Ayla Dikmen Biyografi-Ayla Dikmen Kimdir?

Konu, 'Önemli Kişilerin Biyografileri' kısmında Almira tarafından paylaşıldı.

  1. A

    Almira Yeni Üye

    Ayla Dikmen



    [​IMG]

    Ayla Dikmen (1944 - 1990)



    Ayla Dikmen 25 Mart 1944’te Kütahya’da doğdu.

    Baba Ali Rıza Dikmen ve anne Bedriye Dikmen’in en küçük çocuklarıydı. Müziğin baş köşeye kurulduğu bir evde gözlerini açtı hayata. Baba piyano ve ud hemen hemen her gününü anne ve babasını dinleyerek geçirdi.



    Küçüklüğünde ‘haylaz’ bir çocuk olduğu söylenir. Elbisesini ters giyip bisiklete binmeleri aile ve akrabalar arasında en çok konuşulan konuymuş; aynı zamanda yüzlere tebessüm yerleştiren gülümseten bir konu.



    İlk büyük zorluklarla dinlemeye çalıştığı Kahire Radyosu’ndan öğrendiği Batı müziği şarkılarını (İngilizce olarak) seslendirdi.



    Lise çağı bitince Ankara’ya gitti ve burada Ankara Yüksek Ticari İlimler Akademisi’nde eğitimine devam etti. Bu eğitimi sırasında TBMM’de ‘stenograf’ olarak da çalışmaya başladı. Ardından da ‘sekreter’ yetiştiren bir okulda stajyer öğretmenlik yaptı.



    Müzik ile profesyonel olarak ilgilenmeye başlaması İlham Gencer sayesinde oluyor. Gencer Dikmen’i dinledikten hemen sonra orkestrasına katılmasını teklif eder. Yüzbaşıoğlu’nun orkestrası oldukça önemli bir orkestradır ve bu orkestrada ‘kadın solist’ olmak Dikmen’in hayal dahi edememiş olduğu bir durumdur.



    NİKSARIN FİDANLARI

    Şerif Yüzbaşıoğlu Orkestrası ile başlayan prova ve çalışmaların ilk sonuçları 1964 yılında yapılan 2. “Boğaziçi Müzik Festivali”nde alınır. Festival jürisi İletişim tarafından yayınlanan “Hafif Türk Pop Tarihi” adlı kitapta şöyle anlatılır.



    “Robert Kolej ancak ‘en iyi beste’ dalında (‘You’ adlı şarkı ile) üçüncülük ödülü ile yetinmek zorunda kalmıştır.”



    Bu festival biter bitmez Erol Büyükburç ve Tanju Okan yerleştirilmiştir.



    Hem Şerif Yüzbaşıoğlu’nun hem de Dikmen’in çok önemsediği Balkan hayali Türkiye Müzisyenler Sendikası’nın kararı ile gerçekleşememiştir ama bu geçici bir durumdur. Dikmen ve arkadaşları bir yıl sonraki festivalde Balkanlar’ın yolunu tutacaktır. İkinci kere gidilecek olan bu festivalin hikayesi ise “Hafif Türk Pop Tarihi”ne şöyle yansır:



    “1965 yılının Temmuz ayı da Spor ve Sergi Sarayı’nda verir. Hava Kuvvetleri Dans Orkestrası ve Şevket Uğurluer Orkestrası’nı müteakiben millilerimiz sahneye çıkar ve resmen yer yerinden oynar. ‘4.000 seyirci’ kendinden geçmiştir. Orkestranın solistlerinden Ayla Dilmen’in ‘şahane tuvaleti içinde hakiki bir Türk lokumu’ olduğunu yazar gazeteler.”



    İLK PLAK

    Dikmen’in festivalde seslendirdiği “Niksarın Fidanları” adlı şarkının plak olarak yayınlanması ise 1966 yılında gerçekleşir. Melodi firmasının yayınladığı bu plak ile birlikte Dikmen’in ünü dört bir yanı saracak boyu uzar gider servi dal gibi…” dizeleri fanatik taraftarlarca takımlarını desteklemek için seçilecek ve Dikmen’in bu şarkısı (hiç şüphesiz sözleri epeyce değiştirilmiş bir biçimde) yıllar yılı ‘tezahürat’ın bir ‘tezahür’ü olarak yankılanır…



    KALBİME YAZDIM ADINI

    Bu tezahürat döneminin ilk sonucu ovalayıp kırpıştırmaktan o gün doğru dürüst çalamamış sanatçı. Sahneden indikten sonra kıyameti koparmış ama bu muzipliği yapanları bulamamış. Gerçeği bu yazıyı okurken öğrenecek…”



    Netfon’a yapılan şarkılar – plaklar birikince bu albümün Netfon ve Dikmen arasındaki işbirliğinin son halkası olduğunu düşünür; böyle düşünenler yanılmaz da.



    Ama bu albümden hemen önce 1981’de nikah” diye bir başlık atacak ve bu konuyu sayfalarına taşıyacaktır.



    “Nişandan nikaha kadar geçen sürenin fazla uzamaması gerektiği yolunda yaygın bir düşünce vardır toplumda. Aradaki sürenin uzaması halinde birçok tatsız olayın çıkacağı sanılır. Ama bu düşüncenin geçerli olmadığını ispat edecek bir çift var sanat dünyamızda: Ayla Dikmen – Enis Berki çifti. Bundan on üç yıl önce tanışmışlardı. Aralarında başlayan candan arkadaşlık ardından da büyük haberi veriyor: Bu yılın sonuna doğru evlenmeyi düşünüyoruz...”



    AÇTIK AŞK DEFTERİNİ

    Dikmen hem de Dikmen’in yaygınlaşan ünü nedeniyle artan talebi karşılamak için Dikmen’in ikinci albümünü yayınlar.



    Bu ikinci albüm de bir anahtarın bir kilide girişi gibi) eklenmekte-yapışmakta ve albüme bir ‘hatıra defteri’ havası vermektedir.



    Dikmen hit şarkı yaratılabilecektir.



    OLACAK OLACAK

    Ama bu albüm sonrası her şey (80’li yıllar boyunca) düzgün ya da yolunda gitmez. Ülke derin bir karanlığa gömülmüş ve bu karanlıkta ‘müzik’ (en azından pop müziği) derinlerde bir yerlere itilmiş en azından ‘makul’ bir yola girmesini beklemek dışında kimsenin elinden bir şey gelmemektedir.



    ‘Müzik’ adına her şey o uzun ve bitmek bilmez bekleme zamanlarında ciddi sağlık sorunlarıyla boğuşmaya başlamış ve bu boğuşma sırasında ister istemez müzik ve şarkılar Dikmen’in hayatında geri plana düşmek zorunda kalmıştır.
     
  2. H

    Hoca Yeni Üye

    46 yaşında rahim kanserinden vefat etmiş.
     
  3. M

    Muhibbi Yeni Üye

    bir kadin vokali ancak onunki kadar ozgun olabilirdi
     
Kutucuğu Tıklayın:
Taslak kaydedildi Taslak silindi
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş