ağız kokusu

Konu, 'Kulak Burun Boğaz Tedavisi' kısmında Nehir tarafından paylaşıldı.

  1. Nehir

    Nehir Bölüm Yöneticisi

    Ağız kokusu ; genellikle ağızda veya dişlerde bulunan bir sorunun habercisidir . Ağız veya dişlerde bir sorun bulunamadığı taktirde yapılması gereken bir doktora gidilmesi ve tıbbi bir sorun olup olmadığının araştırılmasıdır.

    Ağız kokusunun nedenleri ;

    Ağız kuruluğu ( Xerostomia ) : ağızdan nefes alma , kullanılan bazı ilaçlar , tükürük bezindeki bazı problemler sonucunda tükürük bezlerinin yeterli üretim yapmaması
    Dişlerin fırçalanmamış olması ( yemek artıkları , koku veren yiyecekler )
    Dişlerdeki çürükler
    Dişlerdeki iltihaplar
    Diş etindeki iltihaplar ve diş taşları
    Eskimiş ve deforme olmuş , yeterince temizlenmemiş hareketli ptotezler
    Hatalı yapılmış veya deforme olmuş olan kron-köprüler
    Sigara , tütün kullanımı
    Ağız ve dişlerde bir sorun yoksa akla gelen nedenler ;

    Solunum yollarındaki iltihabi rahatsızlıklar ( bademcik , boğaz , sinüs ve akciğer iltihapları )
    Sindirim sistemindeki bazı rahatsızlıklar ( gastrit , ülser gibi mide sorunları )
    Sistemik hastalıklar ( Diabet ( şeker hastalığı ) , böbrek hastalıkları )


    Ağız kokusu olmaması için gerekenler ;

    Dişlerin ( her yemekten sonra doğru bir şekilde ve yeterli sürede ) fırçalanması
    Diş aralarının ( günde bir kez ) diş ipi veya basınçlı su ile temizlenmesi
    Dilin fırçalanması
    Ağız ve boğazın anti-mikrobial gargaralar ile temizlenmesi ( floridli gargaralarla değil )
    Porselen köprülerin altının ( en az günde bir kez ) arayüz fırçası ile temizlenmesi
    Hareketli ( takıp-çıkarılabilen ) protezleri her yemekten sonra fırçayla temizlemek , yatmadan önce suya koymak
    6 ayda bir düzenli olarak diş hekimine kontrole gitmek
    Ağız ve dişlerdeki tüm sorunların giderilmesi
    Sigara kullanmamak
     
  2. d

    denizz Yeni Üye

    Halitosis denilen ağız kokusunun birçok nedeni olabilir. En çok görülen sebebi her gün dişinizi fırçalamamanız ve diş ipi kullanmamanızdır. Eğer yemek yedikten sonra oral hijyeninize dikkat etmezseniz ağzınızda bir miktar yemek artığı kalır. Bunlar bakteri ve küf biriktirerek kötü kokuya neden olur.

    Kötü kokuya sarımsak ve soğan yemek de neden olabilir. Yiyecekler sindirilip kana karıştığında yemeklerden aldığımız maddeler, verdiğiniz nefesle birlikte ciğerlerinizden çıkarak havaya karışır. Yediğiniz tüm yemekler vücudunuzdan atılana kadar kötü ağız kokusuna neden olabilir.

    Nasıl Oluşur?

    •Plak nedeniyle oluşan diş çürüğü ve diş eti hastalığı (Plak; mukus, tükürük, yemek artıkları ve bakterilerden oluşan yapışkan bir maddedir.)
    •Tütün ürünleri kullanmak.
    •İlaçlardan, tükürük bezi problemlerinden ya da ağızdan nefes almaktan kaynaklanan ağız kuruluğu (Bu durum ağzınızın temizlenmesi için yeterli tükürüğünüzün olmadığı anlamına kalır.)
    •Düzensiz yemek yemek
    •Ülsere neden olabilen bakterilerden kaynaklanan enfeksiyon (H. pylori)
    •Ağız enfeksiyonları
    •Soğuk algınlığı, sinüzit, bronşit ve bademcik iltihabı gibi diğer enfeksiyonlar
    •Diyabet, karaciğer ya da böbrek hastalıkları ve gastrointestinal problemler gibi diğer sorunlar
    Kötü Ağız Kokum Olduğunu Nasıl Bilebilirim ?

    Nefesini kontrol etmenizin en kolay yolu şudur:
    Parmağınızı yalayın ve tükürüğünüzün kurumasını bekleyin. Daha sonra kuruyan kısmı koklayarak nefesinizin nasıl olduğunu anlayabilirsiniz. </B>


    Nasıl Teşhis Edilir ?

    Eğer ağız kokusuyla ilgili bir şikayetiniz varsa diş hekiminize danışın. Doktorunuz ağzınızı, diş çürüklerini, plakları ve diş eti hastalıklarının olup olmadığını kontrol eder.

    Eğer hekiminiz ağzınızı sağlıklı bulursa sizi, ağız kokusuna neden olabilecek tıbbi sorunları kontrol etmesi için başka bir doktora yönlendirebilir.


    Ağız Kokusunu Nasıl Önleyebilirim ?

    Öncelikle şu yöntemleri deneyiniz:

    •Dişlerinizi daha iyi temizleyiniz. Dişlerin arasına sıkışan yemek artıkları pis kokulu plakların oluşmasına neden olur. Florür içeren bir diş macunuyla günde iki kez 2 dakika boyunca dişlerinizi fırçalayın ve günde bir kez diş ipi kullanın. İki diş arasını her temizleyişinizde diş ipinin temiz bölümünü kullandığınızdan emin olun.
    •Koku üreten bakterileri temizlemek için dilinizi, özellikle de arka bölümünü, fırçalayın.
    •Daha fazla su için. Sabahları oluşan kötü ağız kokusunun sebebi, geceleri vücudunuzun suyu tüketmesidir. Eğer fazla su içmezseniz nefesiniz ekşiyebilir.
    •Diş çürümelerine karşı florür ya da anti-bakteriyel içeren suyla ağzınızı çalkalayın.
    •Sigara, kahve, alkol, soğan ve sarımsaktan uzak durun.
    •Dişlerinizi fırçalayamazsanız, şekersiz sakız çiğneyin. Böylece asidin etkisini yok eden tükürük salgınız çoğalır ve plakların yok edilmesine yardımcı olarak nefesinizi temizler. Tatlandırıcı Xylitol içeren cikletler bakteri gelişimini engellemeye yardımcı olur.
    •Çay içmeyi deneyebilirsiniz. Laboratuvar çalışmaları, siyah ve yeşil çayın, ağızdaki kötü kokunun sebebi olan kimyasalları üreten bakterileri engellediğini ortaya koymuştur.
    •Eğer proaaa diş kullanıyorsanız, onları geceleri çıkarın ve iyice temizleyin. Mümkünse, uyurken ıslak kalmasını sağlayın. Küf , mantar ve bakterilerden temizlenmesi için onu proaaa temizleyici bir sıvının içinde bırakın. Ağzınızdaki, proaaain temas ettiği, her bölgeyi fırçalamayı unutmayın.
    •Check-up ve temizlik için düzenli olarak diş hekiminize ve dental hijyenistinize başvurunuz.. Böylece diş eti hastalıklarınızı ve diğer dental problemlerinizi kontrol edebilirler.
    •Ağız kokunuzu geçici olarak engellemek için gargara yapabilir veya diğer nefes temizleyicileri kullanabilirsiniz. Ancak nefesinizi temizlemek için başka bir şeyi devamlı olarak kullanmanız gerekirse, nedenleri ortaya çıkarması için öncelikle diş hekiminize başvurun.

    Eğer daha iyi bir diş bakımı nefes kokunuzu iyileştirmiyorsa, kötü kokunun diğer muhtemel sebeplerini değerlendirmesi için doktorunuzla irtibata geçin.
     
  3. d

    denizz Yeni Üye

    Ağız kokusu, insanı olumsuz etkileyen bir durum olarak bilinir.
    Erişkinler veya küçüklerin, yaşamlarında mutlaka ağız kokusundan şikayetçi oldukları zamanlar olmuştur. Bazılarının ise, bu durumdan şikâyeti kroniktir.
    Ağız kokusu; etkilediği bireyler için sosyal ve psikolojik yönden olumsuz bir durum haline gelmiştir.
    Kötü ağız hijyeni , dişler üzerindeki gıda birikimi, ağızdaki çürük kaviteleri , çekim yaraları , ülserler , dental ve tonsiller, apseler (diş ve bademcikle ilgili apseler) ; gingivitis, periodontitis ve stomatitis gibi diş eti hastalıkları , ağız kuruluğu , kıllı dil gibi ağız içindeki problemlerden oluştuğu gibi, üremi , diabetik ketoasidoz , karaciğer rahatsızlıkları , kronik pulmoner hastalıklar , mide rahatsızlıkları gibi sistemik nedenlerle de görülebilir.
    Diş hekimleri ağız kokusunun, lokal mi, yoksa sistemik faktörlere mi bağlı olduğunu tespit etmeli ve doğru teşhisi koyup ona göre tedavi yöntemini belirlemelidir.
    Solunum sisteminden gelen hava , ağızdan dışarı yayılırken oral kavitedeki (ağız boşluğu) kötü kokulu uçucu karışımla birleşerek dışarı çıkar ve kişilerin kendisini de, çevresini de rahatsız eden hoş olmayan kokular oluşur.
    Bu konuda yapılan araştırmalar sonucunda ağız kokusu vakalarının çoğunluğunun oral kaviteden kaynaklandığı tespit edilmiştir.
    Kötü ağız kokusunun oluşmasına etki eden faktörler arasında, tükürüğün önemli rol oynadığı kabul edilmektedir.
    Sağlıklı ağızdan alınan tükürüğe göre , periodontitisli ağızlardan alınan tükürüğün daha hızlı kokuştuğu belirtilmiştir.
    Aktif periodontitisli hastalardan alınan tükürükte çok parçalanmış epitel hücresi vardır . Ve bu hücreler önemli ölçüde bakterilerle kaplıdır. Ayrıca tükürükte zarar görmüş lökositler de mevcuttur. Lökositler, çok miktarda kükürt taşıyan aminoasitlere sahiptir ve bunlar uçucu sülfür bileşiği üretiminde kullanılırlar. Lökositler, periodontal hastalıklar sırasında göç ederek , periodontal hastalıklı bireylerin tükürüklerinda artarlar.
    Hem oral mukazadan serbest epitelyal hücreler , hem mikroorganizmalar, hem de lökositler bakteri plağına dahil olup dilin arka yüzüyle , dişlerin fizyolojik ve mekanik temizlemeye uygun olmayan bölgelerinde toplanır. Periodontitisli hastalarda bu duruma bir de dişetlerinden oluşan kanamanın eklenmesi ile tablo daha da ağırlaşır.
    Ağız kokusu oluşumu tükürük akımının azalması , uzun süre besin ve sıvıların alınmamasına da bağlıdır.
    Uyku hali buna iyi bir örnektir. Sabah kalkınca hissedilen ağız kokusu bu durumla ilgilidir.
    Aşırı tütün içimi, özellikle sigara tüketimi yalnızca kötü kokulu nefes oluşturmakla kalmayıp , bir de kıllı dil durumuna yol açar ki bu da besin artıklarının ve tütün kokusunun tutulmasına neden olur. Ayrıca tükürük salgısında azalma ve hastalık durumunun şiddetle artışına neden olur. Dilin arka bölümü mekanik olarak temizlenemediği için birikimler orada oluşur. Çoğu ağız kokusu durumlarının tedavisine dilin fırçalanması ile başlanır.
    Proaaa dişler, uygun yapılmamış kuron ve köprüler, ağız dokusuna uygun olamayan materyaller de ağız kokusunu oluşturan faktörlerdendir.
    Halitozis oluşturabilecek diğer durumlarsa postnatal sızmayla karakterize kronik sinüzitis , faranjitis, tonsillitis, sifilitik ülserler, burun tümörleri , ağız tümörleri , kronik bronşitis ve orofarengial kavitelerin habis neoplazmalarıdır.
    Nefesteki kokunun yoğunluğu yaşla birlikte artar. Ayrıca farklı yaş grupların spesifik ağız kokuları tespit edilmiştir.
    Buna göre yaşları 2-5 yıl arasında değişen küçük çocuklar, tonsillerinde barınan besin ve bakterilerden ötürü oluşan bir ağız kokusuna sahiptir.
    Orta yaş grubundaki kişilerde çok şiddetli biçimde sabah nefes kokusu oluşur.
    İleri yaş grubundakilerde ise ağız kokusu temiz olmayan proaaa ve akışkanlığını yitiren tükürüğün kokuşmasından kaynaklanır.
    Sistemik hastalıklar sonucunda da ağız kokusu oluşur. Bu durumun en iyi bilinen örneği diabettir. Bu hastalarda ağızdan aseton , tatlı, meyva kokusu duyulur.
    Nefesteki amonyak ve idrar kokusu , üremi ve böbrek yetmezliğini akla getirmektedir.
    Ciddi karaciğer yetmezliğinde nefes tatlımsı bir amin kokusu , taze kadavra kokusuna benzemektedir.
    Tatlı bir asit kokusu, akut romatizmal ateşi çağrıştırır. Kötü kokuşmuş nefes , çürümüş et kokusuna benzer , bu da akciğerin apseleşmesine ya da bronş iltihabının yayılmasıyla oluşan bronşiyektaziye işaret eder.
    Gastrointestinal bozukluklarda da nefes kokusu kötüdür. Duygusal yıkımlar da sindirimi etkiler ve vücut kimyası bazen nefesi etkileyebilir.
    C vitamini yetersizliği ile oluşan Kronik skorbüt hastalığı olan kişilerde de kötü kokulu nefese rastlanır.
    Yenilen yiyecekler de ağız kokusunda önemli rol oynar. Bir vejeteryan, çok fazla et yiyen bir kişiden daha az halitozise sahiptir. Çünkü sebzelerde protein maddelerin yıkım ürünleri çok azdır.
    Et genellikle yağ içerir ve gastrointestinal sistemde oluşan uçucu yağ asitleri kana absorbe edilip nefesle salgılanır. Sarımsak, soğan , pırasa, alkol vb. maddelerin dolaşım sisteminde önce absorbe edilip sonra da akciğerlerce hava olarak dışarıya verilmesiyle kötü koku oluşur. Aşırı alkol içimi mikrobiyal floranın değişiminde başlıca rol oynar ve halitozis oluşturan koku fermente edici organizmaların poliferasyonuna neden olur.
    Açlıkta oluşan ağız kokusu; pankreatik sıvının midede açlık periyodunda bozuşmasından kaynaklanır. Bu kokunun giderilmesi kolaydır. Hatta diş fırçalamasıyla bile ortadan kaldırılabilir.
    İlaçların sistemik etkisine bağlı olarak da halitozis oluşabilir. Bazı antineoplastik ajanlar, antihistaminler, amphetaminler, trankilizanlar, diüretikler, fenotiaminler , atropin benzeri ilaçlar tükürük üretimini azaltırlar ve böylece oral kavitenin kendi kendini temizleme yeteneği azalmış olur ve buna bağlı halitozis oluşur.
    Yaşlanma, çok sigara içimi , tükürük bezi aplazisi, 800 raddan fazla radyasyon tedavisi, kadında menopoz, yüksek ateş, dehidratasyonlu sistemik ve :):):):)bolik rahatsızlıklar, aşırı baharat kullanımı ağız kuruluğuna neden olur ve bu yüzden de halitozis oluşur.
    Diş hekimi ağız kokusunun tanımını yapmak için önce iyi bir muayene yapmalı, aldığı anamnezleri dikkâtlice incelemeli , basit yöntemlerle koku ayrımını yapmalıdır.
    Sistemik hastalıklarda oluşan kokular için medikal konsültasyona gidilmelidir. Kokuların lokal ya da sistemik faktörlerden oluştuğunun belirlenmesi oral kaviteden veya akciğerlerden kaynaklandığının belirlenmesi için hastaya basit bir yöntem uygulanır.
    Diş hekimi hastadan dudaklarını sıkıca kapatmasını ve nefesini burun deliklerinden bırakmasını ister. Bu durumda koku on cm. uzakta duran başka bir kişi tarafından değerlendirildiğinde, koku varsa sistemik faktörlerden kaynaklanıyor demektir.
    Hasta parmakları ile burnunu tıkayıp , dudaklarını da kapatıp soluk vermeyi bir an için durdurduktan sonra açıp soluk verdiğinde koku ağız yoluyla ortaya çıkıyorsa kokunun oral kavitedeki lokal faktörlerden kaynaklandığı söylenebilir.
    Koku bu şekilde basit bir yöntemle değerlendirilebileceği gibi, denemesi ve tekrarı kolay olan gaz ölçen monitörlerle de ölçülebilir. Yapılan klinik çalışmalarla lokal faktörlerin neden olduğu ağız kokusu olgularının %90’nın başarı ile tedavi edileceği tespit edilmiştir.
    Patolojik ve nonpatolojik orijinli halitozis genellikle patolojik durumun tedavi edilmesi ve oral hijyenin iyi derece de yerine getirilmesi ile düzelir.
    Periodontal ceplerin yok edilmesi , oral hijyenin geliştirilmesi gıda birikimine sebep olan yerlerin düzeltilmesi, çürük dişlerin tedavisi , restorasyonun mümkün olmadığı durumlarda diş çekimi , diş eti hastalıklarının tedavisi ile ağız kokusu ortadan kaldırılır.
    Yemek sonrası dil ve dişlerin fırçalanmasıyla da ağız kokusu etkili oranda azaltılabilir.
    Ağız kokusunu oluşturan bileşenlerin birincil alanı dildir. Sabah şiddetli ağız kokusundan şikayet eden kişilerde dişlerin ve dilin yemek sonrası fırçalaması ve ağzın bir gargara ile çalkalanması ile sorun kontrol altına alınabilir.
    Proaaa kullananlar proaaalerini fırçalayarak ve dezenfektan solüsyonlarda tutarak temizlemelidirler.
    Ağız kokusunu önlemek için doğal kaynaklardan da yararlanılabilir. Nane bunlardan biridir. Naneli sakızlar, şekerler kullanılabilir. Nanenin tükürük üzerinde de etkisi vardır. Naneli ürünlerin emilmesi tükürük oranını artıracak, tükürüğün alışkanlığını düzenleyecek , yiyecek artıklarının böylelikle uzaklaşması bir ölçüde sağlanacaktır.
    Sakız çiğnemek, çiğneme kasları , yanak ve dilin çiğneme hareketleri ile yakından ilgilidir. Sakız besin artıklarının taşınması ve uzaklaştırılması ile oral kavitenin temizlenmesini sağlar.
    Ağız suları, kokulu ürünler, naneli ağız spreyleri nefesteki kokuyu geçici olarak önlemeye yarayacaktır.
    Dr. Füsun Aydoğan
    İstanbul - 06.06.2001
     
  4. Venom

    Venom Bölüm Yöneticisi

    Arayip aramadigin herturlu bilgi bu konuda biriktirilmis agiz kokusu ile ilgili.

    Cok tesekkurler, emege saygi .
     
Kutucuğu Tıklayın:
Taslak kaydedildi Taslak silindi
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş