Balayı Üzerine Herşey

Konu, 'Evliliğe Hazırlık' kısmında Nehir tarafından paylaşıldı.

  1. Nehir

    Nehir Bölüm Yöneticisi

    Seçiminiz her ne olursa olsun...

    Dünyanın hiçbir ülkesinde bulamayacağınız sıcaklığın; birbirinize bakarken gözlerinizden yayılan sıcaklık olduğunu;

    Susuzluk çektiğinizde sevdiğiniz insanın uzatacağı bir bardak suyun vereceği ferahlık hissini; hiçbir denizin size sunamayacağını;

    Binlerce insanın arasında olsanız bile sadece "onun" varlığını hissedebilmenin ayrıcalığını yaşayabileceğinizi;

    Bir kulübede geçirilecek başbaşa birkaç günün; sevginin o sihirli gücü sayesinde paylaşılacak en değerli zaman haline gelebileceğini sakın unutmayın...


    Zordur zor… Ailesi, biricik, küçük prenseslerini ne emeklerle büyütmüş, kimlerden, nelerden sakınmış, hangi kötülüklerden arındırmış, nerelerde hangi zorluklarla okutmuş, bir dediğini iki etmemiş, yememiş-yedirmiş, içmemiş-içirmiş, hastalıkta, sağlıkta yanında olmuş, kaç geceleri başucunda uykusuz geçmiş, okul önlerinde, hastane köşelerinde saatlerce beklemiş.

    Doğrusu ya; Kızları da ailesini hiç üzmemiş. Onların onuruna, namusuna „halel“ getirecek hiç birşey yapmamış. Onların tek beklentisi olan tahsilini de bir güzel tamamlamış. Güzel kızımız da yıllarboyu, iç huzuru ve çevresinin de etkisi ile kendisine ve ailesine layık, efendi, saygılı, tahsilli „beyaz atlı prens“ini beklemiş. Ve sonunda bulmuş da…

    Sevgili oğlumuzu da sokaktan bulmadık ya. O da aslında anababa kuzusu, aynı emeklerle büyümüş, büyütülmüş. Şimdi iyi bir işi, gelecek vaad eden bir kariyeri var. Ehh artık neslin devamı gereği iyi bir aile kızıyla (ne demekse), yani kendilerine layık bir gelin adayı ile başgöz etmenin, torun torba sevmenin zamanı.

    Her ne kadar „yok artık bu zaman da ailenin istediği kızı mı (oğlanı mı) seçecekler?“ derseniz deyin, bu böyle. Gerisi laf. Beynimizin ta dibinde, bizlere bunca emek verip eğiten, başucumuzda bekleyen, öpücükler vermeden, masal anlatmadan uyutmayan, besleyen, büyüten, yok nedir hissettirmeyen bu kutsal varlıklarımızı nasıl yok sayabilir, onların olurunu almadan ya da onları çiğneyip gönlümüzün "konduğuna“ varabiliriz. Ne dersek diyelim, bu gerçeği yadsıyamayız. Ayrıca „burnunun dikine gidip, sürüm sürüm sürünenleri“ de görmedik mi, bize örnek göstermediler mi? Zaten onların da kimseyi seçtikleri yok ki, yine biz seçip onlara onaylatıyoruz. Hepsi bu…

    Kız bulundu, oğlan bulundu. Çocuklar birbirlerini, aileler çocukları tanıdı. Sevdiler de birbirlerini. Her ikisi de ve aileleri de mutlu… Bu iş bitti… mi? Siz öyle sanın. Asıl masal şimdi başlıyor.

    Şimdi ailelerin tanışma faslı. Haydi erkek tarafı „eller cebe“. Öyle kuru bir çikolata, çiçek ile gidilmez. Bu bitti. Şimdi isteme, sonra Söz faslı, o da bitti şimdi nişan… Aman canım, o aile içerisinde hallolsun. O kadar masrafa ne gerek var. Ev arandı, öyle her semt olmadı, 2 oda da yetmedi ama sonunda bulundu. Beyaz eşyalar, mobilyalar, diğer detaylar v.s. Sıra geldi düğüne. Önce davetiye ve hediye faslı…Anasına, babasına, bacısına, kardeşine, halasına, teyzesine v.s. Düğün illa „................“de olacak, ailemize orası yakışır. Ayrıca; kız tarafı 150 kişiden aşağı olmamak üzere Yemekli, Canlı müzik+Dj, Çiçek süslemesi, havai fişek, illa ünlü modacı veya butik bilmem kim’den gelinlik, kızımıza takılar, v.s. Canınız çıktı dimi.? Sakın gelin arabasının arkasına „BABAM SAĞOLSUN“ yazdırmayı unutmayın.

    Sıra şimdi? „BALAYI SEYAHATi“ nde. ki burası beni ilgilendiriyor.

    BALAYI TURLARI Üzerinde en hassas durulması gereken turlardır. Hem operasyon zorluğu açısından, hem de ömür boyu unutulmaması açısından çok hassastır. Kişiye özeldir. Öncelikle müşteri(leri)nizi iyi tanımanız gerekir. Kız „romantik“, oğlan „bitse de gitsek“ tarzında ise yandınız.

    Karşınıza geldiklerinde; Kız; Business Class uçuş, Limuzinle karşılama, Deniz Uçağı ile adaya transfer, deniz üstü bungalow hayal ederken, oğlan gözlerini kızdan kaçırarak, yarı yalvaran bakışlarla „abi yapma, kıyma bana“ der gibi „sen yabancı değilsin. Şu senin 199’luk bir „…….“ Turun var ya, işte bize ordan bi yer ayarla“ bakışındadır ki bu durumda iki arada bir derede kaldınız demektir. Delikanlı; „Bendiniz; 3 evlilik, 3 düğün, 3 de balayı seyahati geçirmiş bir ağabey olarak seni benden daha iyi anlayanın alnını karışlarım ama…“ Aması var. Sen bu gelin kızımızın isteklerini yerine getirmezsen „ömür boyu çekeceklerinin“ hesabını yaptın mı? Ha bu arada bu iş olmasa biz nasıl geçineceğiz hiç düşündün mü? Haydi evlat, eller cebe..

    Peki Bunun arası var mıdır?

    Vardır… Öncelikle çiftler kültürel ağırlıklı mı, yoksa „sejur“ diye nitelendirdiğimiz deniz-kum-güneş tarzı bir balayı seyahati mi istediklerine karar vermelidirler. Ve en önemlisi „BÜTÇE“. 500 Euro bütçe ile 2 kişilik Bora-Bora hazırlamamıza imkan yok. Hele ki yukarı da belirttiğimiz „özel isteklerle…“. Bu durumda çiftlerin kafa kafaya verip „biz balayı seyahati için şu kadar bütçe ayırdık“ demeleri gerekiyor. Merak edilmesin, acente 1000 Euro!ya mal ettiğini 1500’e satamaz. Uçağın, otelin fiyatı belli, e artık internet denilen bir canavar da var. Acentenin karı ya %5 tir ya da %10. O kadar da olsun artık. Sonra o bütçeye karşın acenteden alternatifleri, tavsiyeleri alabilirler. En düşük bütçeye göre bile kendilerine özel bir şeyler çıkabilir. Ör. 199 Euro’ya satılan 3* Sharm El Sheikh veya 399 Euro’luk uzakdoğu turunda ayrı bir butik otel verilebilir, Oda süslenebilir, transferi limuzin ile yapılabilir, bir gece limuzin ile akşam yemeğine götürülünebilir. Kısaca Balayı çiftine kendilerini özel hissettirilebilir.
     
  2. i

    irem Yeni Üye

    İşin en güzel yanıda balayııı bütün kalabalıktan uzaklasıp eşinle birlikte kafa dinliyorsunn
     
  3. N

    Nursultan Yeni Üye

    balayı yeni evlenenler için çok önemli bir unsur
     
  4. B

    Badem Yeni Üye

    Balayı seçimi gerçekten çok önemli
     
  5. Venom

    Venom Bölüm Yöneticisi

    Birlikte olduktan sonra balayina nereye gidildigi cokta önemli degil fikrimce.. Önemli olan beraber olmak degil mi?
     
Kutucuğu Tıklayın:
Taslak kaydedildi Taslak silindi
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş