Diego Armando Maradona biyografi-Diego Armando Maradona Kimdir?

Konu, 'Dünya'dan Biyografiler' kısmında Almira tarafından paylaşıldı.

  1. A

    Almira Yeni Üye

    Diego Armando Maradona (30 Ekim 1960 dünyaca ünlü Arjantinli futbolcudur. Gelmiş geçmiş en iyi futbolcular arasında yer alır. Kulüp takımlarında oynadığı 588 maçta 311 gol atmıştır. Arjantin milli takımında ise 91 maçta 34 gol kaydetmiştir.



    Dünyanın gelmiş geçmiş en büyük futbol yeteneklerinden biri hatırlanacağı gibi 2004 yılında oynanan Boca Juniors - Nueva maçı sonrası kalp krizi geçirmiş ve Özel İsveç - Arjantin hastanesine kaldırılmıştı.



    Kimi çevreler 2004'ün Nisan ayında Maradona'nın yatağa düşmesinin ardından tüm Maradona hayranları adeta bir matem havasına bürünmüşlerdi. Öldü mü yaşıyor mu tartışmaları sürerken Maradona yoğun bakımdan çıkmış ve ayağının tozuyla şu açıklamayı yapmıştı... "Bana bir futbol topu getirin de sizlere ne kadar iyi olduğumu göstereyim!..''



    Hastalığında Arjantin Devlet Başkanlığı sözcüsü Miguel Nunez'in bile özel olarak ziyaret ettiği Maradona'nın spor yaşamı da bir hayli ilginç... Bu yazıda ünlü futbolcunun başarılarını yeşil sahaların kural tanımaz anarşisti Arjantinli Diego Armando Maradona'nın ilginç hayat hikayesi...



    Diego Maradona 30 Ekim 1960'ta Arjantin'in başkenti Buenos Aires'in kenar mahallerinden biri olan Lanus'ta doğdu. Fakir bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen küçük Diego Maradona "topu eline ilk aldığında" daha 3 yaşındaydı. Bu aslında bir Güney Amerikalı çocuk için oldukça olağan bir durumdu. Hatta Diego'nun kuzeni Beto Zarate kendisinin hediye ettiği topla bir oyuncakmışçasına uyuduğunu anlatırdı. Küçük dev adam Argentinos Juniors'a gitmeden önce futbola ilk başladığı takım olan Los Cebollitas’ta (Minik Soğan) oynarken ilk antrenörü Franncis Cornejo onu topla birlikte gördüğünde “İki veya üç kez topa dokunuşu olağanüstü birisinin önümde olduğunu algılamama yetti." diye konuşmuştu.



    Henüz 16 yaşındayken iki sene sonra Dünya Gençler Şampiyonası’na takımının kaptanı olarak sahaya çıktı ve Arjantin Maradona’nın önderliğinde şampiyonluğu kazanmasını bildi. Bu başarısının ardından diğer takımlarında dikkatini çeken Maradona Boca Juniors’tan gelen 1 milyon sterlinlik teklifi kabul etti. Ulusal forma altında sergilemiş olduğu performansını Boca formasıylada sürdüren yıldız futbolcu 1979 ve 1980 yıllarında Güney Amerika’da Yılın Futbolcusu seçildi.



    Güney Amerika’da yılın futbolcusu seçilmesinden sonra Maradona artık daha önemli bir futbolcu haline gelmiş ve yurt dışındaki büyük kulüplerinde ilgisini çekmeye başlamıştı. Yıllar 1982’yi gösterdiğinde İspanya ve dünya futbolunun en önemli takımlarından biri olan Katalan temsilcisi Barcelona genç yıldıza yaklaşık 5 milyon sterlin’lik bir transfer ücreti önerisinde bulundu. Maradona Boca’da kazandığı paranın beş misli fazlasını kazanacak ama her şeyden önemlisi adını Arjantin sınırları dışına çıkarmayı başaracaktı. Maradona hiç düşünmeden Barca’nın teklifini kabul etti.



    Aynı sene içinde İspanya Dünya Kupası’na ev sahipliği yapıyor ve Maradona daha Barca ile maça çıkmadan kendini yeni izleyicilerine gösterme imkanıda buluyordu. Ancak finallerde her şey genç futbolcunun istediği gibi gitmedi ve Maradona 2. turda karşılaştıkları Brezilya maçında kırmızı kart görerek oyun dışında kaldı.Ancak genç yıldız Dünya Kupaları'ndaki perfornmansının aksine İspanya’daki ilk sezonunda La Liga özelliklede Napolililerin bu futbolcuya olan hayranlıklarının daha fazla artmasına neden oldu. O zamanlar arabalara olan tutkusu ile tanınan Maradona’yı şu an İtalya Başbakanı olan Silvio Berlusconi’de kendi takımına transfer etmek istemiş ama ünlü yıldız kendisine Ferrari F40 hediye eden Napoli Başkanı Ferlaino’yu tercih etmişti. F40’ı hak etmiyor değildi de doğrusu...



    TANRININ ELİ !



    1986 Dünya Kupası’nda Arjantin Ulusal Takımı’nın kaptanı olarak sahaya çıkan Maradona artık sadece futbolu ile değil özel yaşantısı İngilizlerin Arjantin deniz altısı Santa Fe’yi batırmaları ve Arjantin ordusunun vermiş olduğu onca cevaba rağmen savaşı kaybetmesi özellikle Arjantin ve Diego Maradona açısından bu maçın ulusal bir dava boyutuna bürünmesine sebep olmuştu. İşte bu sebeplerden dolayı Arjantinliler kazanma hırsıyla dolmuşlar ve Diego Maradona’nın attığı iki gol ile maçı 2-0 kazanmışlardı.



    Peki bu çeyrek final maçının asıl önemi neydi ? Bunun en büyük nedeni hepimizin hafızalarına kazınmış olan maçın ikinci golü olabilir miydi? Hiç kuşkusuz evet!!! Çılgın ve kurnaz futbolcu Maradona’nın İngiliz kaleci Peter Shilton’a attığı ikinci goldü akıllarda kalan... Bu gol futbolseverlerin alışkın olduğu rövöşata benim elimdi işte!" diyecekti. Bir bakıma Maradona’nın atmış olduğu bu sükseli (!) gol aslında İngilizlerin Falkland Adalarını alması kadar ağır bir hadiseydi. Aynı maç içerisinde topu 60 metre sürükleyip kaleci dahil 10 kişiyi geçerek attığı gol ise Diego'nun sadece kurnaz ve fırsatları iyi değerlendiren bir futbolcu olmadığını gösteriyordu.



    1990 VE MARADONA HAYRANLIĞI



    1990 yılında dünyanın en büyük futbol ziyafeti İtalya’da yapılıyordu. 4 sene önce Meksika'da Batı Almanya'yı Kohler ve Brehme gibi yıldız oyunculardan kurulu olan Alman takımı maçı penaltı golüyle (Brehme dk : 85) kazanıyor ve kupa Almanlara gidiyordu. Maradona ise maçtan sonra ağlıyordu. Arkadaşları Arjantin’e dönerlerken Maradona Napoli’ye geçti ve dünya kupasındaki hayal kırıklığının acısını çıkartırmışçasına İtalyan temsilcisini şampiyon yaptı. Tek başına takım olmak deyimi kim bilir belkide o zamanlar çıkmıştı...



    Tek başına bir futbolcu koskoca bir kulübün yapısını değiştirmiş ve insanları kendisine hayran bırakmıştı. Futbolun anarşistiydi o. Kural tanımaz arkasından böylesine çılgın bir kitleyi sürükleyebilme yeteneği... Hem de herşeye rağmen!



    MARADONA DOPİNG OLAYLARI VE SON



    Maradona’ya göre yaşadığı ilk doping olayının tek sorumlusu eski İtalya Futbol Federasyonu Başkanı Antonio Matarrese idi. Ünlü futbolcu bu kararı şöyle yorumlamıştı: “Bu karar Arjantin’in 1990 Dünya Kupası’nda İtalya’nın önünü kesmesi ve doğal olarak maddi zarara uğratmasına verilen bir cevaptır. ” Elbette bu suçlamalar da çok tartışılacaktı.



    Ama asıl skandal ABD 94 Dünya Kupası esnasında patlak verdi. Arjantin'in dünyaca ünlü orta saha oyuncusu Diego Maradona ilerlemiş yaşına rağmen Yunanistan'a karşı oynadığı mükemmel futbol ve attığı muhteşem gol ile bir çok insanı yeniden heyecanlandırdı. Fazla kiloları ile dikkat çeken Maradona attığı bu golle “Ben hala buradayım” demek ister gibiydi. Bir sonraki Nijerya maçı öncesi yapılan doping kontrollerinde Maradona’nın doping kullandığı tespit edildiğindeyse bütün dünya şaşkına dönmüştü.



    Futbolcunun kullanmış olduğu Ripped Fuel isimli ilaç testlerde pozitif sonuç vermiş ve efsane futbolcu birden kupadan ihraç edilmişti. Ünlü futbolcu her ne kadar doktor kontrolünde devamlı kullandığı Ripped Fast adlı ilacın Ripped Fuel ile karıştırıldığını söylesede iş işten geçmiş ve bu olay Dünya Kupası’nda yaşanan en ağır doping suçu olarak tarihe geçmişti. Doktorun ilaçları karıştırması Maradona için hiç iyi olmamıştı. Maradona olaydan sonra karısı Cladia’yı aradı ve titrek bir sesle şu sözleri söyledi : “Cladia kupadan kovuldum! ” Bu karar hem Maradona için bir nevi son oluyor hem de saygınlığını yitirmesine yol açıyordu. Daha sonra eski takımı Boca’ya dönüp futbol yaşantısına devam ettiysede yaşayan Maradona efsanesi artık sona ermişti.



    Yeşil sahalardaki futbol kariyerini 10 Kasım 2001'de yapılan muhteşem bir jübile ile noktalayan Diego Armando Maradona aynı sene içerisinde FIFA tarafından “Yüzyılın Gelmiş Geçmiş En İyi Futbolcusu” ödülüne layık görülerek hem onurlandırılıyor hemde kaybettiği saygınlığını büyük ölçüde geri kazanarak yeniden efsaneleşiyordu. Hakkında ne denilirse denilsin Armando Diego Maradona futbolseverlerin hafızalarında sıra dışı kişiğiyle hatırlanmaya devam edecek. Ve onun gibi bir yetenek yeşil sahalara daha uzun süreler gelmeyecek.



    MARADONA’DAN İNCİLER



    (Napoli Başkanı Ferliano’nun kendisine Ferrari F40 hediye etmesi üzerine)

    “ Napoli'de oynadığım zamanlar Milan'ın sahibi Silvio Berlusconi beni almayı kafasına koymuştu.

    Her şeye razıydı. Ne istersem onu alacaktı ve bu herkes tarafından duyulmuştu. Bunun üzerine Napoli başkanı Ferlaino o zamanların şartlarında dünyada sadece bende olan siyah bir Ferrari F40 aldı. ”



    (Düz vites araba tutkusu üzerine)

    “ Daha piyasada olmayan arabaları istiyordum onlarda getiriyorlardı. Hatta Napoli Şampiyon olduğunda para muslukları sonuna kadar açılmış ve henüz İtalya'da bulunmayan bir Mercedes Benz Cabriolet getirmişlerdi. Arabayı gördüğümde hayran kaldım ve anahtarı istedim. Araba her şeyi ile mükemmeldi ama baktım ki vites otomatik arabadan inip anahtarı geri verdim. Bu otomatik vitesli dedim evet otomatik son model dediler teşekkür ettim ne çılgınlık! ”



    (İngiliz kaleci Peter Shilton’a attığı gol üzerine)

    “ O dönemde golü ‘‘Tanrı'nın eli’’ diye açıklamıştım. Ne Tanrı'sı yahu! Diego'nun eliydi !

    Tanrı'nın eli ha... Fotoğrafçılar bile ne olduğunu görememişti. Bu resimde gözlerini kapatan İngiliz kaleci Shilton çok kızdı beni verdiği veda partisine çağırmadı. Bu gol çok hoşuma gidiyor. İngilizlerden intikamımı bu şekilde almıştım.”



    (Kokain bağımlılığı üzerine)

    “ Kokain kullandığımı her zaman kabul ederim ama hiçbir zaman maçlarda doping yapmamışımdır.Hatta iki kez doping yaptığım için uzaklaştırılmışımdır.Yargıcın karşısına çıktığımda cezama razı olduğumu ama dopingi kabul etmediğimi söylediğim kabul görmedi.”



    (Papa’dan aldığı tespih üzerine)

    “ Ben Papa'yla da tanıştım o kadar! ”



    (Monaco Prensi Albert hakkında)

    “ Monte Carlo'da beni davet ettiği yemeğin parasını bana ödetti! Erken kalkması gerektiğini söyleyip gitti! Onun için kendisini hiç sevmem.”



    ADIM ADIM MARADONA....



    5 Aralık 1970 : Argentinos Juniors’ın “Cebollitas” takımında futbola başladı.

    20 Ekim 1976 : Arjantin Ligi’ndeki ilk maçını Argentinos Juniors forması altında Talleres de Cordoba’ya karşı oynadı. 16. doğum gününe kısa bir zaman kala Giacobetti’nin yerine ikinci yarı başı 16 numaralı formasıyla oyuna girdi.

    14 Kasım 1976 : İlk golünü Lucangioli karşısında San Lorenzo Mar del Plata’ya attı.

    27 Şubat 1977 : Macaristan karşısında ilk ulusal maçına çıktı.

    Mayıs 1978 : Arjantin Ulusal Takım teknik direktörü Cesar Menotti ünlü oyuncuyu genç yaşında prese dayanamayacağı gerekçesiyle 22 kişilik Dünya Kupası kadrosuna almadı.

    2 Haziran 1979 : Ulusal Takım altındaki ilk golünü İskoçya’nın Glasgow kentinde attı.

    7 Eylül 1979 : Arjantin’e liderlik ederek Japonya’daki turnuvada takımının final maçında SSCB karşısında kazanmasını sağladı. 3-1 kazandıkları maçı frikikten attığı güzel bir golle tamamladı.

    19 Şubat 1981 : Boca Juniors ile anlaştı.

    22 Şubat 1981 : İlk maçında Talleres de Cordoba ile karşılaşan Maradona maçı attığı iki golle 4-1 kazandırdı.

    16 Ağustos 1981 : Takımı Boca Juniors ile ilk lig şampiyonluğunu kazandı.

    4 Haziran 1982 : İspanyolların ünlü kulübü Barcelona’ya transfer oldu.

    24 Eylül 1983 : Athletic Bilboa’nın defans oyuncusu Andoni Goicoechea ile girdiği ikili mücadelede ayak bileği kırıldı ve lifleri attı. Böylece bugüne kadar en ciddi sakatlığını geçirmiş oluyordu.

    30 Haziran 1984 : Rekor denilebilecek bir ücret karşılığında İtalyan ekibi Napoli’ye transfer oldu.

    22-29 Haziran 1986 : Dünya Kupası çeyrek finalinde karşılaştıkları İngiltere’ye ünlü “Tanrının Eli” golünü attı. Arjantin’in 2-1 kazandığı maçtaki bir diğer gol ise Maradona’nın topu 60 metre kadar sürükleyip kaleci dahil 10 kadar oyuncuyu geçtiği goldü. Arjantin’i finale kadar taşıyan yıldız oyuncu arkadaşlarıyla birlikte Batı Almanya’yı da 3-2 lik skorla geçerek Dünya Kupası şampiyonluğuna ulaşmasını bildi.

    10 Mayıs 1987 : Napoli’ye lider adam durumuna gelen Maradona takımına tarihindeki ilk şampiyonluğu kazandırdı.

    17 Mayıs 1989 : Takımı Napoli ile UEFA Kupası’nı kazanarak takımlar bazında ilk önemli uluslararası başarısını elde etti.

    29 Nisan 1990 : Takımı Napoli ile bir kez daha lig şampiyonluğu yaşadı.

    8 Temmuz 1990 : Batı Almanya ile finalde karşılaştıkları maçta tartışmalı bir penaltı ile 1-0 kaybederek şampiyonluğa uzanamadı

    17 Mart 1991: Kanında pozitif doping maddesine rastlanınca 15 ay sahalardan uzaklaştırma cezası aldı.

    1992: Doping olayından sonar Napoli’ye dönmeyi reddederek İspanyol temsilcisi Sevilla’ya transfer oldu.

    10 Ekim 1993 : Sevilla’dan ayrılarak Arjantin’in Newell’s Old Boys kulübünü katıldı. Independiente ile oynadığı ilk maçını 3-1 kaybetti.

    31 Ekim 1993 : Ulusal Takım’a geri dönerek 1994 ABD Dünya Kupası eleme maçında Sydney’de Avustralya’ya karşı mükemmel oynadı ve attığı gol ile takımının finallere katılmasını sağladı.

    2 Aralık 1993 : Newell’s ile son maçını Huracan’a karşı oynadı.

    Haziran 1994 : ABD 94 Dünya Kupası’nda iki maç oynadı. Yunanistan’a attığı mükemmel gole karşın bir sonraki maçta doping kullandığı ortaya çıkınca hem kupadan ihraç edildi hemde Yunanistan’a attığı gol sayılmadı.

    3 Ekim 1994 : “Deportivo Mandiyu of Corrientes” takımı ile ilk teknik direktörlük deneyimini yaşadı. 2 ay sonra istifa etti.

    6 Mayıs 1995 : Racing takımı ile ikinci teknik direktörlük deneyimini yaşayan Maradona 4 ay sonra istifa etti.

    7 Ekim 1995 : Boca Juniors’a oyuncu olarak geri döndü. Boca’nın Colon’u 1-0 yendiği maçta Boca taraftarları Bomborena Stadyumu’nda ünlü oyuncu için mükemmel bir hoş geldin partisi hazırladılar.

    1996 : Boca Juniors’da oynamaya devam etti.

    24 Ağustos 1997 : Takımı Boca Juniors ile birlikte yeni sezona mükemmel bir grafik ile başladı. Boca’nın Argentinos Juniors’u 4-2 yendiği maçta penaltı golü kaydetti. Maçtan sonra kanında yine pozitif bulunan Maradona’ya büyük ihtimalle entrika kurulabilmiş olacağı açıklandı.

    25 Ekim 1997 : Boca Juniors’un ezeli rakibi River Plate karşısında son maçına çıkan Maradona deplasmanda maçı 2-1 lik skorla tamamlayanlardandı.

    30 Ekim 1997 : 37. doğum gününde futbolu bırakmaya karar verdiğini açıkladı.

    1998 : Dünya Kupası’na katılmadı fakat takımla Fransa’ya uçup Arjantin TV’si için maç yorumlamaya başladı.

    Kasım 1998 : Yedi seneden fazla bir aranın ardından İtalya’yı ziyarete gitti.

    1999 : Hayatı hakkında çekilecek film teklifini değerlendirerek bir İtalyan filmi olan “Tifosi” de oynadı.

    24 Ağustos 2000 : Napoli kulübü Maradona’nın taşıdığı 10 numaralı formayı emekliye ayırarak hiçbir oyuncunun bu formayı giyemeyeceğini belirtti.

    11 Aralık 2000 : Maradona FIFA’nın Yüzyılın Gelmiş Geçmiş En İyi Futbolcusu Ödülü’ne layık görüldü. Maradona ödülünü İtalya’nın başkenti Roma’da kendisi için hazırlanan bir tören eşliğinde aldı.

    10 Kasım 2001 : Futbola kendi sahasında veda etmek istediğini açıklayan Maradona’nın onuruna başkent Buenos Aires’te 60.000 kişinin katıldığı ve dünyada milyonlarca kişinin izleme fırsatı yakaladığı bir veda maçı düzenlendi. Efsane 10 numaralı formasıyla sahaya çıkan Maradona kendisine gösterilen ilgi karşı karşısında göz yaşlarına hakim olamadı. Arjantin Ulusal Takımı Dünya Karması’nı 6-3’lük skorla geçti.

    19 Temmuz 2002 : Napoli tarihinde ilk defa açık mavi formasını giymeyerek Maradona’nın onuruna 2002-2003 sezonu için mavi-beyaz çizgili Arjantin Ulusal Takımını çokça anımsatan formayı giymeye başladı.
     
  2. M

    Muhibbi Yeni Üye

    fifa'yı ve pele'yi hep kuytuda kıstıran abi.
     
Kutucuğu Tıklayın:
Taslak kaydedildi Taslak silindi
Yüklüyor...
Benzer Konularımız
  1. a
    Yanıtlar:
    1
    Okunma:
    932

Sayfayı Paylaş