'Bebek emmiyorsa sorumlusu annedir'

Konu, 'Gebelik' kısmında Nehir tarafından paylaşıldı.

  1. Nehir

    Nehir Admin Yetkili Kişi

    'Bebek, besini, sıcaklığı ve sevgi hissini memeden alır. Anne çocuğu sevdiğinde memenin farklı bir hissiyatı ve titreşimi vardır. Eğer anne çocuğunu gerçekten seviyorsa, neredeyse orgazmik bir keyif alır. Çocuk annenin keyif aldığı gerçeğinin farkına varır. Fakat anne memeyi sadece gerekli olduğu için verdiğinde, istekli değilse ve acelesi varsa, memesi soğuktur. Çocuk istenmediğini hisseder. Oysa, anne onun tüm var oluşudur. Anne hakkındaki düşüncesi her neyse, bu onun dünya hakkındaki fikri olacaktır.'

    Osho 'Çocuk' adlı kitabında bebek-meme ilişkisini bu şekilde ele alıyor ve olayı var oluş problemine kadar gelip dayandırıyor. Gerçekten de, bebekler doğar ve annelerini emerler ya da emmezler. 'Annesini emme içgüdüsüyle doğan bir bebek annesini neden emmez, emmemesinde annenin payı nedir ve sonra neler olur?' konularını Yeditepe Üniversitesi Hastanesi'nden Klinik Psikolog Özden Bademci Dandul ile tartıştık

    Bebekle meme arasındaki ilişki nasıl başlıyor?
    Bebeğin anneyle ilişkisi anne karnındayken başlıyor, fakat memenin önemli bir özelliği var. Psikanalitik ekoldeki nesne ilişkileri kuramına göre, bebek dünyaya geldiğinde ilk buluştuğu nesne annesinin göğsü oluyor. Yani bebek anneyle ilk ilişkisine, annenin göğsüyle nesne ilişkisi kurarak başlar. O yüzden göğüs annedir, göğüsten aldığı süt de annedir. Anne, sütüyle yaşam verir. Hep, bebeğin anne sütü almasının fiziksel kazanımlarından söz edilir ya Aslında en önemlisi, bebeğin duygusal kazanımıdır. Çünkü yaşamı temsil eden anne, göğsü ve sütü aracılığıyla bebekle ilişki kurar.

    Bebeğini emziremeyen annelerin ortak bir noktası var mı?
    Anne olmayı bir tür kayıp, hüzünlü bir olay gibi yaşayan, 'Artık özgür değilim' üzüntüsünü duyan kadınlar emzirmekte zorlanıyorlar. Bu tabii bilinçli olarak verilen bir karar değil. Fakat sütü kesilen, sütü az gelen, emziremeyen annelere bakıldığında, orada hem ertelenen-direnç gösterilen bir ilişki hem de kadının annelik rolüne gösterdiği bir direnç söz konusu. Örneğin; 'Ben ikinci hafta işime döndüm' diyen birçok anne biliyorum. Fakat ilk 6 ay, bebekler dünyayı siyah ve beyaz olarak algılar. İyi anne ve kötü anne, iyi göğüs ve kötü göğüs vardır bebek için, ortası yoktur. Nesne ilişkisinden bahsettik ya, iyi anne iyi göğüstür, kötü anne de kötü göğüs İyi göğüs; besleyen, yaşam veren, ilişki kuran göğüstür. O yüzden de göğüs çok sembolik ve çok anlamlıdır. Annelerin bebeklerini emzirmek istememesinde bilinçdışı süreçler var ve nedenler kadından kadına değişiyor.

    ANNE İSTEMEZSE BEBEK DE İSTEMİYOR

    Anne, anneliğe direnç gösterdiğini bilmiyor ama 'Bebek emmiyor, memeyi almıyor, istemiyor, itiyor' diyor. Neden emmez bir bebek annesini, emmek her bebeğin içgüdüsünde yok mu?
    Emmeyen, reddeden bebekler var; bu bebekleri annelerden çok duyuyoruz. Örneğin anne; 'Kucağıma aldım, mememi vermeye çalıştım, fakat o başını öyle bir itti ki Ve çocuğum hala öyledir. Bir şey yedirmeye çalıştığımda ve o hayır dediğinde başını öyle bir iter ki, onu besleyemem' diyor. Dolayısıyla, bir bebeğin doğuştan getirdiği özellikler var, bir mizacı var. Ama bir de hamilelik sürecinin etkileri var ki; o da çok önemli. Çünkü anne bebek ilişkisi hamilelikte başlıyor. Hani, bazı bebekler şak diye göğsü kapıp cof cof cof diye emerken, bazı bebekler de emmeyi reddedebiliyorlar. Bunun nedenlerini bebek üzerinden düşünmek yerine, anne-bebek ilişkisi üzerinden düşünmek gerekiyor. Bebeğin davranışları anne karnındayken ultrasonla takip edildiğinde, bu davranışların doğumdan sonraki davranışlarıyla da paralellik gösterdiği biliniyor. Mizaç bir etken tamam ama hamilelik sürecinde anne-bebek arasında neler yaşandığı da önemli. Annenin bebeği karnındayken onunla nasıl bir ilişki kurduğu da önemli Dolayısıyla, evet bebekler emme refleksiyle doğuyorlar, fakat bebekle ilişki kurmak için doğmasını beklememek gerekiyor. Örneğin; bebeğini emziremeyen bir anne, bir gün seansta şöyle dedi: 'Yeniden bebek sahibi olacağım ve onun başını çevirmesine izin vermeyeceğim. Bu kez hayır diyemeyecek.'

    Bu örnekteki annenin kendisiyle, göğsüyle ilişkisi ne durumdaydı?
    Göğsünden yakınmaları vardı, sürekli mamografi çektiriyordu. Çalışmalarımızda, 'Beslemek için yeni bebeği beklemeyin, zaten beslenmeyi bekleyen bir bebeğiniz var' dedikçe annenin de 'Acaba hasta mıyım?' şeklindeki göğsüne yönelik saplantısı da ortadan kalktı.

    Bu örnekte göğüs neyi sembolize ediyor?
    İyi anne olmamayı Annenin, 'Ben yeterince sağlıklı değilim, potansiyel kanser hastasıyım' derken, aslında derinlerde dile getirdiği kaygı 'Ben yeterince iyi bir anne değilim'di.

    'Yeterince iyi bir anne miyim?' kaygısı aslında bütün annelerde az ya da çok, yaşanıyor. Fakat emzirme ilişkisi için annenin motivasyonu, annenin bebeğini emzirmeye de psikolojik bir hazırlığı gerekiyor mu?

    Kesinlikle. Fakat günümüzde pek çok kadın normal doğum yerine sezaryeni ve emzirmek yerine biberonla beslemeyi tercih ediyor. Çünkü artık kadınlar anneliğin mümkün olduğunca az iz bırakmasını istiyor. Annelik artık bir tür deformasyon olarak algılanıyor.

    Neden böyle algılanıyor?
    Örneğin; araştırmalar anoreksia gibi yeme bozukluklarının 8-9 yaşlarına kadar indiğini, çocukların zayıf olabilmek kaygısıyla çok erken yaşlarda diyet yapmaya başladığını gösteriyor. Çocuklar çok erken yaşlarda bedenleri üzerinde neredeyse saplantılı bir şekilde düşünmeye başlıyorlar. Çünkü medyada sürekli, iyi bir görüntü, sıfır beden gibi fiziksel özelliklere vurgu yapılıyor. Sonuçta bütün bu vurgular, sizin anne olma durumunuzu, doğal olmanızı da ister istemez etkiliyor. 'Evet anne oldum, azıcık göbeğim var' deyip o göbekle gurur duymak yerine, üzüntü duymanıza neden olabiliyor.

    EMZİREMEMEYİ TELAFİ ETMEK MÜMKÜN

    Aslında annelikle birlikte bedeniniz ve ruhunuz form değiştiriyor, deforme olmuyor. Olaya nasıl baktığımıza bağlı sanırım?
    İşte, tam da bu noktada annelikten keyif almak ve yaptığınız işi sevmek çok önemli. Ancak o zaman götürdüklerini değil, kazandırdıklarını ön planda tutarsınız. Örneğin; pek çok kadın emzirme deneyimini büyük bir keyifle anlatır. Çok konuşulmaz ama kadınların büyük bir bölümü bebeklerini emzirirken cinsel haz da alır, hatta orgazmı yaşayan kadınlar bile vardır.

    Peki, çeşitli nedenlerle ilk nesne ilişkisini annesinin memesiyle kuramayan bebekler ne oluyor?
    Annesini emen bebeğin ağzında canlı bir şey var; annesinin memesinin ucu. Ama emmeyen bebeğin ağzında biberonun soğuk ve plastik ucu var. Bu ikisi aynı şey değil Ama bu noktada birtakım destekler devreye giriyor. Örneğin; annenin bebeğini emzirememesine rağmen elini okşaması, onunla göz teması kurması gibi Karamsar yaklaşmak istemiyorum, fakat bir şeyin yerine başka bir şey geçmez! Ama emzirmemenin eksikliği telafi edilmeye, yerine başka şeyler konularak tolere edilmeye çalışılabilir. İyi ve sağlıklı bir ilişkiyle; ten temasıyla, göz temasıyla anneyi emmemenin yarattığı yoksunluğun etkisi azaltılabilir.

    Bebeğe hazır olmak ya da bebeğin babasını seviyor olmak da bebekle ilişkide önemli faktörler mi?Kesinlikle çok önemli. Fakat, en önemlisi annenin kendine inanması, emzirmeye ve bebeğiyle ilişki kurmaya istekli olması, bebeğiyle geçirdiği zamandan keyif alması. Annelik bir dönem, bir çırpıda yaşanıp bitmiyor, o yüzden ilişkinizi onarma şansınız var. Aynısı olmayacaktır, ama telafi etme şansınız var.

    Emzirme deneyimi yaşanmazsa ne oluyor?
    Sigara ve alkol gibi bağımlılıkların bile geçmişteki emme deneyimiyle ilgili bir yanı olduğunu savunan görüşler var. Bu her zaman böyledir, diyemeyiz, fakat emme bir dönem (0-1 yaş arası diyebiliriz) ve o dönemin yaşanması gerekiyor. Bebeğin önce emmesi, sonra çiğnemeye geçmesi gerekiyor. Başa dönecek olursak, bebek tutunma ihtiyacıyla doğar. Emme aynı zamanda bir tutunmadır, bebeğin annesinin memesi aracılığıyla hayata tutunması söz konusudur.

    Annenin kendi emme deneyimi ya da annesiyle ilişkisinin mahiyeti de önemli mi?

    Annenin annesini emmemiş olmasından çok, annesiyle olan ilişkisi önemlidir. Dolayısıyla kişi, bebekliğinde annesini emmemiş olabilir, fakat ilişki telafi edilmiş ve kişi keyifli bir anneyi içselleştirmiş olabilir. Ve içselleştirdiği anne; kişinin anne olmasına, anneliği kabul etmesine, emzirmesine, bebeğiyle ilişki kurmasına yardım eder. Sonuçta annenin kendi annesiyle ilişkisi çok önemli 'Annenizle ilişkiniz kötüyse kötü bir anne olursunuz' diyemeyiz, böyle bir şey yok! Bir yerlerde ilişkiyi onarma şansınız hep var. Terapi süreciyle, iyi bir eşle, iyi bir dostla, bireysel farkındalıkla

    Anneyle kötü ilişki bebeği kolik yapıyor!

    Bebeklerde gaz sancısının (kolik) mide-bağırsak problemlerinden kaynaklandığı düşünülür, fakat çıkış noktası bebeğin anneyle kurduğu ilişkidir. Anne gergin olduğunda ve emzirme deneyimi keyifle yaşanmadığında; anne bebeğini tedirgin tutar ve bebek de bunu hisseder. Bir an önce karnını doyurup, memeden çekilmek ister. O yüzden hızlı hızlı emer ve dolayısıyla hava yutar. Bu, gaz olarak karşımıza çıkabilir. İngiltere'de yapılan bir araştırmada 5 yıl boyunca anne-babası olmayan çocuklar gözlenmiş ve bu çocuklarda kolik sorununa rastlanmamış. Yani, ilişki yoksa kolik de yok diyebiliriz...

    Hülya Yıldırım
    Akşam Gazetesi'nden alıntı.
  2. I$ık

    I$ık Gümüş Ufağı

    Tesbitler gayet doğru ve yerinde.
  3. benim bebeğim 3 aylıkken emmek istemedi ben sırf aman emsin diye ayakta dakikalarca emzirirdim şimdi bebeğim 11 aylık tam emmiyo malesef hasret kaldı bana bebeğimin hemen emmesi
  4. I$ık

    I$ık Gümüş Ufağı

    dönem dönem istemiyor bebekler emmeyi ama sen yılma devam et anne sütü bebekler için muhteşem bir besin.
  5. Bebekler bazen acemilik yapabiliyorlar Annelerde bu konuda biraz deneyim kazanırsa bebekler emerler
  6. kesinlikle annenin sabırlı olması gerekiyor
  7. Yeni doğmuş bebek emmiyorsa yada emiyormuş gibi yapıyorsa anne buna çok dikkat etmeli.
  8. Nursena

    Nursena Admin

    1 aylık bebeklerde bazen emmeme sorunu olur emiyormuş gibi yaparlar emmezler.
  9. benim bebeğim emzirmeye basladıgım andan itibaren hiç reddetmedi:)
  10. Murat

    Murat Yönetici

    a) Kucaklama: Pek çok anne için rahat bir yöntemdir ve en sık uygulananıdır. Bebek, kucakladığınız kol tarafındaki memeyi emer.
    [​IMG]

    b) Ters kucaklama: Prematüre ya da kavramada güçlük çeken bebekler için uygundur. Emzirdiğiniz memenin tersi kolunuzla bebeği kavrayın diğer elinizle başa yada memeye destek olun
    c) Koltuk Altı: İkizlerde, büyük göğüslü annelerde, düz-çökük meme başı yada kavrama güçlüğünde uygundur. Emzireceğiniz göğsün olduğu koltuk altına doğru bebeğinizi uzatın
    [​IMG]

    d) Yatarak: Sezaryenle doğum, problemli vajinal doğum sonrası yorgun anneye dinlenme ve emzirme sağlar.Bebeğin yüzü ve bedeni size dönük olmalıdır.


    [​IMG]
  11. Misafir

    Misafir Misafir

    bebek emmiyorsa sorumlusu annedir demek bu konuda çok çabalamış elinden gelen herşeyi yapmış ancak yine de başarıya ulaşamamış benim gibi anneler için ne kadar acı verici bir cümle bunu düşünmüş mü acaba bu yazıyı kaleme alan zat?3.5 aydır bebeğim sadece geceleri emiyor ve ben usanmadan sürekli kendimi sağarak bebeğimi sütümden mahrum etmemek için çırpınıyorum.ama bu gibi yazıları okuyunca zaten az olan sütüm üzüntüyle daha da artıyor.herşey her zaman insanın elinde olmuyor insanın istediği gibi olmuyor.lütfen böyle sert cümleler kurup üzüntü içinde olan anneleri daha da üzmeyin...
  12. Misafir

    Misafir Misafir

    6 gün oldu sezeryanla doğum yaptım oğlum biberon emzik emiyor ama mememe yaklaştırınca çok ağlıyor hiç istemiyor :(çok üzülüyorum

Sayfayı Paylaş

Misafirler bu sayfaya şu kelimeleri arayarak geldiler:

  1. bebekler neden emmez

    ,
  2. bebeğim emmiyor

    ,
  3. bebeğim emmiyor ne yapmalıyım

    ,
  4. bebek neden emmez,
  5. bebegim mememi almıyor,
  6. bebek emmiyorsa,
  7. bebeğim memeyi almıyor,
  8. bebeğim neden emmiyor,
  9. emmeyen bebek nasıl emer,
  10. bebek neden emmek istemez