Diz kireçlenmesine iyi gelecek bitkisel çözüm

Konu, 'Soralım Öğrenelim' kısmında Kayıtsız Üye tarafından paylaşıldı.

  1. K

    Kayıtsız Üye Misafir

    Dedemin aşırı derecede dizlerinde sorun var ve kireçlenme olduğu söyledin, diz kireçlenmesine bitkisel çözüm nelerdir acep?
     
    Son düzenleme yönetici tarafından yapıldı: 7 Ocak 2015
  2. I$ık

    I$ık Gümüş Ufağı

    Kireçlenme veya artrit diz eklem kıkırdağının parlak ve pürüzsüz yapısının bozulması ve eklemin fonksiyonlarının bozulmasıdır. Kireçlenmelerde kıkırdakla beraber menisküslerde yırtıklar kemik çıkıntıların oluşumu da genellikle birlikte olur. Kireçlenen dizde ağrı başlar. Zaman içinde eklem hareketleri kısıtlanır ve kireçlenme ilerledikçe bacaklar eğrilmeye başlar.

    Kireçlenmede hastalar öncelikle ağrıdan yakınırlar. Ağrı başlangıçta uzun ayakta kalındığında yürüyüş sonrası başlar dinlenince ve basit ağrı kesicilerle geçer. Zamanla ağrı daha kısa aktivitelerle başlar ve daha uzun sürer. Basit ağrı kesiciler etki etmemeye başlar. Daha da ilerleyince ağrı sürekli bir hal alır ve hiçbir ilaç ile kontrol edilemez. Ağrıyla birlikte hastaların hayat standartı düşmeye başlar. Hastalar önce uzun yürüyüşler gibi aktivitelerini azaltır. Zamanla hastalar alışveriş dost ziyaretlerini yaparken zorlanmaya başlar. En ileri dönemlerde hastalar zorunlu ihtiyaçlarını bile güçlükle giderirler.
    Dizde kireçlenme diz kapağı kemiğinin altına veya ana eklemde (uyluk kemiği ile kaval kemiği arasındaki eklem) veya her ikisinde de olabilir. Diz kapağı altındaki kireçlenmeleri belirgin hastalar düz yolda yürürken yakınmalar nispeten daha az iken merdivenlerde oturup- çömelip kalkarken belirgindir. Ana eklem sorunlarında ağrı ayakta kalındığında ve yürüyüş sırasında belirgindir.
    Kireçlenme ilerleyici bir hastalıktır. Yakınmalar zaman zaman azalır veya geçerse de yıllar içinde problemler artacaktır.
    Kireçlenme tanısı doktorunuz tarafından anlattıklarınız ayakta çekilen diz röntgenleri diz kapağı röntgenleri ile konulur. Başlangıç dönemlerindeki kireçlenmelerde MR incelemeler de yararlıdır. Şunu asla unutmamak gerekir; hastaların şikayetleriyle röntgen bulguları her zaman uyuşmayabilir. Bazen röntgenleri çok kötü olan hastaların ağrıları az iken çok şiddetli ağrıları olan hastalarda röntgenler nispeten iyi olabilir.
    Şekil 1- normal dizŞekil 2- kireçlenmiş diz
    KİREÇLENMEDE TEDAVİ
    Kireçlenmede tedavi hastanın radyolojik bulgularına değil şikayetlerine yönelik planlanmalıdır. Hastanın ağrısını geçiren ve hayat standartını düzelten en basit tedavi en doğru tedavidir denilebilir.
    Başlıca uygulanan tedaviler;
    * 1. Kilo verilmesi
    Hastaların ideal kilolarına inmesi dize binen yükleri azalttığından hem hastalığın ilerlemesini azaltır hem de uygulanan tedavi yöntemlerinin etkinliğini ve süresini arttırır. Kilo verirken bir iyetisyen kontrolünde kilo verilmesi önerilir. Uygulanan diyetlerde uzun sürede yavaş kilo verilmesi önerilmektedir. Unutmayın ayda 1 kilo vererek 2 yılda 20 kilo zayıflayabilirsiniz. Kireçlenme gibi uzun dönemli bir hastalıkta buna zamanınız vardır.
    65 yaş üzerinde diyet teorik olarak önerilmez. Ancak sıkı bir tıbbi kontrol altında çok yavaş kilo verdirilen diyetler kullanılabilir.
    2. Egzersiz ve yürüyüş;
    Kireçlenmesi olan hastalar yürüyüş yapabilir. Bu konuda kimi doktorlar yasak uygularken kimi doktorlar yürüyüş önermekte ve hastaların kafaları karışmaktadır. Burada en önemli kriter ağrıdır. Yürüyüş sırasında ve sonrasında ağrı yapmayan mesafeleri her gün yürüyebilirsiniz. Ağrınız oluyorsa da kesinlikle zorlamayın.
