin oranıdır. Bu ülkelerde de, yüksek riskli gebelikleri takip eden merkezlerde sezaryen oranı yüksektir.
    32. haftadan önce doğum yapan bir anne adayına mutlaka sezaryen önerilmelidir. Erken doğumlar, infertil gruplar, plasentanın doğum kanalını kapadığı durumlar ya da gebelik zehirlenmesi gibi yüksek riskli gruplarda; sezaryen doğum oranı yüksektir
    [​IMG]
    [​IMG]

    Şehir kadınları sezaryen istiyor

    Prof. Dr. Faruk Buyru
    İstanbul Tıp Fakültesi Kadın Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü

    "Günümüzde kadınlar, hayatlarındaki en önemli anlarda süprizlerle karşılaşmak istemiyor. Hastaneye zamanında yetişip yetişmeme stresi yaşamak, onlara zor geliyor. Doğum öncesi çekilen ağrılardan da korkuyorlar. Bu nedenle doktor olarak ne kadar yönlendirici olursak olalım; bazen kadınlar sezaryen konusunda ısrarcı davranıyor. Sezaryen oranlarının bu kadar artmasında günümüz kadınlarının taleplerinin çok büyük payı var. Gerçi bazı doktorlar da sezaryeni tavsiye ediyor. Kadınlar, gece yataklarından fırlayıp doğuma yetişme stresi yaşamak yerine; kendilerini en iyi hissettikleri anda doğum yapma hakkını elde etmek istiyor. Bütün bu gerçekler ortadayken, kadınları normal doğum yapmaya yönlendirmek zor oluyor."

    Ben bile normal doğum yapamadım
    Op. Dr. Esra Aksoy
    Alman Hastanesi
    Doğum şeklinin seçiminde hastanın istediği çok önemlidir. "Ben normal doğurmak istemiyorum" diyen bir anne adayını, normal doğuma kanalize etmek oldukça zordur. Biz doktorlar doğumun şekline, anne ve bebeğin durumuna bakarak karar veriyoruz. Hastayı gebeliği boyunca, tercih ettiği doğum yöntemine hazırlıyoruz. Hasta normal doğuma uygunsa ama buna rağmen istemiyorsa; ona zorla normal doğum yapmak mümkün değildir. Normal doğum yapacak bir kişi için yaşadığı şartlar son derece önemlidir.

    Kendimden örnek verecek olursam; ben ileri yaş annesi olduğum için sezaryen ile iki doğum yaptım ve hiç ağrı çekmedim. Normal doğum yerine sezaryenin çok daha iyi olacağına karar verdim. Ama o dönemde 20'li yaşlarda olsaydım; normal doğumu düşünürdüm.

    Tüp bebekler normal doğamaz
    Prof. Dr. Mustafa Bahçeci
    Alman Hastanesi Tüp Bebek Merkezi Direktörü
    "Ben bir infertilite ve tüp bebek uzmanı olarak; hastalarıma sezaryenle doğumu öneriyorum. Çünkü genelde ya ileri yaş grubu hastalar, ya riskli gebelikler ya da çoğul gebelikler oluyor. Bunlar zaten zor elde edilen, çok değerli gebelikler olduğundan; hiçbir şekilde riske atmak istemiyoruz. Zaten genç yaşta, normal yolla gebe kalanlar epiduralle normal doğuma sıcak bakıyor. İleri yaşta olanlar da, sezaryen istiyor. Genel olarak, zaman ve efor açısından doktorlar da sezaryeni tercih ediyor. Ama bebeğin hemen emzirilmesi ve çabuk ayağa kalkmak gibi pek çok avantaj; doğumun normal süreci olan vajinal yoldan doğum yapmanın en doğru yol olduğunu ortaya koyuyor. Normal gebeliklerde doğum yöntemine hasta ile birlikte karar veriyoruz."
    _________________________________



     
  3. yosun

    yosun Süper Yönetici

    [​IMG]
    [​IMG]


    Doğum fobisi olanlar için en iyi yöntem sezaryen!

    Uçuş fobisi ya da kapalı alan fobisi gibi doğum fobisi de pek çok kişinin yakasına yapışıyor. Bu fobilerine karşın anne olmaya hazırlanan kadınlar, hayatlarının en büyük kabusunu yaşıyor. Dr. Sabri Yurdakul, doğum fobisinin birkaç seansta tedavi edilebileceğini söylüyor...
    [​IMG]
    Psikiyatrist Dr. Sabri Yurdakul doğum fobisine yönelik sorularımızı yanıtladı:

    * Doğum fobisi bir sorun mu, bir hastalık mı?
    Doğum fobisi bir hastalık haline dönüşebiliyor. Eğer insanın yaşamını etkiliyorsa onu çok mutsuz ediyor. Kişi bu nedenle sıkıntılar yaşıyorsa ve bu durum uykularına bile giriyorsa; hastalık haline dönüşebiliyor. Onun dışında, hamilelik sırasında bütün kadınlarda bu gözlenebilir.

    * Çok fazla görülüyor mu?
    Hamile kalan kadınların hepsi doğum yapmaktan korkar ama yüzde 5'inde hastalık olarak gözlenir.

    ÇOCUĞUM SAKAT OLUR MU?
    * Kadınlar, sadece hamile kalınca mı doğum korkusu yaşıyor? Bu korku yüzünden hamile kalmaya cesaret bile edemeyen kadınlar da var mı? Çoğunlukla hamile kaldıkları zaman yaşıyorlar. Hamileliğin ilk aylarında, bu korku daha çok ortaya çıkıyor.

    * Doğum fobisi olan biri, hamile kaldığında neler yaşıyor?Çocuğunun sakat olmasından korkuyor. Özellikle çevresinde sakat bir çocuk varsa; bunu çok daha yoğun yaşıyor. Doğumu nasıl yapacağına dair korkular duyuyor. Doğumda çok zorlanmaktan endişeleniyor. İlk hamileliklerde bu endişe artıyor.

    * Bu fobi tedavi edilmezse ve kadın korku içinde doğum yapmak zorunda kalırsa ne oluyor? Hamileliği çok zor geçiyor, mutsuz oluyor. Doğum zamanı yaklaştıkça endişeleri artabiliyor. Yeni tanı yöntemleri ile çocuğun sakat olup olmadığı n-5 aydan sonra ortaya çıkabiliyor. Çocuğun sakat olmadığını duyan anne adaylarının korkuları azalıyor. Doğumdan korkan kadınlarda da, doğum şekli ürkütücü olabiliyor Doğum zamanı yaklaştıkça panik artıyor, çok ağrı çekmekten korkuyorlar. Bu vajinismusa benzeyen bir korku...

    * Normal doğum korkusu çekip, sezaryen konusunda ısrar eden kadınlar var. Rahat etmeleri için sezaryenle doğuma mutlaka onay verilmeli mi? Sezaryen olduğu zaman korkuları geçebiliyor. "Nasılsa doktorlar açıp, çocuğu alacak" diyorlar. Korku nedeniyle sezaryen yaptırıyorlarsa, o korkuları tedavi ettiklerinde anne adayını normal doğuma da ikna edebilirler. Ama bunun için psikolojik yardım almaları gerekir.

    UÇUŞ KORKUSUNA BENZER

    * Bu sorunu yaşayan kadınları nasıl tedavi ediyorsunuz? 2-3 seans içinde toparlanabiliyorlar. Bu korku; uçak korkusuna ya da asansör fobisine benzer. Kişi, eşiyle birlikte tedaviye alınır. Korkuları, fobileri olan kadınlarda daha çok görüyoruz... Korku şekil değiştiriyor. Hamile kalmadan önce panik atağı olan, uçuş korkusu olan kadınlarda doğum korkusu daha yaygın.

    * Doktorların doğum fobisi olan bir kadına normal doğum yapması yönünde ısrar etmeleri, doğru bir davranış olur mu?Korku; anne karnındaki çocukta huzursuzluk yaratabilir. Kadın önce psikolojik yardıma yönlendirilmeli, fayda etmiyorsa sezaryen yapılmalıdır. Korku yaşayan bir kadına ısrar hiç doğru olmaz. Çünkü o an mantıklı düşünme yeteneğini kaybetmiştir. Ancak doktora güvenmesi sağlabilirse doğum başarılı olur. Onun dışında sezaryen korkularını azaltır.

    [​IMG]
    [​IMG]

    Yoga yaparak rahatlayın!

    Yoga ve akupunktur gibi tamamlayıcı tıp yöntemlerinin doğum fobisini yenmede çok büyük etkisi oluyor. Nefes egzersizleri de son derece etkili yöntemler. Tüm bu yöntemlerin, anne adaylarının doğumu daha kolay yapmalarında ve daha fazla gevşemelerinde çok büyük etkisi var. Hamile kadınların yüzde 30'unda hamilelik öncesi ve sonrası depresyonları görülebilir. Bunlara, doğum korkusu yaşayanlarda daha sık rastlanır. Bu korkular, doktor kontrolleri ile giderilebilir. Doğum yapmaktan çok korkan ve doğum sırasında büyük bir ağrı çekmekten endişe duyan anne adaylarının, psikolojik destek almalarında büyük fayda vardır.

    Doğum şeklini doktor seçmeli

    Bir kadının mutlu şekilde doğum yapabilmesi için doğum şeklini doktorunun seçmesi gerektiğine inanıyorum. Anne adayları doktorlarını doğru seçmeli, doktorları da o kadına en uygun doğum şeklini seçmeli. Tıbbi bir gereklilik olmadıktan sonra en sağlıklı doğum; normal doğumdur. Kadınlar bunu kabullenmeli. Tıbbi bir gereklilik durumunda ise; sezaryen tercih edilmeli.

    Kariyer kadını çok korkuyor
    Şehir kadınlarında ve özellikle de kariyer sahibi kadınlarda, doğum fobisine çok daha sık rastlıyoruz. Bu kadınlar; hayatlarında her şeyi programlayarak yapmaya alışık oldukları için bu durum onları, diğer kadınlara göre daha fazla tedirgin ediyor. Bu gruptaki kadınların değişim korkuları da var. Doğumdan sonra cinsel organlarının bozulacağını, bu nedenle de seksten eskisi gibi zevk alamayacaklarını düşünüyorlar. Normal doğumu reddediyorlar. Onların yaşadığı korku basit bir tedirginliğin çok daha ötesinde oluyor ve mutlaka tedavi edilmesi gerekiyor.

    Tedavi yüzde 90 başarılı
    Tedavi ne ölçüde başarılı? Bu durumdaki hastalara fobi tedavisi uyguluyoruz. Yüzde 80-90 oranında başarı sağlanıyor. Yüzde 10-20 hafif oranda korku kalabiliyor. Ama bu durum kişinin doğum yapmasına engel olmuyor. Korkunun öncelikle kaynağını buluyoruz. Bu durumdaki kadınlar diğer fobileri yaşayanlardan farksızdırlar, fare, kapalı alan, uçuş fobisi yaşayanlar gibi o durumda aşırı panik atak yaşarlar. Düzenli psikoterapi ile sorun çözülür. Bu konuda başırılı olma oranı yüksektir.

    [​IMG]
    [​IMG]


    6 kadından biri tokofobi nedeniyle anne olamıyor


    Doğum yapma korkusu olarak tanımlanan 'tokofobi', düşünüldüğünden daha yaygın ve etkili. Tokofobi konusunda bugüne dek ilk kez yapılan bir araştırma, en az 6 kadından birinin doğum yapmaktan aşırı derecede korktuğu için hamile kalmaktan vazgeçtiğini veya düşük yaptığını ortaya çıkardı. İngiliz Dr. Kristina Hofberg; bu korkunun her yaşta, her ırkta ve her kültürde görülebileceğine dikkat çekti.

    KENDİNİ KISIRLAŞTIRAN VAR
    Hofberg'in araştırması; hamile kalan her 5 kadından birinin doğumdan aşırı derecede korktuğunu gösterdi. İngiltere'de 370 çocuksuz kadın üzerinde yapılan araştırma, her yedi kadından birinin doğum sancılarından aşırı derecede korktuğu için hamile kalmayı ertelediğini ya da doğurmaktan vazgeçtiğini gözler önüne serdi. Şu anda bin 200 kadın üzerinde daha ayrıntılı bir çalışma yürüten Hofberg; bu korkunun hamile kalma korkusundan farklı olduğuna dikkat çekti ve ekledi: "Bu patalojik bir terör.

    En uç şekliyle kadının kürtaja başvurmasına, alkol veya uyuşturucu kullanmasına, hatta karnını yumruklamasına yol açıyor. Öyle ki; tokofobik kadınlar, başarılı bir doğumdan sonra dahi doğum anını yıllarca hatırlayıp panik ataklar yaşayabiliyor. Bazı kadınlar kendilerini kısırlaştırarak böyle bir sorunla karşılaşma olasılığını tümüyle ortadan kaldırıyor. Bazıları ise ciddi biçimde korunarak, hamile kalmamaya çalışıyor. Bu tür bir yaklaşım, çocuk isteyen ancak doğumdan korkan kadınlar için çok üzücü bir durumdur. Bunlar bir daha çocuk sahibi olamayacaklarını bile bile menopoza girerler. Doğum korkusu genellikle doğum anında acı çekmekten, ölmekten, aklını yitirmekten ya da doğumu gerçekleştirecek ekibe güven duymamaktan kaynaklanıyor. Ayrıca çocukluğunda cinsel tacize uğramış kadınlar tokofobiye çok daha yatkın oluyor."

    [​IMG]
    [​IMG]


    18'inden küçükler ve 35'ini aşanlar kolay doğuramaz!

    * Yaş ilerledikçe, doğum yapmak zorlaşır mı? Evet. Yaş ilerledikçe, doğuma yönelik bütün riskler artar. Zaten yaşın ileri olması, sezaryen nedenlerinden biridir. 35 yaş üzeri kadınlarda sezaryenin tercih edilmesinin nedeni budur. Çünkü yaş ilerledikçe leğen kemiğinin yapısında değişimler oluşur. Normal anatomik yapı değişir. Bu; fazla doğum yapan ileri yaş annelerinde daha çok görülür. Bu yüzden sezaryen tercih edilir. Bir de 35 yaşından sonra doğum yapanlarda yumuşak doku sertleşir. Bu nedenle, normal doğuma müsaade edilmez.

    * Kimler daha kolay doğum yapar?
    Gençler ve anatomik yapıları uygun olanlar daha kolay doğum yapabilirler. Leğen kemiği yapısı uygun olan kadınlar, daha iyi doğum yapar. Bununla birlikte daha önce doğum yapmamış olanların doğumu, daha rahat geçebilir. Bunun yanı sıra 18 yaşından küçükler ile 35 yaşından büyük olanlar, kolay doğum yapamaz.

    EPİDURAL ANESTEZİ ANNE İÇİN FELÇ RİSKİ YARATMAZ
    * Epidural anestezide anneye verilen ilaçlardan bebek de etkilenir mi?
    İlaçların bebeğe hiçbir etkisi olmaz. Çünkü bu ilaçlar, çok düşük dozda kullanılan ilaçlardır. İlaç, 'epidural aralık' dediğimiz omuriliğin son bölümüne verilir. Anne adayı, bu ilaç verilirken hiçbir sızı ya da ağrı hissetmez. Hatta kendisine bir ilaç verildiğinin farkına bile varmayabilir. İlaç, doğum ağrılarını yok eder ancak bebeğe hiçbir etkide bulunmaz. Epidural ilaçlar, bebeğin plasentasından geçmeyen ilaçlardır.

    GEÇİŞLER YAPILABİLİR
    * Epidural anestezi uygulamasından sonra, annenin felç olma riski var mıdır?
    Annenin, bu nedenle felç olması imkansızdır. İğne, omuriliğin son bölümüne yapıldığı için hastaya hiçbir zarar vermez. Ancak bu konuda, halk arasında gereksiz bir korku vardır. Nadiren de olsa bazı hastaların bacaklarında hissizlik ya da idrarını kontrol edememe gibi şikayetler olabilir. Bunlar, büyük oranda geçici şikayetlerdir.

    * Epidural anestezi yönteminden sezaryen yöntemine geçiş yapılabilir mi?Normal doğumda herhangi bir sorun yaşanırsa, epidural anesteziden sezaryene geçiş yapılabilir. İstenirse, genel anestezi ile epiduralden hemen sezaryene de geçiş yapılır.

    * Hangi durumda sezaryen uygulamak şarttır?Kalça kemiği doğum yapamayacak kadar dar olan gebelere, sezaryeni öneririz. Bebeğin rahim içinde duruş bozukluğu varsa, yine sezaryen önerilir. Çoğul gebeler için de sezaryen idealdir. Gebelikte gelişen yüksek tansiyon ve bebeğin normalden iri olması gibi durumlar da, sezaryeni gerektirir. Bebek 32 haftalıktan küçükse ya da bin 500 kilonun altındaysa, yine sezaryen şarttır.
    ______________________________
     
  4. yosun

    yosun Süper Yönetici

    [​IMG]
    [​IMG]


    Seks hayatı kötüleşebilir

    * Doğum ağrısı yararlı bir ağrı mı? Kadının ağrı eşiğini yükseltir mi? Doğum sancısı vücut için gerekli bir sancı değildir. Ağrı eşiğini yükseltici ya da vücudun gücünü artırıcı bir özelliği yoktur. Bu sancı, vajinadaki kasların kasılması sırasında vücuda verilen bir acıdır. Kadınların doğumdan korkmasına yol açar.

    * Doğum ağrısının şiddeti ırsi midir? Bu konuda bilimsel bir veri yoktur. Ağrı eşiği, kişinin kültür düzeyine ve genetik yapısına göre değişmektedir. Bazı hastalar ağrıyı daha fazla, bazıları daha az hisseder.

    * Kadınların seks hayatı, normal doğumdan kötü mü etkileniyor? Olabilir. Özellikle zor doğum yapanlar, doğum sonrası ortaya çıkan sarkıklıklardan dolayı seks hayatlarının kötüleştiğini söylüyor. Doğum sonrası bu tür bir şikayet olursa, bu bölge için bazı ameliyatlar yapılabiliyor.
     
Kutucuğu Tıklayın:
Taslak kaydedildi Taslak silindi
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş