1. #1

    Yazar : Nursena çevrimdışı

    Sponsorlu Bağlantılar

    EL Latif esmasının anlamı

    Ya Rabbi İSLAMı lütfettin huzur bulduk, Bize sevdiklerimizi verdin mutlu ettin.
    El Latif isminle bizleri şereflendirdin. Ya Latif sensin lutuf eden.

    Lütuf veya letâfet masdarından türemiş olduğu belirtilir. Lütuf'tan mübalâğalı ism-i fâil olarak türetildiğinde çok lütufkâr demek olur. Lütuf çok ince, nazik, hoş, merhametli bir şekilde gayeye ulaştırmak, muradı ihsan etmektir. Letâfetten sıfat-ı müşebbehe olarak türetildiğinde ise kesafet (yoğunluk, koyuluk) karşıtı olarak incelik, hoşluk, naziklik demek olur. Bu anlamda letâfet karşıtı olan kesafetin derecesine göre nisbî olarak değişik şekil ve seviyelerde bulunabilir. Bazı cisimlere maddî birer varlıkları olmasına rağmen lâtîf denilmesi diğer maddî varlıklarla oluşturduğu bu nisbîliktendir. Hiç kesafeti bulunmayıp lâtif olan şeye ilmin mahiyetini göstermek mümkündür. Yalnızca ilmin işareti ile varlıkları bilinebilen şeylere MÜCERREDÂT denilir. Mücerredât'ın en yükseği de vâcibü'l-vücûd olan Hakk Teâlâ'dır.
    Terim olarak lütuf, insanın kendi iradesiyle Allah'a (c.c) iman edip inkâr ve isyandan kaçınmasını kolaylaştıran ilâhî fiil demek olur. Bu kolaylaştırıcı lütuflara da insana yükümlülüğünün üstesinden gelebilecek şekilde irade hürriyeti verilmesi, peygamberler gönderilmesi, kitaplar vasıtasıyla kulluk görevlerinin açıkça bildirilmesi gibi hususlar örnek verilebilir.
    Müminlerin inanmayanlardan farklı lütuflarla karşılaşmaları iradelerini iman ve itaat yönünde kullanmalarından dolayıdır. Kulluğa devam ile lütf-u ilâhî de devam eder. Yan imanı seçenlere Allah (c.c) ilâve lütuflarda bulunur.
    İradesini inkâr ve isyan yönünde kullananlar ise - ki bu davranış başlangıçtaki ilâhî lütuflara red anlamı taşımaktadır - lütuflardan mahrum kalır. Yani inanmayanların ilâhî lütuflardan mahrum kalışları umûmî lütufları reddedip iradesini inkâra yönlendirmesinden kaynaklanır.
    Ehl-i sünnete göre Allah'ın (c.c) lütufta bulunduğu kişi iman ve itaat etmiş, lütfundan mahrum bıraktığı kimse ise inkâr ve isyan yolunu tutmuştur.
    Mükellefe, yapılması vacip olan bir fiili gerçekleştirmesini mümkün kılan lütfa TEVFÎK, yapılma haram olan bir fiili terketmesini mümkün kılan lütfa da İSMET adı verilir.
    Lâtîf kelime olarak Kur'ân-ı Kerîm'de yedi yerde ve Allah'ı (c.c) niteleyen sıfat olarak gelir. Bunları tek tek inceleyelim :
    EL Latif esmasının anlamı
    "Anababasını tahtın üstüne çıkardı ne hepsi onun için secdeye kapandılar. babacığım dedi, bu, önceden rüyamın yorumudur. Rabbım onu gerçek yaptı, bana iyilik etti. Zira şeytan benimle kardeşlerim arasına fitne soktuktan sonra O beni zindanda çıkardı sizi de cidden getirdi. Gerçekten Rabbım dilediği şeyi çok ince düzenler. O bilen herşeyi yerli yerince yapandır. " (Yusuf 12/100)
    Bu âyette Yusuf (a.s) rüyayı gördükten Mısır idaresinin başına geçinceye kadarki dönemi özetlemiş ve bunları Allah'ın (c.c) lâtîf oluşuna bağlamıştır. (Buradaki Yusuf'un (a.s) Allah'ın (c.c) kendisine lâtîf davranışını ifade ederken, kendisine karşı suç işleyen kardeşlerine latîf davranışı da görmezden gelmemek gerek.)
    EL Latif esmasının anlamı
    (En'am 6/102)
    EL Latif esmasının anlamı
    (En'am 6/103)
    "Rabbınız Allah (c.c) işte budur. Ondan başka tanrı yoktur. O herşeyin yaratıcısıdır. Ona kulluk edin. O her şeye vekîldir. (102) Gözler onu görmez. O gözleri görür. O latîf, her şeyi haber alandır." (103)
    EL Latif esmasının anlamı
    "Allah (c.c) kullarına lütfukârdır, dilediğini rızıklandırır. O kuvvetlidir, galiptir." (Şurâ 42/19)Allah'ın dilediğini rızıklandırıcı olması O'nun latîf olmasına bağlıdır.
    EL Latif esmasının anlamı
    "Görmedin mi Allah (c.c) gökten bir su indirdi de yer yeşeriyor. Doğrusu Allah (c.c) lâtîftir, habîrdir." (Hacc 22/63) Allah'ın (c.c) gökten indirdiği su ile dünyayı yeşertmesine sebep olarak latîf ve habîr oluşu gösteriliyor.
    EL Latif esmasının anlamı
    "Sizin evlerinizde okunan Allah'ın (c.c) âyetlerini ve hikmeti hatırlayın. Şüphesi Allah (c.c) lâtîfdir, habîrdir." (Ahzab 33/34)Burada, Allah (c.c) peygamberimizin (s.a.v) hanımlarına dînî emirlere herkesten fazla itina göstermelerini hatırlatıyor, sonra da buna sebep olarak da evlerine vahyin indirilme lütfu olduğunu beyan ediyor.
    EL Latif esmasının anlamı
    "Yavrum, hardal tanesi ağırlığınca bir şey de olsa, bir kayanın içinde, göklerde veya yerde bulunsa Allah (c.c) mutlaka onu getirir. çünkü Allah (c.c) lâtîfdir, habîdir." (Lokman 31/16)Burada da Lokman (a.s) oğluna yaptıkları ne kadar küçük olursa olsun Allah (c.c) tarafında karşısına getirileceğini anlatır. Bunun sebebini de Allah'ın (c.c) Lâtîf ve Habîr oluşu olarak gösterir.
    EL Latif esmasının anlamı
    "Sözünüzü ister gizleyin, ister onu açığa vurun, çünkü o göğüslerin özünü bilir. 13 Yaratan bilmez mi ? O latîftir, habîrdir." 14 (Mülk 67/13-14)Allah'ın (c.c) sözlerimizin gizlisini, açığını ve bizzat göğüslerimizi bildiği latîf olmasıyla izah edilmektedir.
    Kur'ân-ı Kerîm'de lâtif beş yerde habîr ismi ile birlikte getirilmiştir. Yalnız başına geldiği yerlerde (Şura 42/19, Yusuf 12/10) ihsan ve lütufkârlık manası hakim görülmektedir. Lütuf kelimesine benzer olarak FAZL, İHSAN, RAHMET, İNAYET kelimeleri de kullanılmaktadır.
    Lâtîf isminin anlamlandırılmasında iki farklı görüş vardır :
    1-En ince, en gizli işleri bütün inceliğiyle kolayca bilen, Bu anlam ilim sıfatının letafetiyle ilgilidir.
    2-Nasıl yapıldığı gizli olan en latîf şeyleri yapan, yaratıklarını ihtiyaç duydukları menfaatleri onların bilemeyecekleri yollardan lütuf ve inayetiyle ulaştıran, lütufkâr. Bu şekildeki anlam da tekvin sıfatıyla ilgilidir.
    Latîf isminde iki anlam belirginlik kazanmaktadır : İhsan ve sırları bilmek. Bu iki anlamı şöylece birleştirmek mümkündür. : "Kullarına bilmedikleri yönden ihsan eden, ummadıkları yerden faydalar için sebepler yaratan" veya : "Faydalı olan şeyleri yaratıklarına güzellik ve incelikle ulaştırarak lütuf ve ihsanda bulunan ve işlerin en ince ve gizli yönlerini bilen."

    Kurtubî, Latîf ismini âlimlerin farklı şekillerde anlamlandırdıklarını, bu anlamların da 22'yi bulduğunu kaydeder .
    1-Kullarına hoş ve güzel davranan,
    2-Kullarına iyilik eden,
    3-İyi kimseye de kötü kimseye de iyilik yapan,
    4-Kullarına yumuşak davranan,
    5-Huzuruna çıkış ve hesaba çekişte yumuşak davranan,
    6-Rızık vermede kullarına iyilik yapandır. Bu iyiliği de
    a/Onları güzel şeylerle rızıklandırır,
    b/Rızıkları israflarını engellemek için bir defada vermez şeklinde gerçekleşir.
    7-Kendilerini tanımalarını sağlamakla velî kullarını inkârları sebebiyle, hemen cezalandırmamakla da düşmanlarına lütufkârdır.
    8-İnsanlardan ümidini kesip kendisine sığınan, yönelen, dayanan kullarına lütuflarda bulunan, onları kabul eden ve onlara yönelendir,
    9-İnsanlar arasında kullarını iyiliklerini yayan, kötülüklerini örtendir,
    10-Azı kabul edip çoğu verendir,
    11-Dünyada rızkını keserek kimseden öç almayan, ahirette de hiç kimsenin merhametinden ümit kesmediğidir,
    12-Adaletinden korkulan ve ihsanı umulandır,
    13-Kuluna çalışmasından daha fazla veren ve ona gücünden fazlasını yüklemeyendir,
    14-Kendisine isyan edeni cezalandırmakta acele etmeyen, umut edenin umudunu boşa çıkarmayandır,
    15-Dinine hizmet edene yardım eden ve çokça övendir,
    16-İsteyeni geri çevirmeyen, ümit edeni ümitsiz kılmayandır,
    17-
    18-Kendi nefsine acımayan, acıyandır,
    19-Ariflerin müşahede ettikleri sırlarla etrafı aydınlatan ,dosdoğru yolu olanların metodu yapan ve bardaktan boşanırcasına gökten yağmur yağdırandır.
    20-Hayal ile ulaşılamayan yani hayal edilemeyendir,
    21-Fiillerin en gizli inceliklerini bilendir. Cenini ana karnında yaratması, ananın göğsünden süt çıkarması gibi,
    22-Her zorluğu kolaylaştıran ve her kırığı onarıp iyileştirendir.
    İbnülesir, latîf bir işi yapma hususunda yumuşak olan ve faydalı şeyleri yaratıklarından dilediğine güzellik ve incelikle ulaştırmada en ince ve en gizli yolları bilen demektir.
    Abdurrahman Sadi, yüce Allah (c.c) kuluna karşı gerek iç dünyası gerekse dış dünyasıyla ilgili işlerinde son derece yumuşak davranır. Onu kendi iyiliğine ve hayrına olacak şeylere doğru fark ettirmeden yöneltir.

    İbn Kayyim Elcevzî, latîf isminde iki mana bulunduğunu söyler :
    1-O, herşeyden haberdardır, ilmi ile her türlü sırları, gizli işleri, kalplerin gizlediklerini, gaybî konuları , meselelerin arka planlarını, herşeyin en ince ve gizli yönlerini kuşatır,
    2-Kuluna ve dostuna karşı son derece lütufkârdır, ihsanda bulunur, lütuf ve ikramıyla kulunu kuşatır, yüksek mertebelere eriştirir, kulunu kolay olan yaklaştırır, zor olandan uzaklaştırır. Hoşuna gitmeyen her türlü imtihanı kulu üzerinde gerçekleştirir ve bu imtihanlarda kulu için ne tür menfaatler (uhrevî, dünyevî) ve güzel sonuçlar olduğunu bilir.
    Kul dünyada bir çok şeyi arzu eder, ama arzularından mahrum edilir. bir çok şeyi de arzu etmez, ama gerçekleşir. arzu ettiklerinden mahrum edilmesi, arzu etmediklerinin gerçekleşmesi kesinlikle kendisi için faydalı olacağını kul bilmelidir. Bu Allah'ın (c.c) latîf olduğunu kulun yakîninden ibarettir.Resûlullah (s.a.v) şöylece dua etmemizi istemiştir .
    EL Latif esmasının anlamı
    "Allah'ım, bana sevgini ve sevgisi katından bana fayda verecek olanın sevgisini ver. Allah'ım, sevdiğim şeylerden bana rızık olarak verdiklerini, sevdiğin şeylerde benim için kuvvet kıl, Allah'ım, sevdiğim şeylerden benden gizleyip vermediklerini sevdiğim şeylerde benim için boş zaman kıl." (Tirmizi, 6/3719)
    Gazalîye göre, lutf, fiilde şefkat ve nezaket (rıfk), idrakte (ilimde) nüfuz ve incelik bir araya gelirse tamam olur. bu da Allah'tan (c.c) başkası için düşünülemez. Şunlar onun lütuflarındandır : Kendilerine yetecek miktardan fazla nimetler vermesi, tâkâtlerinin dışında bir mükellefiyet yüklememesi, azıcık ibadetlerine karşılık ebedî saadetler vermesi...
    Allah (c.c) bir şeyin olmasını murad ederse sebeplerini kolaylaştırır. bizim bilemeyeceğimiz sebepler yaratır. Olması ne kadar akla uzak gelirse gelsin, o şey muhakkak meydan gelir. Hz. Yusuf'un (a.s) gördüğü rüyanın verdiği bilgilerin gerçekleşmesi ve gerçekleşirken birbirine sebep kılınan hadiseler, bu hadiselerin tek tek bakıldığında sonuçla hiç ilgisinin gözükmemesi ,sonunda baba ve kardeşlerine kavuşması.... bu lütuflara en güzel örnektir. Zaten Hz. Yusuf (a.s) da bu şekildeki bir kavuşmayı Allah'ın (c.c) lütfuna bağlamıştır .
    EL Latif esmasının anlamı
    "Şüphesiz Rabbım dilediğine lütufkârdır." Bu şekilde bir idrak de bize yine O'nun lütfudur.
    Ahmed Rufâî hazretleri, salât ü selâm getirdikten sonra bir kimse şu duayı okursa sırat köprüsünden sür'at ve selâmetle geçer ve Allah'ın (c.c) izniyle kederlerinden kurtulur der.
    EL Latif esmasının anlamı
    "Ya latîf, lütfunu bekliyorum, bana lütfunla yetiş, duaya müracaat ettiğim şu vakit lütfunu vaktidir Yâ lâtîf."

    Bu ismi ile Allah (c.c)
    1-Canlıların vücutlarını kendisinden başkasını bilemeyeceği ince cüzlerden, ince örtü ve dokulardan getirmiştir.
    2-Varlıkların vücutlarını en ince ayrıntısına kadar bilerek yaratmıştır,
    3-Taat işleyenleri överek taate teşvik eder,
    4-Günah işleyenlere de tevbeyi emrederek lütfunun bolluğunu gösterir,
    5-Takatlerinin üzerinde hiçbir şey emretmez,
    6-Hak ettiklerinden fazlasını verir,
    7-Kullarının, isyan etseler bile rızıklarını kesmez,
    8-Cezalandırmada acele etmez,
    9-İsteyenleri boş ve geri çevirmez,
    10-Zorlukları kolaylaştırır,
    11-Kullarının iyiliklerini insanlar arasında yayar, kötülüklerini örter,
    12-Kendisine acımayan, acıyandır,
    13-Kullarına rızıklarını kendisini bile fark ettirmeyen yollarla ulaştırır.

    Bu isimlerden Peygamberimizin (s.a.v.) nasibi :
    -Peygamberimizin (s.a.v) hayatını anlatan bütün kitaplar O'nun lütuf ve letafet sahibi olduğunda müttefiktirler. İnsanlarla ilgili bir ahlâk olarak lutf cevrin (zulmün, eziyetin) mukabili olarak iyilik, güzellik, rıfk, mülâyemet ile muamele demektir. Bu muamele aynı zamanda insanlık nişanesi kabul edilir. Yaratıklar hakkında gösterilecek böyle bir rmuamele yeni lutuf ve kerem tevfîk-i ilâhîye kavuşmaya vesiledir.
    1-İnsanlarla muamelesinde (verme, alma, gitme, gelme, konuşma, dinleme...) lütufla davranır, davranışlarındaki letafet farkedilirdi,
    2-Tebliğ görevini yerine getirirken çok yumuşak davranır, şiddete asla meyletmez, insanları rencide etmezdi,
    3-Ne şekilde olursa olsun insanlara faydalı olmaya çalışırdı. Faydayı onlara farkettirmeden, en güzel yol hangisi ise o yolla ulaştırırdı,
    4-İnsanların ve hayvanların, ihtiyaçlarını kendisine ulaştırmalarına ihtiyaç bırakmadan farkeder ve kimselere farkettirmeden de onları giderirdi,
    5-Allah'ın (c.c) kendisine yaptığı lütuflardan insanlara da lütfederdi,
    6-Allah'ın (c.c) lütuflarının farkındalığı üzerinde bulunur ve hep şükrederdi,
    7-Şükreden bir kul olmak için çaba gösterirdi.

    Bize düşen ;
    1-Muamelelerimizde lütuf ve letâfet kendisini hissettirmeli,
    2-Ne şekilde olursa olsun insanlara faydalı olmaya çalışmalı,
    3-İnsanların Allah'ın (c.c) lütfularını görmesine gayret göstermeli,
    4-İkazlarımızı onları incitmeden ve rencide etmeden yapmalıyız,
    5-Allah'ın (c.c) şahsımıza lütuflarından şımarmamalı, kahrındaki lütufları da görme gayreti içinde bulunulmalı,
    6-Allah'ın (c.c) lütufları karşısında
    EL Latif esmasının anlamı
    "Bu Rabbımın fazlındandır" diyerek şükran-ı nimet etmeli, Şükran-ı nimet için bu sözü söylemeyi de yine O'nun lütfu kabul etmeli,
    7-Allah'ın (c.c) bize lütfetmediklerinin de, O'nun bize ayrıca bir lütfu olduğunu idrak etmeli,
    8-O'nun lütfuna göz dikmeli, lütfundan beklemeli, lütfuna dayanmalı, lütfunu esirgemeyeceğine inanmalı, sabrımız ve çabalarımızın lütfuna vesile olacağının bilincinde olmalı.

    PAYLAŞ

  • Konuyu değerlendir: Bu konuyu beğendiniz mi?

    EL Latif esmasının anlamı


    Değerlendirme: Toplam 0 oy almıştır, ortalama Değerlendirmesi puandır.

Hızlı Cevap Hızlı Cevap

İstanbul Ne Zaman Fethedilmiştir ?

Resim Yükle

 EL Latif esmasının anlamı

ya latif duası anlamı ya latif esmasının sırları el latif esmasının sırları ya latif anlamı ya latif esması ya latif ne demek el latif duası ya latif duasının anlamı ya latif esması anlamı ya latif anlami ya latif isminin sırrı el latif anlamı el latifin anlamı ya latif esması duası latif esmasının sırları

Gizlilik Bildirimi © 2013 yasambu.com All rights reserved.

Bu sitede yer alan yazıların tümü, bilgi edinmek isteyen ziyaretçiler için hazırlanmıştır. Bu bilgiler, hiç bir zaman hastalık ve diğer sorunlara yönelik teşhis ve tedavi amaçlı olarak kullanılmamalıdır. Yazılar, sadece yazarların bilgilerini, deneyimlerini ve fikirlerini aktarmaktadır. İçeriği başkaları tarafından doğru ve geçerli bulunmayabilir. Sitede yer alan yazı ve resimlerin kopyalanması, her türlü kullanımı ve bilgilerin uygulanması sonucu doğan hukuki, ahlaki, mesleki, sağlık ve yaşamsal sorunlar sadece bu eylemi gerçekleştiren kişilerin sorumluluğundadır. Bunlardan dolayı ortaya çıkabilecek hiç bir sorundan site ve yazarları sorumlu kılınamaz