    Ağrı kriteri bütün sportif aktivitelerde geçerlidir. Örneğin dizinde kireçlenmesi olan kişiler ağrı yapmadığı sürece tenis golf gibi sporları yapabilirler. Ağrı yaptığı zaman aktivitelerinin süresini azaltarak yapmaya devam edebilirler.
    Eğer sportif bir aktivite yapmak istiyorsanız ya da yürüyüş yapamayacak kadar ağrınız varsa salon bisikletleri çok etkili bir egzersiz aletidir. Salon bisikletinizi seçerken klasik bisiklet modeli yerine pedalın oturma yerinin önünde olduğu modellerin seçilmesi hem daha ileri yaşlarda da kullanma olanağı verir hem de bel sorunları olasılığını azaltır.
    3. Ağrı kesici ilaç tedavisi;
    İlaç olarak ağrı kesiciler ilk tercihlerdir. Parasetamol aspirin gibi basit ağrı kesiciler başlangıçta son derece etkilidir. Romatizma ilaçları ( non- steroid antienflamatuar ilaçlar) iyi bir seçenektir ve bir çok aşamada hastanın ağrılarını kontrol eder. Yalnız bu ilaçların mide üzerindeki yan etkileri uzun süreli kullanımda sorun çıkarabilir.
    4. Kaplıca ve sıcak tedavileri;
    Dizde şişme belirgin değilse kireçlenmeleri olan hastalar kaplıcalardan ve sıcak uygulamadan yarar görürler. Dizde şişme veya dahili problemleri (kalp-damar hastalıkları yüksek tansiyon vb.) olan hastalarda kaplıca ve sıcak uygulaması uygun olmayabilir. Bu durumlarda doktorunuza danışın.
    5. Glukozamin ve kondroitin preparatları
    Son zamanlarda kıkırdak aşınmasına bağlı eklem sorunlarında - kireçlenmeler- yeni cerrahi tekniklerle birlikte diyet destekleri oldukça popüler olmuştur. Glukozamin vücutta doğal olarak bulunmaktadır ve eklem kıkırdağının biçimlenmesini ve onarımını uyarır. Kondroitin sülfat da benzer biçimde vucutta bulunan ve eklem kıkırdağı oluşumunu bloke eden enzimleri azaltan bir maddedir. Bu maddelerin hayvanlardan elde edilen türevleri yaygın olarak satılmaya başlanmıştır.
    İnsanlar bu ilaçları kireçlenmelere bağlı yakınmaları azaltmak için yıllardır kullanmaktadırlar. Ağrıyı azaltmak ve kıkırdak onarımı üzerinde yararlı etkileri gözlenmekle birlikte bu konuda yeterli araştırma henüz yoktur.Ayrıca satılan preparatların çoğunda etki için yeterli madde bulunmadığı da bir gerçektir.Bu konuda bir karar için aşağıdaki rehberin izlenmesinin yararlı olacağı düşüncesindeyiz.
    Karar rehberi
    * Doktorunuzla konuşun. Sanıldığının aksine yeni kuşak doktorların çoğu bu tür beslenme desteklerine açıktır. Çok pahalı ve uzun bu tedavi öncesi her kireçlenme vakasına etkili olmadıklarının bilinmesi diabetik ve hamilelerde riskleri konusunda doktor yardımı almak yararlıdır.
    * Kullandığınız tedavileri ekzersiz programlarını diyetinizi bırakmayın. Bu preparatlar kullandığınız tedavi yöntemlerini desteklerler. Ayrıca bu preparatların etkilerinin en kısa 2 ayda ortaya çıktığı unutulmamalıdır.
    * Tedavi öncesi yan etkiler ve diğer ilaçlarla etkileşimlerini araştırmak gerekir. Bu konuda doktorunuza veye imalatçı firmaya danışınız.
    * Piyasada çok sayıda üretici firma bulunmakla beraber çoğunun standardize olmadığını unutmayın ve sadece güvenilir firmaların veya doktorunuzun önerdiği preparatları kullanın.
    * Bir yan etki gördüğünüzde derhal ilacı kesiniz ve doktorunuza başvurun.
    6. Eklem içi kayganlaştırıcı sıvı enjeksiyonları
    Bu yöntem en basit şekilde diz eklemine enjeksiyon yaparak menteşeleri yağlamaya benzer bir etki elde etmek olarak açıklamak mümkündür. İşlem hyoluronik asit preparatlarının eklem içine enjekte edilmesinden ibarettir. Hyoluronk asit doğal olarak eklem sıvısının elementlerinden biridir. Bu madde eklemi oluşturan kemiklerin yumuşak bir biçimde diğeri üzerinden kaymasını ve eklem yük aktarımı sırasında şok absorbsiyonu sağlar. Hyoluronik asit preparatlarının eklem içinde kıkırdak oluşumunu arttırdıkları iddia edilmektedir. Ancak bu konuda henüz kesin kanıtlar yoktur. Osteoartritte -kireçlenme- eklem içinde bu madde normal yoğunluğundan aşağı seviyelere iner.Bu sıvının enjeksiyonu diz osteoartritinde bir tedavi seçeneğidir.
    Tedavide kullanımı
    Diz osteoartritinde tedavinin ilk amacı ağrıyı ortadan kaldırmaktır. Normal olarak ağrı kesiciler -ibubrufen diclofenac gibi- ve fizyoterapi kullanılmakta zaman zaman lokal ağrı kesiciler teaviye eklenebilmektedir. Bu tedaviler bazen yetrsiz olmakta zaman zaman da yan etkileri ortaya çıkmaktadır. Bu durumda alternatif tedavi yöntemleri ve cerrahi yöntemler devreye girmektedir.
    Eklem içi kayganlaştırıcı sıvı enjeksiyonları bazı hastalarda ilaç ve fizyoterapi ile giderilemeyen ağrıları gidermek mümkün olmaktadır. Horoz ibiği ve sentetik olarak üretilen iki farklı preparat vardır. Yumurta ve kümes hayvanı ürünlerine allerjisi olanlarda sentetik preperat tercih edilmelidir.
    Diz eklem sıvısında artış varsa hyoluronik asit enjeksiyonu öncesi artmış sıvı alınmalıdır. Tek defada gerekli madde verilebilirsede genellikle 3-5 defada işlem tamamlanır.
    Etkileri
    Kısa dönemdeki etkiler
    * Hiyoluronik asit çok hızlı bir ağrı kesici etkiye sahip değilir.
    * Enjeksiyon sonrası ağrı sıcaklık artışı hafif şişme gibi lokal reaksiyon bulguları görülebilir. Bu bulgular genellikle uzun sürmez ve buz uygulamasına iyi cevap verir.
    * Enjeksiyon sonrası ilk 48 saat dize fazla yüklenmekten örneğin uzun süre ayakta durmaktan koşmaktan ve ağır kaldırmaktan kaçınılmalıdır.
    Uzun dönemdeki etkiler
    * Enjeksiyondan bir süre geçtikten sonra diz ağrısında bir azalma olur.
    * Hiyoluronik asit ödem giderici ve ağrı kesici olrak etki ettiği gibi vücudun kendi üretiminide uyarır.
    * Etki ortalama 6-9 aya kadar etki edebilir.
    Bu yöntem herkeste işe yaramayabilir. Aynı zamanda çok pahalıdır. Eğer kullanılan klasik tedavi işe yarıyorsa bu yöntem kulanılmamalıdır. Enjeksiyon tedavisi diğer yöntemlerin işe yaramadığında ve gerekli cerrahiyi geciktirmek için kullanılmalıdır. Bu konu doktorunuzla tartışılması gereken bir konudur.
    7. Eklem içi kortizon enjeksiyonu
    Dizde şişlik olan durumlarda en fazla 2-3 kez eklem içi kortizon uygulaması şişliğin ve ağrının kontrolünü sağlayabilir. İleri kireçlenmelerde yine en fazla 2-3 kez uygulanan kortizon hastaların ağrılarını geçici süre kontrol edebilir.
    Hafif-orta kireçlenmelerde kortizon uygulaması kireçlenmenin ilerlemesini hızlandırır. Yine 3 den fazla kortizon uygulaması dizde lokal kemik erimesine neden olur. Bu nedenle hangi gerekçe ile olursa olsun 3 ten fazla kortizon uygulanmasının önermiyoruz.
    8. Fizik tedavi ve Rehabilitasyon
    Fizik tedavi ve rehabilitasyon kireçlenmelerin başlangıç evrelerinde ve özellikle de diz kapağı altındaki kireçlenmelerde çok etkili olabilir. İlerleyen aşamalarda ise fizik tedavi etkisi azalır. Bazen çok uzun süreli fizik tedavi uygulamaları önerilmektedir. Biz İstanbul Ortopedi Grubu olarak 10 seans fizik tedaviye hiç yanıt yoksa veya son 5 seans fizik tedavi seansında düzelme konusunda ilerleme olmuyorsa fizik tedaviye son veriyoruz. Düzelme devam ettiği sürece fizik tedaviye devam ediyoruz.
    9. Kireçlenmelerde artroskopik cerrahi
    Dizde hafif-orta kireçlenmelerde başarılı sonuçlar alınabilen bir yöntemdir. Özellikle de diz kapağı altındaki kireçlenmelerde (ön diz ağrılarına bakınız) artroskobik cerrahi ile çok iyi sonuçlar alınmaktadır.
    Artroskobik cerrahi de eklem içine küçük bir delikten bir kamera yerleştirilerek görüntü monitöre aktarılır. Sonrasında da operatör yine küçük bir delikten eklem içine sokulan değişik cerrahi aletlerle monitörden izleyerek operasyonu gerçekleştirir. Artroskobik cerrahide kullanılan cerrahi aletler kalem ucu büyüklüğündedir.
    Avantajları;
    * Eklem içindeki menisküs kıkırdak bağlar ağrı duyusu olmayan dokulardır. Artroskobik cerrahi çevre dokulara zarar vermeden ve yaralamadan direkt eklem içine girilmesine ve sadece hasta olan dokulara müdahale edilmesine olanak sağlar. Böylece operasyon sonrası son derece rahattır.
    * Artroskobik cerrahi sırasında eklem içi yapıları çok yakın ve büyütülmüş olarak görülür. Bu sayede hastalıklı dokular çok daha iyi teşhis ve tedavi edilebilirler.
    * Artroskobik cerrahide eklem hareketlerini sağlayan iyileşmesi zor ve ağrılı adele kapsül gibi dokulara hiç dokunulmamaktadır. Böylece ameliyat sonrası eklem hareketleri ağrısız ve rahat tır. Ayrıca ameliyat yarası kanama olmadığından pansuman ihtiyacıda yoktur. Enfeksiyon riski de açık cerrahilere göre çok düşüktür.
    Diz Artroskobik cerrahisi yarım santimlik 2 küçük delik aracılığıyla gerçekleştirilir.
    Bir diz kireçlenmesinde hastanın artroskopik cerrahisinden yararlanıp yararlanmayacağı kesinlikle cevaplanması zor bir sorudur. Burada ayakta çekilen diz röntgenleri çok yararlıdır. Dizin iç yarısında daralma yok veya çok hafif ise hastaların artroskopiden yararlanabileceği söylenebilir. Dizde daralmanın az olmasına rağmen kıkırdağın ileri hasarlandığı durumlarda hastanın ağrısı geçmeyebilir. Kıkırdağın durumu hakkında MR ipuçları verse de kesin durum tespiti ancak artroskopi sırasında yapılabilir.
    Yine de hastaların kesinlikle bilmesi gereken en önemli konu kireçlenmelerde artroskopi hastaların yakınmalarını geçici olarak tedavi etmek için yapılır ve sonuç hakkında garanti verilemez. İleri yaşlarda artroskopi sonrası tamamen ağrısız 10 yıl geçiren hastalar olduğu gibi genç yaşlarda artroskopiden yarar görmeyen hastalarda vardır. Bu konuda diz konusunda deneyimli bir ortopedistle karar vermenizi öneririz.
    Kireçlenmelerde artroskopik cerrahi ile diz içindeki hasarlı kıkırdağın yırtık menisküslerin temizlenip düzeltilmesi yapılır. Sık kullanılan ve kıkırdak-menisküs düzensizliklerini traşlayarak düzeltmeye dayanan bir yöntemdir. Burada yeni kıkırdak oluşumu söz konusu değildir. Sadece yüzeylerin düzeltilmesi ile sürtünmeyi aşınmayı ve ağrıyı azaltmayı amaçlar. Kolay bir teknik olmakla birlikte çok nazik yapılması gereken bir işlemdir. Fazlası aşırı kıkırdak kaybı ile daha fazla probleme neden olabilir.
    Hastalar 4 saat hastanede tutulmakta ve sonrasında evlerine yollanmaktadır. Ameliyat sonrası ağrı olmamaktadır. Ameliyattan hemen sonra hasta koltuk değneği kullanmadan direkt bacağına yük vererek yürüyebilmekte merdiven inip çıkabilmektedir. 3 gün buz uygulaması ve ev istirahati sonrası hastalar 10-20 günde günlük işlerine geri dönebilmektedir. Hastalar yürüyüşe 4-6 haf tada başlayabilmekte ve spora 2-3. ay sonunda dönmektedirler. Dizde şişme bazen 3 aya kadar devam etmekte fakat günlük aktiviteleri çok fazla etkilememektedir.

    İstanbul Ortopedi Grubu olarak operasyon sonrası fizik tedavi genellikle önerilmektedir.

    10. Kemik yönlendirme ameliyatları
    Genç ve dizin iç yarısının daraldığı dış yarısının ise sağlıklı olduğu durumlarda yapılır. Kaval kemiğine yapılan bir açı değiştirme operasyonu bacağın yönü dışarı doğru değiştirilir. Böylece yürüme anında ağırlık içten dışa aktarılarak hastanın dizin sağlam dış yarısını kullanması sağlanır. Bu operasyon sonrası hastaların büyük kısmında 5-10 yıl rahat bir yaşam sağlanabilmektedir.
    Açık yapılan bir operasyondur. Kemiğe yapılacak tespit yöntemine göre operasyon sonrası takip belirlenir. Biz İstanbul Ortopedi Grubu olarak plak-vida tespiti uygulamaktayız. Hastalarımız ameliyatın ertesi günü bir dizlik yardımıyla bacağa yük vererek yürüyebilmekte yük vermeden dizlerini bükmelerine izin vermekteyiz.
    11. Diz proaaai
    Dizde diğer tedavi yöntemlerine cevap vermeyen kireçlenmeler diz proaaai ile tedavi edilir. Proaaa denince dizde eklem yapan üç kemiğin eklem yüzeylerinin kesilerek çıkarılması ve bu yüzeylerin :):):):)l ve plastik parçalar ile kaplanmasıdır.
    Proaaa ilaç diz içi enjeksiyon ve fizik tedaviye cevap vermeyen kireçlenmelerde diz artroskopisinden ve yönlendirme ameliyatlarından yarar görmeyeceği düşünülen ya da daha önce bu operasyonları geçirdikten sonra yakınmaları yineleyen hastalarda iyi bir seçenektir. Yukarıdaki alternatif tedavilere cevap yok ve diz sorunları hastanın hayat standartını bozuyorsa diz proaaai gereklidir denebilir. Günümüzde proaaa ömrünün 20-25 yıla uzadığı düşünülürse yapım yaşı yerine hayat standartı kavramı daha önemli hale gelmiştir. Yine de 55 yaş altındaki kişilerde diğer tedavi yöntemleri sonuna kadar denenmelidir. 55-65 yaşları arası diğer tedavi yöntemleri avantajlı olabilir. 65 yaş üzeri rahatlıkla uygulanabilir.
    KARAR REHBERİ
    Ana karar verme kriteri ağrıdır. Aşağıdaki karar rehberi dünyada genel kabul gören ve İstanbul Ortopedi Grubu olarak büyük oranda uyguladığımız bir rehberdir. Unutmamak gerekir ki bazı kişilerde bu rehberin dışında uygulamalar gerekebilir.
    * 1. 45 yaş altı - Bu yaş grubu kireçlenmeler genellikle geçirilmiş kırıklar diz operasyonları romatizmal hastalıklara bağlıdır. Fonksiyonu ileri derecede bozan romatizmal hastalıklara bağlı kireçlenmelerde proaaa seçeneği kullanılabilir. Bunun dışındaki durumlarda kıkırdak operasyonları kadavradan menisküs ve kıkırdak nakli gibi seçenekler ile kalıcı veya uzun süreli bir çözüm üretilmelidir. Çok hafif lezyonlar dışında hastaları fazlaca bekletmeden tedavileri yapılmalıdır. Aksi halde lezyon hızla ilerleyerek son derece komplike problemler gelişebilir.

    2. 45-55 yaş arası - Bu yaş grubu kireçlenmeler genellikle geçirilmiş kırıklar diz operasyonları romatizmal hastalıklara bağlıdır. Fonksiyonu ileri derecede bozan romatizmal hastalıklara bağlı kireçlenmelerde proaaa seçeneği kullanılabilir. Diğer hastalarda ilaç eklem içi enjeksiyonlar glukosamin-kondroitin tabletleri fizik tedavi gibi yöntemler öncelikle denenebilir. Yanıt elde edilmediği durumlarda artroskopik cerrahi ve/veya yönlendirme cerrahileri kullanılabilir. Bunlara yanıt vermeyen ve hayat standartını bozan hastalarda proaaa önerilebilir.

    3. 55-65 yaş arası - Hastalarda ilaç eklem içi enjeksiyonlar glukosamin-kondroitin tabletleri fizik tedavi gibi yöntemler öncelikle denenebilir. Yanıt elde edilmediği durumlarda artroskopik cerrahi ve/veya yönlendirme cerrahileri kullanılabilir. Bunlara yanıt vermeyen ve hayat standartını bozan hastalarda proaaa önerilebilir.

    4. 65 yaş üzeri - Hastalarda ilaç eklem içi enjeksiyonlar glukosamin-kondroitin tabletleri fizik tedavi gibi yöntemler öncelikle denenebilir. Bunlara yanıt vermeyen ve hayat standartını bozan hastalarda proaaa önerilebilir. Bu yaş grubunda hafif kireçlenmelerde veya diz kapağı altı kireçlenmelerde artroskopik cerrahi uygulanabilir.
     
  3. c

    cd_okyanus Yeni Üye

    Eklem yüzeylerini oluşturan kıkırdak dokusunun özellikleri ve yapısı nasıldır?

    Bu kıkırdak dokusu, kalınlığı 5 mm den az, çok dayanıklı, sinir, atardamar ve lenf damarı ihtiva etmeyen, yapısını bozan bir hastalık veya travma olmadıktan sonra en az 70-80 yıl fonksiyonunu normal bir şekilde sürdürebilen özel bir dokudur.

    İçinde dolaşım olmadığı için diffüzyon yolu ile beslenir. Normal yapısını sürdürebilmesi için belli oranda yüklenme ve eklemin hareketine ihtiyacı vardır.

    Eklem kireçlenmesi kaç çeşittir?

    Çeşitli şekillerde sınıflandırılır. Ancak en çok sebebe göre yapılan tasniftir. Buna göre artroz iki çeşittir:

    1) Pirimer (idiyopatik) Artroz : Nedeni belli değildir. Kendi kendine ortaya çıkar. Kalıtımın rolü vardır. Yaşa bağlı olarak görülen artroz bu gruptandır.

    2) Sekonder Artroz : Belli bir nedene bağlıdır. Bu nedenler çeşitlidir :

    a) Anatomik : Doğuştan kalça çıkığı, eklemi yakından ilgilendiren bazı hastalıklar bu gruptadır.

    b) Metablolik Sebepler : Metabolizmayi menfi yönde etkileyen bazı spesifik hastalıklar bu gruptadır.

    Kalıtımla kireçlenme arasında ilgi var mı?

    Bazı araştırmalar bu ilginin mevcudiyetini göstermiştir. Birinci derecede akrabalar arasında yaygın kireçlenmenin (generalize OA) normalin iki katı olduğu saptanmıştır. İkizler üzerinde yapılan bir çalışmada da kalıtımın etkisi görülmüştür. Elin 1. parmağındaki kireçlenme kadınlarda daha çok görülür. Buda kalıtımsal geçiş için bir delildir.

    Kireçlenme sakatlık yapar mı?

    Mafsal kireçlenmesi (OA) dünyada en fazla görülen eklem hastalığıdır ve en çok fiziksel sakatlığa yol açan bir hastalıktır. Çok fazla iş kaybına yol açar. A.B.D’de 50 yaşından büyük erkeklerde kalp hastalıklarından sonra en fazla iş kaybına yol açan bir hastalıktır.

    Kadınlarda erkeklerden daha sık görülür. Etnik olarak Asyalılar’da ve İspanyol kökenli olanlarda daha az görülür. Eğitim düzeyi düşük olanlarda ve şişmanlarda daha sık görülür. Şişmanlık(obezite) en çok diz eklemleri, daha az olarakda kalça ve el eklemleri için risk oluşturur. Çok ağırlık kaldıranlarda (hamal v.s.) ve çok fazla spor yapanlarda diz ve kalça kireçlenmesi daha çok görülür. Kireçlenmenin cinsiyete göre dağılımı şöyledir: %25.7 yetişkin erkeklerde, %52.3 yetişkin kadınlarda, %22 diğer yaş gruplarında meydana gelir.

    Kireçlenmede yaşın risk faktörleri arasındaki yeri nedir?

    Kireçlenme 45-65 yaşları arasında artış gösterir. 45 yaşın altındakilerde düşük oranda görülür. 65 yaşından sonra kas gücünün ve kıkırdak dokusununun beslenmesinin azalması sonucu kireçlenme ile ilgili şikayetler daha belirgin hale gelir.

    Şişmanlığın kireçlenmedeki yeri nedir?

    Diz kireçlenmesi olanların çok büyük bir kısmı fazla kiloludur. Fazla kilolu erkeklerde normale oranla 4.5 kat, kadınlarda ise 9 kat daha fazla diz kireçlenmesi görülür. Tedavi esnasında fazla kilolar verilince kireçlenmenin gelişimi önlenebilmekte ve şikayetler büyük oranda azalmaktadır. Şişmanlık yük taşıyan eklemlerin yüzeylerini örten kıkırdak dokusunu baskı altında tutarak dejenere olmasına sebep olur. Aynı zamanda eklemde biyomekanik değişikliklere yol açar bu da kireçlenmeye ikinci defa zemin hazırlar.

    Kireçlenmede başlıca tedavi yöntemleri nelerdir?

    Medikal(ilaç), fizik tedavi ve rehabilitasyon, cerrahi yöntemler olarak üç gruba ayırmak mümkündür. Medikal tedavi şöyle yapılmaktadır:

    1) Sistematik Tedavi : Ağızdan, adaleden, damardan ve fitil şeklinde çeşitli ilaçların kullanılması

    2) Topikal Tedavi : Lokal olarak kullanılan çeşitli pomad, jel, krem ve spreyler bu gruptandır. Ayrıca eklem içine yapılan enjeksiyonlar da bu gruba dahildir.

    3) Yeni Tedavi Seçenekleri : Strüktürü modifye edici ilaçlar olup son yıllarda kullanılmaya başlanmıştır.

    4) Eklem kıkırdağının tamiri : Hücre ve doku greftleri (yamaları) bu gruptandır.

    5) Deneysel Tedaviler : Bazı biyolojik ajanlar ve gen tedavileri bu gruptandır.

    6) Mezoterapi : Bugün Fransa’da takriben 12.000 hekim tarafından ve Avrupa’nın birçok ülkesinde ve Türkiye’de de 1987 yılından beri uygulanan mezoterapi yöntemi, hastalığa yönelik olarak verilmesi gereken ilaçların hasta olan ve/veya ağrıların olduğu bölgeye küçük özel (2 ve 4 mm uzunluğunda ve çok ince ) iğnelerle verilmesidir. Vücuda az miktarda ilaç verilmektedir ancak hasta olan bölgede geniş çaplı ilaç potansiyeli oluşturulmaktadır. İlaca bağlı yan etki yok denecek kadar azdır. Ağızdan ilaç alınmadığı için mide ve bağırsaklarda ilaca bağlı yan etki söz konusu değildir. Ameliyat gerektirmeyen kireçlenmelerde çok yararlı bir tedavi yöntemidir. Kortizon diye bilinen ilaçların bu tedavide yeri yoktur
     
  4. Nursena

    Nursena Admin

    Özellikle diz kireçlenmesine iyi gelecegine inanıyorum. Bel için önemli olan bitkisel ilaçlar varmıdır?
     
  5. M

    Muhibbi Yeni Üye

    E otura otura kireçleniyor tabi
     
  6. Uranüs

    Uranüs Yeni Üye

    Arkadaşım dedem diyor, yaşlı bir insandan ne yapmasını beklerdiniz?
     
  7. m

    metin ulus Misafir

    slm arkadaşlar ben çınar yaprağı kullandım. malesef bende alerji yaptı ve bıraktım
    ben diz kapaklarımda ki ağrıdan dolayı çok sıkıntı yaşadım Akşamları uzanırken bile dizlerim ağrıyordu sandalyede otururken yürürken merdiven iner çıkarken ağrılarım oluyordu .dizlerim üzerinde oturamıyordum
    sonra doktora gittim dizlerinde kireçlenme ve yırtık var dedi sonra birkişi yüzde yüz bitkisel ilaç geliştirmiş. sıvı şeklinde
    akşam yatarken bir tatlı kaşığı sürüyorsun o kadar eğer ağrın fazla ise bir sabah bir akşam sürüyorsun o kadar çok şükür bu bitkisel ilacı dizime sürdüm yaklaşık 7 şişe kullandım ve elhamdulillah yüzde 80 düzeldim sonra tekrar doktora gittim düzeldiğimi söyleyince doktorda şaşırdı çünkü bu kireçlenme hastalığının tedavisi yoktu ne kullandın dedi bitkisel bir ilaç kullandığımı söyledim ne vardı içinde dedi ilacı yapan kişi içinda ne olduğunu söylermi söylemez tabi sonuçta doktorda çok şaşırdı. ve şu an çok çok rahatım tamamıyla düzelmedim ama çok çok rahatladım eski ağrılarım yok çok şükür istediğim kadar yürüyebiliyorum gezebiliyorum koşabiliyorum yüzde seksen düzeldim yani uzun sözün kısası arkadaşlar eğer dizlerinde kireçlenme ve menüsküs var ise bu ilacı kullanmanı tavsiye ederim çevremdeki bir çok kişiye bu ilacı tavsiye ettim ve çoğu faydasını gördü tek kelimeyle mükemmel bir ilaç ilgili kişinin telefonunu vereyim 0505 2135467 metin bey msn metin1745@hotmail.com ilgili kişinin msn si
     
  8. şahide

    şahide Misafir

    merhaba çok teşekkür ederim bahsedilen bitkisel ilacı bende kullandım benim kolumda kireçlenme var beni bayağı rahatlattı eşimde bel fıtığı için kullandı oda faydasını gördü teşekkürler ilacı yapan kişinin telini verebilirim
     
    Son düzenleme yönetici tarafından yapıldı: 31 Mayıs 2015
  9. d

    davut Misafir

    metin beyin hahsettiği bitkisel ilacı bende her iki dizimdeki kireçlenmeden dolayı kullandım sonuçlar mükemmel size çok teşekkür ederim metin bey benim dizimde kireçlenme ve ağrı çoktu kremi kullandım ağrılarım ğeçti yüzde seksen düzeldim kesinlikle herkese tavsiye ederim iyi akşamlar
     
  10. f

    fadile Misafir

    bahsedilen metin hocanın yaptığı kremi benim bir akrabam vardı oda aldı onun hem kollarında hemde her iki dizinde kireçlenme vardı ağrılarını kesti bayağı rahatlattı kendisini
     
  11. Murat

    Murat Yönetici

    Diz kireçlenmesine iyi gelecek çözümler elbette çok, ancak çok fahiş fiyatlarda ürünleri piyasaya sürmek akıl karı değil.
     
  12. s

    sema ertürk Misafir

    metin hocanın kireçlenme için yaptığı bitkisel ilacı abim hem kolları hemde dizleri için kullandı ağrılarında bayağı azalma oldu aynı şekilde ameliyatlık seviyede olan yengemde dizleri için kullandı oda bastonla geziyordu ilacı kullandıktan sonra bastonu attı bayağı rahatlatti
     
  13. G

    Gülten ekinci Misafir

    Metin beyin numarasını verebilir misiniz
     
  14. a

    ali ün Misafir

Kutucuğu Tıklayın:
Taslak kaydedildi Taslak silindi
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş