Ben bunu oğluma anlatamadım...

Konu, 'Dini Hikayeler' kısmında yosun tarafından paylaşıldı.

  1. yosun

    yosun Süper Yönetici

    [​IMG]
    Ben bunu oğluma anlatamadım...

    Bir gün oğlumla birlikte, bir berberde tıraş olmak için bekliyorduk.

    Oğlum yanında sigara içen birisine:
    kapalı mekanlarda sigara içilmez amcacığım diye hatırlattı.

    Adam gayet kaba ve küstah bir ifadeyle:
    O zaman sigarasız berbere git, senin dilin çok uzamış anlaşılan diye cevap verdi.
    Oğlum sorgu dolu gözlerle bana baktı.
    Ben bunu oğluma anlatamadım.

    Yine bir başka zaman, bir başka berbere gittik..
    Bol küfürlü ve bol dumanlı bir sohbet vardı.
    Oğlum bu küfürlerin kötü kelimeler olduğunu söyledi.
    Oğlumla alay ettiler.
    Ben bunu oğluma anlatamadım.

    Bir pazar günü, davetli olduğum bir düğüne, oğlumla beraber gittim.
    Oğlum, o zaman 6 yaşındaydı.
    Oturduğumuz sofraya kaşıklar gelişigüzel atıldı.
    Kapan kapana.
    Oğlumun önündeki kaşığı, yanındaki kocaman bir adam kaptı ve hemen çorbaya saldırdı.
    Zavallı oğlum melul ve mahzun gözlerle bana baktı.
    Ben bu durumu oğluma anlatamadım.

    Bir gün oğlumla birlikte, bir yakının düğününe gittik.
    Saatlerce araba modelinden, politikadan ve futboldan bahsedildi.
    Oğlum: Baba, neden evlilikten ve çocuklardan hiç bahsetmediniz?
    Bu bir düğün değil mi diye sordu.
    Ben bunu oğluma anlatamadım.

    Bir gün oğlumla birlikte, bir markette, kasanın önünde sıramızı bekliyorduk.
    Önümüzde 7, 8 yaşlarında bir çocuk vardı.
    İri kıyım bir adam gelerek:
    Küçük ,çok acelem var, sen şöyle arkaya çekil bakayım diyerek çocuğu sıranın arkasına gönderdi.
    Oğlum sorgu dolu gözlerle bana baktı.
    Ben bunu oğluma anlatamadım.

    Bir gün parkta oynuyorduk.
    Ben bir ara dalmışım.
    O sırada beni tanıyan bir arkadaşım,aniden ve gizlice gelerek çocuklarımın ağzını kapamış.
    Aklı sıra, çocukları kaçırarak, benimle şakalaşacakmış.
    Zavallı yavrumun yüzü kireç gibi olmuştu.
    Çünkü, o insanı hayatında ilk defa görüyordu.
    Arkadaşımın kendisine neden böyle davrandığını sorduğunda,
    Ben bunu oğluma anlatamadım.

    Bir hafta sonu,otobüsle başka bir şehre doğru yol alıyorduk.
    Şehrin girişine gelince oğlum bana dedi ki:
    Baba bak, Allah bu adamı çok günah işlediği için taş yapmış.
    Oğlum, bunu sana kim söyledi diye sordum.
    Oğlum bana dedi ki:
    Arkadaşıma annesi demiş ki, yaramazlık yapma, Allah seni taş yapar.
    Demek ki bu adam çok yaramazlık yapmış.Allah da onu taş yapmış.
    Ben bunu oğluma anlatamadım.

    Bir gün oğlumu ekmek alması için yakınımızdaki bakkala gönderdim.
    Bakkal ekmeğin bayatından ve yanığından vermiş.
    Çocukla geri gönderdim.
    Almamış.
    Ben varınca hem özür diledi.
    Hem de taze ekmek verdi.
    Oğlum, bakkalın kendisine neden bana davrandığı gibi davranmadığını sordu.
    Ben bunu oğluma anlatamadım.

    Bir gün evimize bir misafir gelmişti .
    Misafir dostumuz çocukları severken ben çay servisi için dışarı çıkmıştım.
    Büyük oğlum korkarak ve çığlık atarak yanıma geldi.
    Ne oldu yavrum diye sordum.
    Baba misafir amca beni sünnet edecekmiş dedi.
    Misafire baktım.
    Hocam kalan varsa azıcık daha keseyim diye şaka yaptım ondan korktu dedi.
    Ben bunu çocuğuma anlatamadım.

    Bir gün oğlum okuldan eve dönmedi
    Bana bir veda mektubu göndermiş.
    Üzerinde şöyle yazıyordu: “ Sevgili babacığım, seni çok seviyorum.
    Beni affet.Ben gidiyorum babacığım.
    Rüyalarımda sık sık gördüğüm, hayallerimi süsleyen o Mavi Dünyayı bulmak için gidiyorum.
    Çocukların dövülmediği, küfür edilmediği, insanların sıraya girdiği, çocukların aldatılmadığı, yerlere tükürülmediği, marketlerde sıralardan kovulmadığı bir dünyaya gidiyorum.
    Çiçeklerin koparılmadığı, çocukların adam yerine konduğu, Güneşin değil, sevginin ısıttığı; paylaşmanın, yardımlaşmanın; şekerden, baldan kaymaktan daha tatlı olduğu MAVİ DÜNYAMA geri dönüyorum. O gün bugündür çocuğumdan bir haber alamadım. Çocuğumla birlikte içimdeki çocukta kayboldu. Oğlum; Güler yüzlüydü, Sorular sorardı, Gözleri ışıl ışıl parlardı. İçi yaşam doluydu. Paylaşmaya çok severdi. Haksızlığı hiç sevmezdi. Çocuğum mavi rengi çok sever, sık sık hayallerindeki mavi bir dünyadan söz ederdi. Mavi Dünyamı çok özlüyorum derdi.Onu Mavi Çocuk diye de çağırırlardı.Evet mavi çocuk kayboldu içindeki mavi dünyayla birlikte. Bulanlar veya görenler mavi çocuğun kaybolduğu, Samanyolu Galaksisindeki Dünya Gezegeninde; din adamlarına, pedegoglara, sosyologlara, psikologlara, sanatçılara, devlet adamlarına haber versinler.
    Kaybolan Mavi Çocuğumun eşgalini onlar en iyi bilenlerdir. Ödül: Mavi çocuğu bulanlara veya yerini haber verenlere, mavi çocuğu içindeki mavi dünyayla birlikte hediye edeceğim.
    Yardımlarınız için şimdiden teşekkür ederim.



    Yazar: NUSRET KARDELEN

    HER ŞEY MAVİSİNİ YİTİRMİŞ BİR HAYATIN YENİDEN İNŞAASI İÇİN
     
  2. tenzile

    tenzile Yeni Üye

  3. yosun

    yosun Süper Yönetici

    saol canım benimm..
     
  4. M

    Misafir Misafir

    çocukluğumu verin bana gençliğim sizin olsun
     
  5. i

    irem Yeni Üye

    Ne yazıkki bazen hayatımızda olması gerekenleri insanlara anlttığımızda kızıp tepki verip alaycı davranabiliyorlar yetişkinler bunu anlayabiliyor fakar çocukların ciddi boyutta kafası karısıyor
     
Kutucuğu Tıklayın:
Taslak kaydedildi Taslak silindi
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş