Bingöl Tanıtım

Konu, 'Turizm-Gezi-Doğa ve Şehir Rehberi' kısmında denizz tarafından paylaşıldı.

  1. Bingöl Tanıtım
    ICMELER : Bingol- Genc karayolunun 9. km.sindedir Kis mevsismi haric diger mevsimlerde yerli ve yabancilar sabahtan aksama kadar su uzerinde buyuk bir kalabalik olusturmaktadir..Sozkonusu suyun, Kronik romatizma, kadin hastaliklarinda ve böbrek taslarini dusurmeye yaradigi tesbit edilmistir.
    MESIRE YERLERI : Bingolun en onemli mesire yerlerinden baslicalari sunlardir; Soguk cesme, Erentepe köyünde bulunan Arzek cesmesi, Celal cesmesi, Kurtulus, Sismanturk cesmesi, Solhanda Hamit cesmesi, Balpinar cesmesi, Seyh Ahmet deresi, Gayt Deresi, Birlik tesisleri, Capakcur vadisi ve Mirzan köyüdür.
    ATA PARK: Bingol'e 10 km. uzaklikta olup Bingol-Elazıg karayolu uzerindedir. Cevresi gur mese agaclariyla kaplidir -. Yolun 500 m. alt tarafinda bogazdan akan Gayt cayi gorunume ayri bir guzellik verir. Cok ferahlatici, ic acici bir yer olup, suyuna ve havasina doyum olmuyor. Kaynak suyu cesme haline getirilmistir. Parkin bitisiginde bulunan vadinin sol yaninda lokanta ve bir cesme vardir. Gür ormanlar icinde banklar kurulmus, cocuklar icin salincaklar yapilmistir. sehire yakin oldugundan dolayi yaz aylarinda yerli ve yabancilar icin mükemmel bir dinlenme ve mesire yeridir.
    KIGI KALESI : Kigi Ilcesinin kuzeydogusunda olup, Bizanslilar zamaninan kalmistir. Saglam bir yapi oldugu ve asirlardan beri hayatiyetinin devam ettirdigi görülür. Cevresinde bir cok bina olup bugun icin terkedilmis durumdadir



    GÜNEŞİN DOĞUŞU: Dünyanın ilginç yerlerinden biri olan, Bingöl ili Karlıova ilçesinde bulunan 3250 m. yükseklikteki Bingöl dağlarında güneşin doğuşu olan mucize oluşmaktadır. Her yıl 15 Temmuz-15 Ağustos tarihleri arasında en iyi şekilde seyredilebilir. Dünya'da güneşin doğuşu en güzel ve kendisine has renkleriyle tabii olarak Bingöl İli Karlıova ilçesi Kale tepesinde doğar. Bu güzelliği görebilmek için Temmuz ve Ağustos aylarında gruplar halinde yerli ve yabancı turistler akın akın Karlıova ilçesine gelirler. Dağa çıkabilmek için, arabayla kargapazarı yaylasına gidildikten sonra, zirveye yarım saat kadar yay çıkılır. Etraf soğuk sularla ve yeşilliklerle süslenmiştir. Güneşin doğuşu değişik şekillerde, normal halinden çok farklı heyecan ve ürperti verici bir şekilde gerçekleşmektedir.
    KRAL KIZI KALESİ: Genc ilce Merkezinden 2 km. uzakliktadir. Bir tepenin üzerinde bulunan bu kalenin ancak yikintilarina ve kalintilarina raslanabilmektedir. Bu kaleyi pers hukumdari Dara Gencte uzun yillar kalmis ve bu kaleyi kizi icin yaptirmistir. Genc ilcesi eski ismini bu kaleden almistir. Bugun mesire yeri olarak kullanilmaktadir.
    KAYAK EVI: Bingol - Elazig karayolu uzerinde yolcati koyunde olup, Bingole 22 km uzakliktadir. Kayak Evi Bingol Genclik ce Spor il Mudurlugune baglidir. Bina iki katli, kaloriferli ve 50 yatak kapasitelidir. Ayrica lokantasi, banyosu ve dinlenme yeri mevcuttur. Teleski 44 askilidir. Kayak arabasi ve kayakla yuruyus alani mevcuttur. Pistin uzunlugu 950 m. olup 100 m. genisligindedir. Her turlu kis sporlarina elverisli olup, kis sezonu boyunca halkin hizmetine aciktir.
    SEBETERİAS KALESI : Murat vadisi uzerinde, Bingol Il merkezinden 18 km. uzakliktadir. Urartu kralinin Bingol yaylalarini elinde tutabilmek icin yaptirdigi uc kaleden birisi olup Bugün ancak kalintilari ortada kalmistir.
    CIR SELALESI: Uzundere köyünün adini aldigi derenin, Cir tasi adi verilen 100 m. yukseklikteki kayaligin ortasindan gecen güzel gorunumlu bir selaledir. Su 50 m. yukseklikten alt tarafi kayalik olan dere yatagina duserken guzel bir gorunum arz etmektedir. Ilica bucagi merkezine 8 km. uzaklikta olan selaleye iki ayri yoldan gidilmektedir. Cir tasinin oldugu bolgede ayrica kayaliklar ve magaralar bulunmaktadir. Bu kayaliklarda daha cok yirtici kuslar yasar.



    YÜZEN ADA: Solhan İlçesine 5 km. uzaklıkta, Hazarşah Köyü Aksakal mezrasında bulunmaktadır. Ada şimdiye kadar eşi benzeri görülmemiş bir doğa harikasıdır. Gölün üç tarafı dağlar ve tepelerle çevrilmiş düz arazi üzerinde bulunan krater göl durumundadır. Gölün şimdiki alanı 300 m2 nin üzerinde olup sözkonusu gölün etrafının ıslahı halinde gölün alanı 600 m2'ye kadar çıkabilir. Gölün akıntısı ve çıkıntısı henüz belli olmayıp yaz kış su seviyesi aynıdır. Ada göl içinde bağımsız olup, üzerine çıkıldığı takdirde kıyıdan destek alınarak sağa sola hareket ettirip sal gibi suyun üzerinde gezdirilebilir. Bingöl-Erzurum karayolu üzerinde, Bingöl çıkışının 20.km.'sinde, gür bir orman ve etrafı dağlarla çevrili Ilıcalar mevkiinde bulunan, doğanın tüm güzelliklerini bütün ihtişamıyla yansıtan şirin bir beldemizdir. Şifalı suları, romatizma ve pek çok hastalıklara iyi gelmektedir




    Tanıtım [​IMG]oğu Anadolu Bölgesi’nin Yukarı Fırat bölümünde yer alan Bingöl ili, doğuda Muş, kuzeyde Erzincan ve Erzurum, batıda Tunceli ve Elazığ, güneyde ise Diyarbakır ili ile çevrilidir. İl toprakları, Doğu Anadolu Bölgesi'nin yüksek platoları ile batıdaki engebeli alan arasında kalan bir geçiş bölgesinde yer almaktadır. Güneydeki doğu-batı doğrultulu Murat Irmağı vadisi ve vadi boyunca uzanan küçük düzlükler dışında, il hemen hemen bütünüyle dağlıktır. Kuzey ve orta kesimlerini Erzurum ili sınırları içindeki Palandöken Dağlarının ve Erzurum-Muş-Bingöl sınırlarının birleştiği yeri belirleyen Bingöl Dağlarının uzantıları engebelendirir. Yükseklikleri 2000 m. nin üzerinde olan, yer yer 3000 m. ye yaklaşan bu dağların başlıcaları; Karagöl, Şeytan, Karaboğa ve Şerafettin Dağlarıdır. İlin güney ve güneydoğusunu Muş Güneyi Dağları, güneybatısını da Akdağlar engebelendirir.
    Bingöl'ün en önemli akarsuyu, Fırat'ın başlıca kollarından biri olan Murat Irmağı'dır. Genişliği zaman zaman 70 m.yi bulan Murat Irmağı, ilin güney kesiminde doğu-batı doğrultusunda akar. Göynük Suyu, Yiğitler Deresi, Kılıçdere ve Ardıçlıdere ırmağın başlıca kollarındandır. İlin kuzey kesiminde önce doğu-batı yönünde akan, sonra güneybatıya yönelen Peri Suyu da Bingöl'ün önemli su kaynaklarındandır. Ayrıca İl sınırları içerisinde çok sayıda büyüklü, küçüklü göl bulunmaktadır. Bunlardan en önemlisi Bahri Gölü'dür.

    Ovalar, il alanı içerisinde çok az bir yer tutmaktadır. Bunlardan en büyüğü Bingöl kentinin güneydoğusunda 80 km2 kadar bir alan kaplayan Bingöl Ovası'dır. Murat Irmağı'nın güney yakasında geniş bir vadiyle Bingöl Ovası'na bağlanan Genç Ovası ile Karlıova ve Göynük Suyu çevresindeki Göynük ovası da diğer bellibaşlı düzlüklerdir. Bingöl'ün belli başlı yaylalar ise; Bingöl Yaylası, Şerafettin Yaylaları, Genç’te Çötele (Çotla) Yaylası, Karlıova’da Hırhal ve Çavreş Yaylası, Kiğı’da Kiğı Yaylası ve Dağın Düzü Yaylaları, Adaklı’da Karer Yaylası’dır. İlin yüzölçümü 8.125 km2 olup, toplam nüfusu 255.395'dir.
    İlin ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayanmaktadır. Hayvancılıkta ağırlık canlı hayvan yetiştiriciliğidir. En çok koyun, kıl keçisi ve sığır yetiştirilir. Arıcılık ve bal üretimi de yapılmaktadır. Bingöl'ün en önemli ticari ürünü cevizdir. Bunun yanı sıra elma ve armut da yetiştirilmektedir.Ormancılık ve madencilik de yapılmaktadır. Hayvancılık nedeniyle yün işi ve dokumacılığıda ekonomisinde büyük yer tutmaktadır. Bingöl halı ve kilimleri çok ünlüdür. Ayrıca yünden giyecek, çuval, battaniye, heybe, koşum takımları ve at süsleri de yapılmaktadır. Bingöl'de ağaç işçiliği de gelişmiştir. Tahta kaşık, yağ ve bal tekneleri, çey,z sandıkları üretilmektedir.
    Bingöl'de pek çok küçük göl vardır. Bunlar dağlık alanların yüksek yerlerinde meydana gelen buzul gölleridir. Bingöl'ün adı da yaylalarda “göze” denilen bu göllerden gelir. Dağlara , binlerce göl olduğu için Bingöl Dağları adı verilmiş, zamanla bu isim Bingö'e dönüşmüş, şehrin adı da Bingöl olmuştur.

    Bingöl'ü de içine alan bu bölge, MÖ.1300'lerden başlayarak çeşitli uygarlıkların, kavimlerin göçlerine ve burada yerleşmelerine sahne olmuştur. Yöre tarih boyunca sırası ile Hitit, Urartu, per, Makedonya, Seleukos, Roma, sasani ve Bizans egemenlikleri altına girmiştir. Hititler , MÖ 2000 yıllarında Fırat kenarında Urfa Mardin dolaylarında "Vasukani" şehrini kurmuşlardır. Bu tarihlerde Bingöl ve çevresi Hurrilerin egemenliği altındaydı. Hititlerin yeni krallık döneminde Kral olan "Şuppililuma"nın "Hurri" prensini damat edinmesi üzerine MÖ 1360 yılında , Harput , Bingöl ve Muş, Hitit egemenliği altına girmiştir. Roma İmparatorluğu'nda iç kavgaların başlamasından faydalanan Partlar , Küçük Asya'nın doğusunda yitirdikleri etkinliği yeniden kazanmaya başladılar. Bunun üzerine doğuya sefer yapan İmparator Tiberius burayı bir prens yönetiminde Roma İmparatorluğu'na bağlamıştır (MÖ 20). Yöre , MS:VII.yüzyıla, Arap akınlarına kadar, Bizanslıların koruduğu Ermeni Prensleri'nce yönetilmiştir. Malazgirt Savaşı (1071) sonrasında Selçuklu yönetimine giren Bingöl, İl sınırları içerisinde en yeni yerleşim biri ve küçük bir köy durumunda idi. 1080-1121 Yıllarında bölge Artukoğullarının eline geçmiştir. Akkoyunlu Uzun Hasan Trabzon Rum İmparatoru'nun Kızı Despina ile evlenince Genç İlçesi'nin yakınlarında ona bir saray yaptırdı. 1474 Otlukbeli Savaşında Uzun Hasan , Fatih Sultan Mehmet'e yenilince Bölge Osmanlı hakimiyetine girdi. Fatih'in ölümünden kısa bir süre sonra Şah İsmail Bölgeyi ele geçirdi. Ancak 1514 Çaldıran Savaşında Yavuz Sultan Selim'e yenilince Bölge yine Osmanlılar'ın eline geçti. 1515'te tamamen Osmanlı topraklarına katıldı.

    Eski adı Çapakçur olan yerleşim 1848'de Diyarbekir sancağına bağlandı. 1880'de Bitlis'in vilayet olması üzerine bu vilayetin Genç sancağına bağlı bir kaza oldu. 1924'te Genç'in il merkezi yapılmasıyla, Çapakçur buraya bağlı bir ilçe durumuna getirildi. 1925'te geniş bir bölgeyi içerisine alan Şeyh Said Ayaklanması'nın önemli merkezleri Çapakçur, Kiğı, Genç ve Solhan'dı. Çapakçur, 1927-1929 yılları arasında Genç'in ilçe yapılıp Elazığ'a bağlanmasıyla Elazığ'a, 1919'da da yeni oluşturulan Muş vilayetine bağlanmıştır. 1936'da Bingöl adı ile il merkezi yapılmıştır.
    Bingöl'de bulunan eserlerin çoğu Urartılara aittir.Günümüze çok harap durumda gelebilmiş olan eserlerden en önemlisi, Bingöl'e 20 km. uzaklıktaki, Murat Vadisinde yer alan ve Urartuların yöreyi denetlemek amacıyla yaptıkları üç kaleden biri olan Seritarius Kalesidir. Perslerden kaldığı sanılan Genç İlçesi'ndeki Kral Kızı Kalesi (Dara-Hini) ile Bizans Dönemine ait olduğu sanılan Kiğı İlçesindeki Kiğı Kalesi'nden günümüze sadece duvarlarından bir parça ulaşabilmiştir. 1400'lerin başında yapılan Kiğı Camisi de ildeki en önemli Türk-İslam eserlerinden biridir. Ayrıca Genç İlçe merkezine 3 km.uzaklıktaki tepenin yamaçlarında iki kümbet kalıntısı bulunmaktadır.

Sayfayı Paylaş