İskelet Modeli Nasıl Yapılır?

Konu, 'Eğitim Öğretim' kısmında dilek öğretmen tarafından paylaşıldı.

  1. dilek öğretmen

    dilek öğretmen Yeni Üye

    İskelet Modelinin Yapılışı
    İskelet Modeli Nasıl Yapılır
    İskelet Modeli Yapımı


    İskelet başlı başına bir mühendislik harikasıdır. Vücudun yapısal destek
    sistemidir. Aynı zamanda beyin, kalp, akciğer gibi hayati organların
    korumasını yapar, iç organlara destek olur. İnsan vücuduna, hiçbir yapay
    makina tarafından taklit edilemeyen üstün bir hareket kabiliyeti verir.
    Dahası kemik dokusu çoğu kimsenin zannettiği gibi cansız değildir. Kemik
    dokusu vücudun kalsiyum, fosfat ve birçok önemli mineralinin bankasıdır.
    Vücudun ihtiyacına göre bu mineralleri depo eder veya daha önceden depo
    ettiklerini vücuda verir. Bütün bunların yanı sıra kırmızı kan hücrelerinin
    üretimi kemikler tarafından yapılır.
    [​IMG]
    İskelet bütün olarak mükemmel bir işleve sahip olmasının yanında, iskeleti
    oluşturan kemikler de üstün bir yapıya sahiptirler. Vücudun taşınması ve
    korunması gibi önemli bir görevi üstlenen kemikler, bu işi rahatlıkla yerine
    getirebilecek kapasitede ve sağlamlıkta yaratılmışlardır. Vücudun
    karşılaşacağı zor durumlar da hesaba katılmıştır. Örneğin; uyluk kemiği,
    dikey durumda bir ton ağırlığı kaldırabilecek kapasitededir. Nitekim atılan
    her adımda bu kemiğimize, vücut ağırlığımızın üç katı kadar bir yük
    binmektedir. Hatta sırıkla yüksek atlama yapan bir atlet yere inerken kalça
    kemiğinin her santimetrekaresi 1400 kiloluk bir basınca maruz kalır. Peki
    kemik denen ve bir tek hücrenin bölünmesi sonucunda ortaya çıkan bu yapıyı,
    bu kadar kuvvetli kılan nedir? Sorunun cevabı kemiklerin eşsiz yaratılışında
    gizlidir.

    Konuyu daha iyi anlamak için günümüz teknolojisinden bir örnek vermek
    yerinde olacaktır. Büyük ve yüksek yapıların inşasında kafes sistemleri
    kullanılır. Bu inşaat tekniğinde yapının taşıyıcı elemanları, yekpare yapıda
    değil, birbiri içine geçmiş, kafes şeklinde çubuklardan oluşur. Ancak
    bilgisayarlarla yapılabilecek karmaşık hesaplar sayesinde, büyük köprüler ve
    endüstriyel yapılar çok daha dayanıklı ve daha ucuza inşa edilmektedirler.

    İnsan vücuduna ait uzun kemiklerin içindeki muhteşem organizasyon ve kemik
    kesitinin mikrografiği. Kan hücreleri üreten, vücudun mineral bankası olan
    kemikler canlıdırlar .

    İşte kemiklerin iç yapısı da, insanların binalarda ve köprülerde kullandığı
    bu kafes yapı sistemiyle benzer bir yapıdadır. Önemli bir farkla; kemik
    içindeki sistem, insanların geliştirdiğinden çok daha üstün ve karmaşıktır.
    Bu sayede kemikler, hem son derece sağlam, hem de rahatlıkla
    kullanılabilecek hafifliktedirler. Eğer aksi olsaydı, yani kemiklerin içi,
    dışı gibi sert ve tamamen dolu olsaydı, hem kemik ağırlığı insanın
    taşıyabileceğinin çok üzerinde olurdu, hem de kemiğin yapısı gevrek ve sert
    olup en küçük bir darbede çatlama ve kırılma yapardı.

    Kemiklerimizin bu mükemmel tasarımı, bizim son derece rahat bir hayat
    sürmemizi, çok zor hareketleri kolaylıkla ve hiç acı duymadan yapabilmemizi
    sağlamaktadır. Kemiğin yapısının bir başka özelliği de vücudun gerekli
    bölgelerinde esnek bir yapıya sahip olmasıdır. Örneğin göğüs kafesi; kalp ve
    akciğer gibi hayati organları korurken, bir yandan da akciğerlere havanın
    dolmasını ve boşalmasını sağlayacak şekilde genişler ve büzülür.

    Kemiklerin esneklikleri zamanla değişebilir. Örneğin kadınlarda leğen kuşağı
    kemikleri, hamileliğin son aylarına doğru gevşer ve birbirlerinden biraz
    ayrılırlar. Bu son derece önemli bir ayrıntıdır, çünkü bu gevşeme sayesinde
    bebeğin başı doğum sırasında ezilmeden dışarı çıkabilir.

    Kemikteki mucizeler bunlarla da sınırlı kalmaz. Kemikler esneklikleri,
    dayanıklılıkları ve hafifliklerinin yanı sıra, kendilerini tamir etme
    özelliğine de sahiptirler.Bu da vücuttaki pek çok işlem gibi, milyonlarca
    hücrenin beraber çalışmasıyla gerçekleşir.

    İskeletin hareket kabiliyeti de üzerinde durulması gereken önemli bir
    ayrıntıdır. Her adım atışımızda omurgamızı oluşturan omurlar birbiri üstünde
    hareket ederler. Bu sürekli hareket ve sürtünme, omurların aşınmasına
    sebebiyet verecekken bu tehlikeyi önlemek için her bir omur arasına disk
    denen dayanıklı kıkırdaklar yerleştirilmiştir. Bu diskler amortisör görevi
    yaparlar. Dahası her adım atışta, vücut ağırlığından kaynaklanan bir tepki
    kuvveti yerden vücuda gelir. Bu kuvvet, omurganın sahip olduğu amortisörler
    ve "kuvvet dağıtıcı" kıvrımlı şekli sayesinde, vücuda zarar vermez. Eğer
    tepkiyi azaltan esneklik ve özel yapı olmasa, ortaya çıkan kuvvet direk
    kafatasına iletilirdi ve omurganın üst ucu, kafatası kemiklerini
    parçalayarak beynin içine girerdi.

    Kemiklerin birbirlerine eklendikleri yerlerde de yaratılışın delilleri
    görülür. Eklemler bir ömür boyunca hareket ettikleri halde yağlanmaya
    ihtiyaç duymazlar. Biyologlar bunun nedenini araştırdılar: Eklemlerdeki
    sürtünme nasıl ortadan kalkıyordu?

    Bilim adamları, olayın "tam bir yaratılış mucizesi" olarak
    nitelendirilebilecek bir sistemle çözüldüğünü gördüler: Eklemlerin sürtünme
    yüzeyleri, ince ve gözenekli bir kıkırdak tabakasıyla kaplanmıştır ve bu
    tabakaların altında ağdalı ve kaygan bir sıvı bulunur. Kemik, eklemin bir
    yerine baskıda bulunursa bu sıvı gözeneklerden dışarı fışkırır ve eklem
    yüzeyinin "yağ gibi" kaymasını sağlar.

    Atılan her adımda, vücudun ağırlığı yüzünden, yerden vücuda doğru bir tepki
    kuvveti doğar. Eğer omurlar arasında bulunan amortisörler olmasa ve omurga
    dümdüz bir yapıya sahip olsaydı, bu kuvvet direkt olarak kafatasına
    iletilirdi. Bunun sonucunda, omurganın üst ucu, beynin içine girer, kafatası
    kemiklerini parçalardı.

    Tüm bunlar insan bedeninin çok mükemmel bir tasarımın, daha doğrusu üstün
    bir yaratışın ürünü olduğunu göstermektedir. İnsan bu mükemmel tasarım
    sayesinde birbirinden çok farklı hareketleri büyük bir hız ve rahatlık
    içinde yerine getirir.

    Herşeyin bu kadar mükemmel olmadığını mesela tüm bacağımızın tek bir uzun
    kemikten meydana geldiğini düşünün. Yürümek büyük bir sorun haline gelecek,
    son derece hantal ve hareketsiz bir bedenimiz olacaktı. Bir yere oturmak
    bile güçleşecek, bu tür hareketler sırasındaki zorlamalar nedeniyle bacak
    kemiği kolaylıkla kırılabilecekti. Oysa insanın iskeleti, vücudunun her
    hareketine kolaylıkla izin verecek bir yapıdadır.
     
  2. Misafir

    Misafir Misafir

    çok güzel hazırlanmış:p:p:p:rolleyes::rolleyes::confused:
     
  3. ccfhgcfcf

    ccfhgcfcf Misafir

    değişikmiş valla : )
     
  4. Misafir

    Misafir Misafir

    İskeletor modelini beceremedim yaa
     
  5. Misafir

    Misafir Misafir

    çok güzel ama yapamadım
     
  6. MİSAFİR

    MİSAFİR Misafir

    Çok gÜzel ama yapamadim
     

Sayfayı Paylaş

Misafirler bu sayfaya şu kelimeleri arayarak geldiler:

  1. yhs-ddc_bd