El Rafi ve El Rafid anlamı

Konu, 'Ayet, Dua ve Hadis' kısmında Nursena tarafından paylaşıldı.

  1. Nursena

    Nursena Admin

    El Rafi ve El Rafid anlamları birlikte kullanılır. El Rafi ve El Rafid esmasının anlamını merak edenler için güzel bir makale.

    Bu iki isim müzdevic isimlerden kabul edilmişlerdir. Müzdevic sayılan isimlerin tek başına kullanılmaları uygun görülmemiştir. Karşıtsız kullanıldığında sadece o isimle nitelendirilip diğeri ile nitelendirilemez anlamı çıkacağı endişesi söz konusudur. Allah Teâlâ, Hâfid’dir ama aynı zamanda Râfi’ dir de. Yalnızca Râfi’ veya Hâfid değildir.
    Râfi’, kaldırmak, yükseltmek anlamındaki ref’ masdarından isimdir, Hâfid ise indirmek, alçaltmak anlamındaki hafd masdarından isimdir.
    Her iki isim de bir derecelendirme anlamı ifade eder. Bir orta noktadan yukarıya doğru yükselmek ve yükseltmek, aşağıya doğru da alçalmak ve alçaltmak.
    İslâm’da derece ve derecât yükselmek, dereke ve derekât da alçalmakla ilgilidir.
    Allah Teâlâ sadece yükselten veya alçaltan değil, yükselme ve alçalma sebeplerinin neler olduğunu, derecât ve derekâtın mahiyetini, sonuçlarını belirleyen ve kullarına da ulaştırarak onları bulundukları yerlerden yükselten demektir.
    Allah Teâlâ, asılda insanın yükselmesini, rızasını kazanmasını murad eder. Bu maksatla peygamberler, kitaplar gönderir. Yükselmesini istediği insanı yükseltecek mâlî, lisânî, bedenî davranışları belirler. Buyruklarına uygun davrananlar derecâta ulaşırlar. Aykırı davrananlarsa derekâtta kalırlar. Derecât tahmetle muamele, derekât ise rahmetten mahrumiyettir.
    [​IMG]
    “ Her şey Allah’tandır” Nîsâ 78
    Min ındillah olmayan hiçbir şey yoktur. O tekdir ve irâde etmeseydi hiçbir şey olmazdı. Fakat insanın alçalmakta fiil veya terk açısından sebep olmak gibi bir özelliği var. Yükseltmek asâlet yoluyla Allah Teâlâ’ya aittir. Yani asılda Râfi’ Cenab-ı Hak’tır. O’ndan başka Râfi’ yoktur. Hafd yani alçalmak da asalet yoluyla insana aittir. İnsan alçalır, Allah Teâlâ da alçalan insan için derekatı yaratır.
    Allah Teâlâ’nın insan için derekâtı yaratması, insanın kendisini alçaltacak işlerde bulunması ve rahmetten mahrumiyeti dolayısıyladır. Insane derecat ve derekâtı hak eder. (istihkak) Allah da yaratır.
    Alçalmak kötülüğünün birinci dereceden kaynağı insanın zâtî aczidir. Cenab-I Hak insana bir lâhza iyilik göndermemiş olsa, rahmetle muameleden bir lâhza uzak tutsa mahvolur. Insanın istemediği şeyleri kendisinden her zaman uzaklaştıramayışı buna en güzel örnektir. Ikinci dereceden insanın açlçalmasının sebebi kendi arzusu ve iradesidir. Insan bilerek veya bilmeyerek (kasıt, ihmal, kusur, yanlış, hata, nisyan, isyan…gibi sebeplerle) bizzat veya dolaylı olarak ister, ısrar da eder. Irade ve ihtiyar kuvvesi insana verilmiş bir hasene olduğu halde murad hasene de seyyie de olabilir. Allah Teâlâ kulun muradını yaratır, O’ndan başka hâlik yoktur. Murad minindillah gelir. Bununla beraber kayanağı kulun kesbi olur. Sorumluluk da kula ait bulunur. Yani kul ya rahmeti istihkak eder ya da edemez. Ederse derecâta ulaşır, edemezse derakâtta kalır.
