Ehli Beyt Hakkındaki Ayetler Nelerdir?

Konu, 'Ayet, Dua ve Hadis' kısmında zahide tarafından paylaşıldı.

  1. z

    zahide Yeni Üye

    Kuran ı Kerimde Ehlibeyt ile İlgili Ayetler
    Ehli Beyt Hakkındaki Ayetler
    Ehl-i Beyt ile ilgili Ayet ve Hadisler



    TERTEMİZ EHL-İ BEYT VE HAZRET-İ ALİ (K.V.) İLE İLGİLİ ŞANLI ÂYETLER

    1- İnnema yüridûllahü liyüzhibe ankümürricse ehle'l beyti ve yütehireküm tethira-
    Allah, siz Ehl-i Beyt'den bütün kötülükleri kaldırmayı irade etti ve sizleri tertemiz kıldı
     
  2. !pek

    !pek Moderatör

    Ehli Beyt ile ilgili ayetler
    Kur'an da ehli beyt

    Ehl-i Beyt ile ilgili ondan fazla âyet-i kerime bulunmaktadır.

    1) Allahu teala Peygamber Efendimizin hanımlarına hitaben: "Evlerinizde oturun, eski cahiliye adetinde olduğu gibi açılıp saçılmayın. Namazı kılın, zekatı verin, Allah'a ve Rasulüne itaat edin. Ey Ehl-i Beyt! Allah sizden, (Rics'i) sadece günahı gidermek ve sizi tertemiz yapmak istiyor". (Ahzab suresi: 33)

    "Evlerinizde okunan Allah'ın ayetlerini ve hikmeti hatırlayın. Şüphesiz Allah, her şeyin iç yüzünü bilendir ve her şeyden haberi olandır." (Ahzab suresi: 34)

    Meşhur müfessir ibnu Atiyye "rics"in manasını izah ederken şöyle demektedir: "Rics" günah, azab, necis ve murdar şeylerdir. Allah teala bunların tamamını Ehl-i Beyt 'ten gidermiştir.

    Bu hususta üç görüş vardır:

    Ehli Sünnet alimlerinin bir kısmına göre bu ayet-i kerimede kastedilen Ehl-i beyt yalnızca Peygamber Efendimizin eşleridir. Genellikle tefsirlere geçen ve Abdullah b. Abbas (ra)'a nisbet edilen bu görüşe dair rivayetlerin bir kısmı Abdullah b. Abbas (ra)'ın kölesi İkrime'den rivayet edilmektedir. Hz. Ali ve Ehl-i beyt'i sevmeyen ve onlara buğz eden bir kimse idi. Bu sebeple bu rivayetler kabul edilemez.
    Allah Rasulünün zevceleri, evlatları, torunları olan Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin ve damadı Hz. Ali, Ehl-i beyt'i teşkil ederler. Çünkü sadece Peygamber Efendimizin zevcelerini ilgilendiren kısım müennes yani dişilere hitab sigası ile olmuştur. Ehl-i beyt ile ilgili bölümde ise müzekker yani erkeklere ait siga ile hitab edilmiştir. Bir de ilk hitap "Ey Peygamber hanımları" diye başladığına göre, şayet yalnız onlar Ehl-i Beyt olsalardı, "Ey Ehl-i beyt" diye başlaması gerekirdi.
    Bu Ayet-i kerimede kast edilenler Hz. Peygamberle beraber yalnızca Hz.Fatıma, Hz.Ali, Hz.Hasan ve Hz. Hüseyin'dir.1

    Her görüş sahibinin kendilerine göre delilleri bulunmaktadır.

    Bu hususda ifrat ve tefrit açıkça görülmektedir, ancak en doğrusu orta görüştür.

    Hz. Ali, Hz. Fatıma Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin'in Ehl-i beyt'ten oldukları hadis-i şeriflerle sabittir. Bu hadis-i şerifleri rivayet eden Sahabiler şunlardır:

    Hz. Aişe, Ümmü Seleme, Ebu Said el-Hudri,Vesiletubnu'l-Aska', Enes b. Malik, Ömer b. Ebi Seleme.

    Hz. Aişe diyor ki;''Bir sabah vakti Peygamber evden çıktı. Üzerinde keçi kılından dokunmuş nakışlı bir mırtı bulunuyordu.Hasan geldi, onu içine aldı, Hüseyin geldi, onu da içine aldı, daha sonra Fatıma geldi, onu da içine aldı, en son Ali geldi, onu da mırtısının içine alarak şu ayeti okudu: Ey Ehl-i Beyt! Allah sizden, (Rics'i) sadece günahı gidermek ve sizi tertemiz yapmak istiyor. (El-Ahzab suresi: 33)" 2

    Bu hadis-i şerifi Hz. Aişe'den başka Ümmü Seleme, Ebu Said el-Hudri, Vesiletubnu'l Aska', Enes b. Malik ve Ümmü Seleme'nin oğlu Ömer ibn Ebi Seleme rivayet etmektedirler.

    İmam Tirmizi'nin es-Sünen kitabında (3806 numara ile) Ümmü Seleme'denrivayet ettiği hadis-i şerif de şöyledir: "Hz. Peygamber, Hasan, Hüseyin, Ali ve Fatıma'yı - kendisi de onlarla beraber olmak üzere - bir örtü ile örterek: "Ey Allahım, Ehl-i Beyt'im ve öz yakınlarım bunlardır , onlardan ricsi (murdarlığı) giderip onları tertemiz kıl". Ümmü Seleme:"Ben de onlarlaberaber miyim ya Rasulullah" dedim. Buyurdular ki: "Sen hayır üzeresin.''3

    İmam Tirmizi'nin es-Sünen kitabında (3130 numara ile) rivayet ettiği hadis-i şerif'de Enes b. Malik (ra) şöyle diyor : "Rasulullah sabah namazına çıkarkenAltı ay Fatıma'nın kapısından geçerek onlara şöyle sesleniyordu: Ey Ehl-i Beyt namaza, Ey Ehl-i Beyt, Allah sizden murdarlığı giderip sizi tertemizkılmakdiler."4

    Şeddad Ebu Ammar diyor ki: Vesiletubnu'l Aska (ra)'nın yanına vardım. Yanında birileri vardı. Hz. Ali'yi konuşuyorlardı. Onlar kalkıp gidince bana dedi ki: Rasulullah'dan gördüğümü sana anlatayım mı? Evet dedim. Bir gün Hz. Fatıma'nın evine gidip Ali'yi sordum? Rasulullah'a gittiğini söyledi. Ben de oturup Ali'yi bekledim. Rasulullah geldiler, Ali, Hasan ve Hüseyin beraberindeydi. Her biri bir elini tutmuştu. Eve girince Ali'yi ve Fatıma'yı önünde oturttu. Hasan ve Hüseyin'i de dizlerine oturttu. Sonra üzerindeki örtüyü (veya abayı) onların üzerine örtüp şu ayet-i kerimeyi okudu: "Ey Ehl-i Beyt , hiç şüphesiz, Allah sizden murdarlığı giderip sizi tertemizkılmakdiler." Ve şöyle devam etti: "Ey Allahım! Ehl-i Beyt'im bunlardır ."5

    2) Ehl-i Beyt'e Salat ve selam okumak:

    "Gerçekten Allah ve melekleri, Peygamber'e salat ederler, ey iman edenler! Siz de ona salat edin ve tam teslimiyetle selam edin." (Ahzab suresi: 56)

    Ashab: "Ya Rasulallah, Sana nasıl salat okuyalım?" diye sordular.Rasulullah buyurdular ki: "Ey Allahım İbrahim'e salat ettiğin gibi Muhammed'e ,zevcelerine ve zürriyetine de salat kıl. (rahmet eyle) İbrahim'i mübarek kıldığın gibi Muhammed'i, Zevcelerini ve Zürriyetini de mübarek kıl. Muhakkak sen övülen ve yüceltilensin." 6

    3) Şura suresi: 23 "İşte, Allah'ın, iman eden ve salih ameller işleyen kullarına müjdelediği sevab budur. (Ey Resulüm, tebliğde bulunmakta olduğun kimselere) de ki: Ben (bu tebliğime karşılık) sizden akrabalık sevgisinden başka bir ücret istemiyorum. Kim bir iyilik işlerse, onun sevabını fazlasıyla veririz. Muhakkak ki Allah Ğafur'dur,(çok bağışlayan) şekurdur, (şükrün karşılığınıverendir)."

    Bu ayet-i kerimede Allah Rasulüne şunu söylemesini emrediyor: "Size tebliğ ettiğim 'Din'e karşılık herhangi bir ücret istemiyorum, ancak akrabalarımı sevmenizi istiyorum.''

    Abdullah ibn Abbas'dan gelen bir rivayete göre; bu ayet-i kerime Medine'de nazil olmuştur.

    Hz. Hüseyin'in oğlu Ali Zeynü'l-Abidin, Şam'a esir olarak getirildiğindehalk onu görsün diye bir merdivenin üzerine çıkartılmıştı. Şamlı bir adam ayağa kalkıp:'' Fitnenin kökünü kesen ve sizi öldüren Allah'a hamd olsun'' deyince, Ali ona 'Sen Kur'an'ı okudun mu?' diye sorar. O da 'evet' der. 'Hamim suresini de okudun mu?', 'Ben Kur'an'ı okudum ama Hamim suresini okumadım' cevabı üzerine Ali der ki: "Bu din için akraba sevgisinden başka sizden hiç bir ücret istemiyorum" ayetini okumadın mı? O da: 'O ayettekiler sizler misiniz?'Ali : 'Evet' der.7

    Aynı manayı Hz. Hasan'ın hutbesinde ifade ettiğiniEbu Bişr ed-Dulabi ez-Zürriyet et-Tahire (114 numara ile) de ve el-Hakim en-Neysaburi el-Mustedrek (3/172) kitabında rivayet etmektedirler.

    Abdullah ibn Abbas'dan gelen bir rivayet de şöyledir: Bu Ayet-i Kerime nazil olduğunda Peygambere 'sevgileri bize vacip olan akrabaların kimlerdir?' diye sorduklarında, buyurdular ki: 'Bunlar Ali, Fatıma ve iki oğludur.'8

    Aslında akrabalarının kimler olduğu Enfal suresi 41. ayette beyan edilmiştir. Bu ayet-i kerime ile Ehl-i beyt'ehisse de verilmiştir.

    4) "Eğer Allah'a ve hak ile batılın ayrıldığı gün, iki ordunun birbiri ile karşılaştığı gün (Bedir savaşında) kulumuza indirdiğimize inanmışsanız, bilin ki, ganimet olarak aldığınız herhangi bir şeyin beşte biri Allah'a, Resulüne, onun akrabalarına, yetimlere, yoksullara ve yolcuya aittir. Allah her şeye hakkıyla kadirdir". (Enfal suresi: 41)9

    İslam Tarihi'nden ve Hadis kitaplarından öğrendiğimize göre Peygamber Efendimiz Kureyş'e hiç bir zaman humustan hisse vermemiştir. 10

    Şeyh Muhammed Emin eş-Şankiti Advaü'l-Beyan (2/361) adlı tefsirinde diyor ki: En kuvvetli delile göre bu ayette kast edilen akrabalarHaşim ve Muttalib oğullarıdır. İmam Şafii, Ahmed b. Hanbel, Ebu Sevr, Mücahid b. Cebr, Katade, İbn Cüreyc ve Müslim b. Halid bu görüştedirler.

    Ashab'tan Zeyd b. Erkam, Ali b. Hüseyin, Ömer b. Abdü'l-Aziz, İmam Malik, Süfyan es-Sevri, Mücahid ve Evzai'ye göre ise bu ayette kast edilen yalnızca Haşim oğullarıdır.

    5) "İsa (a.s.) Allah'ın kulu ve Rsulü olduğuna dair sana ilim geldikten sonra onun hakkında seninle münakaşaya kalkışanlara de ki: " Geliniz, sizler ve bizler dahil olmak üzere, oğullarımızı ve oğullarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı, çağıralım sonra dahepimiz dua edelim ve Allah'ın lanetini yalancıların üzerine okuyalım." (Al-i İmran suresi: 61)

    Büyük müfessir İbn Cerir et-Taberi tefsirinde (3/300-301) Necran Hiristiyanları ile Hz. Peygamber arasında cereyan eden olayı isnad ile rivayet etmektedir. Peygamber Efendimiz Necran Hiristiyanlarını İslam'a davet eden bir mektup gönderdi. Onlar da din adamlarından oluşan bir hey'etle Medine'ye geldiler, Mescid-i Nebi'de ibadetlerini yapma hürriyeti kendilerine verildi ve Peygamber Efendimizle münakaşaya tutuştular. Bunun üzerine karşılıklı beddua etmeyi emreden ayet-i kerime nazil oldu. Peygamber Efendimiz Hz. Fatıma, Hz Ali, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin'i alarak beddua için dışarı çıktı. Hıristiyan alimleri: Bu gerçekten peygamber ise bedduası kabul olunur ve biz helak oluruz diyerek korktular ve Peygamber Efendimizin önerilerini kabul ettiler.

    Bu ayet-i kerimede konumuzu ilgilendiren husus şudur: Ayette "Geliniz, sizler ve bizler dahil olmak üzere, oğullarımızı ve oğullarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı" emri ilahisi üzerine efendimizin Ehl-i beytini alıp çıkmasıdır. Kimlerin Ehl-i beyt oldukları hiç bir şüpheye mahal bırakmayacak şekilde bu ayetle açıkça belirtilmiştir. 11
     
Kutucuğu Tıklayın:
Taslak kaydedildi Taslak silindi
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş