Alkol Ve Madde Bağımlılığı Hakkında Bilgi

Konu, 'Psikoloji' kısmında Almira tarafından paylaşıldı.

  1. A

    Almira Yeni Üye

    Amerika Birleşik Devletleri'nde toplumun % 90’ı yaşamının bir döneminde alkol aldığı okul) karşılaşmıştır. Hala yılda 200.000 kişi alkole bağlı bir sorundan ölmektedir.



    Otomobil kazalarında % 75 bağımlılık yapan diğer uyuşturucu maddelere de öncülük etmektedir.

    Kentlerde kırsala göre daha yaygın olan alkolizm birinci derece akrabalarında alkol bağımlılığı olanlarda 7 kat daha fazla görülmektedir.



    Alkol Bağımlılığının Tipleri vardır:

    Psikolojik bağımlılık safhasında kişi ruhsal ya da bedensel bir sıkıntıyı gidermek için olağandışı haftalar bazen de aylarca süren bu dönemleri daha sonra hatırlamayabilir. Bu son safha kişinin psikososyal yıkımının en üst düzeyde olduğu ve alkolün kişiyi adeta esir ettiği safhadır. Şiddetle tedaviye ihtiyacı olduğu bir dönemdir. Çünkü alkole bağlı ölümler ve zehirlenmeler ve kalıcı bozukluklar bu safhada oluşur.



    Alkole bağlı psikiyatrik ve bedensel hastalıklar çok ağır seyreden hastalıklardır. Deliryum tremens denilen bir tablo vardır ki alkolün kesilmesinden sonraki 48 saat içinde ortaya çıkan bilinç bozukluğudur. Bilinç bozukluğu çevrede olan bitenin farkında olma düzeyinin azalması şeklinde görülür. Hasta gün içinde açılıp kapanmalar gösterebilir. Bu dönemde eğer gerekli tıbbi müdahale yapılmazsa ani kalp ve solunum durmalarına bağlı ölümler ve kalıcı bunamaya giden şiddetli bozukluklar görülebilmektedir.



    Uzun vadede alkol paranoyası karaciğer ve pankreası tutan kanserler sık görülen hastalıklardandır.



    Madde Kullanımı Ve Bağımlılığı

    Öte yandan uyuşturucu madde kullanımı ise gittikçe büyüyen bir insanlık meselesi haline gelmektedir. Mesela 1962 yılında Amerika’da hayatı boyunca uyuşturucu madde ile karşılaşan insan sayısı nüfusun % 4’ü iken bu oran şimdi %33’e kadar ilerlemiştir. Uyuşturucu madde kullanımının yaşı da gittikçe düşmektedir. Önceden erişkinlerde görülen bu durum şimdi çocuklarda bile görülebilmektedir.



    Bütün dünyada sıklığı artan madde kullanımının ve bağımlılığının yaygınlığı ülkemizde de günden güne artmaktadır. Yeniden Sağlık ve Eğitim Derneği'nce Türkiye’nin uyuşturucu konusundaki ilk karşılaştırmalı araştırması niteliğini de taşıyan bulunabilirliği en fazla olan maddenin de sentetik hap olan ecstasy olduğu kaydedilmiştir.



    Yapılan araştırmaların gösterdiği önemli bir diğer sonuç da madde bağımlılığı ile kişilik bozuklukları arasında bir ilişkinin olduğudur. Ergenlik dönemi de kişilik olgusunun tanımlandığı ve madde ile ilk karşılaşmaların sıklıkla meydana geldiği bir dönem olarak son derece önemlidir. Ergenlik dönemindeki sorunlu kişilik yapılanmaları bu dönemde davranım bozukluğu olarak adlandırılırken kişinin yetişkin kategorisine geçmesi ile beraber kişilik bozukluğu tanı grubu içinde incelenir. Bu kişilik bozukluklarının ergenlik dönemindeki görünümleri ise umursamazlık Pasif Agresif Kişilik Bozukluğu gibi klinik tanımlamalarda belirleyici kişilik özellikleri olarak ele alınırlar. Bunlar içinde Antisosyal Kişilik Bozukluğu madde kullanımı bağlamında en sık görülen tablodur. AMATEM bünyesinde yapılan araştırmada madde kullanan kişilerde Antisosyal Kişilik Bozukluğu görülme sıklığı %30 olarak belirtilmiştir.



    Genel Sebepler

    1. Kişilik sorunları; özellikle aşırı güvensiz depresif ve içe dönük kişilerde madde kullanımı daha sık görülmektedir.



    2. Çevresel etkenler; Ailesinde madde kullanımı olan bireylerde risk daha çoktur. Mesela birinci derece akrabalarında alkol bağımlılığı olanlarda alkol bağımlılığı riski 7 kat daha fazladır.



    3. Çevrede madde kullanımının yaygın olması da riski artırmaktadır (arkadaş komşu v.s.). Genellikle özenti şeklinde başlayan madde kullanımı bağımlılığa kadar gitmektedir.



    4. Stres etkenlerinin olması riski artırır. Eğer kişide bir psikiyatrik rahatsızlık varsa uyuşturucu madde bağımlılığı %13 oranında görülmektedir.



    5. Aile içi iletişim ve paylaşım sorunlarının olması kişileri maddeye iten önemli bir etken olmaktadır.



    Bir Kişinin Madde Aldığından Şüphelendiren Şeyler Nelerdir?

    Madde kullanımının en korkulan sosyal sonucu gençlerde yaygınlığının artmakta olduğudur. Madde kullanan bir genci tanımak için dikkat edilmesi gereken noktalar şunlardır:

    • Geceleri çok sık dışarı çıkması ve bar disko gibi eğlence yerlerine çok sık gitmeye başlaması



    • Eski arkadaşlarını bir bir ve kısa sürede terk edip yeni ve çok sık beraber olduğu yeni arkadaşlıklar kurması ve kim olduklarından ailesine bahsetmemesi



    • Gece saatleri bile olsa gelen bir telefonla apar topar dışarı çıkması veya cevapsız telefonların sayısında belirgin artış olması



    • Çok para harcamaya veya istemeye başlaması



    • Ona ait olmadığını bildiğiniz eşyalarla gelmesi ve bunları bir daha görememeniz



    • Ani kilo kayıpları ve iştah sorunlarının olması



    • Uyku düzeninin bozulması



    • Göz çevresinde kızarmalar donuk bakışlar olması



    • Elde ve vücutta daha önce görmediğiniz titremelerin olması ve daha birçok aniden değişen sosyal ve fiziksel şartların olması.



    Birimimizde Bu Bilgilerin Işığında Nasıl Bir Yaklaşım Sergilenmektedir?

    Alkol ve madde kullanım bozuklukları psikiyatri dünyasında hekimin çaresiz kaldığı ve sınırlı imkanlara sahip olduğu hissini veren bozukluklardır. Bu kategoride yer alan kişiler genellikle tedavi edilemeyecek derecede kişiliği bozuk bireyler olarak algılanır. Hatta sağlıkçıların arasında bile bu kişiler için farkına varılmayan bir damgalama yaklaşımı vardır. “Madde kullanım bozuklukları zaten tedavi edilemeyen bozukluklardır hastanın da hekimine ve iyileşeceğine inanmasıdır.



    Tedavide başköşeyi tutan bu duygusal aşamayı başarıyla geçtikten sonra maddeyle somut mücadele başlamaktadır.



    Maddeyle mücadele her şeyden önce bir ekip işidir. Bir psikiyatri uzmanının yönettiği bu ekibin içinde psikolog tedavi başarısını büyük ölçüde artırmaktadır.



    Böyle bir ekibin oluşturulduğu merkezimizde çok önem verdiğimiz güven ve inanma felsefesi içinde madde kullanım bozukluğu için gelen kişileri önce rutin bir değerlendirmeden geçiririz. Değerlendirme ve tedavi aşamaları şu şekilde gelişmektedir;



    1. Acil değerlendirme; eğer madde kullanım bozukluğuna bağlı zehirlenme beyin haritası (kantitatif EEG) tetkikleri yapılır. Dâhiliye ve nöroloji tarafından değerlendirilip girişim gerektiren bir hayati durum olup olmadığı tespit edilir. Eğer kişinin o an ki durumu daha yakın bir gözlemi gerektiriyorsa yoğun bakım ünitesine alınır.



    2. Poliklinikte psikiyatrik değerlendirme: acil olmayan şartlarda poliklinikte görev yapan psikiyatri uzmanı kimlerle ve hangi branş hekimleriyle fikir alış verişi yapması gerektiğini tespit eder. Bu genel değerlendirilme aşamasından sonra özellikle madde kullanım bozukluğu olan kişiler için hazırladığımız tedavi programına başlanır.



    A. Biyolojik Destek Programı;

    Hem fiziksel hem de psikiyatrik tedaviyi kapsar. Madde kullanım bozukluğu olanlarda fiziksel hastalık gelişme riski yüksektir. Mesela kokain ve ekstazi gibi sempatik sistemi aktive eden maddeler kalp ve beyin damar hastalıkları iştahsızlık gibi durumların ortadan kaldırılması hedeflenir.



    Kişilerin psikiyatrik ve tıbbi değerlendirilmeleri ve tedavilerinin düzenlenmesinin ardından psikolojik ve sosyal desteğe yönelik terapi programlarına geçilir.



    B. Psikolojik Destek Programları;

    a. Bilişsel terapiler: Madde kullanım bozukluğu olan bireylerde bir zaman sonra adeta maddenin yarattığı bir kişilik oluşur. Sanki kişinin kendisi gitmiş ve madde kullanan yeni bir kişilik hâkim konuma geçmiştir. Bunun sonucunda kişinin bilişsel algıları bozulmakta hatta faydalı olduğunu savunacak kadar içgörüsüz bir hale gelir. Bazen de defalarca bırakıp başlamanın etkisiyle artık maddeyi bırakamayacakları şeklinde bir inanç gelişir ve bırakma konusundaki cesaretlerini iyice kaybederler. Bilişsel terapilerle kişide oluşan bu yanlış düşünce kalıpları düzeltilmeye ve içgörü kazandırılmaya çalışılır.



    b. Davranışçı terapiler: madde kullanan kişiler bırakma aşamasında özellikle yoksunluk dönemlerinde dayanamayıp istemeyerek de olsa tekrar madde alırlar. Buna sebep aşerme dediğimiz yoğun madde alım isteğidir. Bu isteğin ilaçlarla azaltılmasına ancak davranışçı yaklaşımlarla da desteklenme zorunluluğu vardır. Kişinin bu dönemde maddenin yerine geçebilecek bir alana yönlendirilmesine gayret edilir ve madde almaması için ne gibi davranışların geliştirilebileceği tespit edilir.



    C. Psikoteknik Uygulamalar:

    Neurobiofeedback (sinirsel ve bedensel geribildirim tekniği): Madde nini bırakılması ilk dönemlerde aşırı bir stres ve gerginlik oluşturmaktadır. Stres anında vücutta deri direncinin artmasına bağlı olarak uyuşma ve karıncalanma stres anında gelişen elektriksel beyin değişikliklerini normale getirmek için kullanılan kısmına ise ‘neuro-feedback’ yani sinirsel geribildirim adı verilir. İki yöntemin birlikte kullanıldığı şekline de ‘neurobiofeedback’ denilmektedir. Maddeyi bırakamama ve tekrar alma sebeplerinden en önemlisi bırakma döneminde ortaya çıkan sıkıntının kontrol altına alınamamasıdır. Bu durumda ortaya çıkan sıkıntı bulgularının bilgisayar ortamında azaltmaya yönelik manevralarla düzeldiğini gören kişinin hem cesaretinin artmakta hem de sıkıntısını kontrol etmeyi öğrenmektedir.



