40 Yaş Üstü 2 Erkekten Biri ED’li

Konu, 'Cinsel Sağlık Bilgisi' kısmında sedacım tarafından paylaşıldı.

  1. s

    sedacım Yeni Üye

    Türkiye’ de 14 şehirde, 6 coğrafi bölgede, 40-65 yaş arasında, 1527 erkek üzerinde yapılan cinsellik araştırmasında; 40 yaş üstü erkeklerin yüzde 49’ unda değişik derecelerde ED (Erektil Disfonksiyon) olduğu ortaya çıktı.

    Araştırmaya göre; ED sıklığı 40-49 yaş aralığında yüzde 37 iken, 60 yaş üstünde yüzde 72’ yi buluyor. ED’ nin ; 40-49 yaş grubunun yarısından fazlasında "hafif", daha yaşlı grupta ise daha fazla bir oranda "orta" ve "ağır" olduğu görüldü.

    ED’ lilerin hekime başvuru oranının yüzde 7 olduğu sonucunun çıktığı bu araştırmaya göre; yaşlı hastalar ve ağır ED’ liler hekime daha çok gidiyor.

    ED ilacı kullanım oranı ise 40 yaş üstü erkeklerde yüzde 7, ED hastalarında yüzde 10, hekime başvuran ED’lilerde ise yüzde 45’ i geçmiyor.
    Araştırmaya göre; ED’ liler arasında diyabet, kardiyak sorunlar ve prostat rahatsızlığı daha fazla görülüyor.

    Araştırmanın diğer sonuçları ise şöyle: "40 yaş üstü Türk erkeklerinde ayda ortalama cinsel ilişki sayısı yüzde 7.4’ ü geçmiyor. Cinsel ilişkiyi genelde erkek başlatıyor. 40 yaş üstü erkeklerin yüzde 89’ u şimdiki cinsel yaşamlarından memnun görünüyor.

    ED hastaları kullandıkları ilaçların sexi planlamak zorunda bıraktıklarında hemfikir ancak ilaçların cinsel yaşamları üzerindeki negatif etkileri konusunda fikir sahibi değiller."
     
  2. Murat

    Murat Yönetici

    Erektil Disfonksiyon, cinsel birleşme için ereksiyon olamama veya ereksiyonu devam ettirememe olarak tanımlanır. Fiziksel sorunlardan kaynaklanabileceği gibi psikolojik sorunlardan da kaynaklanabilir. Fiziksel sorunlara örnek dolaşım sistemi sorunları gösterilebilir. Psikolojik sebeplere ise performans anksiyetesi, stres gibi etkenler sayılabilir.


    Yüzyıllarca erkek acı çekti. Erektil disfonksiyon (ED veya impotans) insanın yaratılışından günümüze kadar varolageldi ve tatmin edici bir tedavi bulunulamadı. Harap edici bu bozukluk yaşla birlikte artarak hükmünü sürdürüyor ve de beklenenden daha fazla görülüyor.


    Dünya çapında 100 milyon dan fazla erkeğin ED’ ye sahip olduğu tahmin ediliyor. Amerika’ da 30 milyon insanı etkilediği tahmin ediliyor. İngiltere ve Fransa’da yapılan araştırmalarda herhangi bir derece ED’ye sahip erkeklerin oranı % 30 ile % 40 arasında.


    Bu şok edici istatistikleri görünce insan acaba toplum ED’ ye neden bu kadar duyarsız kalıyor diye merak ediyor. Viagra ve son zamanda Vardinafil mükemmel ilaçlar ancak bunlar tek yol değil.


    ED ile başaçıkmak için öncelikle sorunun kökeninin organik mi yoksa psikojenik mi olduğunun ortaya çıkarılması gerekiyor. ED’ lilere yardım etmenin en kolay yolu doğru teşhisi koymakla başlar. Cinsel ve tıbbi hikayelerin dinlenmesi, fiziksel muayene kadar önem taşır.


    Bu konuda canlı bir örnek Ahmet örneği; Ahmet, cinsel olarak tahrik edici sahneler izlediği her zaman tam bir ereksiyon yaşıyor. Ereksiyonu her zaman oluyor ve ereksiyonunu devam ettirebiliyor. Bir kızı seviyor ve evlenmeye karar veriyorlar. Evlilik gecesini heyecanla bekliyor. Ahmet kültürü ve dini inanışı nedeniyle evlilik öncesi ilişkide bulunmamıştır. Ama elle yapılan her temasta penisi tam ereksiyon olmaktadır.


    Sonunda evlenirler ve Ahmet karısına yaklaşır. Her ikisi de bir haftalık düğün hazırlığından ve gece düğün kutlamasından dolayı çok yorgundurlar. Şehvet birkaç dakikada kaygıya dönüşür. Acaba Ahmet nasıl sex yapacaktır. Felaket! Güçlü ereksiyon önce azalmış sonrada tamamen kaybolmuştur.


    Ahmet, aşırı tepki gösterir, karısının güvenini kaybetmiştir ve utanmaktadır. Karısının desteğini kabul etmez. Sabah kalktığında çok güçlü bir ereksiyon ile uyanır. Ama aniden ortaya çıkan bu kazadan dolayı nedenini anlamak için doktora gitmeye karar verir.


    Ahmet’in bu durumu psikojenik nedene bir örnektir. Bu durum psikolojik danışmanlık sürecinde empati ile ve Ahmet’e özgüvenini tekrar kazandırarak çözülebilir bir durumdur.

    Bu aşamada bazı hastalar başka bir doktora daha danışırlar ama malesef bir çoğu fiziksel bir soruna sahip olduklarına inanırlar. Ya ameliyat olurlar veya boşanırlar.
     
Kutucuğu Tıklayın:
Taslak kaydedildi Taslak silindi
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş