Doğum sonrası (Normal veya Sezeryan )hangi korunma yöntemleri tercih edilmelidir?

Konu, 'Gebelik' kısmında Hatice tarafından paylaşıldı.

  1. Doğum sonrası (Normal veya Sezeryan )hangi korunma yöntemleri tercih edilmelidir?

    Lohusalık bitimiyle cinsel hayat başlamaktadır. Bu dönemden sonra anne süt vereceği için en çok tercih edilen korunma yöntemleri; geri çekme (dışa boşalma) ,prezervatif,spiral ,üç aylık iğneler ,minipilli (sadece progesteron içeren haplar,ülkemizde henüz bulunmamaktadır)) ve kol cildi altına takılan implantlardır. Normalde kullanılan doğum kontrol hapları ve aylık iğneler östrojen içerebilecekleri için tercih edilmezler.

    Spiral doğumdan sonra veya daha ideal olarak 40 gün sonunda takılabilir. Takılacağı zaman adetli olmak gerekmez.Adet gören hastalarda adetli takılması tercih edilir. Ancak rahim ağzında yara, vajinal enfeksiyon olmamalıdır. Bakırlı veya progesteron hormonu içeren spiraller takılabilinir.

    Erkeğin prezervatif uygulaması da uygun şekilde kullanıldığı zaman epey yüksek bir koruma oranı sağlar, fakat yine de temkinli olunmalıdır.

    Hormonal bir yöntem seçilecek ise en uygun olanı 3 aylık iğnelerdir. Ülkemizde ‘Depo Provera’ ismiyle satılmakta ve aile planlaması merkezlerinde de Sağlık Bakanlığı tarafından uygulanmaktadır. Süte herhangi bir zararı yoktur ,3 ay koruma sağlar. Depoprovera'nın olumsuz yan etkileri iğnelerin yapıldığı süre boyunca adet görememe, bazen akne, göğüslerde gerginlik, iştaha bağlı kilo artışı, zaman zaman adet düzensizlikleri şeklinde ara kanamalar ve depresyona meyildir. 3 ayda bir tekrarlanır. İğnelerin yapımı bırakıldıktan sonra adetler uzun bir süre düzensiz devam edebilir ve yumurtalıkların tekrar döllenmeye uygun yumurta yapması 8-12 ayı bulabilir.

    Ülkemizde satılmayan ‘minipilli’ olarak isimlendirilen sadece progesteron içeren haplar da diğer bir yöntemdir. 3 aylık iğnelere göre yan etkileri çok daha azdır.Düzenli kullanmak gerekmektedir. Fakat ülkemizde tedarik edilmesi çok zordur.

    Son yıllarda gittikçe yaygın kullanılan bir yöntem olan cilt altı implantlar da doğum sonrası takılabilinmektedir. Küçük bir cerrahi işlem gerektiren bu korunma yönteminin en büyük dezavantajı ise maliyeti ve devamlı progesteron salınmına bağlı yan etkileridir.

    Bilinen ve yaygın kullanılan klasik doğum kontrol hapları hem estrojen hem de progesteron içerirler. Progesteronun anne sütüne her hangi bir zararları olmazken estrojenler anne sütünü azaltır ve süt ile bebeğe geçebilirler. Bu yüzden emzirme döneminde doğum kontrol hapları önerilmez.

    Aylık iğneler de doğum kontrol hapları gibi östrojen hormonu içerdikleri için aynı sebeplerden dolayı emziren annelere tavsiye edilmezler.
    Doğum sonrası tüplerimi bağlatmam doğru olur mu?
    Doğum sonrası artık kesinlikle yeni bir çocuk istemeyen ve 35 yaşın üzerindeki kadınlarda babanın da rızası ile tüplerin bağlanmasının herhangi bir sakıncası yoktur.
    Tüp ligasyonu işlemi doğum sezeryan ile olmuş ise , ailelerin önceden işlem için rızalarını belirtir imza vermeleri durumunda ameliyat sırasında da yapılabilir.Annenin yaşı uygun ve başka bir bebek arzulamıyor ise veya 3 kez sezaryen olmuş ve bebeklerinin hepsi sağlıklı ise yaşının bir önemi olmaksızın sezeryan işlemimi sırasında tüp ligasyonu uygulanabilmektedir. Tüplerin bağlanması normal doğumdan sonra ilk 5 gün içinde veya doğumdan 40 gün sonrasından itibaren aile planlaması kliniklerinde laporoskopi veya minilaparotomi denilen küçük bir kesi yardımıyla da yapılabilinmektedir.
    Tüplerin bağlanması durumunda geriye dönüş yok denecek kadar az olduğu için çiftler çocuk istememe konusunda kesin kararlı olmalıdırlar. Tüplerin bağlanması ayrıca adet düzensizlikleri, cinsel fonksiyonlarda azalma ve kasık ağrısı gibi şikayetler yaratmaz.
  2. I$ık

    I$ık Gümüş Ufağı

    Doğum sonrası için çok önemli bilgiler bunlar.

Sayfayı Paylaş

Misafirler bu sayfaya şu kelimeleri arayarak geldiler:

  1. sezeryanda tüplerin bağlanması

    ,
  2. sezaryen doğum sırasında tüplerin bağlanması