    RehaCom: Bu yöntem de beyin fonksiyonlarındaki bozulmalara bağlı olarak ortaya çıkan dikkat kusurlarını düzeltmede etkilidir. Bir manada bozulmuş dikkatin yeniden eğitilmesi ve yeniden geliştirilmesi için hazırlanmış bir yöntemdir. Madde kullanım bozukluklarında esrar ve hatta eroin bağımlısı kişilerden çok olumlu neticeler alınmaktadır. Bu psikoteknik uygulamaları hızla madde tedavisinde yerini almaya başlamıştır. ABD ve Avrupa’da yıllardır uygulanmaktadırlar.



    D. Rehabilitasyona Yönelik Terapiler:

    — Meşguliyet terapileri (Ergoterapi): meşguliyet terapileri boş zaman etkinlikleri olarak tanzim edilir. Yoğun madde alma düşünceleriyle meşgul olunmasını engelleme ve moral takviyesi için uygulanırlar. Kişiye uygun aktivitelerden boyama küçük atölye araçları sayesinde oyma ve ahşap eşya yapma gibi etkinliklerdir. Hastanede yatan bireyler için bir ergoterapi uzmanının kontrolünde her gün 1 saatlik seanslar uygulanır. Bazı ölçekler vasıtasıyla performansları ölçülür. Bu meşguliyet faaliyetlerinin hastane sonrasında da sürdürülmesi için planlar yapılır.



    — Sanat terapileri: Ebru çatışmalar tespit edilirken öte yandan rehabilitasyon ve rahatlama imkanı yaratılmaya çalışılır.



    — Müzikterapi (müzikle tedavi):

    Öncelikle müzikterapinin madde kullanımı olanlarda ne gibi etkinliklerinin olduğu ve bu konuda ne gibi araştırmaların yapıldığına değinelim;



    Müzikal etkinlikler kişilerin maddeyi bırakamayacakları uyumlulukta artma için bir çözüm yolu sunduğu ortaya koyulmuştur.



    Madde bağımlılarında bir diğer önemli konu olan motivasyonun ve tedaviye uyumun sıklıkla tehlikeye girmesidir. Uzun bir süreç olan madde tedavisinde zaman içinde kişide bireysel terapi ilaç ve yeni bir çevrede bulunma gibi diğer girişimlerinden daha zevkli ve bir o kadar da etkili bulunmuştur. Ayrıca bu tedavi yöntemlerine devam edilmesinin motivasyonu artırıcı olduğu belirlenmiştir. Bu türden aktivitelerin alkol içme davranışını da etkilediği ve alkol tüketimini %30 azalttığı gözlenmiştir.



    Madde bağımlılığında en önemli konu tekrar madde alımının kişinin bir daha madde alımını engellemek için günlük hayata başarılı ve sakin bir şekilde geçişine fırsat tanımaktadır.



    1970 yılındaki yapılan bir çalışmada romantik şarkılar gibi bilinen ve kişinin kültürüne yakın müziklerin dinletilmesi çok etkili bulunmuştur.



    Madde bağımlıları genellikle toplumda istenmeyen madde bağımlılığından kurtulmada çok önemli olan sosyal destekten mahrum bırakmaktadır. Müzik bu hastalarda sözel olmayan iletişimi ve paylaşım duygusunu artırır. Nitekim alkolizm tedavi merkezinde bir müzik aleti eşliğinde şarkı söylemenin tedavideki etkinliği incelenmiş ve içe kapanmış alkoliklerde grup etkinliğine katılımın arttığı tespit edilmiştir.



    Madde bağımlılığı tedavisi gören insanların tedavi kürü sonrasında yalnız kalmaları boşluk duygularını artırıp maddeye dönmelerini kolaylaştırmaktadır. Bu yüzden bağımlının tedavi sonrası süreçte yalnız kalmasına sosyal çevre değişikliği için de fırsat oluşturmaktadır.



    Alkoliklerde müzikle tedavinin; var oluşsal ve duygusal açıdan kendini ifade etme itimatsızlık duyguları azalmıştır (Jones 1998).



    Müzikle tedavi ve müzik seanslar esnasında kişilerin duygularını ortaya çıkarmada başarılı bulunmuştur.



    Şarkı yazma veya şiir yorumlama etkinlikleri şiir yorumlama ve şarkı yazma gibi müzikle tedavi girişimleri duygudurumu olumlu şekilde etkiledikleri gibi zihinsel performansı da artırmaktadır.



    Madde bağımlılarında maddenin bırakıldığı aşamalarda en önemli problemin maddeyi bırakmadaki başarıyı etkileyen en önemli parametredir. Eğer kişiye bu sıkıntılı devrede yardımcı olamazsanız maddeye gidişini önlemeniz neredeyse imkânsız hale gelir. Bu yüzden uzman sık sık gevşeme eğitimi vermeli ve bağımlının bunu seans harici zamanlarda da kullanmasını sağlamalıdır.



    Müzikle tedavi kişinin kendilik kavramını düzeltir ki madde bağımlılarında kendine güven ileri derecede azalmıştır. Çoğunda artık işe yaramayacakları unutulmuş olan birey olma idrakini yeniden oluşturmaktadır.



    Madde bağımlıları kendileri ve çevreleri için bir şeyler üretebilmek için maddenin şart olduğuna inanırlar. Bu yüzden madde alabilmek maksadıyla kendilerini toplumdan geri çekerler. Madde bağımlılarında görülen sosyal geri çekilmeyi ortadan kaldırmak için şiir ve ritim içerikli doğaçlama yöntemi kullanılmıştır. Böylece katıldıkları etkinlikler sayesinde elde ettikleri kazanımların kaybettiklerini düşündükleri şeylerden çok daha fazla olduğu kendilerine gösterilmiştir



    Yapılan çalışmalar ışığında görüyoruz ki müzikle tedavi duygusal boşluklarını maddeyle doldurmaya çalışan bağımlılar için maddeye karşı güçlü ve etkili bir alternatif olmaktadır. Bu da tedavide başarı şansını artırmaktadır.



    Merkezimizde uygun olan hastalar için haftada iki seans müzikterapi seansları tertip edilmektedir. Ayrıca her hasta için müzik saatleri oluşturulup bu saatlerde kişilerin eğlenmeleri dans etmeleri sağlanmaktadır.



    Sosyal terapiler: Kişinin hastanedeki arındırma tedavisinden sonra hayatında yeni bir sayfa açması ve kendisi için güvenli ve huzur verici bir ortam oluşturulması çok önemlidir. Bunun için hastane ortamında kazandırılmış beceriler ona göre bir çevre oluşmaktadır ve bu çevre yeniden içmeyi teşvik edici olmaktadır. Bu çevreden ve bu kültürden uzaklaşmak tedavinin en önemli aşamasıdır.



    ALKOL VE MADDE BAĞIMLILIĞI TANI VE TEDAVİ PROTOKOLÜ

    Tanı Protokolü:

    Ayırıcı Tanı (DSM IV’e göre)



    1.Özgeçmiş

    2.MCA Anamnez Formu

    CEEG / Brain Mapping ve/veya “Test Dose”



    Psikolojik Testler

    1.Hamilton Depresyon

    2.Hamilton Anxiety

    3.Beck Depresyon

    4.Beck Anxiety

    5.Stai Form 1-2

    6.SCL 90-R

    7.MMPI (Minnesota Çok Yönlü Kişilik Envanteri)

    8.Rorschach (Mürekkep Testi)

    9.TAT (Tematik algı Testi

    10. Conners’ Aile Değerlendirme Formu

    11.CBCL Aile Değerlendirme Formu

    12.CBCL Kişisel Değerlendirme Formu

    13.Strese Dayanıklılık Ölçeği

    14.Maudsley OKB Soru Listesi

    15.Alkol Kullanım Bozukluklarını Saptama Ölçeği



    “Neurobehavioral” Testler

    1.ADAS

    2.AAMI

    3.Modified Hachinski Scale



    Neuropsikolojik Testler

    T.O.V.A

    COGNITRON (Dikkat)

    DAUF (Sürekli Dikkat)

    SPM ( Muhakeme-Zeka )

    FVW (Verbal Bellek )

    NVLT (Sözel Olmayan Öğrenme)

    WAIS Memory

    Bender-Gestalt

    Bentont

    MMSE (Mini Mental Test)

    KKM

    McNair and Kahn Kendini Değerlendirme Ölçeği

    Global Deterioration Scale

    WMS-R

    MRI SPECT Görüntüleme



    Tedavi Protokolü:

    Yatarak Tedavi

    Farmakolojik Tedavi

    Bireysel Psikoterapi

    Sosyal Destek Çalışmaları

    Aile ile yapılan çalışmalar

    Arkadaşlar ile yapılan çalışmalar

    Etkileşim Grup Terapileri



    Bilgisaya Eğitim Modülleri

    1.Attention and Concentratıon



    2.Divided Attetion



    3.Vigilance



    4.Topological Memory



    5.Physiognomic Memory



    6.Memory for Words



    7.Verbal Memory



    8.Logical Reasoning



    9.Rewards for Children



    Neurobiofeedback

    1.Alpha training with relaxation



    2.Beta training with relaxation



    3. Beta training with fixation



    4.Alpha-Theta crossing training



    5.High Alpha Training



    6.High Beta Training



    7.EEG & EMG Feedback Combination Training



    8.EEG & GSR Feedback Combination Training



    9.EEG & BVP Feedback Combination Training



    10.Asimetric Hemisphere Training



    11.Full Combination (EEGBVP feedback instrument)



    Sonuç : MCA tanı ve tedavi protokolü. Tedavi ekibi tarafından rutin olarak seçeneklere göre uygulanır.



    TEDAVİ

    Alkol Zehirlenmesi ve Yoksunluk Ted.



    Belirtilerinin Tedavisi



    Alkol Yoksunluk Belirtilerinin Ted.



    ‘Deliryum Tremens’ Tedavisi



    • Ruhsal ve bedensel sorunların T.



    • Bağımlılığın tedavisi



    • Alkolü bırakma isteğinin Artırılması



    • Alkolden arındırma (Detoksifikasyon)



    Uzun Süreli Tedavi Yaklaşımları

    Psikoterapötik Yaklaşım

    İlaç Tedavisi



    ALKOLDEN UZAKLAŞTIRICI YA DA ALKOLÜ BIRAKMAYA YARDIMCI YÖNTEMLER

    Kendine Yardım Grupları-Adsız Alkolikler (AA)

    Bağımlıların % 10-40'ı alkole bağlı sorunlar nedeniyle tedavi görürler. Sonlanımın iyi olduğunu belirleyen göstergeler:

    • Sosyal destek sistemlerinin yeterli olması



    • Alkolü bırakma konusunda istekli olması



    • Eş ve yakınlarının ilgi ve işbirliğinin bulunması



    • Uygulanan başlangıç ted tamamlayabilmesi



    • Ayaktan tedaviye uyumu ve sürdürmesi



    Bu özelliklerin bulunması ilk 1 yıllık bırakma dönemi için % 60 oranında olumlu beklenti doğurur.

    Yapılan çalışmalarda 1 yıllık bırakma döneminin bulunmasının uzun dönem gidiş için olumlu bir gösterge olduğu vurgulanmıştır.
     
  2. I$ık

    I$ık Gümüş Ufağı

    Madde ve Alkol bağımlıgı hakkında güzel bilgier için teşekkürler.
     
  3. N

    Nicole Yeni Üye

    Umarım sigaraya alkole bağımlı olan herkez bağımsız hale gelir. Bu alışkanlıktan vazgeçemeyenler içinse kesinlikle tedavinin şart olduğunu düşünüyorum.
    Teşekkürler bilgi için.
     
  4. Venom

    Venom Bölüm Yöneticisi

    Cok guzel bilgi iceren bir konu olmus emege saygi cok tesekkurler .
     
Kutucuğu Tıklayın:
Taslak kaydedildi Taslak silindi
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş