adet dönemi

Konu, 'Jinekoloji' kısmında Nehir tarafından paylaşıldı.

  1. Nehir

    Nehir Bölüm Yöneticisi

    Ergenlik çağının en önemli gelişmelerinden biri olan adet, genç kızlar için birçok soru işareti içeriyor. Adet görmek, bir kızı kadına dönüştüren işaretlerden en önemlisi. Bu konuda akılda tutulması gereken en önemli şey, tamamen normal olduğu. Birkaç istisna dışında her yetişkin kadın adet görmüştür. Bu milyarlarca kadın arasına katılan bir genç kızın hayatında çok büyük değişiklikler olmayacaktır. Adet görmek, eğlenmeye ve hayatın tadını çıkarmaya engel olmaz. Peki adet görme konusunda neleri biliyoruz neleri bilmiyoruz? Kafanızda bu konu ile ilgili oluşmuş her türlü sorunun cevabını burada bulabilirsiniz.

    İlk kez...
    Bir kız ergenlik çağına girdiğinde, ki bu genellikle 8-13 yaşları arasındadır, vücudu ve psikolojisi birçok değişiklikliğe uğrar. Vücudundaki hormonlar, göğüslerin büyümesinden boyun uzamasına kadar birçok yeni gelişme biçimine ayak uydurmaya başlar. Bir kız, göğüslerinin gelişmeye başlamasından 1-2 yıl sonra ilk adetini görür. Kızın üreme sisteminin bölümleri olgunlaşana ve birlikte çalışmaya başlayana dek adet görmesi mümkün değildir. Kızların iki yumurtalığı, iki dölyatağı borusu ve bir de rahimi olur. Her yumurtalıkta binlerce minik yumurta olur. Ergenlik hormonları hazır olduklarında yumurtalıklar estrojen ve projesteron adlı iki hormon üretmeye başlarlar. Bu hormonlar yumurtalıklardaki yumurtaları olgunlaştırır ve kızın vücudunu hamileliğe hazırlar. Ayda bir, bir yumurta olgunlaşır ve dölyatağını takip ederek rahime doğru yol alır. Eğer yumurta rahime ulaşıp sperm ile döllenirse rahimin yastıksı duvarına yapışır ve yavaş yavaş bir bebeğe dönüşür. Döllenmeyince ise ölür. Rahim bu yumurtayı kullanmayınca ayrıştırarak vajina yoluyla vücuttan atar. Buna adet denir. Kimi kızlar ergenlik çağına erken girerler, dolayısıyla adet dönemleri de erken başlar. Kimileri 9-10 yaşlarında adet görmeye başlarken kimileri ise 16-17 yaşına kadar bu deneyimi yaşamayabilir. Kimi kızların adeti 28 günde bir, kimilerininki ise 21, 30 ya da 45 günlük dönemler halinde sürebilir. Yeni adet görmeye başlamış olan kızlarda ise düzensizlik olabilir; ay atlayabilir, 2 ayda bir olabilir hatta iki adet dönemi arasında çok kısa zaman da geçebilir. Yaş ilerledikçe bu durum düzene girer. Kimi kızların adeti 2-3 gün kimininki 6-7 gün sürebilir. Adet kanamasının miktarı da kişiden kişiye farklılık gösterir. Tüm bir adet dönemi sırasında bir kadın ½ fincan kan kaybeder.

    Adet Öncesi Sendromu ve Sivilceler
    Kimi kadınlar adet dönemi sırasında ve öncesinde, kendilerinde vücut ve psikoloji açısından değişiklikler farkederler. Doktorlar bu değişikliklere neden olan sendromların nedenini tam olarak bilememekle birlikte hormonal değişikliklere bağlı olduğunu söylemektedirler. Adet döneminin ikinci yarısında vücuttaki projesteron miktarı yükselir. Sonra da adetin başlamasına yaklaşık 7 gün kala projesteron ve estrojen seviyeleri birlikte düşer. Kimi kadınlar adetlerinden birkaç gün ya da bir hafta önce kolayca huzursuz olduklarını ya da depresyona girdiklerini farkederler. Kimileri normalden çabuk sinirlendiğini, ya da normalden kolay ağladığını söyler. Bazıları belirli yiyeceklere karşı aşırı derecede yeme isteği duyar. Bu tip psikolojik değişiklikler adet öncesi sendromunun sonucu olabilir. Bu sendrom vücut hormonlarındaki değişikliklere bağlıdır. Hormon seviyeleri yükselip düştükçe fiziksel ve psikolojik duyguları da etkileyebilir. Kimi kadınlar tüm bunların yanısıra su birikmesi nedeniyle kendilerini şişmiş hissedebilirler, göğüsleri kabarıp ağrıyabilir. Bu sendromlar genellikle adet dönemi başlayınca sona erer ancak her seferinde yeniden kendini gösterir.

    # Adet öncesi sendromu yaşayanlar aşağıdakiler ile karşılaşabilirler: akne (sivilce)
    # şişme
    # halsizlik
    # sırt ağrıları
    # meme ağrıları
    # başağrısı
    # kabızlık
    # ishal
    # aşırı yeme isteği
    # depresyon, sıkıntı
    # huzursuzluk
    # konsantrasyon bozukluğu
    # stresle başetmede zorlanma

    Genç kızlarda adet döneminin belli zamanlarında sivilce görülmesi de az rastlanır bir durum değildir. Yine ergenlik ile bağlantılı olarak hormonlar bu sivilce ve döküntülerin nedenidirler. Yaş ilerledikçe bu sorun da seyrekleşir.

    Adet öncesi sendromları hafifletmek de mümkün...
    Adet öncesi semptomları hafifletmenin birkaç yolu var. Taze sebzeler ve meyveler ile düzenli beslenmek ve cips, kraker gibi yiyeceklerden uzak durmak yardımcı olabilir. Aynı zamanda tuz ve kafein tüketiminizi de azaltırsanız önemli ölçüde yarar sağlayabilirsiniz. Günlük egzersizler ve meditasyon gibi rahatlama teknikleri kimileri için işe yarayabilir. Uzmanlar tüm bunların yanısıra kalsiyum alımını arttırmanın da yarar sağlayacağını söylüyor. Bu durumda saldırın süte! Ağrı kesiciler ise baş ve sırt ağrılarına iyi gelebilir. Ancak sancılarınız bu şekilde geçmiyorsa doktora görünmekte fayda var.

    Düzensiz Adet ve Kabuslarımız Sancılar
    Vücudun düzenli bir adet çarkına sahip olabilmesi iki yıl alabilir. Bu bile kişiden kişiye değişir. Ortalama devir 21-35 gündür. Hormon seviyelerindeki değişiklikler nedeniyle kimi zaman 2 gün kimi zaman 7 gün sürebilir. Ay atlayabilir, iki adet arasında kısa bir süre geçirebilir, yok kadar hafif ya da çok kanamalı bir adet dönemi de yaşayabilirsiniz. Tüm bu düzensizlik adet planı yapmanızı bir felakete dönüştürebilir. Son adetinizden itibaren kayıt tutmayı deneyin. Şık giysilerinizin bir anda mahvolması korkusunu taşıyorsanız yanınızda mutlaka bir ped ya da tampon bulundurun. Adetinizin yaklaştığını nasıl anlayacaksınız? Eğer düzensizseniz vücudunuzun size verdiği ipuçlarına dikkat etmeniz gerekecek:

    # Sırtta ve belde ağrı ya da sertlik
    # Göğüslerde büyüme ya da ağrı
    # Başağrısı
    # Akne
    # Uykuda düzensizlik
    # Ruh halinde çalkantılar

    Doğum kontrol hapı almıyorsanız, hamile değilseniz ve mide ağrısı gibi başka semptomlar yoksa düzensiz adetinizin nedeni henüz genç olmanızdır. Ne yazık ki vücudunuzu bir düzene sokmanızın hiçbir yolu yok. Bazı kızlar 8-9 yaşlarında adet görmeye başlarken bazıları 16-17 yaşına kadar bunu yaşamaz. Bu hormonlarınıza ve ailenize bağlıdır. Birçok kız adet döneminin ilk birkaç gününde karın kramplarıyla kıvranır; bu durum çok yaygındır. Kadınların yarısından çoğu adetlerinin ilk gününde sancılanır. Kimi doktorlar bu krampların, rahim kaslarının kasılmasına neden olan bir kimyasal maddenin, prostaglandinin yol açtığını düşünmektedirler. Kişiye göre değişen bu kramplar sızılı, sancılı, şiddetli ya da çok hafif olabilir. Bu kramplar yaş ilerledikçe yok olabildiği gibi daha da kötüleşebilir. Birçok kız asetaminofen ya da ibrufen gibi ağrı kesicilerle adet kramplarını rahatlatabilir. Bu ağrı kesiciler işe yaramazsa doktora görünmek gerekir. Egzersiz yapmak kendinizi iyi hissetmenize yardımcı olur, bunun nedeni de endorfinleri rahatlatmasıdır. Ilık suyla dolu küvette uzanmak ya da mide üzerine sıcak kompres yapmak krampları tamamen geçirmez ancak kasların biraz rahatlamasına yardımcı olur. Eğer okula gitmenizi ya da herhangi bir aktivitede bulunmanızı engelleyecek kadar şiddetli sancılar çekiyorsanız doktorunuza görünün.

    Vajinal Akıntılarımda Değişiklik Olması Normal mi?
    Normal vajinal akıntının birçok amacı vardır; vajinayı temizleme, nemlendirme ve enfeksiyonlardan korunma, onlarla mücadele etme. Kişiden kişiye renki kıvam, miktar olarak farklılıkların görülmesi normal olsa da akıntıdaki kimi değişiklikler bir sorunu işaret edebilir. Eğer bir sorununuz olduğundan şüpheleniyorsanız yapacağınız en akıllıca şey zaman kaybetmeden bir jinekoloğa görünmek. Normal vajinal sıvılar renk ve kıvam açısından farklılık gösterse de en azından;

    # yapışkan ve elastik ya da yoğun ve yapışkan
    # beyaza yakın ya da şeffaf olmalıdır.

    Vajinal sıvılarda aşağıdaki noktalarda da dikkatli olmak çok önemlidir:
    # kokuda değişme; özellikle de kötü bir koku
    # renk ve kıvamda değişme
    # vajinal kaşıntı ya da yanma
    # adet dönemine ait olmayan vajinal kanama ya da leke

    Vajinal enfeksiyonlar anormal vajinal akıntıların ortak nedenidir.Bu enfeksiyonlar cinsel ilişkiye girerek de bulaşabilir. Bu enfeksiyonların belirtileri birbiriyle çok benzeşse de birtakım farklılıklar aranmalıdır:

    # Mantar enfeksiyonları akıntının köy peyniri gibi fazlaca beyaz ve yoğun olmasına neden olabilir. Mantar enfeksiyonu genellikle keskin bir kokuya sahip değildir ancak fazlaca kaşınır ve yanar.
    # Vajinal bakteri akıntının normalden daha fazla olmasına neden olur. Sıvı köpüklü ve grimsi renkte olur. Vajinal bakteri çoğunlukla vajinal sıvıların balık gibi kötü kokmasına neden olur.
    # Vajinal iltahap, cinsel yolla bulaşan yaygın hastalıklardan biri olup küf gibi kokar. Akıntı grimsi ya da yeşil-sarı olur ve yoğunlaşır. Vajinal kaşıntı ve idrarda yanma yapar.

    Normal dışı vajinal akıntınız olduğu takdirde bir jinekoloğa görünmek çok önemlidir. Özellikle de cinsel ilişkide bulunan kadınlar. Birçok cinsel ilişki yoluyla bulaşan hastalık vajinal akıntılarda değişikliğe ya da akıntıyı da etkileyen başka enfeksiyonlara neden olabilir.

    Adet sırasında cinsel ilişkiye girmekle hamile kalınır mı?
    Birçok insan adet sırasında cinsel ilişkiye giren bir kadının asla hamile kalamayacağını sanır. Oysa bu düşünce yaygın olsa da kanama sırasında hamile kalmak mümkündür. Bunun da iki nedeni vardır:

    # Her vajinal kanama adet görüldüğü anlamına gelmez. Bazen yumurtlama sırasında da bir kadında vajinal kanama olabilir; bu da en doğurgan zamanıdır. Yumurtlama sırasında bir yumurta yumurtalıklardan ayrılır ve dölyatağını kullanarak rahime doğru yol alır. Yumurtlama döneminde olan vajinal kanamanın adet ile karıştırılması ise çok normaldir.
    # Bazen yumurtlama adet dönemi sonra ermeden ya da adet dönemi bittikten sonraki birkaç gün sonra gerçekleşebilir. Her iki durumda da adetten önce cinsel ilişkiye girmek hamilelikle sonuçlanabilir.

    Ne zaman olursa olsun korunmadan cinsel ilişkiye girmek çok risklidir. Hamile kalma riski yanında cinsel ilişki yoluyla bulaşan, HIV, siğil gibi hastalıklardan birini kapma riski de vardır. Hamileliği ve bu tip hastalıkları önlemenin tek yolu ise her defasında prezervatif kullanmaktır.

    Tampon bekareti bozar mı?
    Birçok genç kız tampon kullandıklarında bekaretlerinin bozulacağından endişe eder. Ancak gerçekten endişelenecek bir konu değildir çünkü bakire, daha önce cinsel ilişkiye girmemiş kişidir. Tampon koymak cinsel ilişkiye girmekle aynı şey midir? Tabii ki hayır! Bakire kızların genellikle vajinayı kapayan ince bir zarları vardır. Bazı kızlarda, ilk cinsel ilişkiye girişlerinde bu zar yırtıldığından az bir kanama olur. Tampon koymanın bu zarı yırtması ihtimali vardır ancak bu kesin değildir. Zarda zaten delikler vardır; yoksa nasıl adet görülebilir ki? Bir tampon zarı yırtsa da cinsel ilişkiye girmemiş bir genç kız bakiredir.
     
  2. I$ık

    I$ık Gümüş Ufağı

    Bilgilendirme için teşekkürler canımm.
     
  3. Nehir

    Nehir Bölüm Yöneticisi

    rica ederim canımm
     
  4. kül

    kül Yeni Üye

    paylaşım için teşekkürler NEHİR'CİM
     
  5. M

    Mina Yeni Üye

  6. S

    Sonbahar Yeni Üye

    vucut tümüyle hassaslaşıyo hastalanıyo
     
  7. Nursena

    Nursena Admin

    Kadın üreme fizyolojisi ve adet döngüsü Doğurganlık çağında kadın genital sistemi her ay yeni bir gebelik için hazırlanır Ergenlik döneminden itibaren kadın genital sistemi her ay yeniden hamilelik için hazırlanır. Gebelik gerçekleşirse bu döngü doğuma ve sonrasındaki loğusalık ve emzirme döneminin bir aşamasına kadar duraklar. Gebelik oluşmazsa bir sonraki ay aynı olaylar yeniden tekrarlanır.bu nedenle erkek genital sisteminin aksine kadınlarda tipik bir ‘döngü’ sözkonusudur. Bu döngü henüz tüm detayları çözülmemiş olan oldukça karmaşık mekanizmalar barındırır. Burada genel hatlarıyla bu adet döngüsü (menstruel siklus) hakkında bilgi vermeye çalışacağız.

    Adet kanamasının ilk günü siklusun 1. günü kabul edilir.Genel olarak 28 günlük sikluslar normal kabul edilse de bir sonraki adet kanamasının ilk gününe dek süren döngü.

    Adet döngüsü belli mekanizmalarla birbirini etkileyen 4 kompartmanda incelenebilir .



    1.Uterus ve Endometrium ( Rahim ve Rahim iç zarı) : 1. kompartmanda adet döngüsünde başlıca rolü endometrium(rahim iç zarı) üstlenir. Endometrium her ay yeni oluşan bir gebeliğin yerleşmesi için hazırlanır.Gebelik oluşmazsa adet kanamasıyla önemli bir kısmı atılır ve yeniden aynı hazırlık başlar. Endometrium 2.kompartman olan overlerden (yumurtalık) salgılanan östrojen ve progesteron hormonlarına duyarlıdır.Adet kanamasının başlamasından itibaren bir sonraki ayda oluşabilecek bir gebeliğin endometriuma yerleşebilmesi için uygun ortam hazırlanmaya başlar.Önce östrojen (Estradiol= E2) etkisiyle endometrium kalınlaşır. Ovulasyonun (yumurtlama) gerçekleşmesinden sonra progesteron salgılanmaya başlar ve bu hormonun etkisiyle endometrium gebelik ürününün yerleşmesi için uygun hale gelir. Gebelik gerçekleşirse overlerden progesteron salgısı devam eder.Gerçekleşmezse 14 günlük bir süre sonunda overlerden hem östrojen hem de progesteron salgılanması azalır ve endometriumun yüzeyel tabakası adet kanamasıyla dökülür. Overlerden östrojen ve progesteron salgılanması 3.Kompartman olan Hipofiz Bezi tarafından kontrol edilir. Hipofiz bezi beyinin alt kısmında yeralır ve vücuttaki iç salgı bezlerinin çalışmalarını kontrol eden bir merkezdir .Overlerin çalışması da Hipofizden salgılanan FSH ve LH hormonlarının denetimindedir.En üstte yeralan 4. Kompartman beyninin Hipotalamus adı verilen kısmıdır. Bu bölgeden Gonadotroin Salgılatıcı Hormon (Gonadotropine Releasing Hormone = GnRH) salgılanır.GnRH ,ikinci kompartman olan Hipofiz bezinde ortak isimleri Gonadotropin olan FSH ve LH hormonlarının salgılanmasını düzenler.
    Overler (Yumurtalıklar):
    Bir kız bebek dünyaya geldiğinde yumurtalıklarındaki toplam oosit(yumurta hücresi) sayısı sabittir ve daha sonra hayat boyunca yeni oosit oluşmaz.Ergenlik çağından itibaren her ay gelişimlerinin bir safhasında duraklamış halde primordial follikül adı verilen yapı içinde bulunan bu oositlerden bir grubu (yaklaşık 8-10 adedi) gelişimlerinin sonraki aşamalarına geçiş gösterir. Bu folliküller içindeki hücrelerden östrojen salgısı hipofizden salgılanan FSH ve LH hormonunun etkisi ile giderek artar Bir süre sonra bu bir grup follikülden biri diğerlerinden daha fazla büyür ve adet döngüsünün 12-13. günü yaklaşık 2 cm çapında içi sıvı dolu bir kistçik haline gelir bu büyüklükteyken ultrasonografide rahatlıkla görülebilir. Dominant follikül adı verilen bu ufak kistçik içinde o ay döllenmeye hazır duruma gelen olgunlaşmış oosit(yumurta hücresi) bulunur.

    Adet döngüsünün ortalama 14 gününde dominant folikül çatlar ve yumurta hücresi fallop tüplerinin uç kısmında ‘fimbria’ adı verilen parmaksı çıkıntılar tarafından kavranarak tüp içine alınır.

    Overde duvarı yırtılan ve içindeki oositi kaybeden folikülün yapısı değişmeye başlar ve bu dönemden sonra corpus luteum (sarı cisim) olarak isimlendirilir. Sarı cismin görevi progesteron hormonu salgılayarak olası bir gebelikte endometriumu(rahim iç zarı) gebelik ürününün yerleşmesine uygun hale getirmektir. Gebelik oluşmazsa yaklaşık 14 gün sonunda sarı cismin hormon salgılama kapasitesi azalır ve adet kanaması başlar.Gebelik oluşursa gebelik hormonu olarak bilinen HCG etkisiyle sarı cismin ömrü uzar ve gebelik corpus luteumu (corpus luteum gravidarum) na dönüşür. Gebeliğin devamı için yaklaşık 10. haftaya dek hayati önem taşır.

    Fallop Tüpleri:
    Fallop tüplerinde adet döngüsü boyunca overler ve endometriuma göre büyük bir değişiklik izlenmese de bu tüplerin gebeliğin oluşmasında çok önemli bir rol oynadığını biliyoruz.

    Endometrium (Rahim İç Zarı)
    Endometriumun görevinin her ay oluşması muhtemel bir gebelikte erken dönemde gebelik ürününü korumak ve gelişimini sağlamaktır. Her ay östrojen ve progesteron hormonlarının etkisiyle döllenme sonrası Fallop tüplerinden geçerek rahime ulaşan gebelik ürününün yerleşmesi için hazırlanır.Gebelik gerçekleşirse ilk dönemlerde korunması ve gelişmesinde rol oynar.Gebelik oluşmazsa fonksiyonel tabaka adı verilen üst üçteikilik bölümü adet kanamasıyla çimenlerin biçilmesine benzer şekilde adet kanamasıyla dökülür.Altta kalan ve bazal tabaka olarak adlandırılan bölümde yeni bir döngünün ilk hazırlıkları başlar.

    Cervix
    Rahim ağzı olarak adlandırdığımız cervixte de her adet döngüsünde belli değişiklikler izlenir.Rahim ağzı kanalında sümüksü bir salgı oluşturan bezler vardır. Adet döneminde bu salgının kıvamı ve miktarı değişir .Yumurtlama zamanında daha akışkan ve berrak bir hal alır ve spermlerin kadın genital sisteminde tüplere doğru seyahatini kolaylaştırır. Rahim ağzındaki bu tabakanın (servikal mukus) akışkanlığı ve bazı kimyasal özellikleri vücuttaki östrojen düzeyi hakkında fikir verir ve yumurtlamanın zamanının belirlenmesinde yardımcı olabilir.
     
  8. Nursena

    Nursena Admin

    Adet görmeye 1 gün kala hamile kalınırmı demiş bir arkadaş, bence bunun en güzel tespitini aile hekiminizin yönlendirecegi jinekolok yapabilir.
     
  9. n

    nesrin_27 Yeni Üye

    regl döneminde çok hassas olundugundan daha anlayışlı davranılmalı.
     
  10. s

    sedacım Yeni Üye

    Bu dönemde aşırı stresti engellemek gerekiyor.
     
  11. M

    Misafir Misafir

    ii aksamlae ben 28 martta dogum yaptım 40 gün lohusalık gecırdım 1 hafta sonra adet oldum sonra 2 hafta sonra yenıden adet oldum 2 hafta sonra yıne sulu bı sekılde kan geldi 3 gundur sabahları geliyo sulu acık kırmzı renkte kan sonra gıdıyo sonra kesiliyo gelmiyo ama karın agrım bel agrım var stres ve halsizlik var korkuyorum hamile olabılırmıyım sizce.... cvp atasanız sevınırım..
     
  12. Şaban

    Şaban Yeni Üye

    Kızların bunu okuması lazım
     
  13. b

    bebeyimmm Misafir

    çok teşekkür ederim ;):D:eek::):rolleyes::cool::eek:....
     
  14. M

    Misafir Misafir

    Adetlİyken banyo yapilirmi ?
     
  15. d

    defterdar Misafir

    arkadaş merak etiğim şey bu ilişkiye girmeyen genç kız adet görürmü ha bilmememek değil öğrenmemek ayıp bence doğru dürüst bir cevap verirseniz ilginiz için tşklr
     
Kutucuğu Tıklayın:
Taslak kaydedildi Taslak silindi
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş