A İle Başlayan Atasözlerinin Anlamları

Konu, 'Deyimler' kısmında Mahmut Hoca tarafından paylaşıldı.

  1. A İle Başlayan Atasözleri Ve Anlamları
    A Harfi İle Başlayan Atasözleri

    A Harfindeki Atasözleri



    Aba altında er yatar.
    Aba da bir diba da giyene, güzel de bir çirkin de sevene.
    Aba vakti aba, yaba vakti yaba alan yanılmaz.
    Aba vakti yaba, yaba vakti aba.
    Abanın kadri yağmurda bilinir.
    Abdal (derviş) tekkede, hacı Mekke'de bulunur.
    Abdal abdala çatmayınca, kasnak boyuna geçmez.
    Abdal abdalın ne onduğunu ister, ne de bulduğunu.
    Abdal ata binince bey oldum sanır, şalgam aşa girince yağ oldum sanır.
    Abdal düğünden, çocuk oyundan usanmaz.
    Abdala "kar yağıyor" demişler, "titremeye hazırım" demiş.
    Abdalın dostluğu köy görünceye kadardır.
    Abdalın karnı doyunca gözü pabucundadır.
    Abdalın yağı çok olursa gah (hem) borusuna çalar (sürer), gah (hem) gerisine.
    Aç (arık) at yol almaz, aç (arık) it av olmaz.
    Aç aman bilmez, çocuk zaman bilmez.
    Aç ayı oynamaz.
    Aç bırakmaz hırsız edersin, çok söyleme arsız (yüzsüz) edersin.
    Aç doymam, tok acıkmam sanır.
    Aç elini kara sokar.
    Aç gözünü, açarlar gözünü.
    Aç kurt bile komşusunu dalamaz.
    Aç ne yemez, tok ne demez.
    Aç tavuk (düşünde) kendini buğday (arpa, darı) ambarında sanır (görür).
    Aç tokun yüzüne bakmakla doymaz.
    Acar tazı çullu da belli olur, çulsuz da.
    Acele bir ağaçtır, meyvesi pişmanlık.
    Acele giden, ecele gider.
    Acele ile menzil alınmaz.
    Acele işe şeytan karışır.
    Acele yürüyen yolda kalır.
    Aceleci sinek süte düşer.
    Acemi katır kapı önünde yük indirir.
    Acemi nalbant gibi kah (gerek) nalına vurur, kah (gerek) mıhına.
    Acemi nalbant kürt eşeğinde dener kendini.
    Acemi nalbant mesleği gavur eşeğinde öğrenirmiş.
    Acı (kötü) söz insanı (adamı) dininden (çıkarır), tatlı söz (dil) yılanı deliğinden (ininden) çıkarır.
    Acı acıyı keser (bastırır).
    Acı acıyı keser, su sancıyı.
    Acı patlıcanı kırağı çalmaz.
    Açık ağız aç kalmaz.
    Açık yaraya tuz ekilmez.
    Açık yerde tepecik kendini dağ sanır.
    Acıkan doymam (sanır), susayan kanmam sanır.
    Acıkan ne olsa yer, acıyan ne olsa söyler.
    Acıklı (dertli) başta akıl olmaz.
    Acıkmış kudurmuştur beterdir.
    Açılan solar, ağlayan güler.
    Açın gözün ekmek teknesindedir (olur).
    Açın karnı doyar, gözü doymaz.
    Acındırırsan arsız olur, acıktırırsan hırsız olur.
    Acıyan uyumuş, acıkan uyumamış.
    Açma sırrını dostuna, oda söyler dostuna.
    Açtırma kutuyu söyletme kötüyü.
    Ada bana, adayım sana.
    Adalet ile zulüm bir yerde barınmaz.
    Adam adam denmekle adam olmaz.
    Adam adam, pehlivan başka adam.
    Adam adama gerek olmasa her biri bir dağ başında olurdu.
    Adam adama gerek olur.
    Adam adama her daim muhtaç (gerek olur).
    Adam adama yük değil, can gövdeye mülk değil (adam adama yük olmaz).
    Adam adamdan korkmaz, utanır (hatır sayar).
    Adam adamdır, olmasa da pulu; eşek eşektir, olmasa da çulu.
    Adam adamı bir kere aldatır.
    Adam hacı mı olur ulaşmakla Mekke'ye, eşek derviş mi olur taş çekmekle tekkeye?
    Adam iş başında belli olur.
    Adam olacak çocuk bokundan belli olur.
    Adam olana bir söz yeter.
    Adam yanıla yanıla, pehlivan yenile yenile.
    Adamak kolay, ödemek güçtür.
    Adamakla mal tükenmez (bitmez).
    Adamın ahmağı malını över.
    Adamın bahtı kızına çeyiz olurmuş.
    Adamın iyisi alışverişte belli olur.
    Adamın iyisi iş başında belli olur.
    Adamın kötüsü olmaz, meğer züğürt ola.
    Adamın yere bakanından, suyun sessiz (yavaş) akanından kork (suyun yavaş akanından, insanın yere bakanından kork).
    Adı çıkmış dokuza, inmez sekize.
    Agaç düşse de yakınına yaslanır.
    Ağaç kökünden yıkılır.
    Agaç ne kadar uzasa göğe ermez.
    Ağaç yaprağı ile güzeldir (gürler).
    Ağaç yaş iken eğilir.
    Ağaca çıkan keçinin dala bakan ağlağı (oğlağı) olur.
    Ağacı kurt, insanı dert yer.
    Agaçtan maşa olmaz.
    Ağılda oğlak doğsa ovada otu biter.
    Ağır giden yol alır, hızlı giden yolda kalır.
    Ağır kazan geç kaynar.
    Ağır ol (otur) ki bey (ağa, molla) desinler.
    Ağır taş batman döver (yerinden oynamaz).
    Ağır yongayı yel kaldırmaz.
    Ağız yer, yüz utanır.
    Ağlama ölü için, ağla diri için.
    Ağlamayan çocuğa meme vermezler.
    Ağlarsa anam ağlar, gerisi yalan ağlar.
    Ağlatan gülmez.
    Ağrımayan başın, sargıya ihtiyacı yoktur.
    Ağrısız baş mezarda gerek (olur).
    Ağustosta gölge kovan, zemhiride karnını ovar.
    Ah alan onmaz.
    Ahali isterse padişahı tahttan indirir.
    Ahlatın iyisini ayılar yer.
    Ahmağa yüz, abdala söz vermeye gelmez.
    Ahmak (şaşkın) misafir ev sahibini ağırlar.
    Ahmak gelin yengeyi halayığı sanır.
    Ahmak iti yol kocatır.
    Ak akçe kara gün içindir.
    Ak curun akmazsa kara curun kol gibi.
    Ak göt geçit başında belli olur.
    Ak gün ağartır, kara gün karartır.
    Ak köpeğin pamuk pazarına zararı vardır.
    Ak koyun ak bacağından, kara koyun kara bacağından asılır.
    Ak koyun kara koyun geçit başında belli olur.
    Ak koyunu gören, içi dolu yağ sanır.
    Ak koyunun kara kuzusuda olur.
    Ak şeker, kara şeker, bir damar soya çeker.
    Akacak kan damarda durmaz.
    Akan çay her zaman kütük getirmez.
    Akan su yosun (pislik) tutmaz.
    Akan suya inanma, el oğluna güvenme.
    Akara kokara bakma, çuvala girene bak.
    Akarsu çukurunu kendi kazar.
    Akarsuya inanma, eloğluna dayanma.
    Akça akıl öğretir, don yürüyüş.
    Akçanın iyisi kesede duran, bahçanın (bahçenin) iyisi eve yakın olan.
    Akı karası geçitte belli olur.
    Akıl adama sermaye.
    Akıl akıldan üstündür.
    Akıl için yol (tarik) birdir.
    Akıl kişiye (adama) sermayedir.
    Akıl olmayınca ne yapsın sakal?
    Akıl ortak ortak, mal ortağı kaypak.
    Akıl para ile satılmaz.
    Akıl yaşta değil baştadır.
    Akıl yiğide sermayedir.
    Akılları pazara çıkartmışlar, herkes (yine) kendi aklını beğenmiş (almış).
    Akıllı düşman, akılsız dosttan hayırlıdır (deli dostun olacağına akıllı düşmanın olsun).
    Akıllı düşününceye kadar deli oğlunu everir.
    Akıllı hırsız, şaşkın ev sahibini bastırır.
    Akıllı köprü arayıncaya dek (kadar), deli suyu geçer.
    Akıllı olsa her sakallı kişi, sakallılara danışırlardı her işi.
    Akıllı, söylemeden (önce) düşünür, akılsız düşünmeden söyler.
    Akıllıyı arkada tutma, akılsızı klavuz etme.
    Akılsız başın zahmetini (cezasını) ayaklar çeker.
    Akılsız iti (köpeği) yol kocatır.
    Akılsız kasabın gerisine kaçar masadı.
    Akıntıya (karşı) kürek çekilmez.
    Akla gelmeyen (akla gelen) başa gelir.
    Aklın yolu birdir.
    Aklına geleni işleme, her ağacı taşlama.
    Akmasa da damlar.
    Akraba (dost) ile ye, iç, alışveriş etme.
    Akrabanın akrabaya akrep etmez ettiğini.
    Aksak eşekle yüksek dağa çıkılmaz.
    Akşama karşı gitme, tana karşı yatma.
    Akşamın hayrından sabahın şerri yeğdir (iyidir).
    Aktan kara kalktı mı?
    Al (kırmızı) giyen aldanmaz.
    Al elmaya taş atan çok olur.
    Al gömlek gizlenemez.
    Al gününde al; ver gününde ver.
    Al ile arslan tutulur, güç ile sıçan tutulmaz.
    Al kaşağıyı gir ahıra, yarası (yağırı) olan gocunsun (gocunur).
    Al kibar kızını, işlerin bulana bulana, al çitak kızını gezsin eylene eylene.
    Al malın iyisini, çekme (sonra) kaygısını.
    Ala bakan iki bakar.
    Ala keçi her vakit püsküllü oğlak doğurmaz.
    Alacağın olsun da alakargada olsun.
    Alacakla verecek (borç) ödenmez.
    Alçak uçak yüce konar, yüce uçan alçak konur.
    Alçak yer yiğidi hor gösterir.
    Alçak yerde yatma sel alır, yüksek yerde yatma yel alır.
    Aleme cellat lazım; senin olman ne lazım?
    Alet işler, el övünür.
    Alim unutmuş, kalem unutmamış.
    Alışmış kudurmuştan beterdir.
    Allah balmumu yakana balmumu, yağmumu yakana yağmumu verir.
    Allah bilir ama kul da sezer.
    Allah bir kapıyı kapatırsa ötekini açar.
    Allah dağına göre kar verir (verir kışı).
    Allah doğrunun yardımcısıdır.
    Allah dokuzda verdiğini sekizde almaz.
    Allah fukarayı sevindirmek isterse önce eşeğini yitirtir, sonra buldurur.
    Allah gümüş kapıyı kaparsa altın kapıyı açar.
    Allah isterse bir kulun işini, mermere geçirir dişini; istemezse işini, muhallebi yerken kırar dişini.
    Allah kardeşi kardeş yaratmış, kesesini ayrı yaratmış.
    Allah kulundan geçmez.
    Allah kulunu kısmeti ile yaratır.
    Allah sabırlı kulunu sever.
    Allah sağ eli sol ele muhtaç etmesin.
    Allah sevdiğine dert verir.
    Allah son gürlüğü versin.
    Allah uçamayan kuşa alçacık dal verir.
    Allah verince kimin oğlu, kimin kızı demez.
    Allah verirse el getirir, sel getirir, yel getirir.
    Allah'ın bildiği kuldan saklanmaz.
    Allah'ın ondurmadığını; Peygamber sopa ile kovar.
    Allah'tan umut kesilmez.
    Allı yelek, pullu yelek; gömlek yok canfes neye gerek?
    Alma alı, sat yağızı (satma kırı), bin doruya (ille doru), besle kırı (yağızın da binde biri).
    Alma delinin kızını soya çeker.
    Alma mazlumun ahını, çıkar aheste aheste.
    Alma soysuzun kızını, sürer anası(nın) izini.
    Almadan vermek, Allah'a mahsus (yaraşır).
    Almadığın hayvanı kuyruğundan tutma.
    Altı olur, yedi olur, hep Allah'ın dediği olur.
    Altın anahtar her kapıyı açar.
    Altın eli bıçak kesmez.
    Altın eşin, gümüş eşiğe muhtaç olur.
    Altın yere düşmekle pul olmaz.
    Aman diyene kılıç kalkmaz (eğilen baş kesilmez).
    Ana (anne) kızına taht kurar, kız bahtı kocadan arar.
    Ana gibi yar, Bağdat gibi diyar olmaz.
    Ana ile kız, helva ile koz.
    Ananın (anasının) çıktıgı dala kızı salıncak kurar.
    Ananın (annenin) bahtı kızına.
    Anasına bak kızını al, kenarına bak bezini al.
    Anlayana sivri sinek saz, anlamayana davul zurna az.
    Ar dünyası değil kar dünyası.
    Araba devrilince (teker kırılınca) yol gösteren çok olur.
    Araba ile tavşan avlanmaz.
    Arabanın ön tekeri nereden geçerse arka tekeride oradan geçer.
    Arap eli öpmek, dudak karartmaz.
    Arayan belasınıda, devasınıda bulur.
    Arayan bulur, inleyen ölür.
    Arefe günü yalan söyleyenin, bayram günü yüzü kara çıkar.
    Arı bal alacak çiçeği bilir.
    Arı bal yapacak çiçeği bilir.
    Arı kahrını çekmeyen balın kadrini ne bilir.
    Arı satmış namusu tellala vermiş.
    Arı, kızdıranı sokar.
    Arık öküze bıçak çalınmaz.
    Arkadaş dediğinin gölgesinde suç işlenir.
    Arkadaşını söyle ki, sana kim olduğunu söyleyeyim.
    Arkalı it kurdu boğar.
    Armudu sapıyla, üzümü çöpüyle, pekmezi küpüyle.
    Armut piş, ağzıma düş.
    Armutun (armudun) iyisini ayılar yer.
    Arpa eken buğday biçmez.
    Arpa eken darı biçmez.
    Arpa ekip buğday bekleme.
    Arsızın yüzüne tükürmüşler, "yağmur yağıyor" demiş.
    Arslan yatağından (yattığı yerden) bellidir (belli olur).
    Aş kaşık ile, iş keşik ile.
    Aş sabahın iş sabahın.
    Aş taşınca kepçeye paha olmaz.
    Aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık.
    Aşağıdan çıkarsa kışa, yukarıdan çıkarsa boşa.
    Aşığa Bağdat sorulmaz (ırak, uzak değildir).
    Aşık kalemi kör, dört yanını duvar sanır.
    Asil azmaz, bal kokmaz.
    Asil azmaz, bal kokmaz; kokarsa yağ kokar, onunda aslı ayrandır.
    Asılmış adamın evinde ipten söz edilmez.
    Aşını, eşini, işini bil.
    Aşk olmayınca meşk olmaz.
    Aslan yatağından, şahan oturağından belli olur.
    Aslan yattığı yerden belli olur.
    Aslandan korkulur bağlı bile olsa.
    Aslı neyse nesli odur.
    Aslına çekmeyen haramzadedir.
    Aslında olan tırnağına getirir.
    Aslını inkar eden (saklayan) haramzadedir (kafirdir).
    Aslını inkar edenin nesli gevşek olur.
    At adımına göre değil, adamına göre yürür.
    At alırsan yazın, deve alırsan güzün, avrat alırsan gezin ha gezin.
    At binenin (iş bilenin), kılıç kuşananın.
    At binicisini tanır (bilir).
    At bir dizginde, öküz bir çizide belli olur.
    At görmediysen, bokundan da mı atlamadın?!
    At ile avrat yiğidin ikbalindendir.
    At karnından, yiğit burnundan bellidir.
    At olacak tay yürüyüşünden belli olur.
    At ölür meydan kalır, yiğit ölür şan kalır.
    At ölür, itlere bayram olur.
    At sahibine (binicisine) göre kişner.
    At ver hasım ol, kız ver hısım ol.
    At yedi günde, it yediği günde unutur.
    At yiğidin yoldaşıdır.
    At, avrat ömrü uzatır.
    Ata binmek bir ayıp, (attan) inmek iki ayıp (bin ayıp).
    Ata eğer gerek, eğere er gerek.
    Ata et, ite ot verilmez.
    Ata sözü tutmayan, uluya kalır.
    Atasını tanımayan Allah'ını tanımaz.
    Ateş düştüğü yeri yakar.
    Ateş olmayan yerden duman çıkmaz.
    Ateşle barut bir yerde durmaz.
    Atı alan Üsküdar'ı geçti.
    Atılan ok geri dönmez.
    Atımın anlı sakar, lakabını ele takar.
    Atın bahtsızı arabaya düşer.
    Atın iyisi arkadan gelmez.
    Atın iyisine doru, yiğidin iyisine deli derler.
    Atın ölümü arpadan olsun.
    Atlar tepişir olan eşeklere olur.
    Atlar tepişirken arada eşekler ezilir.
    Atlasa kıl yapışmaz.
    Atlı, itli sığmış, bir çocuk sığmamış.
    Atlıya saat olmaz.
    Atlıya selam kelam, eşekliye sonra gine gelem.
    Atmaya niyeti olmayan Kürt, taşın büyüğüne sarılır.
    Attan düşen ölmez, eşekten düşen ölür.
    Attan düşene yorgan döşek, eşekten düşene kazma kürek.
    Attan indi eşeğe bindi.
    Attığın taş ürküttüğün kuşa değmez.
    Ava gelmez kuş olmaz, başa gelmez iş olmaz.
    Ava giden avlanır.
    Avcı nanca al bilse; ayı onca yol bilir.
    Avcı ne kadar hile bilse, ayı o kadar yol bilir.
    Avradı er zapt etmez, ar zapt eder.
    Avradın (karının) dolaşığı, akşamdan - sabaha - kor bulaşığı.
    Avrat var ev yapar, avrat var ev yıkar (yakar).
    Ay bozmaz, süt kokmaz. Kokarsa ayran kokar, çünkü aslı süttür.
    Ay buluttan çıksın da gör, ayva tüyünü atsın da gör.
    Ay ışığında ceviz silkilmez.
    Ayağa değmedik taş olmaz, başa gelmedik iş olmaz.
    Ayağı yürüten baştır.
    Ayağın sığmayacağı yere baş sokulmaz.
    Ayağını sıcak tut, başını serin; gönlünü ferah tut, düşünme derin.
    Ayağını yorganına göre uzat.
    Ayaklar ıslanmadan balık tutulmaz.
    Aydan gelen halı üstüne, günde gelen kül üstüne.
    Ayı çocuklarını büyütmüş, duru su içmeye vakti olmamış.
    Ayı görmeden bayram etme.
    Ayı yavrusunu severken öldürürmüş.
    Ayın on beşi karanlık, on beşi aydınlıktır.
    Ayıpsız yar (dost) arayan, yarsız (dostsuz) kalır.
    Ayırıcı gelmiş, seçici gelmiş. Orta yere sıçıcı gelmiş.
    Ayranım (yoğurdum) ekşidir diyen olmaz.
    Ayvaz kasap hepsi bir hesap.
    Az kazanan çok kazanır, çok kazanan hiç kazanır.
    Az menfaat çok zarara mal olur.
    Az sabırda, çok keramet vardır.
    Az söyle, çok dinle.
    Az tamah çok ziyan getirir.
    Az veren candan, çok veren maldan.
    Az yaşa, uz yaşa, akıbet gelecek başa.
    Az yetmez, çok artmaz (artmazsa yetmez, yetmezse artmaz).
    Aza demişler: "-Nereye?" "-Çoğun yanına!" demiş ("-Azca nereye?" "-Çokçanın yanına!").
    Aza kanaat etmeyen çoğu hiç bulamaz.
    Azan Mevlasınıda bulur, belasını da.
    Azı bilmeyen çoğu hiç bilmez.
    Azı karar çoğu zarar.
    Azıcık aşım, kaygısız (ağrısız) başım.
    Azıksız yola çıkanın, iki gözü el torbasında olur.

Sayfayı Paylaş