    Hâfida ve Râfia, CEnab-ı Hak tarafından kıyamete isim olarak da verilmiştir.
    [​IMG]
    “Koptu mu o vâkıa bir, olmaz vak’asına yalan diyen dil, (bazılarını alçaltıp) indirir, (bazılarını) bindir(ip yükselt)ir." Vâkıa 56/1,2,3
    Kıyametin hâfida ve rafia olması: Dünyada insanlar kendilerine gore yükseklik ölçüleri oluştururlar. Sevet, güç, kuvvet, ilim, güzellik, zekâ gibi hususlar ölçü alınarak yüksek veya alçak olanlar belirlenebilir. Ama kıyametin kendine has bir ölçüsü vardır, yükseklik konusunda. Bu ölçü takvâdır. Bu ölçüye gore kıyamet yükseltir veya alçaltır. İnsanlar nazarında yüksek olanlar kıyametin alçalttığı, alçak görünenler de yükselttiği insanlar olabilir. Asılda insanların dünyadaki hayatları , kendilerini kıyametin yükselteceği şekilde bir hayat olmalıdır.
    Asıl alçalmak ve yükselmek kıyamet günüyle ilgilidir. Allah Teâlâ murad ederse hem dünyada hem de ahirette yükseltir veya alçaltır. Murad ederse insanlar nezdinden alçak gözükenleri ahirette yükseltir, dünyada yüksek gözükenleri ahirette alçaltır.
    Râfi’ isminin türetildiği ref’ kökü çeşitli âyet-i kerîmelerde maddî yükseklik olarak kullanılmıştır.
    [​IMG]
    “Allah odur ki semalara direksiz irtifa’ verdi.” Ra’d 13/2
    [​IMG]
    “Ve o vakit ki İbrahim Beyt’ten temelleri yükseltiyordu İsmail de birlikte.” Bakara 2/127
    Bazı âyet-i kerîmelerde ise manevî yükseklik olarak kullanılmıştır.
    [​IMG]
    “ O işaret olunan rasuller, biz onların bazısını bazısından efdal kıldık.” Bakara 2/253
    [​IMG]
    “Biz dilediğimizi derecelerle yükseltiriz.” Yusuf 12/76
    [​IMG]
    “Bazınızı, bazınızın derecelerle fevkine çıkardık.” En’am 6/165
    Mümin 40/15 de yer alan
    [​IMG]
    “O dereceleri yüksek arşın sahibi” allah Teâlâ’yı niteleyen bir terkip oalrak geçer. Bu terkip iki anlama gelebilir:
    1 – En üstün mertebede bulunan zât
    2 – Kullarının derecelerini yükselten zât
    Cenab-ı Hak en yüce varlıktır ve aynı zamanda kendisi dışındaki varlıklar için yani mahlûkatı için her türlü dereceleri yaratandır.
    Ref’ veya hafd kelimeleri diyanet konularında irşad ve ıdlaldir. Dünyevî işlerde mecaz, dînî konularda ise hakikattir.
    [​IMG]
    “gerçekten felah bulmuştur onu temizlikle parlatan ve ziyan etmiştir kirletip gömen.” Şems 91/9,10 nefsini tezkiye den hakikatte yükselmiş, kitletense hakikate alçaltmış olur.
    Allah Teâlâ, evliyasını yükseltir, düşmanlarına karşı yardım ederek yükseltir, salih kullarını a’layı illiyyîne yükseltir, müminleri mesud olarak yükseltir, sevdiği kulunu insanların kalplerine yerleştirerek yükseltir.
    Allah Teâlâ düşmanlarını alçaltır, istidrac ile alçaltır, kendisini yükselten insanlar arasında alçaltır, rezil kılar, mahşerde toz zerreleri şeklinde yaparak alçaltır.
    Allah Teâlâ, insane, dünyada rıza-i ilâhîyi umarak müminlere karşı nefsini alçaltıp tevazû gösterirse hem dünyada hem de ahirette yükseltir.
    Yükselmek veya yükseltmek derecat ile çok yakından ilgilidir. Ayet-i kerimelerde ref’ kelimesiyle derecat kelimesi aynı cümlede kullanılmışlardır. Bakara 253, En’âm 6/83,165 A’raf 7/176, Yusuf 12/76, Meryem 19/56-57, Zuhruf 43/22, Mücadele 58/4

    Aleyhissalâtü vesselâm efendimizden derecelerle ilgili olarak şunlar nakledilmiştir. (Nakledilenlerden bir kısmı)
    Sevban’dan, bir sabah sallallahü aleyhi vesellem bizim yanımıza geldi de Rabbım bu gece en güzel surette bana geldi ve Ey Muhammed mele-i a’lâ hangi hususta tartışıyor biliyor musun dedi. Ben Ya Rabbi bilmiyorum dedim. Iki avucunu kürek kemiklerimin arasına koydu, ben parmaklarını serinliğini göğsümde buldum, semavat ve arz arasındaki her şey bana tecellî etti. Evet Ya rabbi dedim, keffârât ve derecât ile iglili tartışıyorlar. O derecât nadir, dedi. Ben yemek yedirmek, selâmı yaymak, insnalar uykuda iken gece namaz kılmak. Keffârâta gelince cemaatlere doğru yürümek, zorlu anlarda abdesti tam yapmak, namazlardan sonra mescidlerde oturmak dedim. Sonra O dedi ki: Ey Muhammed, söyle işitilsin, iste verilsin, şefaat et kabul edilsin. Ben
    [​IMG]
    “Allah’ım senden hayırlar işlemeyi, münkerleri terketmeyi, garipleri sevmeyi, beni bağışlamanı, bana rahemt etmeni, bir topluluğa fitne irade ettiğinde bu fitneye düşmeksizin beni katına almanı isterim. Allah’ım senin sevgini, seni sevenin sevgisini, senin sevgine ulaştıracak ameli sevmeyi isterim." Dürrülmensur’dan.
    Bana bir salât getirene Allah Teâlâ on salât getirir, günahlarından on’unu siler, on derece yükseltir. A. Hanbel
    Kul güzel ahlâjkıyla ibadeti zayıf olmasına rağmen ahiret derecelerinin büyüğüne ve şerefli konaklara ulaşır. Abid olmasına rağmen de kötü ahlâkı sebebiyle cehennem çukurlarını en altına düşer. Taberânî
    Cennette yüz derece vardır. Her bir derecenin diğer derece ile arası semâ ile arş arası kadar geniştir. Firdevs bunların en yukarıda oanıdır. Cennetin dört nehri buradan çıkar. Bunun üstünde arş vardır. Allah’tan cennet istediğinizde Firdevs’I isteyin. Tirmizî Ktb. Sitte Terc. 14/427
    Allah’ın kitabından her harfi temiz olarak dinleyen kimse için Allah Teâlâ on hasene yazar, on seyyie siler, on derece yükseltir. Allah’ın kitabından bir harfi namazda oturarak okuyan kimseye elli hasene yazılır, elli seyyie silinir, elli derece yükseltilir. Allah’ın kitabından bir harfi ayakta okuyan kimseye yüz hasene yazılır, yüz seyyie silinir, yüz derece yükseltilir. Kim okur da hemderderse Allah Teâlâ kendi katında kabul eedilmiş bir duâ yazar (kılar). İbn Abbas’tan Kenzül Ummal
    Mümin güzel ahlâkıyla oruç ve namaz kılanların derecesine ulaşır. Ebu Davud
    Kim hiç konuşmaksızın yalnız
    [​IMG]
    Sözlerini söyleyerek Beytullahı tavaf ederse on günahı silinir, on sevap yazılır, on derece yükselir. Tavaf yapıp da konuşan kimse iki ayağını suya daldıran kimse gibi iki ayağıyla rahmete dalmış olur. İbn Mâce
    Ebu Said Hudrî’ye hitaben, Aleyhissalâtü vesselâm; Ya Ebâ Sâid Kim Rab olarak Allah’a, din olarak İslâm’a, peygamber olarak da Muhammed’e (s.a.v.) razı olursa cennet ona vacip olur, buyurdu.
    Ebu Said’in hoşuna gitti de tekrarlamasını istedi. Aleyhissalâtü vesselâm da tekrarladı şunu da ilâve etti: Diğer bir şey daha var ki Allah onunla cennette yüz derece yükseltir. Her derece arası yerle gök arası gibidir. Ebu Said o nadir diye sordu. Resulullah (s.a.v) Allah yolunda cihad diye cevap verdi.
    Müslim
    Kim çarşıya girerken
    [​IMG]
    Tesbihini okursa Allah bin sevap yazar, bin bin günahını siler, binbin derecesini yükseltir. İbn Mâce
    Ebuzer (r.a.) der: Kim sabaha namazının arkasından henüz dizleri bükük olduğu halde konuşmadan once on defa
    [​IMG]
    derse onun için on sevap yazılır, on günahı affolur ve on derece yükseltilir. O gün için bütün kötülüklerden emin olur ve şeytandan korunur. Şirkten başka hiç bir günah ona yaklaşamaz. Tirmizî
    Başka bir vechinde kim sabahladığında derse İsmail oğullarından bir köle azad etmiş gibi olur. On sevap yazılır, on günahı silinir on derecesi artırılır. Akşama kadar şeytandan korunur. Akşamlayın söylerse sabaha kadar yine böyle olur. Ebu Davud, İbn Mâce
    İnsana Allah Teâlâ’nın alçalttığı şeytanı ve vesveselerini alçaltmalı, kulak vermemeli, dinlememeli, dediklerini asla yapmamamalıdır. Yapmak, dinlemek, kulak vermek yükseltmek demek olur.
    Ruhî yanını yükseltmek nefsî yanını alçaltmak gerekir.
    Allah Teâlâ dilediğini nimetlendirerek yükeltir, dilediğini de intikamıyla alçaltır.

    Bu iki ismin Cenab-ı Hak için ifade ettiği anlamları
    1 – Yükselten ve alçaltan Allah Teâl’dır
    2 – Yükselme ve alçalma sebeplerini belirleyen de odur.
    3 – Yükselme sebepelrini rahmetiylr, alçalma sebeplerini de adaletiyle belirlemiştir.
    4 – İsanların yükselmelerini istediği için, rahmetinden onlara, yükselme yetenek ve gücü, kitaplar, peygamberler göndermiştir.
    5 – Gerçek durumu ortaya çıkaracağı için Allah Teâlâ, kıyameti yükseltici olarak isimlenmdirmiştir.

    Peygamberimizin (s.a.v.) bu isimlerden nasibi,
    1 – Bütün çabası yükselmek, Hakk’ın yükselteceği insanlardan olmaktı.
    2 – Kaygusu, korkusu alçalan insanlardan olmaktı,
    3 – Her anını derecesini yükseltmek için bedenî, lisanî, malî bir ibadetle doldururdu,
    4 – Etrafındaki insanların, kıyamete kadar gelecek insanalrın yükselebilmeleri için de elinden geleni yapmıştır.

    Kulun bu isimlerden alması gereken hisseler,
    1 – Nefsini tevazzû ile alçaltmalı,
    2 – Şeytanı, vesveselerini dinlemeyerek alçaltmalı,
    3 – Ruhî isteklerine icabetle ruhunu yükseltmeli,
    4 – Alçaltıcı ahlâkî kötülüklere karşı uyanık olmalıdır. Derler ki dört kelime vardır ki helâk edicidir. Ben, biz, benim, bende.
    [​IMG]A'raf
    [​IMG]Kasas 78
    [​IMG]Neml 33
    [​IMG]Zuhruf 51
    5 – Nefsi ve hevasını ayakları altına alıp alçaltmalıdır: Birini havada gördüler, bu dereceye nasıl ulaştığını sordular. O da nefsimin hevasını ayakalrımın altına aldım, Allah Teâlâ da havada yükselmeyi nasip etti, dedi.
    6 – Masiyeti değersiz bulduğunu göstermelidir.
    7 – Dünyayı değersiz gördüğünü hissettirmelidir.
     
  2. Murat

    Murat Yönetici

    Ya Rab Rafi isminle bizleri yüksek derecelere ilet bizleri alçatma bizim senden başka sığınacagımız kimsemiz yok.
     
  3. M

    Muhammet Misafir

    amiiin amin AMİN ..
     
Kutucuğu Tıklayın:
Taslak kaydedildi Taslak silindi
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş